• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/cerkeshaklari
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam106
Toplam Ziyaret480720
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.82963.8450
Euro4.52844.5466
Semerkew

Ahmet Altunok

Ahmet Altunok
Çerkes Toplumunda Bir Yetim ve Toğuz Muammer
05/11/2016

İstanbul Topkapı Otogarı’nda otobüse bindiğimde yanımdaki koltukta oturan yaşlı adamın Çerkes olduğunu hemen anlamıştım. Anlamıştım ama -doğrusu bu ya- pek de hoşuma gitmemişti. O zamanlar 17-18 yaşlarındaydım ve sigara kullanıyordum. Uzun yolculuk esnasında rahat hareket edemeyeceğimi düşünmüştüm.
Kendimce soruna pratik bir çözüm buldum: Yol arkadaşımla hiç konuşmayacaktım.

***

Ancak düşündüğüm gibi olmadı. Her nasılsa o da benim Çerkes olduğumu anlamıştı. Doğrudan Çerkesçe hitap ederek, hangi köyden ve kimlerden olduğumu sordu. Tavır almama hiç fırsat vermedi. Ben de Janıkueyli ve Sebenokue sülalesinden olduğumu söyledim.

İyi ki planımı bozmuştu; böylece hayatımın en güzel yolculuğu başlamış oldu.

***

Önce “Toğuz Muammer” ismini duyup duymadığımı sordu bana yaşlı adam. Hiç duymamıştım. Bunun üzerine ilginç hayat hikayesini anlatmaya başladı.

***

"12-13 yaşlarındaydım. O günler kıtlığın ortalığı kasıp kavurduğu günlerdi ve geçim gerçekten çok zordu. Tüm bu zorluklarla baş etmeye çalışırken üstüne bir de babamı kaybetmiştim. Çok dara düştük. Annemle birlikte annemlerin köyüne giderek, dedemin yanına yerleştik. Ancak yokluk peşimizi bırakmadı. Yaklaşık bir-iki sene kadar bu köyde kaldık.

Bir sabah uyandığımda annemi evde göremedim. Sorduğumda rahmetlik dedem, şartların çok zor olduğunu ve annemin başka biriyle evlendirildiğini söyledi ve “Yapılacak bir şey yok, şartlar böyle gerektirdi” diye de ekledi.

Başlık olarak bir at ve bir miktar da para aldıklarını söyledi.

***

Çok üzülmüş, yıkılmıştım. Birkaç gün sersem gibi dolaştıktan sonra kararımı verdim: Gidecek, annemi geri alacaktım!

Hiç kimseye sezdirmeden annemin kiminle ve hangi köye gittiğini öğrenerek, başlık olarak verdikleri ata binip doğruca köyünüze, yani Janıkuey’e geldim. Toğuz sülalesinin avlusuna girdim ve seslendim, “İşte atınızı getirdim! Alın ve annemi geri verin!” dedim.

Dışarı çıkanlar bir telaşla beni attan indirdi ve önce dinlenip bir nefes almam gerektiğini söyleyerek içeri aldılar. Bu sırada annem çoktan yanıma gelip bana sarılmıştı bile. İkimizde ağlamamak için kendimizi zor tutuyorduk.

Sabah olduğunda köyün thamadesi ve birkaç bilge insan beraberce gelip beni ikna ettiler:
    Evet, o günden itibaren ben artık Toğuz Muammer’dim.

***

Kısa sürede köyün çocuklarıyla anlaşmış ve haşır neşir olmuştuk. Bütün köy beni kucaklamıştı. Her evin kapısı bana ardına kadar açıktı. Öyle ki bu ilgiden biraz da şımarmıştım.

Kimse bana karşı koyamıyor, ben de kendi kendime bileğimin bayağı güçlü olduğunu düşünüyordum.

***

Bir gün arkadaş grubum, benim içlerinde olmadığım bir zaman Kaynar’dan Psışxo (Zamantı Irmağı)'ya gelen Hatıkoy çocuklarıyla karşılaşmış ve münakaşa etmişler. Hatkıoylar da onları biraz hırpalamış.
    Bunun üzerine, “Yanımızda Muammer olsaydı biz bunların hakkından gelirdik. En iyisi gidip Muammer’i çağıralım” demişler ve gelip beni  haberdar etmişlerdi.
    Hışımla önlerine geçtim ve hep birlikte Psışxo’ya gittik.

Vardığımızda Hatıkoy çocukları bizi bekler vaziyette bulduk. Ben tüm özgüvenimle üzerlerine yürüdüm fakat henüz hiçbir şey yapamadan öne çıkan biri attığı tek yumrukla beni yere serdi.

O an anladım ki, kendime ait sandığım güç aslında bana Toğuz ismini verip, beni yücelten ve şımartan Janıkuey’e aitmiş.

Köyünüz çok güzeldi delikanlı ve ben hayatımın en güzel yıllarını orada geçirdim. Babana çok selam söyle" dedi.

***

Toğuz Muammer amcayı bir daha görmedim. O günden bugüne de hiç unutmadım.  Bu yazıyı yazmadan önce soruşturdum ve öğrendim ki Muammer amca hayatı boyunca hiç evlenmemiş fakat en az 3-4 yetimi okutup, evlendirmişti.

    Nur içinde yatsın ve Allah'ın rahmeti üzerine olsun.


Paylaş | | Yorum Yaz
1562 kez okundu. Yazarlar

Yazarın diğer yazıları

Çerkes Hasan, 15 Temmuz Şehitleri ve Edirnekapı Kavşağı… - 14/07/2017
Kader Ah Kader… - 12/06/2017
İletişim Çağı, Facebook Çerkesliği ve Kadriye Abla... - 09/10/2016

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
chi-cdp






adigebze I-II
Nükte!

BİZE BENZEYİP BİZDEN OLMAYANLAR...

Kurt, büyümekte olan yavrusuna hayatı öğretiyormuş. Bir tepeye çıkmışlar. Aşağıda yayılan koyun sürüsünü göstermiş ve anlatmış;

- Bak yavrum şu gördüklerin koyundur. Etleri çok lezzetlidir. Yakalaması da kolaydır.

Yavru kurt lafa girmiş ve çobanı göstererek, onun kim olduğunu ve ne yaptığını sormuş. Kurt, çobandan uzak durmasını, elindeki değneğin çok can yaktığını sıkı sıkı tembihlemiş.

Bu sırada yavru kurdun dikkatini sürünün köpeği çekmiş.

- Şu bize benzeyen bir şey var orada, o ne yapıyor?

Kurt, derin bir of çekmiş ve anlatmış:

- Ah yavrum, bizi asıl perişan eden işte o bize benzeyip de bizden olmayandır...
             ***
Bu fıkra neden icab etti?
RF Çerkes Örgütleri Koordinasyon Kurulu, Suriyeli Çerkesler için uluslararası toplantı yapılması isteğinden DÇB ve KAFFED'in baskıları sonucu vazgeçmiş de…

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi