
Ali İhsan Aksamaz
aksamaz@gmail.com
[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar-1]: “Nodar Dumbadze Sarpi Köyünde”
16/04/2026
Kente indiğimiz zaman orada bir araya geliyorduk. Nodar Dumbadze de geliyordu, sohbet ediyorduk. Khorava ailesinden Ali, Nodar Dumbadze’ye sordu: --Sizin elbet birçok yeri gezmişliğiniz var. Sizce en güzel yer neresi? Nodar Dumbadze şöyle karşılık verdi: --En güzel yer şimdi bulunduğumuz yer. Sovyet askerlerinin günlük hayatlarına ilişkin o film Kvariati’de çekildi. Bir gün bir Sovyet generali teftişe gelmiş. Tabii bütün subaylar selam vermeden geçmiyorlarmış; esas duruş gösterip tekmil de veriyorlarmış. Nodar Dumbadze, generale selam vermiş ama esas duruş göstermemiş, tekmil vermemiş. Generalin fena hâlde canı sıkılmış. Hemen oranın komutanını çağırıp şöyle demiş: --Senin ne biçim subayın var öyle; bana yalnızca selam verip geçip gitti, esas duruş gösterip tekmil vermedi. Oranın askerî komutanı, generale şöyle demiş: --O subay değil, yalnızca subay üniforması giymiş bir yazar. Buradaki Sovyet askerlerinin günlük hayatlarına ilişkin gözlemlerde bulunup yazıyor. Nodar Dumbadze’nin bir eseri var; sinemalarda da televizyonda da gösterildi. Adı şöyleydi: “Köpek”. Nodar bu eserini benim köpeğimden esinlenerek yazdı. İkinci Dünya Savaşından sonra diğer askerlerden bazıları gibi, askerliğini sınır boylarında yapan Sovyet vatandaşları da terhis edildi. Köydeki yerleri boş kaldı. Köyümüzden terhis edilen o askerler bana bir köpek verdiler. Çoban köpeğiydi. Diğer köpeklerini kimseye vermeyip dağda terk ettiler. O köpek dağ tepe gezmiş, sonra da kuduz olmuş. Derken o kuduz köpek dağdan köyümüze indi, tavuklara musallat oldu. İnsanları ısırmıyordu ama köyün diğer köpekleriyle durmadan dalaşıyordu. Hangi köpeğin kuduz, hangisinin kuduz olmadığını bilmedikleri için köyün bütün köpeklerini öldürdüler. Benim köpeğim gece gündüz bağlı olduğu için o kuduz köpeğin benim köpeğimle hiçbir teması yoktu. ******* “Nodar Dumbaže Sarpis” Ǯana naa ťu, va mşuns. Nodar Dumbaže moxtu Sarpişa askeepeşi oskedinuşi oç̌auşeni. Nodar Dumbažesti opiʒerişi dolokunu dolokunťu, edo entepestei mukti “zasťavas” skiduťu. Askeepeǩala oçǩomusti rťu, ek canťu. Amǩata motxroba uğun ç̌aeli: “Mo gaşkuineťas, nana!” İa em vakitişi en. Noğaşa na geiťit, ek uǩoibğeťit. Mukti komuiťu do bğağalap̌it. Xorava Alik Nodar Dumbažes uǯu-ki: --Si dido gogixtimunya do hem ǩai yeri nam yenya? Nodarik uǯu-ki: --Hem ǩai yeri, çkin aǯi bdgit, ia renya. Muşi ǩino Ǩvariatis gamiğes, ia askeepeşi oskedinuşeni. Ar ndğas generali komoxtu. Mteli opiʒerepe, salami va meçap̌ťaşi, va miǩites, edo hem smirnas dudgitasinťes generalis. Nodarik salami komeçu hama smirnas xe elansvaeli va dodgitu. Generalis gui komuxtu, Nodarik na va dodgitu, edo didiş ducoxu do aşo uǯu: --Si mupei opiʒeri giqounya, smirnas va dodgitu, edo ma na bžiuya, xvala salami momçu do miǩiluya. Em vaxtis ia didik uǯu-ki: --İa mç̌au yenya, opiʒeri va yenya. Opiʒerişi porma dolokuns xvalaya. Askeepeşi oskedinu ç̌aupsya. Noderis ar ç̌aeli uğun, ǩinosti, ťelevizoristi naşkves. Amǩata coxo uğuťu “Coğoi”. İa Nodaris çkimi coğoişen uğun ç̌aeli. Muarebeşǩule bazi askeepe, sinoiǩala mi na dgiu, naşkves çoği do mutepeşi oskedinuşi yerepe boşi kodoskidu. Ar tei askerepek coğoi ma komomçes, avçarǩa ťu. Majvaa mitis va meçes do dağis naşkves. Goxtu, goxtu ia coğoik do laşai dvağodu. Eǩule ia laşaoni coğori gextu ak kyoişa, kotumepes gyaztxozu. Ǩoçişa va gyaǩibinu, hama coğoepeǩala oǩvaǩides. Aǯi naya coğois omç̌uťu, naya va, va uçkiťes do mteli coğoepe doqviles. Man ser- ndğalei memiǩirťu, çkimi coğoişa va muxtimun. ***************** [Kaynak kişi: Mamula Osmanis že Tandilava, 1931 doğumlu, Sarpi köyü, (Tea Ǩalandia, “Lazuri Ťeksťebi”, Gamomʒemloba Arťanuci”, Tbilisi, 2008), (Gürcü Alfabesinden Latin Alfabesine çevriyazı, düzenleme ve Lazcadan Türkçeye çeviri: Ali İhsan Aksamaz, İstanbul, 2017)] aksamaz@gmil.com |
|
|
Yorumlar |
| Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
| [Lazca-Türkçe Masallar-20]: “Genç kız ile delikanlı” - 30/03/2026 |
| Zengin bir adam bir gün vefat etmiş. Bütün malı mülkü tek çocuğuna kalmış. Babası öldüğünde çocuk çok küçük yaştaymış. Delikanlı olunca amcalarına şöyle demiş: -Beni evlendirin! |
| [Lazca-Türkçe Masallar-19]: “Padişahın oğlu” - 19/03/2026 |
| Eski zamanlarda padişahlar, çocuklarını kendileri büyütmüyor, başkalarına büyüttürüyormuş. Bir gün bir padişahın çocuğu doğmuş. Büyütmesi için çocuğu bir kadına vermiş. O kadın, o çocuğu on, on iki yaşına kadar büyütmüş. |
| [Lazca- Türkçe Masallar-18]: “Üç erkek kardeş” - 09/03/2026 |
| Bir zamanlar bir köyde üç erkek kardeş yaşıyormuş. O kadar fakirlermiş ki temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyorlarmış. Bir gün bu kardeşler şöyle demiş: --En iyisi biz para kazanmak için gurbete gidelim! Köylerinden ayrılmışlar. |
| [Lazca-Türkçe Masallar-17]: “Kedi ile çakal” - 02/03/2026 |
| Bir zamanlar bir kedi ile bir çakal arkadaş olmuş. Çakal şöyle demiş: -Sen hep evde kal! Ben aşırıp aşırıp eve tavuk getiririm. Sen de bir güzel pişirirsin! Sonra oturup afiyetle beraber yeriz! |
| [Lazca-Türkçe Masallar-16]: “Çoban” - 21/02/2026 |
| Ağanın birkaç da çobanı varmış. Bir gün çobanlarından biri ağanın evine gelmiş. Ağa da keçi sürülerinden birini bu çobana teslim etmiş. Çoban, keçi sürüsünü önüne katıp otlamaya götürmüş. |
| [Lazca- Türkçe Masallar-15]: “Padişah ile karısı” - 15/02/2026 |
| Bir zamanlar bir memlekette bir padişah varmış. Bu padişah, bir gece rüya görmüş. Rüyasında davudî bir ses sormuş: --Zenginliği şu an mı istiyorsun, yoksa sonra mı? |
| [Lazca- Türkçe Masallar-14]: “Üç erkek kardeş ile bir kız kardeş” - 08/02/2026 |
| Bir zamanlar bir köyde bir adam yaşıyormuş. Bu adamın üç erkek bir de kız çocuğu varmış. Çocukları büyümüş ama o da ihtiyarlayıp yataklara düşmüş. Ölüm erkenden kapısını çalmış. Adam ölürken çocuklarını çağırıp onlara şöyle demiş: Ben artık ölüyorum. |
| [Lazca- Türkçe Masallar-13]: “Kolkh Medea’” - 02/02/2026 |
| Argonotlar, Kolkhlardan Altın Post’u çalmışlar. Sonra da dere kenarındaki gemiye binmişler. Dereyi aşıp Karadeniz’e ulaşacaklarmış. Böylece denize doğru yolculuklarına başlamışlar. |
| [Lazca- Türkçe Masallar-12] “Kral ile Çoban” - 27/01/2026 |
| Bir zamanlar bir ülkede bir kral varmış. Bir gün büyük bir toplantı yapıp milletine şöyle demiş: --Ben konuşarak değil, el işaretleriyle bir şeyler anlatacağım. Kim el işaretiyle anlatacaklarımı anlayıp bana doğru cevap vereni vezirim yapacağım. |
Devamı |