• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi7
Bugün Toplam110
Toplam Ziyaret1308675
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar43.862444.0382
Euro50.958351.1625
Semerkew
Ali İhsan Aksamaz
aksamaz@gmail.com
[Lazca-Türkçe masallar- 3]
23/11/2025

[Lazca-Türkçe masallar- 3]: “Akıl ile Kader”

 

Kader, Akıl ile karşılaşıp sormuş:

--Sen mi daha iyisin, yoksa ben mi?

Akıl şöyle demiş:

--İnsanoğluna sor, o sana söyler.

Kader, bütün dünyayı dolaşmış. İnsanlara kulak vermiş; kimin bu konuda ne düşündüğünü anlamak istiyormuş. Bazı insanlar Akıl’ı övüyormuş, bazı insanlar ise Kader’i övüyormuş. En nihayetinde Kader, Akıl’a gidip şöyle demiş:

--Bazı insanlar beni övüyor, bazı insanlar da seni övüyor. Ama çoğu insan beni övüyor, tabii, ben insanlar için senden daha önemliyim.

Akıl cevap vermemiş.

***

Bir zamanlar fakir bir karı-koca varmış. Altı tane de çocukları varmış. Bir gün kadının kocası vefat etmiş. En büyük oğlu 18 yaşındaymış; evin bütün işlerinin üstesinden geliyormuş. Ekip biçip, tarlayı sürüp, her şeyi alıp getirip ailesini geçindiriyormuş. Bütün köy halkı bu akıllı delikanlıyı tanıyormuş.

Bir gün, bu delikanlı tarla çapalıyormuş.

Akıl, Kader’e şöyle demiş:

--Tarladaki bu delikanlıyı terk edip sana bırakıyorum. Görelim bakalım, senin ona ne faydan dokunacak?!

Akıl, gerçekten de delikanlıyı terk etmiş. Delikanlıdaki Akıl’ın yerini Kader almış. O andan itibaren delikanlı her adımında bir altın bulmaya başlamış.

Böylece delikanlı çok miktarda altın toplamış. Sonra da bu altınları atına yükleyip zamanın padişahına götürmüş. Çok sevinen padişah, delikanlıya kızını vermiş, düğün yapmış.

Gel gör ki o padişahın kızı, komşu ülkenin padişahının oğlunu seviyormuş. Bu olup bitenleri duyunca, o komşu ülkenin padişahının oğlu büyük bir orduyla savaşmaya hazırlanmış. Ne var ki o delikanlının zavallı bir fakirin çocuğu olduğunu anlayınca başka bir yol izleyip küçük bir orduyla şehre girmiş. Padişahın konağı civarında da çokça insan toplanmış.

Komşu ülkenin padişahının oğlu, iki adamını gönderip o fakir delikanlıyı çağırtmış.

--Padişahın kızıyla üç gece bir arada olup onunla yakınlaşmazsan, sana o kadar çok para veririm ki beş yıl boyunca ailene yeter!

Fakir çocuk razı olup gitmiş.

Gece olunca, yaşlı kadınlar fısıltıyla konuşmaya başlamışlar:

--Damat ile gelini artık bir araya getirelim!

Yaşlı kadınlar bir süre sonra damat ile gelini bir odaya buyur etmişler.

Fakir delikanlı, yorganı üstüne örtüp arkasını dönmüş. Sabaha kadar da geline yüzünü hiç dönmemiş. İkinci gece de aynı şekilde davranmış. Üçüncü gece de yine aynı şekilde davranmış. Dördüncü gün padişahın kızı, annesine şöyle demiş:

--Kocam beni önemsemiyor! Beni sevmiyor! Yanıma hiç yanaşmıyor!

 Bunları duyan padişah küplere binmiş. Sonra da askerlerine emir vermiş:

--O delikanlıyı götürüp asın!

Cellatlar, fakir delikanlıyı darağacına götürüp boynunu zincire geçirmişler. İnfaz için artık padişahın emrini bekliyorlarmış.

Akıl, bu olup bitenleri uzaktan izliyormuş. Kader’i hatırlayıp şöyle demiş:

--Nerelerdesin?! Delikanlı ölüyor, hadi gidip yardım etsene!

Kader gerçekten de ortalıkta görünmüyormuş. Akıl gidip yeniden delikanlının kafasına girmiş. İşte o anda delikanlının aklı başına gelmiş:

--Ne oldu?! Neredeyim?! Beni neden asıyorsunuz?! Ben ne yaptım ki?!

Cellatlar:

--Sen, padişahımızın kızına kötü davrandın!

Fakir delikanlı kendisini şöyle savunmuş:

--İlk gece kaynatam padişaha, ikinci gece kayınvalideme, üçüncü gece de akrabalarıma saygı gösterip geline yaklaşmadım. Bizim âdetimiz böyle.  Bizde karı-koca ancak dördüncü gece yakınlaşır.

Delikanlının bu sözlerini duyan padişah hemen emir vermiş:

--Delikanlıyı darağacından indirin!

Bir süre sonra Kader, Akıl’a yolda yetişmiş. Akıl şöyle demiş:

--Senin karışık işlerini ben düzelttim. Eğer ben yetişmemiş olsaydım, delikanlıyı asacaklardı.

Kader şöyle cevap vermiş:

--Senin yetişmen de benim yetişmemdir; ben de oradaydım!

 

 

Nosi do İgbali

İgbali Nosik̆ala kok̆vagu do k̆itxu:

--Si k̆ai yei, manya?

--K̆oçis k̆itxi do kogiǯumes,- uǯu Nosik.

Mteli dunya guilu İgbalik. K̆atta k̆oçis quci meçapt̆u, unt̆u nagnat̆u, mis mu fik̆ii uğut̆u: Bazik Nosi omʒkvap̆t̆u, bazik- İgbali. Soni xolo Nosişa mextu do uǯu:

--Bazik ma momʒkvaps do bazik- si. Dido ma momʒkvapan, helbet, ma skanden dido voe k̆oçişeni. Nosik coğabi va meçu.

Kort̆u ar fuk̆aa çil- kimocci, entepes anş bere uqount̆es. Kimoli ordo doğuu. Didi biç̆i vit̆oovro [18] ǯanei t̆u do oxoiş dulyapeşi mtelişeişeni k̆ai nuk̆vatep̆t̆u: Xaçkup̆t̆u, oktap̆t̆u, mteli-şei muqonop̆tu do ocaxi oskedinap̆t̆u. Kyoiş doloxe nosei biç̆işi coxo uğut̆u.

Ar ndğas, mundes na biç̆i xaçkup̆t̆u, Nosik İğbalis ducoxu do uǯu:

--Ma meaşkume aya biç̆is. Kobžiopt, si muç̆o k̆ai oğodap.

Nosik, mtini, naşku biç̆i do emuşa İgbalik komextu. Emuşk̆ule k̆arta nok̆uçxenis altuni žiopt̆u biç̆i.

Dido altuni kok̆obğu, ʒxenis mok̆idu do patişais konuğu.

Xelebei padişaik k̆ulani- muşi komeçu do ç̆andati duxvenu.

Aya k̆ulani megeem manžagei padişaişi biç̆is qoropt̆u. Aya ambai na şignu, dido askeiten moxtasint̆u muarebeşeni. Hama, ena nagnu ki, zavali fuk̆aaş bee yen, başka gzas kogedgitu, ia ç̆it̆a askeiten komoxtu şeerişa. Padişaiş k̆onağik̆ala daaluk dido mileti kok̆obğut̆u.

 Jur k̆oçi noçku edo fuk̆aa biç̆is ducoxu:

--Si padişaiş k̆ulanik̆ala sum seis kodincir do yanişa va nulu-na, ek̆o para mekçapt-ki, xut ǯanas dubağun skani oxoisya.

Fuk̆aa biç̆i razi diqu do igzalu.

Ena ok̆olumcu, oxorcalepek piti- piti oğağalus kogyoç̆k̆es:

--Noğame do noğamisa kok̆obk̆atatya.

Mʒika vaxtişk̆ule çil- kimoci odaşa kamoçkves.

Fuk̆aa biç̆ik komuitu yoğani, guiktu do ç̆umanişa yeri va iktu. Aşo qu majua do masuma seisti. Maotxa ndğas k̆ulanik nanas duǯu:

--Va memik̆ardepsya, va mqoopsya, yanişa va mulunya.

İa padişaik na şignu, askerepes emri meçu:

--Mindiqonit do kogoǯok̆iditya!

Mamp̆ilupek biç̆i goǯok̆iduşa kiqones, zencilis ti komeşoğapes do padişaişi emri çumet̆es.

Aya ambais Nosi mendraşen oǯk̆et̆u do ek̆ule İgbalis uǯu:

--So re?! K̆oçi ğuun do mexti do konuşolia!

İgbali soti va rt̆u. Nosi mextu do kamaxtu biç̆iş tişa.

--Mu iqu, mot memoşkvidapt, mu p̆i?

--Patişaiş k̆ulanis p̆at̆i oğodi do emuşeni!

--Birinci seis padişais idaeti voğodi, majua seis- damties, masuma seis- xisimepes. Çil- kimocobas maotxa seis gevoç̆k̆apt, çkini adeti aşo yen,- uǯu biç̆ik.

--Kagyonç̆it- tku padişaik.

Nosi konaqonu biç̆is.

Gzas İgbali meç̆işu. Nosik uǯu:

--Ma voduzani sk̆ani ok̆oxvei dulya, ma va mep̆ç̆işat̆i- na, kanoşkvidap̆tezya.

--Si na meç̆işi, ia İgbalişi meç̆işinu t̆u, manti ek vort̆i, - uǯu İgbalik nosis.

 

---------------------- 

[Kaynak kişi: Mamula Osmanis že Tandilava, 1931 doğumlu, Sarpi köyü, Batum, ( Kaynak kitap: Tea K̆alandia, “Lazuri  T̆ekst̆ebi/ K̆olxuri Seria- 5”, Gamomʒemloba Art̆anuci, Tbilisi, 2008), (Gürcü Alfabesinden Latin Alfabesine çevriyazı, düzenleme ve Lazcadan Türkçeye çeviri: Ali İhsan Aksamaz, İstanbul, 2015)] 



499 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

[Lazca-Türkçe Masallar-17]: “Kedi ile çakal” - 02/03/2026
Bir zamanlar bir kedi ile bir çakal arkadaş olmuş. Çakal şöyle demiş: -Sen hep evde kal! Ben aşırıp aşırıp eve tavuk getiririm. Sen de bir güzel pişirirsin! Sonra oturup afiyetle beraber yeriz!
[Lazca-Türkçe Masallar-16]: “Çoban” - 21/02/2026
Ağanın birkaç da çobanı varmış. Bir gün çobanlarından biri ağanın evine gelmiş. Ağa da keçi sürülerinden birini bu çobana teslim etmiş. Çoban, keçi sürüsünü önüne katıp otlamaya götürmüş.
[Lazca- Türkçe Masallar-15]: “Padişah ile karısı” - 15/02/2026
Bir zamanlar bir memlekette bir padişah varmış. Bu padişah, bir gece rüya görmüş. Rüyasında davudî bir ses sormuş: --Zenginliği şu an mı istiyorsun, yoksa sonra mı?
[Lazca- Türkçe Masallar-14]: “Üç erkek kardeş ile bir kız kardeş” - 08/02/2026
Bir zamanlar bir köyde bir adam yaşıyormuş. Bu adamın üç erkek bir de kız çocuğu varmış. Çocukları büyümüş ama o da ihtiyarlayıp yataklara düşmüş. Ölüm erkenden kapısını çalmış. Adam ölürken çocuklarını çağırıp onlara şöyle demiş: Ben artık ölüyorum.
[Lazca- Türkçe Masallar-13]: “Kolkh Medea’” - 02/02/2026
Argonotlar, Kolkhlardan Altın Post’u çalmışlar. Sonra da dere kenarındaki gemiye binmişler. Dereyi aşıp Karadeniz’e ulaşacaklarmış. Böylece denize doğru yolculuklarına başlamışlar.
[Lazca- Türkçe Masallar-12] “Kral ile Çoban” - 27/01/2026
Bir zamanlar bir ülkede bir kral varmış. Bir gün büyük bir toplantı yapıp milletine şöyle demiş: --Ben konuşarak değil, el işaretleriyle bir şeyler anlatacağım. Kim el işaretiyle anlatacaklarımı anlayıp bana doğru cevap vereni vezirim yapacağım.
[Lazca- Türkçe Masallar-11]: “Haram yemeyen adam” - 18/01/2026
Bir zamanlar bir köyde bir adam yaşıyormuş. Bu adam hiç haram bir şey yemiyormuş. Haram yemeyen bu adamın oğlu bir gün akıp giden derede bir elmayı görüp almış. Sonra da o elmayı götürüp babasına göstermiş.
[Lazca- Türkçe Masallar-10]: “Dev” - 10/01/2026
Eski zamanlarda köyde yaşayan bir adamın üç erkek çocuğu varmış. Ölüm yatağındayken büyük oğlunu çağırmış.
[Lazca- Türkçe Masallar-9]: “İki kardeş; biri akıllı, diğeri deli” - 04/01/2026
Bir zamanlar bir köyde iki erkek kardeş yaşıyormuş. Bu kardeşlerden biri akıllı, diğeri tam deliymiş. Hayvan sürüleri varmış. O sürülerinden elde ettikleri kazançla geçiniyorlarmış.
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi