• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam287
Toplam Ziyaret1382681
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar46.000646.1850
Euro53.156853.3698
Semerkew
Faruk Arslandok
arslandok@gmail.com
Talepler Ve Siyaset
12/11/2012

Toplumsal taleplerin devlet yönetimine yansıtılabileceği en önemli kanallardan birisi siyasettir. Talep ve düşünceler, bunları sahiplenen kesimlerin doğrudan siyasetin içinde olması veya siyaset kanallarını etkilemesi ile hayata geçirilebilecektir. Dile getirilmeyen ve arkasında durulmayan isteklerin hayata geçirilmesini beklemek, “piyango bileti almadan ikramiye çıkmasını beklemeye” benzer bir durumdur.

Toplum kesimlerinin talep ve düşüncelerini şiddet kullanmadan dile getirmeleri ve bunların hayata geçirilmesini istemeleri en temel demokratik haklarıdır. Taleplerin nasıl algılandığı ise ülkedeki demokratik seviyenin bir göstergesidir. Taleplerin somut ve anlaşılır bir şekilde, siyasi platforma taşınması ve görünür kılınması ilgili kesimlerin sorumluluğunda olup, bu durum aynı zamanda demokrasinin gelişmesine de katkıda bulunacak mahiyettedir. Dile getirilmeyen veya dile getirilip arkasında istikrarlı bir şekilde durulamayan talep ve istekler ülke yönetiminde temsil olanağı bulamayacaktır. Bu durum ilgili kesimlerde sorumluluklarını yerine getirmeme çelişkisini de barındıran bir memnuniyetsizlik yaratacaktır.

Kendisini bu ülkenin önemli toplumsal kesimlerinden birisi olarak gören biz Çerkesler, kendi aramızda, sürgünden günümüze kadar ülke için, ne çok fedakarlıklar yaptığımızı, siyaset, kültür, sanat ve spor alanlarında ülkeye ne kadar önemli katkılarda bulunduğumuzu, ancak bu süreçte önemli ölçüde asimilasyona uğradığımızı, dilimizi, kültürümüzü ve kimliğimizi kaybetme aşamasına geldiğimizi dile getiriyoruz. Ülkeye kattıklarımızla içinde bulunduğumuz durumun çelişkisinden üzüntü duyuyoruz. Ancak bu olumsuz gidişin durdurulması için yapılması gerekenleri demokratik kanallardan meşru bir şekilde dile getirme konusunda oldukça çekingen (hatta utangaç) davranıyoruz. Bunun bir nedeni ülkemizdeki devlet ideolojisinin toplumdaki farklılıkların dile getirilmesini devletin varlığı için korkulacak  bir durum olarak algılaması ve görmezlikten gelmesidir. Bir diğer neden ise birinci nedenin ve talepkar olmayı ayıp gören kültürel özelliklerinin de etkisi ile Çerkeslerin geliştirdikleri yaklaşımdır. Çerkesler yakın zamana kadar, özellikle devletin hamisi konumundaki çevrelerce, birkaç arızi durumu saymazsak, devlete sadık, dili, kültürü ve kimliği ile ilgili sorun! yaratacak talepleri olmayan, farklı bir etnik kimliği bulunmayan bir topluluk konumuna yerleştirilerek “aferinlenmiş”lerdir. Bu durum toplumsal yaşama da bu şekilde yansımıştır. Çerkesler de üzerlerine yapıştırılan bu etiketi kabullenmişler ve aksine bir yaklaşımın kendilerine verilen “aferin” lerin geri alınmasına ve ihanetle suçlanmalarına neden olacağı korkusu ile uzunca bir süre bu kötüye gidiş konusunda seslerini çıkarmamışlardır. Ancak gelinen noktada, sürecin böyle devam etmesi halinde dilleri, kültürleri ve kimlikleri ile var olmalarının oldukça zorlaştığı görülmektedir.

 

Bir topluluğun kendi dili, kültürü ve kimliği ile var olmayı ve bunları geliştirip gelecek kuşaklara aktarmayı istemesi en demokratik, temel insan hakkıdır. Bunun aksini söylemek ise demokrasi ve insan haklarıyla bağdaşır bir durum değildir. Zaten hiç kimse de açıkça bunun aksini dile getirmemektedir. Demokrasi ile sorunlu olduğu bilinen çevreler ise karşı duruşlarını daha çok başka gerekçeler (birlik ve beraberliğin zedelenmesi/ülkenin özel koşulları) ve korkular (bölünme/bölücülük) öne sürerek dile getirmektedirler. Halbuki demokratik taleplerin karşılanması, ilgili kesimleri memnun edeceği için ülkede barış ve huzurun sağlanmasına önemli ölçüde katkı sağlayacaktır. Gelişmiş demokrasilerdeki uygulamalar da bu görüşü doğrulamaktadır.

Çerkesler, dillerini, kültürlerini ve kimliklerini kaybetmemek ve geliştirmek için;

 

-         Çerkes dillerinde 24 saat yayın yapan Televizyon ve radyo,

-         Dillerinin ana sınıflarından itibaren ilk ve orta eğitimde öğrenilebilmesi (daha ileri bir aşama olarak Çerkesce eğitim yapan seçmeli bölgesel okullar)

-         Kültürlerini geliştirmelerine yardımcı olacak kültür merkezlerinin kurulması ve desteklenmesi

 

… gibi taleplerde bulunmakta, dil, kültür ve kimliğin korunması ve geliştirilmesi yönünde pozitif ayrımcılık talep etmektedirler. Bu tür taleplerin hayata geçirilmesi, ülke yönetiminin silaha ve şiddete bulaşmamış taleplerin siyasi platformda dikkate alınacağı yönündeki söyleminin samimiyeti konusunda da bir gösterge olacaktır. Bu durumun ülkemizin dış dünya nezdindeki algılamasını pozitif yönde etkileyerek itibarını artıracağı düşüncesindeyiz. 

Ankara’da Çerkesce Televizyon ve Radyo konusunda siyasi parti temsilcileri ile yapılan görüşmeler Çerkeslerin taleplerini siyasi platforma taşımakta ne kadar yetersiz kaldıklarını gözler önüne sermiştir. Görünen o ki yakın zamana kadar bu alandan ne bir kervanımız geçmiş, ne de bir kuşumuz konmuştur. Daha çok (bu talepleri dile getirenlerin muhatap alınmaması, görüşülmemesi yönündeki) kendi iç çekişmelerimiz yansımıştır.

Ankara’da yapılan görüşmelerde dile getirilen konulardan birisi de Çerkes Soykırımının parlementoya taşınması konusudur. Görüşülen parlamenterlerin bu konudaki yaklaşımları da negatif değildir.

Taleplerimiz konusunda, parlementoda temsil edilen bütün partiler, onlar bizi muhatap aldıkları sürece bizim muhatabımız olmalıdır. Taleplerin siyasi platformda hayata geçirilecek bir kabul görmesi ise arkasında kuvvetli bir toplumsal desteğin olmasıyla mümkündür. Çerkes halkı taleplerini destekleyecek toplumsal bilinci ortaya koymalıdır. Bu bilinçle ülkenin demokrat ve özgürlükçü kesimlerinin buluşmasını ve işbirliğini de geliştirmelidir.

Sözkonusu toplumsal biliç kuvvetli bir diasporanın inşası için de bir gerekliliktir. Kuvvetli bir diasporanın varlığı ise anavatandaki gelişmelerin Çerkeslerin lehine olacak sonuçlara yönlendirilmesinde önemli bir işleve sahip olabilecektir.

Yazıyı bir özdeyişle bitirelim; “Taşı Delen Suyun Gücü Değil, Damlaların Sürekliliğidir.”



2319 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

21 Mayıslar Devam Ediyorsa Biz Ne Yapıyoruz? - 25/05/2013
DÇB’nin almış olduğu bu kararların Çerkesler için somut ve kabul edilebilir sonuçlar yaratıp yaratmayacağı konusunda ikna edici bir açıklama yapmasının zamanı gelmemiş midir?
Tehditle sonuç alınır mı? - 12/06/2012
Adalet arayan, haklı bir davanın savunucularını tehditlerle sindirmeye çalışmanın umulan sonucu yaratmayacağı bilinmelidir. Çerkes halkı tehditler karşısında sağduyusunu yitirmeden haklı davasını savunmaya devam edecektir.
Demokratik ve Doğal Haklarımız - 26/04/2012
Hak taleplerinin görünürlüğünü ortaya koymak bakımından kitlesel gösteri ve mitingler yadsınamayacak bir öneme sahiptir. 29 Nisandaki Kayseri Mitingi halkımızın kendi taleplerini ortaya koyma ve sahip çıkma iradesinin bir göstergesi olacaktır.
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi