• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam158
Toplam Ziyaret867381
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar18.772118.8473
Euro20.425820.5076
Semerkew

Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti Başkanı Günsel Şurdum Avcı, inşa çalışmaları devam eden derneğin web sayfasından ilk mesajlarını verdi.

Günsel Şurdum Avcı'nın www.cerkeskadinlari.org web sayfasında kaleme aldığı yazı şöyle:

"89 YIL SONRA, SEVİNÇ VE GURURLA YENİDEN VAROLUŞ VE BİRLİKTELİĞE ÇAĞRI

Değerli Çerkes Büyüklerim, Kardeşlerim ve Gençlerimiz,

Hepimizin çalışmalarını onur duyarak andığımız “Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti2 Ocak 2012 tarihinde yeniden kuruldu.

Bildiğimiz gibi, Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti 18 Mayıs 1919 da,  Sayın Hayriye Melek Hunç Hanım Başkanlığında, dönemin önce gelen Çerkes kadınları tarafından, yardımlaşma, eğitim ve ulusal kültürü geliştirmek amacıyla kurulmuştu. Dernek, “Diyane” adı ile Türkçe- Çerkesce bir dergi çıkarmıştı. Derneğin açtığı ilk ve orta okul düzeyinde Çerkesce ve Türkçe eğitim veren “Çerkes Nümune Mektebi”nde  Türkiye’de ilkler olarak, kız ve erkek öğrenciler aynı çatı altında birlikte ders görmekteydi; okul öncesi çocuklar için  bir ana sınıfı da eklenmişti; müslüman bir ülke okulunda latin harfleri kullanılmaktaydı. Dört yıl kadar faaliyet gösteren bu okulda, Fransızca, müzik, resim, tiyatro, beden eğitimi ve modern dans dersleri de verilmekteydi.

Özgün kültürümüzü yaşatmak amacı ile 1950’li yıllardan başlayarak kurulan ve bugün Türkiye genelinde sayısı 100’ü aşan Dernek ve Vakıflarımızda da Kadınlarımız her dönemde aktif olarak görev almış, özveri ile çalışmış ve günümüzde de çalışmaktadırlar. Ayrıca, birçok Kadınımız bireysel çabaları ile özgün el sanatlarımızda eserler üretmek, araştırma ve çevirilerle tez hazırlamak, kitap yayınlamak, vb çalışmalarla kültürümüzü yaşatmak gayreti içinde olmuş ve olmaktadırlar.

Bu çok güzel ve anlamlı çalışmalar süregelirken, bazı düşünce ve yorum farklılıkları nedeni ile yıllarca kurumlarımız arasında hissedilen, son yıllarda ise internet ortamındaki ağır ve kırıcı eleştirilerle belirginleşen “bölünmüş bir toplum” görünümü, birçoğumuzu çok üzmekte,
Çerkeslik ortak paydasında birleşip bütünleşebilme özlemi ve bunu gerçekleştirmek için çözüm arayışı da sürekli zihinlerimizde yer almaktaydı. 

Bu arayış içinde iken, Çerkes Hakları İnisiyatifi tarafından önümüze “Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti’nin Yeniden Hayata Geçirilmesi Projesi” getirildi.  Her Çerkes’in, geçmişimizde gururla anılan bir kurumu günümüze, kimlik ve kültürümüzü geleceğe taşıma projesinde özveri ve sevinçle yer alacağı inancı ile, Değerli Çerkes Kadınlarımız Sayın Serpil Güleçyüz, Sayın Ayşe (Pişkin) Özinci, Sayın Emine (Arslandok) Sezgin, Sayın Billur Aktürk, Sayın H. Didem Baş Bilge ve Sayın F. Setenay Kaplan ile birlikte, hazırlanmış projenin gerçekleşmesinde onur duyarak görev üstlendik. Böylece “Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti Derneği” yeniden kurulmuş oldu. Amacımız, her Çerkes’in belleğinde saygın bir yeri olan bu cemiyetin değerli kurucu ve görev alanlarının sık sık takdir ve şükran ile anılmasına vesile olmak, amaç ve çalışmalarını günümüzde devam ettirmek ve bir kadın örgütlenmesi olarak, toplumumuzda, karşılıklı saygı, sevgi, hoşgörünün ağırlık kazanmasına çalışmaktır.

Toplumuzda, yeniden yapılanmalara, kurumlarımızda yeni isimler altında üst örgütlenmelere, kurumlarımız dışında platform, inisiyativ, vb. adlarla sivil oluşumlara sıklıkla tanık olmaktayız. Bu  yapılanmalar, bir ayrışma olarak değil de süregelen kimlik ve kültürel çalışmalara yeni bir noktadan katılım olarak yorumlandığında,ve,  emek ve enerjilerin aynı doğrultuda yoğunlaşması sağlanabildiğinde, barış ve huzur içinde, daha güçlü bir toplum olacağımıza inanmaktayız.  

Biz Çerkes kadınları olarak, ellerimizde zeytin dalları ile  sivil toplum örgütlerimiz arasına katılmak istedik. Geleneklerimizde,  genlerinden gelen  güzel özellikleri ve güçlü kişilikleri  nedeni  ile  Çerkes kadınlarına saygının çok önemli bir yeri olduğuna da güvenerek, destek göreceğimizden eminiz.  Tek bir bireyimizin bile dışlanmaması gerektiği düşüncesinden hareketle; karşılıklı saygı, sevgi ve hoşgörü ile, yeni yeni insanlarımızda kimlik bilincinin uyanması, düşünce ve eylemleri ile uç noktalarda görünenlerin, ortak değerlerimiz etrafında buluşması için çaba göstereceğiz. Her bireyimizin, geleneklerimize olan bağlılığı adına, çağrımıza yanıt vereceğine, toplumsal uzlaşının geliştirilmesine katkıda bulunacağına inanıyoruz. Eğitim konusundaki çalışmalarımızı, Kurumlarımızla işbirliği içinde, okul öncesi çocuklara Çerkesçe öğretilmesi amacıyla anaokulları kurulması, okul çağındaki çocuklarımız ve gençlerimize uzun süreli yaz kamplarında Çerkesce öğretilmesi noktasında yoğunlaştıracağız. Sosyal yardımlaşma kapsamında, kadınlarımızın meslek edinmesi ve sağlık danışmanlığı çalışmalarında bulunacağız.

www.Cerkeskadinlari.org web sitemizde her zaman, öğrenmekten mutlu olacağınız ve geleceğe ümit ile bakmamızı sağlayacak güzel haberlerin yer almasına özen göstereceğiz.  Anavatanımız Kafkasya’da, Türkiye’mizde ve diğer ülkelerde, geçmişte ve günümüzde gerçekleşmiş, kurumlarımızın ve insanlarımızın mutluluk ve başarı haberlerine yer vereceğiz. 21 Mayıs’larda bir araya geldiğimizde sloganımız “Kimliğimizle, Kültürümüzle Varız, Var Olacağız” olacak. Sizlerin de her türlü güzel haberlerle sitemizde yer almanızı bekliyoruz.

Çerkes kadınları olarak, yüreğimiz ve emeğimizle el ele verdiğimizde; birikimli Büyüklerimizin  yol gösterici önerileri, Kurumlarımızın (Federasyonlarımız, Derneklerimiz ve Vakıflarımızın) desteği, Hayırsever İnsanlarımızın maddi katkıları, Beyefendilerimizin yardımları ve Gençlerimizin enerjisi ile amaçlarımızda başarılı olacağımıza inanıyoruz.

Sağlık ve mutluluk içinde, hep birlikte elele, kimliğimizle, kültürümüzle var olmak dileği ile,
Saygı ve sevgilerimle,

Prof. Dr. Günsel (Şurdum) Avcı
Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti Derneği
Kurucu Başkanı "



2630 kez okundu

Yorumlar

Tebrik     07/03/2012 14:36

Sayın Günseli Hanımın: "Toplumumuzda, yeniden yapılanmalara, kurumlarımız dışında platform, inisiyativ, vb. adlarla sivil oluşumlara sıklıkla tanık olmaktayız. Bu yapılanmalar, bir ayrışma değil de süregelen kimlik ve kültürel çalışmalara yeni bir noktadan katılım olarak yorumlandığında, emek ve enerjilerin aynı doğrultuda yoğunlaşması sağlana-bildiğinde, barış ve huzur içinde, daha güçlü bir toplum olacağımıza inanmaktayız" gibi: Çerkes kadınının özverili ve birleştirici vasfına uygun, altı çizilecek çok güzel mesajlar var. Başarılı olacakları inancıyla, Sayın Şurdum'un nezdinde adı geçen kurucuları Saygıyla selamlıyorum.
Misafir - Saim Tuç "Bic'ra"

Tebrik     15/01/2012 20:10

Değerli büyüğüm, kafkas toplumuna yaptığınız büyük katkıları gurur ile takip ediyorum. Başarılarınızın devamını diliyor , saygılarımı sunuyorum. A.Refik BEK
Misafir - Ahmet Refik

ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi