• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi7
Bugün Toplam779
Toplam Ziyaret1308012
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar43.854344.0300
Euro51.437851.6439
Semerkew
Ali İhsan Aksamaz
aksamaz@gmail.com
[Lazca-Türkçe Masallar-17]: “Kedi ile çakal”
02/03/2026



Bir zamanlar bir kedi ile bir çakal arkadaş olmuş.

Çakal şöyle demiş:

--Artık kardeş olalım!

Kedi:

--İyi ya!

--Sen hep evde kal! Ben aşırıp aşırıp eve tavuk getiririm. Sen de bir güzel pişirirsin! Sonra oturup afiyetle beraber yeriz!

Kedi, çakalın söylediklerini pek beğenmiş.

Çakal, bir yerlerden tavuk aşırıp eve getiriyormuş. Kedi de o tavukları pişiriyormuş. Pişiriyormuş ama besili tavukları kendi yiyip, pişirdiği sıska tavukları çakala ayırıyormuş. Bir, üç, beş; hep böyle yapıyormuş. Çakal, eve gelip kedinin pişirip kendine ayırdığı tavuklara bakıyormuş. Sonra da şöyle diyormuş:

--Kedi kardeş, bu tavuk pek sıska!

--Çakal kardeş, çok haklısın! Ama ben ne yapabilirim ki? Sen de hiç besili tavuk getirmiyorsun ki, canım! Cılız tavuk da işte böyle oluyor!

Bir gün çakal yine bir yerlerden tavuk aşırmaya gitmiş.

Ayıya rastlamış. Şöyle demiş:

--Benim öyle bir erkek kardeşim var ki! Bir görsen, çalı gibi bıyıkları var!

Ayı merak etmiş:

--Ne olur, erkek kardeşini bana bir göster!

--Sen ne diyorsun? Erkek kardeşim gördüğünü yiyor! Seni bir görse, hemen yer! En iyisi sen bir ağaca çık! Orada saklan! Erkek kardeşim ormanda gezmeye çıktığı zaman oradan gör!

Ertesi gün çakal yolda giderken kurda rastlamış. Kurda şöyle demiş:

--Benim çok kötü bir erkek kardeşim var! Bir görsen, çalı gibi bıyıkları var!

-- Deme! Hele onu bana bir göster!

--Erkek kardeşim gördüğünü yiyor! Onu görmek öyle olmaz! Ama ormana gezmeye gelecek. Sen toprağı kazıp çukur aç. İçine gir! Oradan gör!

Üçüncü gün yolda domuza rastlamış. Çakal şöyle demiş:

--Benim nasıl bir erkek kardeşimin olduğunu, sen biliyor musun? Çalı bıyıklı çok kötü bir şey!

--Öyle mi? Onu bana bir göster de göreyim!

--Bak, bugün- yarın ormana gezmeye gelecek. Kayalık bir yerlerde oturup saklan! Oradan gör!

Kurt ormanda uygun bir yeri kazmış. Çukur açıp içine girmiş. Merakla beklemeye başlamış.

Ayı bir ağacın üstüne çıkıp saklanmış. O da orada merakla beklemeye başlamış.

Domuz da kayalık bir yerlerde oturup kendini saklamış. O da merakla beklemeye başlamış.

Bir süre sonra kedi, ormanda gezmeye gelmiş.

Kurt, kazdığı çukurdan gizlice kediyi gözetliyormuş. O sırada kedinin önündeki bir yaprak hışırdamış. Oradan geçmekte olan kedi, yaprağı fare sanıp bilmeden kurdun üstüne atılmış. Kurt, “eyvah, beni yiyecek,” diye sıçramış. Kedi, kurttan korkup ağaca tırmanmış. O ağaçta saklanan ayı da çok fena korkmuş:

--Vay! Bu, kurdu yedi, şimdi de beni yemeye geliyor!

Ayı, ağaçtan atlamış. Kedi de ayıdan korkup kayalığa doğru kaçmış.

Kayalıkta saklanan domuz:

--Hepsini yedi. Eyvah, şimdi de beni yemeye geliyor!

Domuz da kayalıktan yuvarlanmış.

Hiçbir şeyden habersiz Kedi ise korku içinde yaşadığı eve dönmüş!

 

*******

 

“K̆at̆u do mk̆yapu”

 

Ar k̆at̆u do ar mk̆yapu manebra dives.

Mk̆yapuk uǯu-ki:

“Cumalepe dobivat-ya!”

K̆at̆uk-ti:

“K̆ai-a!”

Mk̆yapuk uǯu:

“Si oxois doxedi-a. Ma-ya kotume mobime-ya do si dogubi, nebra obibxot-ya.”

K̆at̆uk-ti kodaiceu. Mk̆yapuk moymes kotume. K̆at̆u gubums. Nželi na-ren ipxos, ‘ili-na ren, naşkumes.

Mk̆yapu mulun, goǯk̆en:

“Haya ‘ili ren!”

K̆at̆uk uǯumers:

“Mugvanei kotume va moyonam-ya. Xrak̆a kotumeşi haşo iven-ya!”

A’ndğas mk̆yapu nulun kotumeşa, kotumeşi mexiruşa.

Konagu mtuti. Mk̆yapuk uǯu mtutis:

“Heşo cuma miyonun-ya didi buyuğoni-a.”

Mtutik uǯu:

“Komoǯiri, mu iven-ya!”

Mk̆yapuk:

“Emuk-na žirase şei ipxos-ya. Si gžiras-na, ogipxos-ya. Goxtimuşa germaşa mextas-ya! Ncas exti-a do oǯk̆edi-a t̆k̆obaşa!”

Majuanis mk̆yapus konagu mgei. Mgeris uǯu xolo mk̆yapuk:

“Dido p̆at̆i cuma miyonun-ya! Didi buyuğoni uğun-ya!”

Mgerik uǯu.

“Komoǯiri hea-ya!”

Mk̆yapuk uǯu:

“Na-žirase şei ipxos-ya! Oǯiramu var iven-ya, germaşe mextase-a germas-ya let̆a dontxori-a do komeşaxedi, t̆k̆obaşa oǯk̆edi-a!”

Masumani ndğas konagu ğeci. Mk̆yapuk uǯu ğecis:

“Muperi cuma miyonun giçkin-i-a? Didi buyuğoni p̆at̆i şei-a!”

Ğecik uǯu:

“Komoǯiri hea-ya!”

Mk̆yapuk uǯu:

“Germaşe goxtimuşe-a mextase-a, p̆lak̆is doxedi-a do oǯk̆edi t̆k̆obaşe-a!”

Germas mgerik let̆a dontxoru, komeşaxedu. Mtuti ncas gextu. Ğeci p̆lak̆is komexedu. K̆at̆u komextu goxtimuşa gemaşa.

Mgerik t̆k̆obaşa oǯk̆et̆u. Tolis pavri yotut̆u. Pavri oxink̆anu. K̆at̆us daǯonu mtugi. Nak̆ap̆u mgeişi tolis. Mgei mipxos-ya-do meǯuk̆ap̆u. K̆at̆us aşkurinu, ncas yulut̆u.

Mutis daǯonu-ki:

“Mgei oç̆k̆omu do çkimda mulun-ya!”

Ncaşen meǯuk̆ap̆u, kogasu. K̆at̆u mtutişen aşkurinu, p̆lak̆ik̆ele imt̆u. Ğecis daǯonu:

“Hetepe oç̆k̆omu do çkimda mulun.”

Ğeci-ti hek ingrinu.

K̆at̆u şkurnei oxorişa komoxtu.

******* 

[Kaynak kitap: Sergi Jiğent̆i, “Ç̆anuri T̆ekst̆ebi (Arkabuli K̆ilok̆avi)”, S.S.R.K̆.  Meʒnierebata Ak̆ademiis Sakartvelos Pilialis Gamomʒemloba, T̆pilisi, 1938, (Gürcü Alfabesinden Latin Alfabesine çevriyazı, düzenleme ve Türkçeye çeviri: Ali İhsan Aksamaz, İstanbul, 1999)]

aksamaz@gmail.com



69 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

[Lazca-Türkçe Masallar-16]: “Çoban” - 21/02/2026
Ağanın birkaç da çobanı varmış. Bir gün çobanlarından biri ağanın evine gelmiş. Ağa da keçi sürülerinden birini bu çobana teslim etmiş. Çoban, keçi sürüsünü önüne katıp otlamaya götürmüş.
[Lazca- Türkçe Masallar-15]: “Padişah ile karısı” - 15/02/2026
Bir zamanlar bir memlekette bir padişah varmış. Bu padişah, bir gece rüya görmüş. Rüyasında davudî bir ses sormuş: --Zenginliği şu an mı istiyorsun, yoksa sonra mı?
[Lazca- Türkçe Masallar-14]: “Üç erkek kardeş ile bir kız kardeş” - 08/02/2026
Bir zamanlar bir köyde bir adam yaşıyormuş. Bu adamın üç erkek bir de kız çocuğu varmış. Çocukları büyümüş ama o da ihtiyarlayıp yataklara düşmüş. Ölüm erkenden kapısını çalmış. Adam ölürken çocuklarını çağırıp onlara şöyle demiş: Ben artık ölüyorum.
[Lazca- Türkçe Masallar-13]: “Kolkh Medea’” - 02/02/2026
Argonotlar, Kolkhlardan Altın Post’u çalmışlar. Sonra da dere kenarındaki gemiye binmişler. Dereyi aşıp Karadeniz’e ulaşacaklarmış. Böylece denize doğru yolculuklarına başlamışlar.
[Lazca- Türkçe Masallar-12] “Kral ile Çoban” - 27/01/2026
Bir zamanlar bir ülkede bir kral varmış. Bir gün büyük bir toplantı yapıp milletine şöyle demiş: --Ben konuşarak değil, el işaretleriyle bir şeyler anlatacağım. Kim el işaretiyle anlatacaklarımı anlayıp bana doğru cevap vereni vezirim yapacağım.
[Lazca- Türkçe Masallar-11]: “Haram yemeyen adam” - 18/01/2026
Bir zamanlar bir köyde bir adam yaşıyormuş. Bu adam hiç haram bir şey yemiyormuş. Haram yemeyen bu adamın oğlu bir gün akıp giden derede bir elmayı görüp almış. Sonra da o elmayı götürüp babasına göstermiş.
[Lazca- Türkçe Masallar-10]: “Dev” - 10/01/2026
Eski zamanlarda köyde yaşayan bir adamın üç erkek çocuğu varmış. Ölüm yatağındayken büyük oğlunu çağırmış.
[Lazca- Türkçe Masallar-9]: “İki kardeş; biri akıllı, diğeri deli” - 04/01/2026
Bir zamanlar bir köyde iki erkek kardeş yaşıyormuş. Bu kardeşlerden biri akıllı, diğeri tam deliymiş. Hayvan sürüleri varmış. O sürülerinden elde ettikleri kazançla geçiniyorlarmış.
[Lazca- Türkçe Masallar-8]: “İki Arkadaş” - 29/12/2025
Çok eski zamanlarda bir köyde iki genç çok yakın arkadaşmış. Bir gün birbirlerine şöyle demişler: --Kötü hâldeyiz; paramız yok! Biz en iyisi gurbete gidip çalışalım! Orada biraz para kazanalım!
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi