• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam120
Toplam Ziyaret523898
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar4.70444.7233
Euro5.48095.5029
Semerkew

Vahit Erdo

Vahit Erdo
vahiterdo11@gmail.com
Kafkasya Ve Globalizm -2
26/05/2018

İktisat tarihçisi N. Kandaryef’in 1920 yılında  yazdığı kitabın kısa özeti: 14. yy sonlarında İtalya’nın kuzeyinde parça mal üretimi, yani kapitalizm başladı. Kilisenin arazilerinde ilk defa papazlar at-öküz hayvan gücünü tarım üretimin her aşamasında kullanarak üretimi birkaç defa katlayarak devrim niteliğinde bir sıçrama gereçekleştirdiler. Pazarda yeterli talep oluşamadığından cılız kapitalizim intikaya uğradı. Ancak Amerika kıtasının keşfi ile oradan gelen altın, gümüş Avrupa’da talep yaratınca, kapitalizm serpilip gelişmeye başladı ve gücü, etki alanı nispetinde dünya sistemi oldu ve insanlık ilk defa enflasyonla tanıştı; hala da bu gizli vergi soygunundan kendini kurtaramıyor. Kapitalizm İtalya’da ortaya çıktı ancak İngiltere’de temellendi büyüdü, Fransa, Almanya’da yeşerdi. Bu coğrafya dünyanın merkezi oldu. Bu gücün etkisinde çevre devletler oluştu; örneğin Rusya ve Osmanlı alt emperyaları gibi. Kuruluşundan beri emperyalist olan kapitalizim çevre devletlere mal satmak istedi ama onların alacak paraları yoktu. İlk önce  onlara kredi vererek  borçlandırdı, akabinde mallarını satarak hem malının parasını, hem de kredisinin faizlerini geri aldı. Bu merkez-çevre ilişkisi arasındaki bağ geliştikçe değer transferi arttı, sistem palazlandı, çevresindeki angarya emeği ve yer altı kaynaklarını   vahşice   kullanmak  için çevreye kredili  üretim makinaları sattı. Çevre devletlerdeki bu alt emperya görevinden görece zenginleşen ikdidarlar bayındırlık ve kimi insani hizmetleri devreye soktular savaş sanayii onları iştahlandırdığı oranda merkez tarafından devasa  sömürüldüler. Merkez çevrede bankaları açtı, krediler salarak faiz alanını genişletti. Merkez ülkeler çevreye sattıkları makinaların daha da gelişmişini icad ettiler, her 40-60 yıllık bu merkez-çevre döngülerinde çevrenin liderleri demeçler verdiler, “yakında Avrupa’ya yetişip onlar geçeçeğiz” v.s. Bu tür konuşma dönemlerinde  merkezi ülkeler icad ettikleri yeni makinalarla çevredeki  artık eskimiş makinalardan daha kaliteli mal üretince çevrede krizler başladı. Makinaları ıskartaya çıkan çevre, yeni makinalar siparişi için yeni borçlanmalara başladılar. Her döngü periyodunda çevredeki dövizler merkeze dönmeye başlar ve enflasyon artarak krizler yeni bir döngünün yolunu açar,

İşte 5 asırdır devam eden bu Kanderyef döngülerine karşı 1917’de Çarlık Rusyası’nda anti emperyalist bir devrim oldu. Akabinde Osmanlı’da meşruiyete ve sonra cumhuriyete geçildi ama döngüler devam etti. 1974 USA’da başlatılan elektirik makinaları devrimi, SSCB’nin Stalinist elitler tarafında dağıtılması sonucunu getirdi. Kapitalizim tüm dünyayı iletişim, askeri, vs. kontrol eder hale geldi ve globalizm aşamasına geçildi. Çevredeki ulus devlet modelleri anlamını ve işlevini yitirdi; çünkü mili burjuvazi golobal burjuva ile birleşti, dünya sistemine iştahla entegre oldu. Tüm ordular kontrol altına alında. Yani dünya iki kutuplu, iki sınıfa bölündü:  Zenginler ve işçi-köylü, tüm çalışanlar. Yaşadığımız günlerde yeni bir döngünün içindeyiz. Geçenlerde TUSİAD başkanı Erol Bilicek CCN Türk kanalında söyleşide  en yakıcı olanı fabrikalardaki üretim makine parklarımız eskidi, dijital makinalara geçmek kaçınılmazdır  dedi. Bunun tercümesi: Tüsiad-Müsiad yeni kardeşler alıp bu paralarla dijital makinalar ithal edecekler; bu borçları da 80 milyon kerize  ödetecekler. Ne adına? Milli sanayi, vatan, din, bayrak söylemi ile avutacaklar. Oysa dijital makinaları olan dünya firmaları gelip Türkiye’de fabrikalarını kursunlar, biz yalnızca aldığımız malın bedelini ödeyelim; böyle yapılırsa ne dinimiz, ne bayrağımız, ne de miiletimiz bozulur. Milli sanayi kandırmacasında hem aldığın malın parasın, artı TUSİAD’ın karını ve faiz borçlarından birim mala yansıyanı da ödeyeceksin. Borç insanın karakterini, dinini, milliyetini de bozuyor.

İçinde yaşadığımız bu döngüde, Rusya sahte federasyonundaki işgalci PUTİN rejimi de dağıtılacaktır. Yani 1558 den beri işgal altında olan Kafkasya’nın global özgürleşme ortamı   doğuyor. Tabii beynimizde ve yüreğimizde özgürlük ateşi yanmıyorsa, daha çok gurbet ellerde lezginka oynarız.

Çok marifet var insanda, vesselam. 

Not: N. Kanderyef’in kitabında elbette aynen böyle yazmıyor. Biz kendi birkimlerimizi de katarak  onu hayatın içinde canlandırmaya çalıştık.Herkes tarafından kavranabilmesi için günlük anlaşılır dilde yazdık. Beni unutunuz ama lütfen söylediklerimi unutmayınız.

 

 



Paylaş | | Yorum Yaz
303 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Kafkasyalıların, Türkiye'deki Yakın Siyasi Tarihi - 14/06/2018
ÇDP, başta Kafkaslılar olmak üzere tüm halkların, eşit, kardeşçe, barış içinde yaşamasını, demokratik birlik ve beraberlik içinde olmasını savunmaktadır.
Kafkasya ve Vladimir Putin - 06/05/2018
Sahte Rusya Federasyonu üç vakte kadar globalizm tarafından kendi iç müzmin çelişkilerinden ötürü dağıtılacaktır. Kurumsal olan devletçiklerin işi kolay ama Balkanlar gibi karışık olan Kafkasya’da sorun ve acılar büyük olacak.
Kafkasya ve Globalizm - 02/05/2018
Henüz vakit varken kendi kaderinin tayininde söz ve karar sahibi olabilmek için Kafkasya Konfederatif Partisi’nin kurulması gerekir. Değilse Global burjuva kendi çıkarlarına göre statükoyu belirleyecektir.
Osmanlı ve Rus Alt Emperyalarının Altın Çağları - 24/04/2018
Artık savaşlarla değer transferi dönemi kapanıyor. Dolayısıyla globalizmde klâsik emperyal dönem bitmek üzeredir. Ancak alt emperya çevre ülkeleri “alalım düşmandan eski yerleri” marşı ile bazı işgallere nafile şekilde devam ediyorlar.
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!

BİZE BENZEYİP BİZDEN OLMAYANLAR...

Kurt, büyümekte olan yavrusuna hayatı öğretiyormuş. Bir tepeye çıkmışlar. Aşağıda yayılan koyun sürüsünü göstermiş ve anlatmış;

- Bak yavrum şu gördüklerin koyundur. Etleri çok lezzetlidir. Yakalaması da kolaydır.

Yavru kurt lafa girmiş ve çobanı göstererek, onun kim olduğunu ve ne yaptığını sormuş. Kurt, çobandan uzak durmasını, elindeki değneğin çok can yaktığını sıkı sıkı tembihlemiş.

Bu sırada yavru kurdun dikkatini sürünün köpeği çekmiş.

- Şu bize benzeyen bir şey var orada, o ne yapıyor?

Kurt, derin bir of çekmiş ve anlatmış:

- Ah yavrum, bizi asıl perişan eden işte o bize benzeyip de bizden olmayandır...
             ***
Bu fıkra neden icab etti?
RF Çerkes Örgütleri Koordinasyon Kurulu, Suriyeli Çerkesler için uluslararası toplantı yapılması isteğinden DÇB ve KAFFED'in baskıları sonucu vazgeçmiş de…

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi