• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam128
Toplam Ziyaret867351
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar18.772118.8473
Euro20.425820.5076
Semerkew

TBMM, AB ülkeleri, ABD ve Türkiye Cumhuriyeti anayasalarında azınlıklarla ilgili düzenlemeleri araştırdı.

TBMM Araştırma Merkezi tarafından "AB Ülkeleri, ABD ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasalarında Azınlıklarla İlgili Düzenlemeler" başlıklı çalışmada AB ülkeleri, ABD ve Türkiye Cumhuriyeti anayasalarında azınlıklar ve onlara tanınan haklarla ilgili düzenlemelerin olup olmadığı incelendi.

-ELE ALINAN 29 DEVLETTEN 15’İNİN ANAYASASINDA AZINLIKLARA İLİŞKİN DÜZENLEME YOK-

Araştırmada, ele alınan 29 devletten 15’inin anayasasında (Almanya, ABD, Belçika, Danimarka, Fransa, Hollanda,İngiltere (Birleşik Krallık), İrlanda, İspanya, Kıbrıs Rum Yönetimi, Lüksemburg, Malta,Portekiz, Yunanistan ve Türkiye) azınlıklara ilişkin düzenlemenin yapılmadığı belirlendi.

Bu ülkelerden Belçika, İspanya ve İngiltere’nin ülkede yaşayan farklı etnik gruplara azınlık haklarının ötesinde geniş haklar tanıdığı ifade edildi.

-TANINAN HAKLAR-

Azınlıklara ilişkin uluslararası sözleşme ve andlaşmalarda temelde azınlık mensubu kişilerin kendi kimliklerini, kültürlerini, dinlerini, dillerini ve geleneklerini koruma; kendi örgütlerine sahip olma; azınlık dilinde haber ve fikir alma ve verme hürriyetini kapsayan ifade hürriyeti; kendi kitle iletişim araçlarına sahip olma ve bunları kullanma; azınlık dilini, özel ve kamusal alanlarda kullanma; azınlık dilindeki adını ve soyadını kullanma; kendi azınlık dilini öğrenme ve anadilde eğitim hakkı ile kendi özel eğitim ve öğretim kurumlarını kurma ve yönetme gibi azınlığın çoğunlukla fiili eşitliğini sağlamaya yönelik haklar yer aldığı belirtildi.

-ANAYASALARINDA AZINLIK HAKLARINI TEMİNAT ALTINA ALAN ÜLKELER-

Araştırmada, Avusturya, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Finlandiya, İsveç, İtalya, Letonya,Litvanya, Macaristan, Polonya, Romanya, Slovakya ve Slovenya anayasalarında belirtilen azınlık haklarının biri veya birkaçının teminat altına alındığı ifade edildi.

Anayasalarında azınlık haklarına ilişkin en ayrıntılı düzenlemelerin anayasalarını nispeten yakın bir tarihte yapmış olan Doğu Avrupa ülkeleri olduğuna dikkat çekildi.

Araştırmada, günümüzde hemen hemen hiçbir devletin homojen bir etnik nüfusa sahip olmadığı belirtilerek, "Her devlet az ya da çok etnik köken, din veya dil bakımından farklı grupları barındırır. Ülke nüfusuna göre az sayıda olan grupların kendilerini, özellikle savaşlar nedeniyle, yalnız ve korunmasız hissetmeleri, onların özel himaye talep etmelerine neden olmuştur. Zaman içinde bu talepler azınlık hakları kavramını doğurmuştur.Azınlıklar, 16.yüzyıldan itibaren devletler arasında yapılan ikili veya çok taraflı andlaşmalarla devletler hukukunun konusu olmuştur" denildi.

-ÜLKE ÖRNEKLERİ-

Araştırmada ele alınan ülkeler konusunda da şu tespitler yapıldı:

"Federal Almanya Anayasasında azınlıklara ilişkin düzenlemeler yer almamıştır.

Avusturya Anayasasının 8’inci maddesinde "Federal yasa ile dilsel azınlıklara verilen haklar saklı kalmak üzere, Cumhuriyetin resmi dili Almanca’dır" ibaresi yer almaktadır.

Böylece, Anayasa ile Avusturya ülke topraklarında azınlıklar bulunduğunu, bu grupların haklarını tanıdığını açıkça kabul etmiştir.

Belçika Anayasası, Belçika’nın üç farklı topluluktan ve dört bölgeden oluşan federal bir devlet olduğunu kabul etmiştir.

Bulgaristan Anayasası azınlıklara ilişkin açık düzenlemelere yer vermemiştir.

Çek Cumhuriyeti Anayasasında azınlıklarla ilgili doğrudan bir düzenleme görülmemektedir.

Danimarka Anayasasında azınlıklarla ilgili özel düzenleme yer almamıştır.

Estonya Anayasasının farklı maddelerinde ulusal azınlıklara ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.

Finlandiya Anayasasının 2’nci bölümünün 17’nci kısmı "Bir Kimsenin Dil ve Kültür Hakkı" başlığını taşımakta ve azınlıklara ilişkin düzenlemeler içermektedir.

Fransa Anayasasında azınlıklarla ilgili bir düzenleme yer almamaktadır. Fransa’nın azınlıklarla ilgili değişmeyen politikası, ülkesinde hiçbir azınlık grubunun bulunmadığı görüşü etrafında şekillenmiştir.

Hollanda Anayasasında azınlıklara dair bir düzenlemeye gidilmemiştir.

İngiltere, Ulusal Azınlıkların Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşme’yi onaylamıştır.Ancak Sözleşmenin uygulanmasına ilişkin bir bildirimde bulunmamıştır.

İrlanda Anayasasında azınlıklara dair bir düzenleme yer almamaktadır.

İspanya’da 1978 Anayasasıyla getirilen özerklik modeli veya "otonomiler devleti",ülkeyi üç tarihi özerk topluluk, özel yasayla düzenlenmiş bir özerk topluluk, 12 normal özerk topluluk ve bir başkent bölgesinden oluşan toplam 17 bölgesel birim halinde düzenlemiştir.

İsveç, Bölgesel ve Azınlık Dilleri Avrupa Şartı ve Ulusal Azınlıkların Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşme’ye taraf bir devlet olarak yaptığı bildirimlerde ülkede yaşayan birtakım azınlıkların bulunduğunu ve taraf olduğu sözleşmeleri bu gruplara uygulayacağını bildirmiştir.

İtalya Anayasasının 6’ncı maddesinde "Cumhuriyet dilsel azınlıkları uygun tedbirler aracılığıyla himaye eder" hükmü yer almıştır. İtalya, Ulusal Azınlıkların Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşme’yi onaylamıştır. Ancak Sözleşmenin uygulanması ile ilgili bir bildirimde bulunmadı.

Kıbrıs Rum Yönetimi’nde yürürlükte olan 1960 Anayasası ilk üç maddesinde Kıbrıs Cumhuriyeti’ni Rum ve Türk toplumlarından meydana gelen ve resmi dilleri Rumca ve Türkçe olan bağımsız bir Cumhuriyet olarak tanımlamıştır. Anayasa, iki toplumun dışında sadece farklı dini grupların varlığını kabul etmiştir.(md.3) Anayasanın 18’inci maddesi farklı dini gruplara inanç özgürlüğü tanınmış ve bu konuyu ayrıntılı olarak düzenlemiştir.

Letonya Anayasasının 114’üncü maddesine göre "Etnik azınlıklara mensup kişiler, dilleri ile etnik ve kültürel kimliklerini koruyup geliştirme hakkına sahiptir." Litvanya Anayasasında azınlıklarla ilgili şu düzenlemelere yer veriliyor:

"Etnik topluluklara mensup vatandaşlar kendi dillerini, kültürlerini ve geleneklerini koruma ve geliştirme hakkına sahiptirler."

Anayasasında azınlıklara dair bir düzenleme yer almayan Lüksemburg, Ulusal Azınlıkların Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşmesi’ni onayladı.

Macaristan Anayasasında azınlıklarla ilgili çeşitli düzenlemeler yer alıyor.

Malta Anayasasında azınlıklarla ilgili bir düzenlemeye yer verilmedi.

Azınlık haklarıyla ilgili olarak, Polonya Anayasasının 27’nci maddesinde, Polonya Cumhuriyeti’nin resmi dilinin Lehçe olduğu, ancak bu hükmün onaylanmış uluslararası andlaşmalardan doğan azınlık haklarına halel getirmeyeceği ifadesi yer alıyor.

Portekiz Anayasasının 6’ncı maddesinde Azor ve Madeira takımadalarının kendi siyasi ve idari mevzuatının olduğu ve kendi kendini yönetim kurumlarına sahip özerk bölgeler olduğu hükme bağlanmıştır.

Romanya Anayasasında azınlık haklarıyla ilgili ayrıntılı düzenlemeye gidilmiştir.

Slovakya Anayasasında azınlıklarla ilgili ayrıntılı düzenlemeler yer almaktadır.

Slovenya Anayasasında azınlıklarla ilgili ayrıntılı düzenlemeler yer almıştır.

Yunanistan Anayasasında azınlıklara ilişkin bir düzenleme yer almamıştır. Ancak Yunanistan imzaladığı Lozan Barış Antlaşması’nın 45 inci maddesi ile Yunanistan’da yaşayan Müslüman azınlığa Türkiye’de yaşayan Gayrimüslimlere tanınan hakların aynısını garanti etmiştir.

ABD Anayasasında azınlıklara ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır. Ancak yerli halk olarak Kızılderililere ilişkin düzenleme yer almaktadır."

__________________________________ 

Milliyet.com.tr,16 Ocak 2012



2185 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi