• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam105
Toplam Ziyaret511110
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar4.08204.0983
Euro4.98275.0027
Semerkew

Erol Kılıç Kutelia

Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
…Ve Artık Gerçek Gündemimize Dönme Zamanı
17/04/2017

16 Nisan 2017 anayasasının referandumu yapıldı.

Referandum sürecinde dondurduğumuz;

- İnsan haklarımızı

- Vatandaşlık haklarımızı

- Çağdaş demokrasi haklarımızı

Talep etme ve bu konuda hep beraber çalışma zamanımız geldi.

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) 16 Nisan Anayasa Referandumu ile ilgili olarak yapılan kampanyalarda EVET-HAYIR eşitsizliğini raporunda dikkate aldı.

Yine aynı raporda, YSK'nun Kasım 2016 seçimlerine katılan 19 partinin referandum kampanyası yapmasına izin verilmediğini, Temmuz 2016 darbe girişiminden sonraki süreçte  1583 sivil toplum örgütünün tasfiye edildiğini, bir takım siyasi liderlerinin ve siyasi düşünce adamların cezaevlerinde tutulduğunu, binlerce kişinin de çeşitli bahanelerle yine cezaevlerinde tutuklu olduğunu belirtti.

Geçmişteki askeri darbelerin ardından yapılan anayasa referandumları gibi bu referandum da  ''OHAL'' kapsamında yapıldı.

İktidar, devletin tüm imkanlarını “EVET” lehine kullanmış olmasına rağmen referandumda her iki kişiden biri ‘’EVET’’, diğeri ‘’HAYIR’’ tercihini kullandı. Bütün bunlar Türkiye’de demokrasinin ne kadar zayıf olduğuna dair birer göstergedir.

Referandum sürecinde üretim, istihdam, inkisam ihmal edildiği gibi anadiller, kültürler, sanatsal ve toplumsal faaliyetler de ihmal edildi.

Anayasa çok şeydir ancak yeryüzünde anayasası olmadan idare edilecek halklar da vardır. Bu halklarda gelenekler kanun haline gelmiştir. Yazılı olmayan bu kanunların yaptırım gücü yazılı anayasalardan çok daha fazladır.

Bu halklara örnek olarak Çerkes/Abhazlar başta olmak üzere tüm Kuzey Kafkas Halklarını, Bask halkını, Kelt halkını, Ezidi halkını, Malakan halkını gösterebiliriz.

Bugün insan haklarına saygılı en demokratik anayasa monarşik bir rejimle idare edilen İsveç Anayası’dır.

İsveç Anayasasını Afganistan, Yemen, Irak, Somali ve Suriye’ye uygulamaya kalkarsak kan gölü olan bu ülkeler kan denizine dönüşür.

Anayasaların pratik görmesi için bunun eğitim, sosyolojik ve ekonomik yönü vardır.

Referandum sürecinde siyasi faaliyetler ekonomik faaliyetlerin üzerinde yer aldı. Esasen açık veren ülkemizin cari açıkları daha da arttı.

Ülkemizin iç borç ve dış borç stoku yüksek rakamlara ulaştı. Günlük gazetelerde boy boy sayfalarca icra ilanları yer almakta.

Üretmeden tüketmek uzun ömürlü olmaz. Tüketim ekonomisinden üretim ekonomisine geçmemiz lazım.

Bu referandum sürecinden, Anadolu’da var olma mücadelesi verip yaşamaya çalışan anadiller ve kültürler de bundan nasibini aldı.

Çerkes anadilinin ve kültürünün yaşaması için hayati öneme haiz TRT ÇERKES TV talebimizi artık tekrar gündeme getirmemizin zamanı geldi.

Bu ülkede yaşayan ve nüfusu beş milyonu aşan Çerkes/Abhaz halkı onlarca yıldan beri harcadığı elektrik üzerinden % 2 TRT payı ödüyor ve ödemeye devam ediyor.

TRT bir kuruş pay almadığı Balkan, Orta Asya ve Afrika çoğrafyasındaki anadiller için yayın yaparken bu ülkenin vatandaşı ve vergi mükellefi beş milyondan fazla Çerkes için Çerkesce yayın yapmaması hakkaniyet kuralına uygun olmadığı gibi çifte standarttır.

1934 tarihli soyadı kanunu ile büyük erozyona uğratılan tarihi Çerkes/Abhaz soyadlarımızı geriye almalıyız.

Aynı sülaleden gelip aynı dedenin torunları bugün onlarca birbirinden farklı Türkçe soyadı taşıyor.

Soyadlarıyla oynamak asimilasyon metodlarından bir tanesidir. Asimilasyon insanlık suçu ise işlenen bu insanlık suçu devam etmemelidir.

Tarihi soyadlarımızı tekrar geriye almak için mahkeme mahkeme sürünmemiz gerekir. Bu işlemler için Nüfus Müdürlüklerine vereceğimiz bir dilekçe ile bu insanlık ayıbından kurtulmalıyız.

Bitkilerin, hayvanların genleri ile oynanmasına nasıl ''Hayır'' diyorsak asimilasyona da ''Hayır'' demeliyiz.

Asimilasyon, halkların genleri ile oynamaktır ve insanlık suçudur. Anadolu diasporasında yaşayan her halk gibi Çerkes/Abhaz halkı da anadili, kültürü ve sanatıyla insan olarak, vatandaş olarak, Çerkes olarak yaşamak istiyor ve bunları istemeye de devam edecek.

Artık gerçek gündemimize dönme zamanı geldi.

Barış içinde, kardeşçe ve her halk gibi bizim de biz olarak yaşama zamanımız geldi.


Paylaş | | Yorum Yaz
692 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Abhazya- Gürcistan Savaşı Henüz Bitmedi - 16/04/2018
Son yıllarda Gürcistan’ın el altından ihraç ettiği tarım zararlıları Abhazya'nın tarımsal faaliyetlerini sekteye uğratmakta.
TBMM'inde Abhazya İçin Kim, Ne Dedi? - 16/01/2018
Demirel ile çekilmiş hatıra fotoğrafı olup, ben Abhazım, ben Çerkesim, ben Kuzey Kafkasyalıyım diyenler, o fotoğrafları yırtın ve ateşte yakın.
Alfabe Bir Halkın Can Damarıdır - 26/10/2017
Bizce Adige kardeşlerimizin ilk problemi alfabenin grafikası değil, mevcut olan iki alfabenin (Adige Kabartay) birleştirilerek tek alfabeye dönüştürülmesidir.
Gürcistan Türk Yatırımcılardan Korkmaya Başladı - 14/07/2017
Hıristiyan misyonerlerin kol gezdiği özerk cumhuriyette, iş ve para karşılığı Müslüman gençler vaftiz edilerek dinleri değiştirilmekte, din değiştiren bu gençler de boyunlarına taktıkları haçlı kolyelerle kendilerini medeni biri olarak algılamaktadır
Acarlar da En Az Bizim Kadar Yurtseverdir - 12/06/2017
Türkiye’de yaşayan Acar kardeşlerimiz gerçek milliyetcidir. Kartveller gibi milliyetciliğin dozunu kaçırıp ırkçı ve kafatasçı çağ dışı olanlardan değildir.
Geldiler ve Gittiler - 20/02/2017
Abhazya'yı sadece ve sadece silahlı kuvvetlerin gücü ile koruyamayız. Onun yanında başka şeyler de gerekli.
Gürcistan Hayali Avrupa Yolunda - 02/02/2017
1992-1993 Abhazya Gürcistan savaşında önce Gürcistan hırsızları Abhazya'ya gelmişti. Bunlar gündüz savaşırken gece evlere girip hırsızlık yapıyorlardı. Önce kendi mafya ve hırsızlarından kurtulacaksın. Sonra başın dik olarak dolaşacaksın.
Türkiye Diasporasındaki Kuzey Kafkas Halklarının 2016 Yıl Sonu Bilançosu - 22/12/2016
Osmanlı çok dilli, çok kültürlü, çok inançlı bir imparatorluktu ve yine birilerin dediği gibi Türk etnisitesine dayanan bir devlet değildi, hanedan bir devletiydi.
Gürcistan Seçimlerinin Ardından - 27/10/2016
Savaş kötü ve zordur, geriye kan, göz yaşı ve açlık bırakır. Barış güzel ve kolaydır, geriye sevgi, dostluk, kardeşlik ve ekmek bırakır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!

BİZE BENZEYİP BİZDEN OLMAYANLAR...

Kurt, büyümekte olan yavrusuna hayatı öğretiyormuş. Bir tepeye çıkmışlar. Aşağıda yayılan koyun sürüsünü göstermiş ve anlatmış;

- Bak yavrum şu gördüklerin koyundur. Etleri çok lezzetlidir. Yakalaması da kolaydır.

Yavru kurt lafa girmiş ve çobanı göstererek, onun kim olduğunu ve ne yaptığını sormuş. Kurt, çobandan uzak durmasını, elindeki değneğin çok can yaktığını sıkı sıkı tembihlemiş.

Bu sırada yavru kurdun dikkatini sürünün köpeği çekmiş.

- Şu bize benzeyen bir şey var orada, o ne yapıyor?

Kurt, derin bir of çekmiş ve anlatmış:

- Ah yavrum, bizi asıl perişan eden işte o bize benzeyip de bizden olmayandır...
             ***
Bu fıkra neden icab etti?
RF Çerkes Örgütleri Koordinasyon Kurulu, Suriyeli Çerkesler için uluslararası toplantı yapılması isteğinden DÇB ve KAFFED'in baskıları sonucu vazgeçmiş de…

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi