• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam127
Toplam Ziyaret867350
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar18.772118.8473
Euro20.425820.5076
Semerkew

Dünya Çerkesleri Dayanışma Komitesi, bir hafta önce start verdiği faaliyetleri çerçevesinde, savaş ortamından kaçarak Türkiye’ye gelen 15 nüfustan oluşan dört ailenin yerleşimini gerçekleştirdi.

Dünya Çerkesleri Dayanışma Komitesi, bir hafta önce start verdiği faaliyetleri çerçevesinde, savaş ortamından kaçarak Türkiye’ye gelen 15 nüfustan oluşan dört ailenin yerleşimini gerçekleştirdi.

11 Kasım’da Grand Cevahir Oteldeki gerçekleşen ilk toplantısıyla birlikte Suriye Çerkesleri ile yoğun bir iletişime geçen Dünya Çerkesleri Dayanışma Komitesi  (DÇDK), Suriye’nin Bir Acem Çerkes köyünden ünlü İslam alimi Cevdet Said'in yeğeni Rıfar Said Tsey ve ailesini İstanbul’a getirdi. Yanısıra, Nur Muhammed Geref ve Ailesi, Temer Abaze ve ailesi ile birlikte onbir kişiden oluşan üç aile Dünya Çerkesleri Dayanışma Komitesinin İstanbul’da misafiri oldu. Üç aile bugün Tokat’ın Erbaa İlçesi’ne götürülerek kalacakları evlere yerleştirilecekler.  

Öte yandan Suriyeli İmad Etemirze ve dört kişilik ailesi de dün itibarıyla Yalova’nın köyünde yaşamaya başladılar.

Özgür Çerkes, Tokat Erbaa’ya hareket etmeden önce Tsey Rıfar Said ile bir söyleşi gerçekleştirdi.

***

ÖZGÜR ÇERKES: Rifar bize kendini tanıtır mısın?

TSEY RIFAR SAİD: Suriye’nin Kuneytra bölgesinden, yani Golan tepelerindeki Bir Acem Çerkes Köyü’ndenim. 34 yaşındayım. Bir Acem köyünde doğdum. Evliyim, üç ve dört yaşlarında iki kızım var. Suriye’de çiftçilik ve özellikle de arıcılık yapıyordum. Çok verimli topraklarımız vardı.

ÖZGÜR ÇERKES: Peki Bir Acem’deki son durum nedir?

TSEY RIFAR SAİD: Bir Acem yakıldı, bombalandı, yok edildi. Şu anda tek bir sağlam ev kalmadı. Cami, okul ve kamu binaları da yerle bir oldu. Özgür Suriye Ordusu’nun askerlerinin Bir Acem Köyü yakınındaki ormanlara saklanması üzerine Esad güçleri köyü bombardımana tabi tuttu. Şu anda Bir Acem köyünde tek bir Çerkes kalmadı. Köy tamamen Özgür Suriye Ordusu’nun eline geçti. Ve köyde çatışmalar hala devam ediyor. Çerkesler’in tamamı Şam'a göç etti. Şam’da dört beş aile bir arada yaşıyor. Şam’daki Çerkesler Suriye dışındaki akrabalarından ve hala kırsal kesimlerde yaşayan akrabalarından gıda yardımı alıyorlar. Ancak Türkiye’ye geldikten sonra, yardım faaliyetlerini organize eden gençlerden dört tanesinin tutuklandığı haberini aldık.

ÖZGÜR ÇERKES: Türkiye’ye gelmeye nasıl karar verdiniz?

TSEY RIFAR SAİD: Ben ne yapacağımı bilmez halde Lübnan'a geçtim. Orada Dünya Çerkesleri Dayanışma Komitesi’nin İstanbul’da bir toplantı yapacağını duydum. Ailemi Lübnan’da bırakıp bu toplantıyı izlemeye Türkiye’ye geldim. Gelirken Türkiye’de kalıp kalamayacağımı bilmiyordum. Dünya Çerkesleri Dayanışma Komitesi ile yaptığım görüşmelerden sonra ailemi de getirmeye karar verdim. Ailemle birlikte Murat Özden’in evinde bir hafta misafir oldum. Gelmeyi düşünen arkadaşlarımı da haberdar ettim. Ve yeni aileler gelmeye devam edecek.

ÖZGÜR ÇERKES: Kafkasya’ya giden aileler var. Siz de oraya gitmeyi düşünmediniz mi?

TSEY RIFAR SAİD: Ben de Kafkasya’ya, Anavatanımıza gitmeyi düşündüm. Ancak Rusya devleti üç aylık vize veriyor. Bunun için yüz dolar istiyorlar. Ayrıca davetiye gerekiyor. Bir yıllık oturma izni için dört yüz elli dolar istiyorlar. Dört kişilik bir aile için bu rakamlar Suriye ölçeklerinde  çok yüksek. Nalçik’e gidip bir müddet kaldıktan sonra Suriye’ye dönen aileler oldu. Rusya ile Suriye arasındaki yakın ilişki bizi endişelendiriyor. Yaşanan belirsizlikten dolayı Kafkasya’ya gitmeye cesaret edemedik. Ancak orası bizim anavatanımız ve kalbimizdeki yeri her zaman çok farklı.

ÖZGÜR ÇERKES: Türkiye’de oluşan bu yardımlaşma iklimini nasıl değerlendiriyorsunuz ?

TSEY RIFAR SAİD: Gerçekten Çerkeslerin böylesine bir dayanışmayı gösterebileceklerine inanmıyordum. Ancak gördüğüm yakın ilgi Çerkesliğin ölmediğini ve ölmeyeceği konusundaki inançlarımı pekiştirdi.

ÖZGÜR ÇERKES: Çerkesler ne Esad’ın yanında, ne de Özgür Suriye Ordusunun yanında yer aldı. Savaş bittikten sonra Suriye Çerkesleri’ni nasıl bir gelecek bekliyor?

TSEY RIFAR SAİD: Az miktarda da olsa her iki tarafta da Çerkesler var. Ancak savaş bittikten sonra da toplumsal barışın tesis edilebileceğini düşünmüyoruz. Ayrıca savaş bittiğinde dönebileceğimiz bir köyümüz ve evimiz de kalmadı. Uzun vadede ne Suriye’de, ne de Ortadoğu coğrafyasında Çerkesler için bir gelecek görünmüyor.

ÖZGÜR ÇERKES: Rifar sana teşekkür ediyor,  ailen ve sevdiklerinle birlikte iyi bir gelecek diliyoruz.



2483 kez okundu

Yorumlar

göç     13/02/2013 00:45

evet bugün birlik beraberlik milli mücadele günü bugün varolma günü kardeşlerimize yardımcı olmakta allah yardımcımız olsun,
Misafir - ibrahim Esenalp

ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi