
Faruk Arslandok
arslandok@gmail.com
21 Mayıslar Devam Ediyorsa Biz Ne Yapıyoruz?
25/05/2013
Bana “1864’ten bugüne, Büyük Çerkes Soykırımı ve Sürgününü Dünyanın gündemine getirmek için ortaya çıkmış en büyük fırsat nedir?” diye sorsanız hiç tereddütsüz “Soçi olimpiyatlarıdır” derim. 1864 yılında Rusların Kafkasya’yı tamamen işgali ile sonuçlanan sürecin, tarihte görülen en büyük soykırımlardan birine sahne olduğu ve aynı derecede trajik bir sürgünle sonuçlandığı tarihi bir gerçek ise (ki öyledir), bu durumu Dünyanın dikkatine getirmesi gerekenler de hiç kuşkusuz Çerkeslerdir. Rusya Federasyonu’nun koskoca Rusya’da başka yer kalmamış gibi, Dünyada barış ve kardeşliğin sembolü olarak gösterilen bir organizasyonu gerçekleştirmek için (katillerin dönüp dolaşıp cinayeti işledikleri yere gelmesi gibi) soykırım yapılan toprakları seçmiş olması, aynı zamanda bu soykırım ve sürgünü Dünyanın dikkatine getirme fırsatını da içinde barındırmaktadır. Çerkesler bu olimpiyatların yapılmasını önleyerek, önleyemiyorlarsa; önlemeye yönelik faaliyetleri kapsamında, Dünya çapında yapacakları protestolarla, hafızalardan silinmeyecek derin bir “hayır” damgası vurmayı becerebilmelidirler. Olimpiyatların önlenmesi için Dünyadaki özgürlükçü bütün çevreleri, oluşumları, resmi/gayrı resmi organizasyonları etkilemeye, harekete geçirmeye yönelik faaliyetleri yürütmelidirler. Rusların bu olimpiyatları yapmakta gösterecekleri kararlı tutum kadar kararlı bir karşı kampanyayı yürütmelidirler. Bu olimpiyatların engellenemeyecek olması gibi gerekçeler Çerkeslerin yürüteceği karşı kampanyadaki kararlılıklarını hiçbir şekilde etkilememelidir. Bu gerekçelerle sulandırılmamalıdır. Aksi halde bugüne kadar ortaya konulmuş olan karşı söylemlerin inandırıcılığı kalmayacaktır. Olimpiyatlara neden karşı olunduğu çok somut bir şekilde ortaya konulmalı ve sonuna kadar arkasında durulmalıdır. Bu karşı kampanyada bütün Dünya Çerkesleri, Dünyadaki özgürlükçü, barışçı, haksızlıklara tepki gösteren çevreler önemli birer aktör olarak görülmekle birlikte ana unsur (deyim yerindeyse dinamosu) Türkiye Çerkesleri olmalıdır. Bunun tarihi sorumluluğu da onların üzerindedir. Çerkesler bu olimpiyatlara neden karşıdırlar? - Olimpiyatların yapılacağı bölge tarihi Çerkes toprakları olup, soykırımın en somut sembollerinden biridir. Çerkesler kendilerine yapılmış olan tarihi haksızlığın kabul edilip kendilerinden özür dilenmesi ve Çerkesler üzerinde yaratılan tahribatın telafi edilmesi yönünde bir irade gösterilmeden bu topraklarda olimpiyat yapılmasını istememektedirler. Aksi durum; Çerkesleri yok saymanın dünyanın gözü önünde meşrulaştırılması olup, olimpiyatların ruhuna, barış ve kardeşlik söylemine temelden aykırıdır. - Olimpiyatlar için yapılan tesisler bu bölgenin doğal, ekolojik varlığını tahrip edecek mahiyettedir. Bu durumda insanlığın ortak geleceğine yönelik bir umursamazlıktır. Bu durum, yılda bir kez, 21 Mayıs yıldönümlerinde yapılacak protestolar veya protestomsu mırıldanmalarla geçiştirilmemelidir. Sonuç elde etmek için protestolar olimpiyatların yapılacağı tarihe kadar artan bir ivme ve sayısal çoğunlukla kararlı bir şekilde sürdürülmelidir. 21 Mayıslarda alanlara çıkanların sair zamanlarda geriye çekilmesi anlaşılabilir değildir. Protesto eylemi yapmak hiçbir gurubun tekelinde olmadığına göre, her bireyin, her gurubun kendisi olarak bu protesto eylemlerinde yer almasının önünde bir engel yoktur. Dışarıdan bakanlar bu eylemleri Çerkeslerin yaptığı protestolar olarak görmektedir. Onlar için, kendi içimizdeki guruplaşmalar bir anlam ifade etmemektedir. Bu kadar belirgin, ortak bir hedefte bile bir araya gelip güçlü bir ses verememek kabul edilebilecek bir yaklaşım değildir. Bazıları, olimpiyatların Çerkeslere fayda sağlayacak şekilde yapılması için çalışmamız gerektiğini önermektedirler. Bu olimpiyatların Çerkeslere sağlayacağı en anlamlı faydayı perdelemek istercesine. DÇB Olimpiyatları gündemine almış, oy birliği ile çizgisini belirlemiştir. “Sportif faaliyetler barışa, karşılıklı anlayışa, sorunları diyalogla çözmeye hizmet eder. Dolayısı ile 2014 kış olimpiyatlarının Soçi’de yapılacak olmasına karşı çıkılamaz. Buna karşı çıkmak barışa karşı çıkmaktır” görüşünü benimsemiştir. Yine DÇB’ye göre, her adımda Olimpiyatlar için seçilmiş coğrafyanın Çerkeslerin anavatanı olduğu vurgulanmalıdır. Çerkeslerin bu coğrafyanın otokton halkı olduğunun altı çizilmeli, etkinliklerdeki yeri ona göre belirlenmelidir. DÇB bu konuda projeler geliştirecek, hem Rusya Federasyonu hem de Dünya Olimpiyat komitelerine sunacaktır. DÇB’nin genelde karşı olmadığı Olimpiyatlar’a desteği de koşulludur. Kesin tavrı da alacağı yanıtlara göre netleşecektir. Yukarıdaki satırlar bir yazıdan alıntıdır. DÇB’nin Soçi Olimpiyatları ile ilgili yaklaşımını ifade etmektedir. Olimpiyatların barışa, karşılıklı anlayışa, sorunların diyalogla çözümüne hizmet ettiği tekrarlana gelen bir söylemdir. Ancak, modern olimpiyatlar 100 yılı aşkın bir zamandır yapılmasına rağmen dünyanın hangi köklü sorununun çözümüne gözle görülür somut katkısı olmuştur? Sorusunu sormadan edemiyorum. Dünyadaki savaşlara, soykırımlara, sömürüye, açlığa, gelir dağılımı bozukluğuna, çevre katliamına, işkenceye, ötekileştirmeye, militarizme, totalitarizme ve benzer olumsuzlukların sona ermesine somut, ölçülebilir olumlu katkısı olmuş mudur? Olmuşsa ne kadar olmuştur? Teorik olarak olumsuz katkısı olmadığı söylenebilir olmakla birlikte, bir takım olumsuz gelişmelerin gözden uzak tutulmasına sebep olduğu da söylenebilir. Soykırım topraklarında, soykırımı kabul edip Çerkesler üzerinde yarattığı tahribata değinmeden, bu tahribatın olumsuz sonuçlarını giderme yönünde bir irade ortaya koymadan, olimpiyat yapıp güle oynaya dağılmanın sözü edilen “barışa, karşılıklı anlayışa ve sorunların diyalogla çözümüne” ne kadar katkısı olur? Olimpiyatlar yapıldığı için kendiliğinden, sözü edilen amaçlara hizmet etmez. Olimpiyatlar dünyanın en seçkin sporcularının yarıştığı bir alandır. Olsa olsa bu organizasyonları yapanların, bu alanda yarışan ve bütün dünyanın tanıyıp izlediği kişilerin sözünü ettiğimiz olumsuzluklara bakış açıları ve bunlara karşı alacakları tavır sonuç yaratıcı olabilir. Benim bugüne kadar izlediğim olimpiyatlarda organizatörlerin ve olimpiyat yıldızlarının dünyanın sorunları karşısındaki yaklaşımları çok da iyimserlik yaratacak bir görüntü vermemektedir. DÇB’nin yukarıdaki alıntıda belirtilen kararları paralelinde;- Ne gibi projeler geliştirdiği/geliştireceği, - Geliştirdiği/geliştireceği projeleri ne zaman Rusya Federasyonu’na ve Dünya Olimpiyat Komitelerine sunduğu/sunacağı, - Olimpiyatlar için seçilmiş coğrafyanın Çerkeslerin anavatanı olduğunun her adımda vurgulanması, Çerkeslerin bu coğrafyanın otokton halkı olduğunun altının çizilmesi, etkinliklerdeki yerinin de ona göre belirlenmesi ön koşulunun kabul görüp görmediği, görmüşse somut sonuçlarının ne olacağı (hangi adımlarda vurgulanacağı, altının hangi aşamalarda çizileceği, Çerkeslerin etkinliklerdeki yerinin ne olacağı) - Bu koşulların yerine getirilip getirilmeyeceğinin hangi zamana kadar belli olacağı, - Kısmi ve zayıf bir kabul görmesi veya kabul görmemesi halinde Dünya Çerkes Birliği’nin kesin tavrının ne olacağı Konularında, temsilcisi oldukları Dünya Çerkeslerini, her aşamada, üyeleri olan anavatan ve diasporadaki dernekler üzerinden bilgilendirmeleri gerektiği düşüncesindeyim. DÇB’nin almış olduğu bu kararların Çerkesler için somut ve kabul edilebilir sonuçlar yaratıp yaratmayacağı konusunda ikna edici bir açıklama yapmasının zamanı gelmemiş midir?
MEDET ÜNLÜ KATLEDİLDİ Katillerin kimler olabileceğini tahmin etmek zor olmasa gerek; Çecen muhalifleri sokak ortasında, güvenlik kameralarının görüş açılarında katletmek sıradan bir eylem haline geldi Türkiye Cumhuriyeti’nde. Bir önceki cinayetle ilgili takipsizlik kararı verildiği haberi yer aldı gazetelerde. Öyle görünüyor ki biz Kafkasyalılar tepki vermediğimiz sürece aynı rahatlıkla işlenmeye devam edecek bu alçakça cinayetler. Failler de meçhul ve sakin bir şekilde yürüyerek geçip gidecekler güvenlik kameralarının önünden. |
|
|
Yorumlar |
| Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
| Talepler Ve Siyaset - 12/11/2012 |
| Dile getirilmeyen veya dile getirilip arkasında istikrarlı bir şekilde durulamayan talep ve istekler ülke yönetiminde temsil olanağı bulamayacaktır. |
| Tehditle sonuç alınır mı? - 12/06/2012 |
| Adalet arayan, haklı bir davanın savunucularını tehditlerle sindirmeye çalışmanın umulan sonucu yaratmayacağı bilinmelidir. Çerkes halkı tehditler karşısında sağduyusunu yitirmeden haklı davasını savunmaya devam edecektir. |
| Demokratik ve Doğal Haklarımız - 26/04/2012 |
| Hak taleplerinin görünürlüğünü ortaya koymak bakımından kitlesel gösteri ve mitingler yadsınamayacak bir öneme sahiptir. 29 Nisandaki Kayseri Mitingi halkımızın kendi taleplerini ortaya koyma ve sahip çıkma iradesinin bir göstergesi olacaktır. |