• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam116
Toplam Ziyaret869406
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar18.781718.8569
Euro20.501920.5841
Semerkew

Laz Kültür ve Dayanışma Derneği, Laz dili talebiyle ilgili dilekçelerini Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörlüğüne iletti.

Laz Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Armağan Serdaroğlu, dernek yöneticileri Hasan Uzunhasanoğlu ve İrfan Çağatay Laz dili talebiyle ilgili dilekçelerini Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörlüğüne iletti. 

Ana dilde Kürtçe eğitim tartışmalarının sıkça yaşandığı şu günlerde Lazlar da ana dilde eğitim alabilmek için Lazların en çok yaşadığı il olan Rize’de Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörlüğüne başvurarak üniversite bünyesinde Laz dili ve edebiyatı ana bilim dalı oluşturularak tezli/tezsiz yüksek lisans programları açılmasını istedi. 

“YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI AÇILMASINI İSTİYORUZ”

Laz Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Armağan Serdaroğlu Rize de günlük olarak yayınlanan NABIZ Gazetesine Laz dili talepleriyle ilgili şunları söyledi:

“Biz, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Rektörlüğüne vermiş olduğumuz dilekçede Laz dili eğitimi ile ilgili şu görüşlere yer verdik. Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ömer Dinçer’in orta öğretim kurumlarında Lazcanın da “yaşayan diller ve Lehçeler” ders kapsamında seçmeli ders olarak okutulacağına yönelik beyanı kamuoyuna daha önce duyurulmuştur. Sayın Bakan Dinçer’in dile getirdiği orta öğretim kurumlarında Lazca dersinin okutulabilmesi için gerekli öğretmen ihtiyacını karşılanması amacıyla üniversiteniz bünyesinde Laz Dili ve Edebiyatı ana bilim dalı oluşturularak tezli/ tezsiz yüksek lisans programları açılmasını istiyoruz” dedik 

ÇOCUKLARIMIZ LAZ DİLİNİ UNUTTU

Armağan Serdaroğlu , “Bunu biz ayrımcılık olarak düşünmüyoruz. Dilimiz yok olmak üzere. Çocuklarımız hiç konuşamıyorlar hatta anlayamıyorlar bile. Bu yok oluşa karşı bir şeyler yapılması gerekiyor. Derneğimiz bu amaçla kuruldu. Derneğimizin ilkelerinde devletin bu konuda politik yükümlülükler alması için çalışmalar var. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer “isteyen istediği dili yaşayan diller adı altında seçmeli ders olarak görebilecek. Lazca, Kürtçe, Çerkezce gibi isteyen istediği dili öğrenebilecek” diye bir açıklama yaptı. Bu açıklamanın ardından biz de Laz Kültür Dayanışma Derneği olarak bir çalışma başlattık. Bu çalışma sonunda da RTEÜ’ye başvuru da bulunduk. Olay bu, bunun farklı amaçlarla, farklı şekillerde yorumlanması doğru değil. Bizim farklı bir düşüncemiz yok. Bu talebimiz ayrımcılığı körükler gibi bir algımız yok” diye konuştu 

Laz kültür ve Dayanışma Derneği yöneticileri İrfan Çağatay ve Hasan Uzunhasanoğlu ise; Türkiye ve Avrupa Birliği Kürtleri tartışıyor. Farklı diller bu yüzden ortaya çıkıyor. Gürcistan’da da devletçi kesim ‘Lazca diye bir dil yok Gürcüce’nin lehçesidir’ diyorlar. Ulusal devletler kendi etnik guruplarını bastırarak dillerini yok ediyorlar. İngiltere’de insanlar Garca diye bir dil konuşuyordu. Daha sonra hepsi unutuldu ve konuşan hiç kimse kalmadı. Bu süreçten sonra bu dil İngiltere’de zorunlu ders olarak verilmeye başlandı. Yaşlıları bilmez ama çocukların tamamına yakını artık bu dilden haberdar ve konuşabiliyor. Biz de bugün burada “Türkiye’nin doğu Karadeniz bölgesinde eskiden Lazlar vardı Lazca konuşurlardı şimdi kalmadılar artık. Onlara da ayıp ettik aslında, baksana yok oldular” denilmemesi için bu çalışmayı başlattık” diye konuştular. (ilkehaber)



3552 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi