• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam85
Toplam Ziyaret869375
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar18.781718.8569
Euro20.501920.5841
Semerkew

Mardin Artuklu Üniversitesi Rektör Vekili Kadri Yıldırım, Kürtçe seçmeli dersle ilgili olarak, Milli Eğitim Bakanlığı'nın kendilerine, ders kitaplarının hazırlanması konusunda görev verdiğini söyledi.

Hükümetin, yeni eğitim sisteminde Kürtçe'nin seçmeli ders olarak verileceğini belirtmesinin ardından, Milli Eğitim Bakanlığı'nın aday öğretmenler yetiştirmesi için görevlendirdiği Mardin Artuklu Üniversitesi'nde çalışmalar sürüyor. Mardin Artuklu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Kadri Yıldırım, diller arasında kardeşlik tesis edildiği takdirde, bunun, halklar arasındaki kardeşliğe götüreceğini ifade etti.

        Milli Eğitim Bakanlığı'nın, 5. sınıftan itibaren verilecek Kürtçe seçmeli eğitim dersi için Mardin Artuklu Üniversitesi, ilk defa geniş kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya, bölgedeki Kürt yazarlar yanında üniversitede eğitim veren Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü akademisyenleri ile bu alanda yüksek lisans eğitimi alan öğrenciler katıldı.

        Toplantıda konuşan Mardin Artuklu Üniversitesi Rektör Vekili Kadri Yıldırım, Kürtçe seçmeli dersle ilgili olarak, Milli Eğitim Bakanlığı'nın kendilerine, ders kitaplarının hazırlanması konusunda görev verdiğini söyledi. Üniversite olarak, Kürtçe'nin ortaöğretim kurumlarında ders olarak okutulması yönünde daha önce bakanlık yetkilileri ile bilgi alışverişinde bulunduklarını anlatan Yıldırım, Türkiye'de Kürtçe'nin akademik alandaki bütün gelişmelerinin ilk defa kendi üniversitelerinde gerçekleştiğini söyledi. Kürtçe'nin önündeki bütün engellerin kaldırılması adına attıkları adımlarda, kendilerine desteklerini esirgemeyen ve ön ayak olan Rektör Serdar Bedii Omay'a da teşekkür eden Yıldırım, şöyle dedi:

        "Fırsat eşitliği tanındığı takdirde, hiçbir dil, doğuştan sahip olduğu medenileşme kabiliyetini yitirmez. Bu medenileşme yarışında şartlar aynı olmadığında hangi dil olursa olsun bu yarışta geride kalır. O dili konuşan toplumlar, bireyler öyle bir gün gelir ki psikolojik bir travma yaşarlar. O dili kullanmaktan ve konuşmaktan utanç duyarlar. Bu da yavaş yavaş o dilin kaybolmasına ve peyder pey hakim sınıfın dilinin etkisine girmeye kadar götürüyor. Ve o dili konuşanlar, öyle bir gün geliyor ki hakim sınıflardan çok daha fazla o dilin milliyetçisi olurlar. Bunu da Cezayir'de ve bütün Arap dünyasında gördük. Yaşadık. Ülkemizde yaşanan travma, sadece Kürtler için değil Arap'ına da Süryani'sine de çok acılar çektirdi. Bu acılar, artık ülkenin istikbalini, sosyal yapısına dinamit yerleştirme seviyesine gelince, bazı ileriyi gören insanlarımızın aklına, zihnine, bu dillere bir sikke, bir onay mühür vurmak geldi. Kurslar açıldı, bir kaç sene sonra biliyorsunuz, Türkiye'nin ilk, üniversitemiz bünyesinde Yaşayan Diller Enstitüsü kuruldu. Ve bu enstitü bünyesinde ilk defa içinde Kürt ismi geçen bir bölüm kuruldu. Doğrusu biz bu master programını açarken, master tezlerinin bu dille yazılacağını eğitim dilinde kendi dilimizle konuşacağımızı ilk sıralarda biraz kuşku ile karşılıyorduk. Ama bu da nasip oldu. Bütün mastır öğrencileri, mastır tezlerini ana dilde hazırlıyorlar. Ve tabi böyle bir mühürden sonra böyle bir eğitim sürecine sıkı bir şekilde girildikten sonra yayınsız olmuyordu. Bu son aylara kadar ders notları şeklinde verdiğimiz eğitimi bir müfredata bağlamak istedik. Ders kitapları düşüncesi ile aramızda toplantılar yaptık. Ve bunun neticesinde, şu an elimde bulunan iki yayınımız basıldı. Bunlardan bir tanesi 'Zazaca Edebiyatında Örnekler', diğeri ise 'Kürtçe Dil Bilgisi Kuralları' kitabı. Bu, bizim için çok önemli, çünkü resmi bir devlet üniversitesinde resmi bir yayın olarak çıktı."

        SÜRYANİ EĞİTİM İÇİN BAKANLIĞA BAŞVURU

        Konuşmasında, Süryanice eğitim için Mardin'in pilot il olması için bakanlığa başvurdukları bilgisini veren Yıldırım, "Bakanlığa, Süryanice dilinin, seçmeli ders olarak Mardin'de pilot il olarak verilmesi için dilekçe ile başvuracağız. Bu dildeki öğretmen sıkıntısını da kendi bünyemizde kurulan Süryanice Anadil Dili Bölümü'ndeki akademisyenlerimizce eğitilerek, bu dersin de bu sezona yetiştirilmesi için çalışacağız." dedi.

        Diller arasında kardeşliğin tesis edilmesi için çalıştıklarına vurgu yapan Yıldırım, "Diller arasında kardeşlik tesis edildiği takdirde, bu, bizi halklar arasındaki kardeşliğe götürecektir. Ne Kürt Arap'a ne Arap Kürt'e, ne Fars'a, Türk'e öteki gözü ile bakacaktır. Birbirilerinin diline kimliklerine saygı gösterecektir. Karşılıklı sevgi ve saygı birbirini tanıma ile olur. Burada yaptığımız çalışmalar bu dilleri tanıma ile ilgilidir." diye konuştu.

        Kürt Dili ve Edebiyatı'nın, Yavuz Sultan Selim döneminde altın dönemini yaşadığını anlatan Yıldırım, bir gazetecinin, yasaklı harflerle ilgili sorusu üzerine şunları söyledi: "Biz zaten materyallerimizde, yayınlarımızda, tezlerimizde bu harfleri kullanmışız. Dolayısı ile hiç sorma gereği duymadık onları, bizi her konuda serbest bıraktılar. Yani Celadet Ali Bedirhan'ın öncülüğünde, ekip olarak 1931 yılında kabul edilen Latin Kürt Alfabesi'nde hangi harfleri varsa, istisnasız bu harfleri kullanacağımız ve hazırlayacağımız, Milli Eğitim'in Kürtçe ders kitabında da aynı kendini koruyacak ve yer alacaktır. Zaten böyle bir sınırlamayı bizlere işaret olarak ileri sürdükleri takdirde böyle bir şeyi kabul etmeyiz. Eyvallah deyip, Allah'a ısmarladık deriz. Biz böyle bir şeyi kabul etmeyiz. Biz bu harfleri olmazsa olmaz olarak görüyor, zaten onları çıkardığınızda Kürtçe diye bir şey kalmaz."

        Konuşmasından sonra üniversite bünyesinde eğitim verilen yüksek lisans tez çalışmalarında, Zaza ve Kurmanci lehçelerinde tezlerini ilk olarak teslim eden öğrenciler birer konuşma yaparak duygularını ifade etti. Zazaca tez çalışmasını kitaplaştıran Nadire Aldatmaz, kendilerine, "Bu çalışma benim hayatımda bir dönüm noktası, kendi anadilimde konuşmak, kitap yazmak, çalışmak kadar daha güzel ne olabilir? Çok mutluyum. Zazaca da dil midir? Sorusuna en güzel cevaptır." dedi.

        ÜÇ GÜNDE 300 BAŞVURU

        Mardin Artuklu Üniversitesi Rektör Vekili Kadri Yıldırım, Kürtçe seçmeli ders için eğitim verecek öğretmenleri yetiştirmek için açtıkları tezsiz yüksek lisans programına, üç günde 300 adayın başvurduğunu ve başvurunun kendilerini sevindirdiğini söyledi. Açtıkları 500 kişilik kontenjanın çok üzerinde başvuru beklediklerini anlatan Yıldırım, "Türkiye'de Yaşayan Diller Enstitüsü Kürt Dili ve Kültürü Anabilim Dalı bünyesinde açılacak tezsiz yüksek lisans programına 500 öğrenci alınacak. 1 yıl süreli programdan mezun olacak adaylar, Kürtçe öğretmeni olarak atanacak. Yüksek lisans programına, eğitim fakültelerinin Türk Dili ve Edebiyatı, Sosyal Bilgiler ve Türkçe öğretmenliği mezunları ile Fen Edebiyat Fakültelerinin Türk Dili ve Edebiyatı ile Çağdaş Türk Lehçeleri bölümleri mezunları başvurabilecek. Bu bölümlerden mezun olup formasyonu olmayanlara alan dersleriyle birlikte formasyon dersleri de verilecek. Bu iki alandaki formasyon dersleri üniversitenin Eğitim Bilimleri Bölümü uzmanlarınca verilecek. Adaylarda, ALES sözel puanından en az 55 puan alma, lisans not ortalamasının en az 60 olması ve Kürtçe'nin Kurmanci veya Zazaki lehçelerinden birini bilme şartı aranacak. Eğitim, bu iki lehçeden sınıflarda karma olarak yapılacak. Lisans öğrenimini yurt dışında yapmış adayların Yükseköğretim Kurulu (YÖK)'nca verilen denklik belgesini de dilekçelerine eklemeleri gerekiyor. Söz konusu programa başvurular 27 Temmuz'da sona erecek, kesin kayıtlar 6-31 Ağustos 2012 tarihleri arasında yapılacak." bilgisini verdi.



3435 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi