• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam197
Toplam Ziyaret1399217
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar46.415746.6017
Euro52.891853.1038
Semerkew
Ali İhsan Aksamaz
aksamaz@gmail.com
[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar- 6]: “Evlilik âdetleri ve düğün-3”
28/06/2026



“Benim düğünüm”

Vakti zamanında köyümüze otomobil gelmiyordu. Köyümüze patika bir yoldan gidip geliyorduk.

Hatırlıyorum; o gece köyde iki tane düğün vardı. Patika yolda giderken önce karşımıza Murmanlar’ın evi çıktı. O zamanlar bana şöyle demiştiler:

--Etrafına sakın bakınma, bereketsizliğe sebep olur da çocuk sahibi olmazsın.

Bana böyle dedikleri için etrafa dahi bakmıyordum. Gece karanlığında o patika yolda iptidai fenerlerin ışığında yürüyorduk. Önümde ve arkamda ellerinde iptidai birer fener taşıyanlarla beraber o patika yolda yürüyorduk. Karanlıkta ayağımı nereye bastığımı bile bilmiyordum.

Ertesi gün eve köyün yaşlısı emmiler bahşişleriyle geldi. Bir tepsiyi alıp içine para koyuyorlardı. O zamanın âdeti öyleydi. Sonra sen de gelin olarak onlara küme, mendil, şekerleme gibi hediyeler veriyordun. Bu hediyeleri mendillere sarıp herkesin önüne bırakıyorlardı.

Hatırlıyorum; dere tepe o meşakkatli patikayı aşıp eve gelince duvağımı çıkartıp ağlamaya başlamıştım.

Daha sonra birlikte okuduğumuz arkadaşlarım Batum’dan geldi. Bazıları bir işte çalışıyordu, bazıları henüz çalışmıyordu. Arkadaşlarım şöyle dedi:

--Kamer, kız sen nereye geldin böyle?

Sonra da yaşlı kadınlar ziyarete geldiler. Alesta nine de geldi. Şöyle dedi:

-- Eea, Kurtoğlu’nun kızı, senin burada ne işin vardı ki?

Niçin bana böyle söylediğine şaşmıştım.

Sonra oturduk. Onlara da havlu, mendil, yazma hediye ettim. Mendiller işlemeliydi. Hoşbeşten sonra gittiler. Daha sonra köyün gelinleri, kızları, düğünde her kim yardım edecekse, onlar geldi.  Üç defa sofra kuruldu. Sonra onlar da gitti.

Gördüğün şu yol şimdiki gibi değildi, ta yukarılardan geliyordu.

Sonra düğün gecesi oldu.

O kadının, Nina’nın çocukları oldu, benim de iki çocuğum oldu. Onların hepsi beni o gece gördüler de bereketsizlik ondan oldu.

Ben o evde on iki yıl boyunca yaşadım. O ev o kadar da iyi değildi, ahşaptı ama kayınvalidem çok iyi bir kadındı, tatlı, hem de çok tatlı.

Bir zamanlar ben de senin gibi gençtim.

O gün şifon bir elbise giymiştim. Başımı da örtmemiştim. Kayınvalidem bana şöyle demişti:

--Şimdi Xocaefendi gelecek, ne olur, başka bir elbise giy.

Ben de başka bir elbisemi giymiştim.

Sonra Xocaefendi geldi. Xocaefendi bizi bağrına bastı. Ben de elini öptüm. Daha sonra Xocaefendi bana bahşiş verdi, bir şeyler sordu.  Sonra da gitti. Çok akıllı bir Xocaefendi idi.  Daha o zaman İlahiyat Akademisi’nden mezun bir Xocaefendi idi. O zaman bana neler söylediyse doğru ve faydalı şeylerdi.

***

 

“Benim düğünüm”

Çkini kyoişa maşina va muit̆u, k̆uçxeş gzaten moit̆it. Em seis jur duguni, ç̆anda t̆u. K̆uçxeş gzaten na muit̆it, ǯoxle Murmanişi oxoi memarges. Em vakitis tkves-ki:

--Va iǯk̆edi ekole- akole, emuşeni-kia basxuni diqven do bee va aqvenya.

Ma na miǯves, ma varti viǯk̆edi. Fak̆laten moit̆it: Fak̆la arteis, majua geide do ma ǯoxle. K̆uçxe so dobdgip̆t̆i, va miçkit̆u.

Majua ndğas moxtes badepe, badi k̆oçepe. Baxçişiten moxtes. Baxçişi muç̆o t̆u aǯi: Saini guǯumert̆es, sağanis para dodumert̆es. Ek̆ule, si nisa na t̆i, si meçagint̆u baxçişi: Kyume, mendili, şekerleme do haşo. Gok̆ieli muğes do duudves k̆attais.

Na mopti, aya pat̆a na moiǯk̆i, aşo vimgart̆i.

Ek̆ule arkadaşepe çkimi na moxtes Batumişen, na vik̆itxup̆t̆it, bazi içalişep̆t̆u, bazi- var, entepek na moxtes, entepek tkves-ki:

--K̆amer, so moxti?

Emuşk̆ule moxtes xçini oxorcalepe. Alest̆a Nandidi komoxtu do miǯu:

--Eea, K̆urt̆oğliş k̆ulania, ak mu dulya giğut̆uya, do ma gamak̆viu, muşeni miǯu.

Ek̆ule dopxedit. Entepesti mepçit peşkiri, mendili, mendilepe moǯipxei t̆u, yazma. İgzales. Ek̆ule moxtes kyoiş nisalepe, k̆ulanepe, mitxanik na ç̆andas içalişept̆u. Sum faa sufa didgu. Ek̆ule igzales.

Haǯi, aya gza na žiop, eşo va muit̆u ki, jilendo muit̆u.

Seri t̆u ç̆anda. Eşo iqu ki, hem oxorcas, ia Ninas, beepe aqu, ma- jur. Mteli entepek komžies ma edo basxuni diqu- ma ǯoxleşen na bžiat̆i, em vakitis mutu var.

Ek̆ule vit̆ojur ǯanas ia oxois vort̆i. Em oxoisti aşo k̆ai var t̆u, piʒarişi oxoi t̆u. Damtie- çkimi dido k̆ai oxorca t̆u, loqa, dido k̆ai.

Manti skanistei ağne vort̆i.

Şiponişi fork̆a dolomokunt̆u do tis va momotut̆u, edo emuk miǯu-ki:

-- Aǯia Xoca moxtasion, mu iqvenya, aya fork̆a muiǯk̆ia başka dilikunia.

Man ti doloikuni başka fork̆a.

Ek̆ule Xoca moxtu. Xocak dolomakit̆es. Manti vacundi. Emuk baxçişi momçu, mutxanepe  mk̆itxu- ekole- akole- do igzalu. Dido nosei Xoca t̆u, em vakitis ak̆ademia çodinei uğut̆u, xocobaşi ogurale. Ena tkveet̆u, k̆atta şei doğu do k̆ai t̆u.

---------------- 

[Kaynak kişi: K̆amer Mgelaže, 1924 doğumlu, Batumi, (Kaynak kitap: Tea Ǩalandia, “Lazuri T‌̌ekst‌̌ebi”, Gamomʒemloba Art‌̌anuci”, Tbilisi, 2008), (Tablo: Hasan Helimişi), (Gürcü Alfabesinden Latin Alfabesine çevriyazı, düzenleme ve Lazcadan Türkçeye çeviri: Ali İhsan Aksamaz, İstanbul, 2017)]



76 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar- 5]: “Evlilik âdetleri ve düğün-2” - 13/06/2026
Şimdi sizlere eski ve yeni düğünlerin hikâyelerini anlatmak istiyorum. Eski düğünler şöyleydi: Oğlan, kızı beğendiği zaman, kızın anne ve babası eğer bu evliliğe rıza göstermiyorsa, bu iş olmaz diye oğlanın ailesine haber gönderiyordu.
[Lazca- Türkçe Anılar / Anlatımlar- 4]: “Evlilik âdetleri ve düğün-1” - 31/05/2026
Evlilik çağına gelmiş genç kızın ninesine veya halasına, sözü geçen kimi varsa yaşını başını almış bir kadınımızı göndeririz.O da “bu iş şöyle şöyle olsaydı, iyi olmaz mıydı?” gibilerinden evlilik çağına gelmiş genç kızın o aile büyüğüne konuyu açar.
[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar- 3]: "Erkek Çocuğun Evlendirilmesi" - 16/05/2026
Erkek çocuğunu evlendirmek isteyen anne, âdet olduğu üzere elbise veya hırkasını ters giyip gelin namzeti kızın evine gider.
[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar-2]: “Dedeme yüz bir yıl hapis cezası vermişler” - 02/05/2026
Dedem, yani annemin babası, çok aksi bir adammış. Bir gün Hemşinli bir çoban, koyunlarını ormandaki otlağa salmış otlatıyormuş. Dedem, Hemşinli çobana tembih etmiş: --Artık burada koyunlarını otlatma!
[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar-1]: “Nodar Dumbadze Sarpi Köyünde” - 16/04/2026
Hangi yıl olduğunu hatırlamıyorum. Ünlü yazar Nodar Dumbadze [1928-1984], yöredeki Sovyet askerlerinin günlük hayatlarını kayıt altına almak için Sarpi köyüne geldi.
[Lazca-Türkçe Masallar-20]: “Genç kız ile delikanlı” - 30/03/2026
Zengin bir adam bir gün vefat etmiş. Bütün malı mülkü tek çocuğuna kalmış. Babası öldüğünde çocuk çok küçük yaştaymış. Delikanlı olunca amcalarına şöyle demiş: -Beni evlendirin!
[Lazca-Türkçe Masallar-19]: “Padişahın oğlu” - 19/03/2026
Eski zamanlarda padişahlar, çocuklarını kendileri büyütmüyor, başkalarına büyüttürüyormuş. Bir gün bir padişahın çocuğu doğmuş. Büyütmesi için çocuğu bir kadına vermiş. O kadın, o çocuğu on, on iki yaşına kadar büyütmüş.
[Lazca- Türkçe Masallar-18]: “Üç erkek kardeş” - 09/03/2026
Bir zamanlar bir köyde üç erkek kardeş yaşıyormuş. O kadar fakirlermiş ki temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyorlarmış. Bir gün bu kardeşler şöyle demiş: --En iyisi biz para kazanmak için gurbete gidelim! Köylerinden ayrılmışlar.
[Lazca-Türkçe Masallar-17]: “Kedi ile çakal” - 02/03/2026
Bir zamanlar bir kedi ile bir çakal arkadaş olmuş. Çakal şöyle demiş: -Sen hep evde kal! Ben aşırıp aşırıp eve tavuk getiririm. Sen de bir güzel pişirirsin! Sonra oturup afiyetle beraber yeriz!
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi