• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/cerkeshaklari
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam46
Toplam Ziyaret426247
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.56263.5769
Euro3.99524.0112
Semerkew

Anasayfa

Doğrusu bugün tarihe dönüp baktığımızda, 1930'larda Afet İnan'ların Türk Tarih Tezi ve Güneş Dil Teorilerinin artık tedavülden kalktığını söylesek bile, hâlâ resmi kültürel ırkçı Türk kimliğinin çözülerek yerine demokratizmi esas alan "Özgür Yurttaş" kimliğine evrildiğimizi söyleyebilmek için daha işin çok başında olunduğunu söylemek ve ancak kendi sivilliğimiz ve siyasal varoluşumuz içinde özgür yurttaşlığı telaffuz edebildiğimizi, hatta yer yer yaşayabildiğimizi, ama sistemin bu kulvara girmesinin önünde çok ciddi blokajlar olduğunu eklemek gerek.
25.09.2011
Her ülkenin tarihinde kırılma noktaları vardır. O istisnai durumlarda halkta "Sil baştan" yapma arzusu öylesine büyür ki, hiçbir güç gemleyemez. Örneğin, Türkiye'nin kırılma noktası, daha doğrusu dönemi, 27 Mayıs 1960'ta başlayıp 28 Şubat 1997'ye, hatta 27 Nisan 2007'ye kadar uzanan her türlü darbeler sürecidir.
02.09.2011
Geçtiğimiz haftalarda DTK içeriği belirsiz bir "demokratik özerklik" ilan etti. Aralık 2010'da da bir demokratik özerklik taslağı açıklanmış, öz savunma güçlerinden "köy komünleri"ne kadar sol ulusalcı bir totalitarizme teşne, topraklarının ve yetkilerinin sınırları belirsiz bir Kürt özerk bölgesi önerisi ortaya atılmıştı. Referandum öncesinde Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir, demokratik özerklik talebini şöyle tarif etmişti: "Özerk Doğu Karadeniz olacak, özerk Orta Karadeniz olacak, aynı zamanda Özerk Kürdistan olacak." (Radikal, 01.08.2010)
02.09.2011
Bir süre önce Erdoğan "Kürt sorunu yoktur, Kürtlerin sorunları vardır" dediğinde haklı eleştirilerle karşılaşmıştı. Çünkü her şeyden önce Kürtlerin sorunları devletin bu topluluğa etnik kimlikleri nedeniyle yaptığı kısıtlama, haksızlık ve düpedüz zulümden kaynaklanmakta. Diğer bir deyişle devlet onları 'Kürt' olarak algıladığı için bütün bu sorunlar doğdu.
02.09.2011
Aklı başında herkes savaşın çözüm olmadığını söylüyor. Eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş adeta feryat ederek şöyle diyor: "70'lerden beri bu işin içindeyim. Tek çözüm yolu demokratik açılımı sürdürmektir." Bu gerçeğe rağmen anlaşılan bir kez daha kanlı bir çatışma yaşayacağız. Umarım bu çatışma kısa sürer ve derin siyasi sonuçlara yol açmaz.
02.09.2011
Demokrasilerde güvenlik algısından söz ederken, kanımızca soru ve cevap yöntemi ile konuyu ele almak, konunun içinde dağılmamak ve asli konuya odaklanmak için oldukça önemlidir. Biz de bu anlatımımızın içinde, öncelikle konumuz açısından sorular soracak, sonra da sorduğumuz soruların yanıtlarını vermeye çalışacağız.
02.09.2011
“Herkesin dili var, ama aynı dil değil bunlar. Bir toplumun dili öbürününkinden ayrı. Mr. Borwn ile Signor Lombardi, Bay Ahmet ile Herr Schmitz başka başka dilleri konuşur. Her birinin konuştuğu kendi dili, anadili. Konuşulan dillerdeki çeşitlilik ortak yanı örtmez: Anadil, kesintiye uğramadan yeryüzünü kaplayan bir insan başarısıdır.
02.09.2011
Türkiye ilginç bir ülke! Kimileri, devletin yapmak istediği barajlara ve kurmak istediği nükleer santrallere haklı olarak karşı çıkıyor. Karşı çıkışın temel nedeni, doğal zenginliklerin ve sular altında kalacak tarihi kalıntıların yok olmaması. Haklılar, çünkü doğal varlıklarımız ile tarihi kalıntılar, geçmişte bu topraklarda yaşamış olanların bizlere bıraktığı, göz bebeğimiz gibi koruyup gelecek kuşaklara aktarmamız gereken bir miras.
02.09.2011
... 15 ...
chi-cdp






ozgur fm
adigebze I-II
Nükte!

BİZE BENZEYİP BİZDEN OLMAYANLAR...

Kurt, büyümekte olan yavrusuna hayatı öğretiyormuş. Bir tepeye çıkmışlar. Aşağıda yayılan koyun sürüsünü göstermiş ve anlatmış;

- Bak yavrum şu gördüklerin koyundur. Etleri çok lezzetlidir. Yakalaması da kolaydır.

Yavru kurt lafa girmiş ve çobanı göstererek, onun kim olduğunu ve ne yaptığını sormuş. Kurt, çobandan uzak durmasını, elindeki değneğin çok can yaktığını sıkı sıkı tembihlemiş.

Bu sırada yavru kurdun dikkatini sürünün köpeği çekmiş.

- Şu bize benzeyen bir şey var orada, o ne yapıyor?

Kurt, derin bir of çekmiş ve anlatmış:

- Ah yavrum, bizi asıl perişan eden işte o bize benzeyip de bizden olmayandır...
             ***
Bu fıkra neden icab etti?
RF Çerkes Örgütleri Koordinasyon Kurulu, Suriyeli Çerkesler için uluslararası toplantı yapılması isteğinden DÇB ve KAFFED'in baskıları sonucu vazgeçmiş de…

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi