• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam134
Toplam Ziyaret867357
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar18.772118.8473
Euro20.425820.5076
Semerkew

Erdoğan: "Öğrencilerimiz farklı dil ve lehçelerin öğrenilmesi hakkında kanun kapsamında, yeterli sayıda öğrenci bir araya geldiğinde "Yaşayan diller ve lehçeler' adı altında yerel dil ve lehçeleri öğrenebilecek."

Bugün grup toplantısını, AK Parti için olduğu kadar, Türkiye, bölge, özellikle de demokrasi için son derece anlamlı bir günün yıldönümünde gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, 1 yıl önce Türkiye'nin sandığa gittiğini, seçimini yaptığını, milli iradeyi bir kez daha sandığa yansıtarak, TBMM'yi şekillendirdiğini söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, eğitime getirilen 4+4+4 sistemiyle öğrencilerin 5. sınıftan itibaren seçmeli dersler alabileceğini hatırlattı ve bu kapsamda öğrencilerin "Yaşayan diller ve lehçeler" adı altında Kürtçe dersi alabileceğini söyledi. Bu sayede farklı ana dillere sahip vatandaşların dillerini geliştirebilme imkanına sahip olacağını ifade eden Erdoğan, "Yeterli sayıda öğrenci bir araya geldiğinde Kürtçe bir seçmeli ders olarak alınabilecek, öğretilecek ve öğrenilecek. Bu tarihi bir adımdır" diye konuştu.
AKP'nin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşan Erdoğan, AKP'nin Türkiye'de seçme ve tercih etme hakkına saygı duyan ve bunu geliştiren bir parti olduğunu, kademeli eğitimin yasalaşmasıyla veliler ve öğrenciler için daha geniş bir tercih hakkının getirildiğini ifade etti. Erdoğan, kendi iktidarlarına kadar Türkiye'de bazı seçeneklerin üstünün çizilmiş olduğunu savundu ve "Biz bu çizikleri kaldırdık. Biz kimseye meslek liselerini ya da imam hatipleri dayatmıyoruz. Hiçbir veliye seçmeli Kuran ve siyer dersini dayatmıyoruz. Aksine biz önü kapatılmış bu seçeneklerin önünü açıyoruz. milletimizin önüne seçme özgürlüğü koyuyoruz" dedi.

Kademeli eğitimde uygulanacak yeni ders çizelgelerinin de belli bir noktaya geldiğini söyleyen Erdoğan, yeni çizelgeler için AB ülkeleri başta olmak üzere yabancı ülkelerle karşılaştırmalar yapıldığını ve Türkiye'nin milli eğitim sistemine en uygun çizelgeyi hazırladıklarını belirtti ve şunları söyledi:
"1. sınıftan 8. sınıfa kadar derslerin ağırlığını değiştiriyoruz. Farkı sınıflara göre derslere farklı ders saati yoğunlukları getiriyoruz. Bir örneği paylaşmak istiyorum. Şu an Türkçe dersi ilk 3 yıl haftada 11 saat, 4 ve 5. sınıflarda 6 saat, 6., 7. ve 8. sınıflarda haftada 5 saat olarak okutuluyor. 2012-2013 eğitim öğretim yılından itibaren Türkçe dersi ilk iki yıl haftada 10 saat, 3 ve 4. sınıflarda haftada 8 saat, 5 ve 6. sınıflarda haftada 6 saat, 7 ve 8. sınıflarda haftada 5 saat olacak. Yani kimi sınıflarda yoğunluk artıyor kiminde düşüyor. Zorunlu tüm derslerde analizler ışığında buna benzer düzenlemeler yapıyoruz. Yeni ders çizelgesinde İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi 4. sınıfta zorunlu ders olarak verilecek.
Çizelgeyle seçmeli dersleri de artırıyoruz. 5. sınıftan 8. sınıfa kadar öğrenciler ilgi ve tercihlerine göre her öğretim yılında 4 dersi tercih edebilecekler. Kuran ve siyer derslerinin seçmeli ders olmasını sağlamıştık. Şimdi yeni ders çizelgesiyle temel dini bilgiler seçmeli dersini öğrencilerin tercihine ayrıca sunuyoruz. Bu derste farklı dinlerin mensubu örneğin Hıristiyan, Musevi öğrencilerimiz diledikleri takdirde kendi dinlerini buradan öğrenebilecekler. Farklı inanç gruplarına mensup, örneğin alevi vatandaşlarımız için de şu anda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde ilgili konular zaten yer alıyor. Yabancı dil öğrenmek isteyen öğrencilerimizi için de zorunlu yabancı dilin yanında seçmeli yabancı dil dersini de getiriyoruz. Bakanlar Kurulu kararıyla öğretiminin yapılması karara bağlanmış diller seçmeli olarak öğretilecek. Dil konusunda yeni ders çizelgesiyle önemli bir seçeneği daha öğrencilerimizin ve velilerimizin önüne koyuyoruz. Dil ve anlatım ders grubu altında öğrenciler temel okuma, yazma, yazarlık, iletişim, sunum becerilerini geliştirecek dersler alabilecekler.
Bunun yanında öğrencilerimiz farklı dil ve lehçelerin öğrenilmesi hakkında kanun kapsamında, "Yaşayan diller ve lehçeler' adı altında yerel dil ve lehçeleri öğrenebilecek. Örneğin yeterli sayıda öğrenci bir araya geldiğinde Kürtçe bir seçmeli ders olarak alınabilecek, öğretilecek ve öğrenilecek. bu tarihi bir adımdır. İhtiyaç durumuna göre farklı ana dillere sahip vatandaşlarımız dillerini geliştirebilecek. Bu yeni düzenlemenin öğrencilerimiz, velilerimiz, öğretmenlerimiz başta olmak üzer eğitim camiamız ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum."

-"YAPTIK DA NE KAYBETTİK?"-

Kürt kökenli vatandaşlardan AKP'nin bu adımından sonra kimlerin hangi tavrı takınacağını izlemesini isteyen Erdoğan, bugüne kadar atılan adımları yok sayan ve kandırmaca gibi göstermek isteyen terör örgütü ve yandaşlarının şimdiden tepki göstermeye başladığını savundu. İktidara geldikleri andan itibaren Olağanüstü Hal'in kaldırılmasından TRT-ŞEŞ'in yayına geçmesine kadar bir çok gelişmenin yaşandığını ifade den Erdoğan, "Yaptık da ne kaybettik? Gayet iyi gidiyor. Seçim kampanyalarını anadille yapabiliyorlar. Billboardlara, köprü üstlerine pankartları asıyorlar mı asıyorlar? Ne oldu?" diye sordu.



2466 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi