• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi6
Bugün Toplam265
Toplam Ziyaret742189
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.05188.0840
Euro9.64579.6843
Semerkew
Putin’in oyunları
JOOST LAGENDİJK

2014 Kış Olimpiyat Oyunları, bu hafta Karadeniz kıyısındaki sayfiye kenti Soçi’de başlıyor. Sadece 6 Türk atletin katıldığı Olimpiyat’ın Türkiye açısından önemli bir olay olacağını sanmam. Ama Avrupa’nın kayak ve paten geleneği olan diğer kısımlarında dikkatler Olimpiyat’a odaklanacak. Örneğin Hollanda takımı 41 atletten oluşuyor ve içlerinden bazısı altın madalyanın net favorisi. Hollanda Başbakanı Mark Rutte ve Kral Willem-Alexander, Soçi’ye gidecek. Diğer ülkelerdeki mevkidaşlarının çoğunun katılmamaya karar vermesi ise Rusya ile bir dizi Avrupa ülkesi arasındaki tümüyle sorunlu ilişkilerin ya da Vladimir Putin’in devlet başkanlığındaki Rusya’da insan haklarının içler acısı durumuna yönelik eleştirilerin yansıması.

Putin’in geçen yıl attığı en tartışmalı adımlardan biri, eşcinsellik karşıtı yasaları yürürlüğe sokmasıydı. Bunun, hem ülkedeki hem de yurtdışındaki insan hakları savunucularına göre, Rusya’daki eşcinsellere karşı homofobik saldırıları artırmak gibi tüyler ürpertici bir etkisi oldu. Geçen hafta Olimpiyat Oyunları’nın 50’den fazla eski-yeni katılımcısı, Rus yetkililere eşcinsellik karşıtı yasaların iptal edilmesi çağrısı yapıp, Uluslararası Olimpiyat Komitesi’ni (IOC) ve Coca-Cola ile McDonald’s gibi çokuluslu sponsorları Rusya’yı buna zorlamak için ellerinden geleni yapmamakla suçladı.

Gemi azıya almış Rus homofobisi, Olimpiyat Oyunları’nın son derece tartışmalı veçhelerinden sadece biri. The Economist dergisi, 50 milyar dolarlık harcamayla tarihte en pahalısı olan Soçi Oyunları’nı, lafı hiç dolandırmadan, “Rusya’daki yolsuzluk, verimsizlik, abartılı refah gösterisi ve sıradan yurttaşların umursanmaması halinin adeta bir mikrokozmosu. Soçi Olimpiyatı, ortak bir ulusal çabadan ziyade, genelde Rusya’nın yöneticilerinin, özellikle de gösteriş düşkünü maço devlet başkanının müsrif bir kaprisi olarak görülüyor.’’ diye niteledi. İngiliz dergisinin bahsetmeyi unuttuğu şeyler de var: Soçi’de ve etrafındaki toksik çöplükler, zehirlenen nehirlerle içme suları gibi muazzam çevre sorunları.

Bu Olimpiyat Oyunları’nın tüm sakıncalarıyla ilgilenen herkese Uluslararası Af Örgütü’nün Norveç şubesinin web sitesini (www.amnesty.no) öneririm. İnsan hakları aktivistleri, Norveç Helsinki Komitesi ve diğer STK’larla birlikte, Oyunlar hakkında haber yapan gazeteciler için Rus yetkililerin örtbas etmeye çalıştığı tüm olumsuzlukları listeledikleri bir el kitabı  hazırlamış.

İlginçtir, raporda, 19. yüzyıldaki Kafkasya savaşlarında Çerkez nüfusuna karşı soykırım addettikleri olayların ve azınlık haklarının tanınması taleplerini gündeme getirmek için dünya medyasının varlığını kullanmak isteyen yerel Çerkezlerle ilgili bir bölüm de var. O dönemde 400 bin Çerkez’in öldürüldüğü, yarım milyonunun da Türkiye ve diğer ülkelere kaçtığı iddia ediliyor. Rus yetkililerin tavizsiz tutumunun yansıması olarak, Aralık 2013’ün sonunda, güya aşırılıkçılıkla mücadele kampanyası adı altında, Çerkez hakları için mücadele eden 11 aktivist gözaltına alınıp sorgulandı.

Çerkez aktivizminin bastırılması, Soçi’yi, Olimpiyat sırasında sinek uçurulmayacak yüksel güvenlikli bölgeye çeviren devasa operasyonun sadece küçük bir parçası. Soçi’de katılımcıları korumanın yanı sıra her türlü protestoyu önlemek için de on binlerce asker, polis ve özel tim görev yapacak.

Soçi Olimpiyatı ile ilgili daha az bilinen şey ise bölgede turizmi geliştirmeye yönelik hırslı bir planın ilk aşaması olarak tasarlanması. Birkaç gün önce, Uluslararası Kriz Grubu (ICG), Kuzey Kafkasya Tatil Yerleri projesiyle ilgili ufuk açıcı bir rapor yayımladı. Proje, son yıllarda kanlı çatışmalara sahne olan Dağıstan ve Çeçenya cumhuriyetlerini de kapsayan 10 büyük turistik merkez yaratılmasını hedefliyor. ICG, halihazırda bölgeye hükmeden demir yumruklu güvenlik politikalarının daha fazla sorun yaratmaktan başka şeye yaramayacağı uyarısı yapıyor. Örneğin Dağıstan’da ‘direnişçileri rehabilite etme ve ılımlı Selefilerle diyaloğa girme girişiminin yerini köktencilere karşı baskı dalgası aldı’. Durumun daha da kötüleşmemesi için ICG, Rus yetkililere, ılımlı Müslümanlara gözdağı kampanyasını durdurma ve Sufi ile Selefi liderler arasında diyaloğa imkân tanıma çağrısı yapıyor.

Putin, 2014 Kış Olimpiyatı’nı, Rusya’nın büyük güç olarak geri döndüğünü göstermek amacıyla kullanacak. Ama Rusya’nın hem ekonomideki hem de azınlıklarıyla yapısal sorunları, Soçi’de şov yapılınca, ortadan kalkacak değil.
__________________ 
Zaman,03-02-2013

  
2077 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi