• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam93
Toplam Ziyaret686819
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.26107.2901
Euro8.58788.6223
Semerkew
‘Anadil karşıtlığı’ resmî ideoloji dayatmasıdır ama, fıtrata aykırı!

SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

USA emperyalizminin DEAŞ’la Mücadele Özel Temsilcisi Brett McGurk’ün, 'Suriye-İdlib'de terör örgütleri' olarak nitelediği güçlerin mevcudiyetini Türkiye himayesinde gösterip yeni entrikalar peşinde olması ve PKK/YPG’yi en modern silahlarla boğazına kadar silahlandırması ve Barzanî’nin Kuzey Irak’ta yapılacağını açıkladığı referanduma da 'yeşil ışık' yakıp, bir Kürt Devleti kurarak Ortadoğu’da yeni bir güç dengesi oluşturma yolundaki çabaları devam ederken.. 

Geçen hafta, Meclis’in tatile girmeden önceki son birleşiminde, Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın ile HDP milletvekili Meral Danış Beştaş arasında ilginç bir tartışma yaşanmış... 

Bu tartışma konumuzla ilgili kısımları, Meclis tutanaklarına göre şöyle:

BEŞTAŞ:(…)Herkes Kürtleri ve diğer farklılıkları Türkleştirmeye çalıştı ama başaramadı. Bir kısmı asimile olmuş olabilir ama ben kendi adıma söyleyeyim: Benim Kürt olmamı, ana dilimin Kürtçe olmasını bu tüzük değiştiremez. Sn. Meclis Başkanvekili 'eşitiz' dedi. Eşit değiliz. Mâdem eşitiz, neden benim çocuklarım ana dilinde eğitim göremiyor?

AHMET AYDIN: Sn. Beştaş, ben de kayıtlara geçsin diye söylüyorum. Annem Kürt, babam Kürt, ana dilim Kürtçe, Türkçeyi sonradan öğrendim. Hiçbir zaman Kürtlüğümü inkar etmedim ama hiçbir zaman hayatımda Kürtçü de olmadım. Kürt olmak ayrı, Kürtçü ya da Türkçü olmak farklı bir şey. Bir zamanlar Beyaz Türkler vardı, kendilerinden başkasını Türk saymazlardı ama görüyorum ki şimdi de beyaz Kürtler var, kendilerinden başkasını Kürt saymıyorlar.

BEŞTAŞ: Hakları savunmuş olmak Kürtçü olmak anlamına gelmez.

AYDIN: "... Türk olmak, Kürt olmak hiçbirimizin elinde değil. Ben insanım diyorum, elhamdülillah Müslümanım diyorum. Gerisi hikaye..

***

HDP milletvekilinin ‘eşit değiliz’ derken getirdiği delil üzerinde, niyeti ne olursa olsun, durulmalıdır ve o mantığa karşı çıkmanın iltihabı, zaman zaman bünyeyi ateşe salmaktadır. ‘Türk’e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri..’ temelinde verilen bir ‘kemalist-laik-Türkçü’ eğitimin ve bütün nesilleri tek bir kişinin ismine perestiş edercesine bağlamanın, karşımıza, ‘Kürtleri ben yarattım, ben olmasam siz yoktunuz..’ diyen Kürt kemalisti bir başta ‘laik- ikon’ çıkardığını unutamayız. 90-100 yılımız bu yanlışların sosyal sancıları, acıları ve derin çalkantıları içinde geçti-geçmekte...

Elbette, bu yarayı kanatmak isteyenler de çıkacaktı karşımıza...

Keşke, Meclis Başkanvekili A. Aydın’ın, yukarıda, altını çizerek aldığımız son cümlesini esas alan bir eğitim temelinde yetiştirseydik kitleleri..

***

Korkmayalım kimsenin ana dilinden.. Ve alalım bu silahı, kötü niyetlilerin elinden.. Nasıl ki, Avrupa ülkelerindeki vatandaşlarımızın Türkçe olan anadillerinin öğretilmesi için çaba harcıyorsak, kendi ülkemizde, anadili farklı olanların arzu ve taleplerine de aynı mantıkla ve sağlıklı şekilde yaklaşabilmeliyiz.

Biz ki, dil ve kavim farklılıklarına rağmen 1400 yıllık bir aynı inanç potasında kaynaşmış İslam Milleti olarak yaşamanın engin tecrübesine sahibiz. Kalb diliyle hem-ahenk olamazsak, ağızdaki dil birlik sağlamaya yetmiyor. Yanlışta ısrar etmek yerine, inancımızın mantığına teslim olalım, bu iltihaplı yarayı ancak onunla temizleyebiliriz.

(Bu satırların sahibinin ana dili Türkçedir. Bu fıtrî duruma karşı bir takım dayatmaları kabul etmemek nasıl hakkım ise başkalarının anadili etrafındaki bütün haklarına da saygı göstermem gerekir.

Resmî ideolojinin zehirli faturasını ödemek zorunda olmadığımız gibi, başkalarına ödetmek hakkımız da yoktur.)
________________
STAR, 2 Ağustos 2017

  
684 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi