• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam95
Toplam Ziyaret1433227
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar47.312147.5017
Euro54.446054.6641
Semerkew
Ali İhsan Aksamaz
aksamaz@gmail.com
[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar-1]: “Nodar Dumbadze Sarpi Köyünde”
16/04/2026


Hangi yıl olduğunu hatırlamıyorum. Ünlü yazar Nodar Dumbadze [1928-1984], yöredeki Sovyet askerlerinin günlük hayatlarını kayıt altına almak için Sarpi köyüne geldi. Bu çalışmaları sırasında Nodar Dumbadze de subay üniforması giyiyor ve diğer askerler gibi o da kışla da kalıyordu. Askerlerle birlikte yiyor, uyuyordu. Nodar Dumbadze’nin yayınlanmış bir eseri var: “Korkmayasın, anne!” İşte bu eseri bahsettiğim zamana ait.

Kente indiğimiz zaman orada bir araya geliyorduk. Nodar Dumbadze de geliyordu, sohbet ediyorduk. Khorava ailesinden Ali, Nodar Dumbadze’ye sordu:

--Sizin elbet birçok yeri gezmişliğiniz var. Sizce en güzel yer neresi?

 Nodar Dumbadze şöyle karşılık verdi:

--En güzel yer şimdi bulunduğumuz yer.

Sovyet askerlerinin günlük hayatlarına ilişkin o film Kvariati’de çekildi.

Bir gün bir Sovyet generali teftişe gelmiş. Tabii bütün subaylar selam vermeden geçmiyorlarmış; esas duruş gösterip tekmil de veriyorlarmış. Nodar Dumbadze, generale selam vermiş ama esas duruş göstermemiş, tekmil vermemiş. Generalin fena hâlde canı sıkılmış. Hemen oranın komutanını çağırıp şöyle demiş:

--Senin ne biçim subayın var öyle; bana yalnızca selam verip geçip gitti, esas duruş gösterip tekmil vermedi.

Oranın askerî komutanı, generale şöyle demiş:

--O subay değil, yalnızca subay üniforması giymiş bir yazar. Buradaki Sovyet askerlerinin günlük hayatlarına ilişkin gözlemlerde bulunup yazıyor.

Nodar Dumbadze’nin bir eseri var; sinemalarda da televizyonda da gösterildi. Adı şöyleydi: “Köpek”. Nodar bu eserini benim köpeğimden esinlenerek yazdı.

İkinci Dünya Savaşından sonra diğer askerlerden bazıları gibi, askerliğini sınır boylarında yapan Sovyet vatandaşları da terhis edildi. Köydeki yerleri boş kaldı. Köyümüzden terhis edilen o askerler bana bir köpek verdiler. Çoban köpeğiydi. Diğer köpeklerini kimseye vermeyip dağda terk ettiler. O köpek dağ tepe gezmiş, sonra da kuduz olmuş.

Derken o kuduz köpek dağdan köyümüze indi, tavuklara musallat oldu. İnsanları ısırmıyordu ama köyün diğer köpekleriyle durmadan dalaşıyordu. Hangi köpeğin kuduz, hangisinin kuduz olmadığını bilmedikleri için köyün bütün köpeklerini öldürdüler. Benim köpeğim gece gündüz bağlı olduğu için o kuduz köpeğin benim köpeğimle hiçbir teması yoktu.

*******

 

“Nodar Dumbaže Sarpis”

 

Ǯana naa t‌̌u, va mşuns. Nodar Dumbaže moxtu Sarpişa askeepeşi oskedinuşi oç̌auşeni. Nodar Dumbažesti opiʒerişi dolokunu dolokunt‌̌u, edo entepestei mukti “zast‌̌avas” skidut‌̌u. Askeepeǩala oçǩomusti ‌rt‌̌u, ek cant‌̌u. Amǩata motxroba uğun ç̌aeli: “Mo gaşkuinet‌̌as, nana!” İa em vakitişi en. Noğaşa na geit‌̌it, ek uǩoibğet‌̌it. Mukti komuit‌̌u do bğağalap‌̌it. Xorava Alik Nodar Dumbažes uǯu-ki:

--Si dido gogixtimunya do hem ǩai yeri nam yenya?

Nodarik uǯu-ki:

--Hem ǩai yeri, çkin aǯi bdgit, ia renya.

Muşi ǩino Ǩvariatis gamiğes, ia askeepeşi oskedinuşeni.

Ar ndğas generali komoxtu. Mteli opiʒerepe, salami va meçap̌t‌̌aşi, va miǩites, edo hem smirnas dudgitasint‌̌es generalis. Nodarik salami komeçu hama smirnas xe elansvaeli va dodgitu. Generalis gui komuxtu, Nodarik na va dodgitu, edo didiş ducoxu do aşo uǯu:

--Si mupei opiʒeri giqounya, smirnas va dodgitu, edo ma na bžiuya, xvala salami momçu do miǩiluya.

Em vaxtis ia didik uǯu-ki:

--İa mç̌au yenya, opiʒeri va yenya. Opiʒerişi porma dolokuns xvalaya. Askeepeşi oskedinu ç̌aupsya.

Noderis ar ç̌aeli uğun, ǩinosti, ‌t‌̌elevizoristi naşkves. Amǩata coxo uğut‌̌u “Coğoi”. İa Nodaris çkimi coğoişen uğun ç̌aeli.

Muarebeşǩule bazi askeepe, sinoiǩala mi na dgi‌u, naşkves çoği do mutepeşi oskedinuşi yerepe boşi kodoskidu. Ar tei askerepek coğoi ma komomçes, avçarǩa t‌̌u. Majvaa mitis va meçes do dağis naşkves. Goxtu, goxtu ia coğoik do laşai dvağodu.

Eǩule ia laşaoni coğori gextu ak kyoişa, kotumepes gyaztxozu. Ǩoçişa va gyaǩibinu, hama coğoepeǩala oǩvaǩides. Aǯi naya coğois omç̌ut‌̌u, naya va, va uçkit‌̌es do mteli coğoepe doqviles. Man ser- ndğalei memiǩirt‌̌u, çkimi coğoişa va muxtimun.

***************** 

[Kaynak kişi: Mamula Osmanis že Tandilava, 1931 doğumlu, Sarpi köyü, (Tea Ǩalandia, “Lazuri T‌̌ekst‌̌ebi”, Gamomʒemloba Art‌̌anuci”, Tbilisi, 2008), (Gürcü Alfabesinden Latin Alfabesine çevriyazı, düzenleme ve Lazcadan Türkçeye çeviri: Ali İhsan Aksamaz, İstanbul, 2017)]  aksamaz@gmil.com



486 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar- 8]: “Evlilik âdetleri ve düğün-5” - 26/07/2026
Eskiden delikanlı ile genç kız birbirlerini fazla tanımıyorlardı. Delikanlının büyükleri, bekar genç kızın kim olduğunu, başka birisiyle bir ilişkisi olup olmadığını sorup soruşturup şöyle diyorlardı: --Bu kızı bizim delikanlıyla baş göz edelim.
[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar- 7]: “Evlilik âdetleri ve düğün-4” - 11/07/2026
Bir genç kız ile bir delikanlı birbirlerini seviyorlarsa, delikanlı anne ve babasına birisiyle haber gönderir: --Falancanın kızını beğeniyorum, kızın anne ve babasına elçi gönderin! Delikanlının anne ve babası da genç kızın evine elçiler gönderir.
[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar- 6]: “Evlilik âdetleri ve düğün-3” - 28/06/2026
O zamanlar bana şöyle demiştiler: --Etrafına sakın bakınma, bereketsizliğe sebep olur da çocuk sahibi olmazsın. Bana böyle dedikleri için etrafa dahi bakmıyordum. Gece karanlığında o patika yolda iptidai fenerlerin ışığında yürüyorduk.
[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar- 5]: “Evlilik âdetleri ve düğün-2” - 13/06/2026
Şimdi sizlere eski ve yeni düğünlerin hikâyelerini anlatmak istiyorum. Eski düğünler şöyleydi: Oğlan, kızı beğendiği zaman, kızın anne ve babası eğer bu evliliğe rıza göstermiyorsa, bu iş olmaz diye oğlanın ailesine haber gönderiyordu.
[Lazca- Türkçe Anılar / Anlatımlar- 4]: “Evlilik âdetleri ve düğün-1” - 31/05/2026
Evlilik çağına gelmiş genç kızın ninesine veya halasına, sözü geçen kimi varsa yaşını başını almış bir kadınımızı göndeririz.O da “bu iş şöyle şöyle olsaydı, iyi olmaz mıydı?” gibilerinden evlilik çağına gelmiş genç kızın o aile büyüğüne konuyu açar.
[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar- 3]: "Erkek Çocuğun Evlendirilmesi" - 16/05/2026
Erkek çocuğunu evlendirmek isteyen anne, âdet olduğu üzere elbise veya hırkasını ters giyip gelin namzeti kızın evine gider.
[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar-2]: “Dedeme yüz bir yıl hapis cezası vermişler” - 02/05/2026
Dedem, yani annemin babası, çok aksi bir adammış. Bir gün Hemşinli bir çoban, koyunlarını ormandaki otlağa salmış otlatıyormuş. Dedem, Hemşinli çobana tembih etmiş: --Artık burada koyunlarını otlatma!
[Lazca-Türkçe Masallar-20]: “Genç kız ile delikanlı” - 30/03/2026
Zengin bir adam bir gün vefat etmiş. Bütün malı mülkü tek çocuğuna kalmış. Babası öldüğünde çocuk çok küçük yaştaymış. Delikanlı olunca amcalarına şöyle demiş: -Beni evlendirin!
[Lazca-Türkçe Masallar-19]: “Padişahın oğlu” - 19/03/2026
Eski zamanlarda padişahlar, çocuklarını kendileri büyütmüyor, başkalarına büyüttürüyormuş. Bir gün bir padişahın çocuğu doğmuş. Büyütmesi için çocuğu bir kadına vermiş. O kadın, o çocuğu on, on iki yaşına kadar büyütmüş.
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi