• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam101
Toplam Ziyaret686827
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.26107.2901
Euro8.58788.6223
Semerkew
Kendi Anayasa’nı Kendin Yap

Tanju Tosun

Türkiye’de devlet-toplum ilişkisini demokratik bir içeriğe kavuşturmak, siyasal sistemi birey, yurttaş odaklı katılımcı, demokratik bir özle yeniden tanzim etmek amacıyla yeni bir anayasanın yapılması konusunda toplumun farklı kesimleri bir süreden beri mutabakat arayışında. Son anayasa değişiklikleriyle startı verilen bu mutabakat arayışları, yeni bir anayasa yapımına yönelik Uzlaşma Komisyonu’nun ilk toplantısıyla bir aşama daha kaydetti.

İktidar partisi başta olmak üzere, muhalefet partileri, sivil toplum örgütleri, toplumun büyük çoğunluğu aslında uzun bir süreden beri darbe anayasasıyla Türkiye’nin 21. yüzyılda kendisine yakışır biçimde varolamayacağının bilincindeydi. Bu amaçla, neredeyse tüm kurumlar kendi devlet-toplum ilişkisi tahayyülüne uygun anayasa taslakları hazırlayıp, kamuoyunda tartışmaya ve metinleri tartıştırmaya başlamışlardı. Taslakların çoğu, 1982 Anayasası’nın “kışla düzeni özentisi toplum” inşasından çok daha ileri noktalarda olmasına rağmen, neredeyse tümünün ortak eksiği; yurttaşlar için hayal ettikleri anayasalara, yurttaş elinin değmesi konusunda pek fazla çaba sarfetmemeleri, belki de anayasa yapımına yurttaş elinin değmesinin ne olabileceği konusunda pek fazla düşünce odaklı mesai harcamamalarıydı. AK Parti hükümeti öncülüğünde başlatılan yeni anayasa yapımı çalışmalarının bu anlamda en önemli özelliği, anayasa yapımına yurttaş elinin değmesi için geliştirilmiş olan mekanizmadır.

Bir süreden beri TBMM Başkanlığı’nın üzerinde çalışıp, dünya örneklerini inceleyerek hazırladığı web sitesi, anayasa yapım sürecine yurttaşı doğrudan olmasa da dolaylı biçimde davet eden, özendiren, hatta teşvik eden çağdaş bir uygulama olması anlamında önemlidir.

Anayasa yapımında İzlanda örneği

http://web.tbmm.gov.tr/yenianayasa şeklinde oluşturulan bu site, şimdiye kadar kapalı kapılar ardında, adeta emir-komuta hiyerarşisi içinde hazırlanan anayasacılık geleneğini, “gün ışığında yeni anayasa” mantığıyla alt üst eder niteliktedir. Sistemin merkezine yurttaşı doğrudan koymasa da- temsili demokrasilerde yurttaşın bu sürece dolaylı katılımının asıl olduğunu, anayasanın hangi kurumlar tarafından yapıldığını düşündüğümüzde-  bu anlaşılabilir bir şeydir. Türkiye siyasal hayatının anayasa yapım süreçleri ve anayasacılık geleneğinde darbe dönemlerinde apoletli devletlüler eliyle önüne konan taslakları kabulden başka yurttaşlık rolü tanınmamış Türkiye toplumunun ilk kez demokrasinin yurttaş odaklı anayasa yapım modeliyle tanıştırılması önemlidir. Konunun önemi, demokrasi tarihimiz adına az zamanda çok işler başarma konusunda istendiğinde önemli adımlar atılabileceğini göstermesi bakımından da ortaya çıkmaktadır.

“Yeni anayasa” başlıklı web sitesi çeşitli açılardan değerlendirilmeyi hak ediyor. Başta da belirttiğimiz gibi, anayasa yapımına yurttaş katılımını özendiren ve özleyen niteliğiyle önemli bir çaba olmakla birlikte, çeşitli eksiklikleri de içinde barındırdığını belirtmek gerekir. Siteye ilişkin değerlendirmeye geçmeden önce, internet-siyaset-demokrasi ilişkisine teori ve dünyadaki uygulamalar bağlamında genel olarak değinmek gerekir. Günümüzde internet siyasi kurumların yurttaşlarla iletişiminde önemli kanallardan biri olarak kullanılır. İnternet devlet-yurttaş ilişkisi ve iletişiminde hem yukarıdan aşağıya (devletten yurttaşa) hem de aşağıdan yukarıya (yurttaştan devlete) açık bir kanal olarak elektronik demokrasi ve elektronik demokratikleştirme umutlarını besleyen yeni bilgi iletişim teknolojilerinden biridir. Elektronik demokrasi ideali literatürde iletişim teknolojilerinin sunduğu yeni etkileşim kanallarının kullanılmak suretiyle online yurttaşlık ve e-devlet uygulamaları aracılığıyla devlet-yurttaş iletişiminin güçlendirilerek, müzakereci yönü güçlü bir demokrasinin inşası idealini kapsamaktadır.

Günümüzde demokrasi teorilerinde sıkça dillendirilen en temel sorunlardan biri; “yurttaşlığın çöküşü” tezinin doğuşuna kaynaklık eden siyasi katılım düzeyinin düşüklüğüdür. Blumer ve Cloman’ın, 20. yy’ın temsili demokrasi modelinin en önemli eksikliğinin güçlü bir kamusal müzakere yokluğu olduğunu dillendirmeleri bu anlamda dikkate değerdir. Bu nedenle, konuya ilişkin öne çıkan tartışmalarda, demokrasinin yeniden canlandırılmasıyla ilgili önerilerden biri; internet üzerinden yurttaşlar arasında kurulacak online müzakere ya da sanal kamusal alanların kurulmasıdır. İnternet siyasetin günümüzde yaşadığı katılma krizinin de aşılmasında siyasetçi ve siyasi kurumlarla yurttaşlar arasında yurttaşların çıkar ve görüşlerinin belirleyici olduğu süreçle birbirine bağlanabilme potansiyelini bünyesinde barındırmaktadır.

İnternetle siyaset arasında kurulan ilişkide şu genellemeler dikkat çekicidir: Bilgi-iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler siyaset ve yönetimin demokratikleşmesi konusunda tek başına ne yeterli ne de zorunludur. Siyaset ve yönetime ilişkin kurumlarla teknolojinin birlikte gelişmesinden dolayı, ikisi arasındaki nedensel bağı basite indirgemek o kadar da kolay değildir. İnternet varolan iletişim teknolojilerinden farklı olarak, doğası gereği çok boyutludur.

Görüldüğü gibi, internetin siyaset ve demokrasiyi demokratikleştirme konusundaki gücü de bir yere kadardır. Son tahlilde konu dönüp dolaşıp insan unsuruna, insanın demokrasiye dair samimiyetine, ideallerine dayanmaktadır. Bu nedenle, internet dünyasına taşınacak sanal kamusallıkların, sivil ağların güçlü, özerk olabilmeleri, demokrasiye hizmet edebilmeleri gerçek hayatta siyasi karar alıcıların yurttaş taleplerine karşı tahammül sınırlarıyla ilgilidir.

TBMM’nin hazırladığı web sitesinin Batı demokrasilerindeki benzerleri incelenmek suretiyle hayata geçirildiği, süreçte etkili olan isimler tarafından daha önce ifade edilmişti. “21. yüzyılda yeni bir anayasa nasıl yazılır?” sorusuna yanıt aranırken, siyaset bilimciler özellikle İzlanda örneğine atıfta bulunurlar. İzlanda’nın önemi ve özelliği; anayasa yapımına yurttaş katılımını şimdiye kadarki uygulamalar içinde neredeyse mümkün olanın idealini yansıtacak ölçüde sağlamasıdır. Anayasa yapım sürecinde yetkilendirilen seçilmiş ve toplumun çeşitli katmanlarını temsil kabiliyetine sahip 25 kişilik konsey, anayasa yapımına ilişkin inşa ettiği modelle bu ülke örneğinde günümüzde elektronik demokratikleşmenin nasıl işletilebileceği konusunda başarılı bir örnek vermiştir. Anayasaya ilişkin söyleyecek sözü olan herkese, oluşturulan web sitesi başta olmak üzere, facebook, twitter gibi sosyal paylaşım ağları, Flickr isimli foto paylaşım sitesi aracılığıyla imkan tanındığı gibi, anayasa yazım çalışmaları da düzenli biçimde youtube ile İzlanda toplumunun gözü önünde ilerlemiştir. Konsey toplantıları haftalık olarak kendi web sitelerinde ve sosyal ağlar üzerinde canlı olarak yayınlanmıştır. İzlanda örneğinde “Gün Işığında Anayasa” yapımının başarıyla hayata geçmesinin başarı öyküsünü, anayasa yapımına katılım konusunda yurttaş azmi, isteği kadar, İzlanda toplumunun yapısıyla da birlikte düşünmek gerekir. 320 bin civarındaki İzlanda nüfusunun bilgisayar okuryazarlığı oranının en yüksek düzeylerde olduğunu ve yurttaşların üçte ikisinin facebook kullandığını düşündüğümüzde, bu ülkede sanal ağlar üzerinden elektronik demokratikleşmeyi başarmanın ne ölçüde kolay olabileceğini tahmin edebiliriz.

İnternet üzerinden anayasa yapım sürecine yurttaşı davet eden ve katan uygulamalar dünyada İzlanda ile sınırlı değildir. Afrika’dan, 1990’larda demokratikleşme sürecini yeniden işleten merkezi ve Doğu Avrupa ülkelerine kadar kimi ülkeler anayasa yapım süreçlerinde dolaylı olarak yeni bilgi iletişim teknolojileri aracılığıyla yurttaştan yararlanmakta, böylece hem bir yeni demokrasi modeli, hem de pratiği uygulamaya geçirilmektedir.

Yukarıda da ifade edildiği gibi, TBMM’nin oluşturduğu web sitesi aracılığıyla yurttaşların yeni anayasa yapım sürecine online olarak davet edilmesi, “Gün Işığında Yeni Anayasa” yapımı adına Türkiye’de demokrasinin demokratikleştirilmesi yolunda atılmış önemli bir adımdır. Fakat, anayasa yapım sürecinde yurttaş katılımının azami düzeyde sağlanabilmesi için, web sitesinin geliştirilmesi gerekmektedir. Yeni bilgi iletişim teknolojilerinin yurttaş yararına demokrasi açığını kapatılabilmesinin yöntemi, siyaset-devletle toplum arasında bilgi-iletişim akışının tek başına yukarıdan aşağıya ya da aşağıdan yukarıya tek boyutlu değil, çok boyutlu, interaktif veya senkronize olmasıdır. Daha açık bir ifadeyle, siyasi kurumlardan yurttaşlara ya da yurttaşlardan kurumlara iletilecek ve eş zamanlı olarak fikirleri tartışmaya imkan vermeyecek yapılar bilgiyi aktarmanın ötesinde işe yaramaz. Oysa ki anayasa yapımı gibi hayati bir konuda amaç anayasaları Türkiye ve dünyadaki uygulamalarıyla, hazırlanan taslaklarla sadece yurttaşları bilgilendirmek ve onların görüşlerini almakla sınırlı kalmamalı, yurttaşlar da oyuna karar verici olmasalar da, söz söyleyen aktif katılımcılar olarak dahil edilmelidirler.

‘Katılımcı yurttaş’ modeli

Hazırlanan web sitesinin en temel eksikliği; genel olarak yurttaşları anayasa konusunda bilgilendirmeyle sınırlı kalması ve yurttaş katılımına yönelik mekanizmanın görüş aktarma dışına çıkamamasıdır. Anayasa gibi teknik bir konuda, doğası gereği içeriğe ilişkin çok sınırlı, genel bilgilere sahip ya da bilgisi olmayan yurttaşlar için sitede “dünya anayasaları” başlığı altında siteye konmuş anayasaların çoğunun İngilizce olması, konunun aceleye getirilmiş olduğu izlenimi de doğurmaktadır. Yurttaş odaklı katılım sürecini işletecek mekanizma ise “Görüşleriniz” başlığı altında yurttaşların taslağa ilişkin görüş ve önerilerini sadece aşağıdan yukarıya bilgi aktarımı şeklinde öngörmekle sınırlı tutulmuştur. Süreç içinde mutlaka yurttaşı bu web sitesi üzerinden interaktif (senkronize) olarak sürece dahil edecek mekanizmaların geliştirilmesi, sürece katılım ve meşruiyet takviyesi yapacaktır.

Taslağa ilişkin sohbet odalarının oluşturulmasından, başkanla yapılacak forumlara, elektronik anayasa mitinglerine kadar çeşitli yöntemler tahayyül edilip, web sitesine konacak yeni sanal mekanizmalar, anayasa yapımına yurttaş elinin değmesi anlamında önemlidir. Web sitesi dışında farklı sosyal ağlar aracılığıyla da yurttaşın bu sürece dahil edilmesi, anayasacılık geleneğimizdeki kışla düzeni anlayışı yerine “gün ışığında anayasa” yapımına geçiş bağlamında önemlidir. Yeni Türkiye’ye yakışan da budur.

Star, 24.10.2011

  
2369 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi