• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam140
Toplam Ziyaret867363
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar18.772118.8473
Euro20.425820.5076
Semerkew

Suriye’deki Çerkes köyü Bir Acem'in yerle bir edildiğini Tsey Rıfar Said bizlere bildirmişti. Özgür Çerkes, bombardımanlar esnasında iki hafta boyunca sığınakta yaşayıp, bir hafta önce Suriye’den ayrılan Geref Nur Muhammet ile görüştü.

Özgür Çerkes: Nur Muhammed öncelikle bize kendini tanıtır mısın?

Geref Nur Muhammed: Ben Bir Acemde doğdum. 46 yaşındayım. İngiliz dili ve edebiyatı okudum. Bir Acem köyünde devlet memuru idim. Eşim Muna Bir Acem köyünde matematik öğretmeni idi. Biri kız ikisi erkek üç çocuk babasıyım.

Özgür Çerkes: Bize Bir Acem’de olanları ve yaşadıklarınızı anlatır mısınız?

Geref Nur Muhammed: Bir Acem köyü Suriye’nin Kuneytra bölgesinde. 500 nüfuslu ve tamamı Çerkeslerden oluşan bir köydü. Köyümüz toprakları son derece verimli ve etrafı da ormanlarla kaplıdır. Özgür
Suriye Ordusu askerlerinin köyün bitişiğindeki ormanda saklandıklarını duyuyorduk. Ama ben bombalama başlayıncaya kadar hiç Özgür Suriye Ordusu askeri görmemiştim.

Üç hafta önce sabah vakti çocuklarımı
ve eşimi okula bırakmıştım. Bir anda havan topu sesleri gelmeye başladı. Eşim telefon etti ve arabamla hızla okula gittim, kendi çocuklarımı ve diğer çocukları sığınaklara kaçırıp yerleştik. Bir gün boyunca Esad’ın askerleri köyü havan ateşine tabi tuttular ve çekildiler. Ertesi gün Özgür Suriye Ordusu’nun askerleri köye girdiler ve köyün giriş ve çıkışına hendekler kazıp mevzilendiler. Bir iki gün boyunca  köy Esad askerlerince havan toplarıyla dövüldü. Havan çok etkili bir silah değil. Havan sesini duyduktan 30 saniye sonra hedefine isabet ediyordu, bunu tesbit ettik. Şayet
sığınak dışındayken havan sesini duyarsak, havan mermisinden önce sığınaklara ulaşabiliyorduk. Ancak dört gün sonra Esad askerleri tanklar ve toplar getirerek ateşi daha da yoğunlaştırdılar. Tankların ve topların ateşi sığınakların üzerine geldikçe tozdan ve dumandan birbirimizi göremiyor, nefes alamaz hale geliyorduk. Aç ve susuz bir halde günlerce
sığınaklarda bekledik. Öyle ki tuvalet ihtiyacı olmasın diye yemek yemiyor, su içmiyorduk. Özgür Suriye Ordusu askerleri yemek ihtiyacımız olup olmadığını soruyorlardı. Ama biz bu teklifleri kabul etmiyorduk. Bize sormadan yiyecek getirip bırakıyorlardı. Onlara da dokunmuyorduk. Çünkü sonrasında Özgür Suriye Ordusu ile işbirliği yapmakla suçlanmak istemiyorduk.
Esad güçleri ile yapılan temaslarda köyde yaşayanların çıkmasına müsaade edildiği söylendi. Ancak Esad güçlerince köyden çıkanlara hemen ateş edildi. Onbeş gün boyunca köyümüz top ve tank ateşine tabi tutuldu. Camimiz, okulumuz ve resmi dairelerin tamamı yıkıldı. Köyde isabet almayan tek ev kalmadı.

Bunun üzerine köyü terk etme kararı aldık. Ormandan ve mayınlı araziden geçerek beş kilometre yürüdük. Köyümüzde hayvancılık yapan yaşlı biri var. Mayınlı arazide hayvanlarını otlattığı için mayınların yerini tek tek biliyor. Onun rehberliğinde yaşlılar ve çocuklarla birlikte köyden çıktık. Şam’da kayınvalidemin evinde iki gün kaldık. Beş aile biraradaydık.
Daha sonra eşim üç çocuğumla birlikte Beyrut’a geçtik. Tsey Rıfar Said'le görüşüp Türkiye’ye gelmeye karar verdim.
Köyümüzde halen 120 kişi zor koşullarda yaşamaya devam ediyor.
Bir gündür Türkiye’deyim. Dünya Çerkesleri Dayanışma Komitesi’nin misafiriyim. Onların himayesinde ben ve ailem Tokat’ın Erbaa ilçesine gideceğiz.
Canımız dışında her şeyimizi kaybettik. Ama buna da şükür.

Özgür Çerkes: Muhammed, hepinize geçmiş olsun. İnşaallah bu kara günler de geçer. Allah bahtınızı açık etsin.



2083 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi