
Ali İhsan Aksamaz
aksamaz@gmail.com
[Lazca- Türkçe Masallar-10]: “Dev”
10/01/2026 --Evladım, her yıl elma ağacımıza bir şey zarar veriyor; yiyip bitiriyor. Bahçede bekçilik et! Zarar veren neyse onu yok et! Adam, daha sonra ikinci oğlunu çağırmış: --Evladım, her sene elma ağacımdaki meyveleri bir şey yiyor. O şey neyse, saklanıp onu öldür! Küçük kardeşlerini hiç kimse adamdan saymıyormuş. Onun için de babası ona hiçbir şey söylememiş. Bir süre sonra adam vefat etmiş. Elma zamanı gelince, bir dev elma ağacına musallat olmuş. Gelip gelip durmadan elmaları yiyormuş. Büyük ağabey, akşamleyin elma ağacını beklemeye gitmiş. Ne var ki hiçbir şeye rastlamayıp eve dönmüş. Sabahleyin ağaca bakınca elmaların yenmiş olduğunu görmüşler. İkinci akşam, ikinci erkek kardeş elma ağacını beklemeye gitmiş. O da bir şeye rastlamayıp eve dönmüş. Sabahleyin bakmışlar ki elmalar yine yenmiş. Üçüncü akşam, adamdan saymadıkları küçük kardeş, eline baltayı alıp elma ağacını beklemeye gitmiş. Gece geç saatlere kadar beklemiş. Uykusu gelmiş ama küçük kardeş olduğu için sağlam bir yürek taşıyormuş. Serçe parmağını kesip onun acısıyla o gece hiç uyumamış. Derken irice bir şey gelip elmaları yemeye başlamış. Delikanlı, o şeye iyice yaklaşıp bakmış. Kendi kendine şöyle demiş: --Bu da ne böyle? Babama benzemiyor! Ağabeylerime benzemiyor! Bu nasıl bir yaratık böyle? Ben onun için serçe parmağımı bile kestim! Gidip o yaratığın sırtına baltasını kuvvetlice vurmuş. Ama kafasını kesmemiş. O dev yaratık yaralı hâlde kaçıp gitmiş. Ertesi gün sabah delikanlı, ağabeylerini o elma ağacına götürmüş. Gittiklerinde yerde kan damlaları görmüşler. Kan damlalarını izleye izleye gitmişler. Kan damlaları oradaki bir kuyunun içine kadar iniyormuş. Kuyunun içine inmeye ağabeylerinin aklı pek kesmemiş. Küçük kardeş şöyle demiş: --Kuyunun içine ben ineyim bari! Kuyunun dibine inince bir kapı görmüş. O kapıyı açmış. Odada genç bir kız görmüş. Genç kız, delikanlıya sormuş: --Sen kimsin? --Ben insanım! Ya sen kimsin? Bahçemizdeki elmaları sen mi yiyordun? --Bahçenizdeki elmaları ben yemiyordum ama elmaları bana dev getiriyordu. Dev, yandaki diğer odada oturuyor. Kapıyı açarsan, onu görürsün. Delikanlı, yandaki diğer kapıyı açmış. O odada güzel genç bir kız oturuyormuş. Delikanlı yandaki üçüncü kapıyı da açmış. Orada da bir başka kız oturuyormuş. Daha sonra delikanlı dördüncü kapıyı açmış. Dev işte orada oturuyormuş. Delikanlı, baltasını indirdiği gibi devin kafasını kopartmış. Daha sonra bu kardeşler, genç kızları devin kuyusundan kurtarmış. Küçük kardeş, genç kızlardan yaşça büyük olanı büyük ağabeyiyle evlendirmiş. Ortanca genç kızı, ortanca ağabeyiyle evlendirmiş. Küçük genç kızla da kendisi evlenmiş. Böylece küçük kardeş hem babasının elmaları kurtarmış hem ağabeylerini evlendirmiş hem de kendi evlenmiş. […] ****** “Divi” Ar k̆̆oçis sum bere kuyonut̆u, do muk ğuru-şi, didi biç̆i muşis ucoxu: --Biç̆i çkimi, uşkuri çkuni k̆̆at̆a ǯanas muntxanik ipxos, haya çvi do doili! Ok̆̆açxe majurani biç̆is ucoxu do uǯu ki baba muşik: --Biç̆i çkimi, uşkuri çkimi k̆̆at̆a ǯanas muntxani ipxos, he muntxani moxta-şi, nont̆k̆̆obi do doili! Ç̆ut̆a bere-na t̆u, k̆̆oçi’stey va şinomt̆es. Ç̆ut̆a bere, k̆̆oçi’steri-na var şinomt̆es-şeni, baba muşik-ti mutu var çinadu do baba muşi-ti hem oras doğuru. Uşkurişi ora moxtu-şi, ar divi moxtu do uşkuri oç̆k̆̆omu. Didi cuma muşi uşkurişi oçuşe igzalu, ama mutu var ažiru do komoxtu. Ç̆umandele uşkuris mendoǯk̆edu-şi, uşkuri ç̆k̆omeri t̆u. Majurani lumcis, majurani cuma-na t̆u, uşkurişi oçuşa igzalu. Hemus-ti mutu va axenu do komoxtu. Ç̆umandele mendoǯk̆̆edu-şi, uşkuri xolo ç̆k̆̆omeri t̆u. Masumani lumcis, unk̆̆ilaşe-na t̆u cuma, k̆oçi-na var şinomt̆es, hemuk burç̆uli dikaçu do uşkurişi oçumaluşa igzalu. Dido serişa-kis çu-şi, nciri komacinu, ama ç̆ut̆a cuma-na t̆u-şeni, guri k̆ap̆et̆i kyužit̆u do hem seriş k̆iti mç̆k̆oni nik̆vatu do hemuşi ç̆vinite bere var inciru. Hem oras ar didi mutxani moxtu do uşkuri ipxort̆u-şi, hem bere konaxolu do berek tku ki: --Haya mu oren? Babas var nungams! Cumalepe çkimis var nugams! Haya mu moç̆k̆̆vaderi muntxani ren? Hamuşeni ma hamseri k̆iti mç̆k̆oni-ti mebik̆vati! Bere idu do cinikis ar zori burç̆uli kodoludgu, ama ti var nak̆̆vatu. Divi imt̆u. Ç̆umanişe ç̆umandele didi cumalepe muşi elik̆̆atu do uşkurişa mendayonu. İdes-şk̆̆ule hek diʒxiri kožires. Diʒxiris nantxozes do ok̆ule diʒxiri ar k̆uis kodoloxtu. Didi cumaleps k̆uis doloxtimus ğnosi var nuk̆̆vates. Ç̆ut̆a cuma muşik: “Ma dolopta”-ya do k̆̆uis geylu. Tude geylu-şi, ar nek̆na kogonǯk̆u biç̆ik. Nek̆̆na gonǯk̆̆u-şi, ar bozok k̆̆itxu: --Si min ore? Biç̆ik uǯu-ki: --Ma k̆̆oçi bore! Si min ore? Uşkuri si ipxort̆i-r-i? Bozok uǯu-ki: --Ma uşkuri var bibxort̆i, ama divik komomiğu. Majua nek̆̆na gonǯk̆̆a-na, divi hek molaxen. Ha biç̆ik majurani nek̆̆na gonǯk̆̆u-şi, hek-ti ar mskva bozo molaxet̆u. Masumani nek̆̆na gonǯk̆u-şi, hek-ti a’çkva bozo molaxet̆u. Maotxani nek̆na gonǯk̆uşi, divi hek molaxet̆u. Divis burç̆uli gyocinu do ti nok̆vatu. Didi bozo-na t̆u didi cuma muşis komeçu. Ortani bozo-na t̆u ortani cuma muşis komeçu. Ç̆ut̆a-na t̆u, muk keç̆opu. Divi doilu, uşkuri muşletinu, cumalepe muşi doçilu, muk-ti diçilu. […] ------------------ [Kaynak kitap: Sergi Jğent̆i, “Ç̆anuri T̆ekst̆ebi/ Arkabuli K̆ilok̆avi”, S S R K̆ Meʒnierebata Ak̆ademiis Sakartvelos Piliali, Ak̆ad N. Maris Sax. Enis, İst̆oriasa da Mat̆er. K̆ult̆uris İnst̆it̆ut̆i, T̆pilisi, 1938, (Gürcü Alfabesinden Latin Alfabesine çevriyazı, düzenleme ve Lazcadan Türkçeye çeviri: Ali İhsan Aksamaz, İstanbul, 1999)] |
|
|
Yorumlar |
| Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
| [Lazca-Türkçe Masallar-16]: “Çoban” - 21/02/2026 |
| Ağanın birkaç da çobanı varmış. Bir gün çobanlarından biri ağanın evine gelmiş. Ağa da keçi sürülerinden birini bu çobana teslim etmiş. Çoban, keçi sürüsünü önüne katıp otlamaya götürmüş. |
| [Lazca- Türkçe Masallar-15]: “Padişah ile karısı” - 15/02/2026 |
| Bir zamanlar bir memlekette bir padişah varmış. Bu padişah, bir gece rüya görmüş. Rüyasında davudî bir ses sormuş: --Zenginliği şu an mı istiyorsun, yoksa sonra mı? |
| [Lazca- Türkçe Masallar-14]: “Üç erkek kardeş ile bir kız kardeş” - 08/02/2026 |
| Bir zamanlar bir köyde bir adam yaşıyormuş. Bu adamın üç erkek bir de kız çocuğu varmış. Çocukları büyümüş ama o da ihtiyarlayıp yataklara düşmüş. Ölüm erkenden kapısını çalmış. Adam ölürken çocuklarını çağırıp onlara şöyle demiş: Ben artık ölüyorum. |
| [Lazca- Türkçe Masallar-13]: “Kolkh Medea’” - 02/02/2026 |
| Argonotlar, Kolkhlardan Altın Post’u çalmışlar. Sonra da dere kenarındaki gemiye binmişler. Dereyi aşıp Karadeniz’e ulaşacaklarmış. Böylece denize doğru yolculuklarına başlamışlar. |
| [Lazca- Türkçe Masallar-12] “Kral ile Çoban” - 27/01/2026 |
| Bir zamanlar bir ülkede bir kral varmış. Bir gün büyük bir toplantı yapıp milletine şöyle demiş: --Ben konuşarak değil, el işaretleriyle bir şeyler anlatacağım. Kim el işaretiyle anlatacaklarımı anlayıp bana doğru cevap vereni vezirim yapacağım. |
| [Lazca- Türkçe Masallar-11]: “Haram yemeyen adam” - 18/01/2026 |
| Bir zamanlar bir köyde bir adam yaşıyormuş. Bu adam hiç haram bir şey yemiyormuş. Haram yemeyen bu adamın oğlu bir gün akıp giden derede bir elmayı görüp almış. Sonra da o elmayı götürüp babasına göstermiş. |
| [Lazca- Türkçe Masallar-9]: “İki kardeş; biri akıllı, diğeri deli” - 04/01/2026 |
| Bir zamanlar bir köyde iki erkek kardeş yaşıyormuş. Bu kardeşlerden biri akıllı, diğeri tam deliymiş. Hayvan sürüleri varmış. O sürülerinden elde ettikleri kazançla geçiniyorlarmış. |
| [Lazca- Türkçe Masallar-8]: “İki Arkadaş” - 29/12/2025 |
| Çok eski zamanlarda bir köyde iki genç çok yakın arkadaşmış. Bir gün birbirlerine şöyle demişler: --Kötü hâldeyiz; paramız yok! Biz en iyisi gurbete gidip çalışalım! Orada biraz para kazanalım! |
| [Lazca-Türkçe Masal- 7]: “Kötü Niyet” - 20/12/2025 |
| Bir gün iki kardeş bir araya gelip ormana ava gitmiş. Öğlene kadar çok dolaşmalarına rağmen, bir türlü hiçbir şey avlayamamışlar. Dinlenmek için bir gürgen ağacının altında oturmuşlar. Nereden çıkıp gelmişse, bir ihtiyar adam gelmiş. |
Devamı |