• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam84
Toplam Ziyaret869374
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar18.781718.8569
Euro20.501920.5841
Semerkew

RF Devlet Başkanı Vladimir Putin, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısı için 14 Ekim 2012 tarihinde Türkiye’ye yeniden ayak basıyor.

Putin’in 2004 yılında gerçekleştirdiği ilk ziyaretinde de ilişkilerde stratejik derinlik aradığını ilan eden AKP hükümeti, yaşanan bütün olumsuzluklara ve Kafkas diasporasının tüm itirazlarına rağmen bu ısrarından vazgeçmiş değil. Biz de itirazlarımızdan vazgeçecek değiliz.

Vladimir Putin, iktidara geldiği 1999 yılında Çeçenistan’da başlattığı katliam gibi savaşın ardından ülkesini hala demir yumrukla yönetiyor. Bir süre başbakan sıfatıyla sürdürdüğü iktidarı boyunca Putin, politikasında hiçbir değişikliğe gitmedi.  İktidarda olduğu zaman  süresince Rusya Federasyonu sayısız katliam, insan hakları ihlalleri, aydınlara yönelik suikast ve saldırılar, her türlü muhalefeti hedef alan baskı ve sindirme politikalarına teslim edildi. Bütün bunlara rağmen Erdoğan, Putin’i “Dost” olarak sıfatlandırıyor.

Diaspora, Putin’in işlediği suçları ilk ziyaretinde de yüzüne vurmuş ve AKP hükümetini, stratejik ortaklığın suç ortaklığı anlamına geleceği konusunda uyarmıştı. İktidarını korumak için Kafkasya’yı kaosa sürüklediğini, yaşanan can kayıplarından, pek çok suikast ve hak ihlalinden doğrudan sorumlu olduğunu o zaman da dile getirmişti.

Aradan geçen zaman zarfında Putin Kafkasya sabıkasına yeni kayıtlar eklemeye devam etti. Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nce gerçekleştirilen şaibeli bir seçim süreci ardından tarihi Çerkes başkenti, soykırım mağduru Soçi’de kış olimpiyatları gerçekleştirmek için kolları sıvayan Putin, şehri Rus kimliğiyle dünyaya sunarak tarihini ve kimliğini yok etmeyi hedefleyen bir kampanya icra ediyor.  Türkiye’de kurdurduğu bir cinayet şebekesi de bugüne dek 6 çeçen sığınmacıyı katledip, pek çoğunu da tehdit etti. Tehditlerini Soçi muhalefetini sürdüren aktivistlere de yönelten şebekeye yönelik ilgili makamlar tarafından  bugüne dek atılmış tek bir adım söz konusu değil. Bu tutum,  iki hükümet arasındaki ilişkinin niteliği konusunda kuşku uyandırmaya devam ediyor.

Biz, aşağıda adı yazılı olan örgütler olarak, bu ilişkinin niteliğine itiraz ediyoruz. Vatandaşı olduğumuz Türkiye Cumhuriyeti’nin, böylesine ağır suçlara imza atan bir iktidarla kol kola girmesini, egemenliğini tartışmaya açma pahasına topraklarında işlenen suçlara göz yummasını kabul etmiyoruz. Bu sebeple, tüm dostlarımızı ve diasporamızı 14 Ekim 2012 Pazar günü;

-        Putin’e işlediği suçları ve Türkiye’de istenmediğini,

-        AKP hükümeti’ne de, Rusya ile ilişkilerinin hukukî ve etik olarak sorgulanmaya muhtaç olduğunu,

hatırlatmak için Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosluğu önünde gerçekleştireceğimiz basın açıklamasına katılmaya davet ediyoruz.

Tarih:14 Ekim 2012 Pazar

Saat:13:00

Buluşma Noktası:Taksim Tramway Durağı Önü

Basın Açıklaması: RF İstanbul Başkonsolosluğu Önü


Çerkes Hakları İnisiyatifi
Jineps
Kafkasevi
Kafkasya Forumu



1633 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi