• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam629
Toplam Ziyaret1414604
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar46.775646.9630
Euro53.482053.6963
Semerkew
Ali İhsan Aksamaz
aksamaz@gmail.com
[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar- 7]: “Evlilik âdetleri ve düğün-4”
11/07/2026



      Boş olma kâğıdı:
Bir genç kız ile bir delikanlı birbirlerini seviyorlarsa, delikanlı anne ve babasına birisiyle haber gönderir:

--Falancanın kızını beğeniyorum, kızın anne ve babasına elçi gönderin!

Delikanlının anne ve babası da genç kızın evine elçiler gönderir. Elçiler bir akşam genç kızın evine gider. Elçiler genç kızın anne ve babasına şöyle der:

--Falancanın oğlu sizin kızla evlenmek istiyor. Siz bu konuda ne diyorsunuz?

Şayet genç kızın anne ve babası razı olursa, nişan yapılır. Nişan sırasında bir Hocaefendi bir akit hazırlar. Akit sırasında her iki taraftan birer erkek seçilir. Biri genç kızın tarafından (kızın babalığı), diğeri delikanlının tarafından (delikanlının babalığı). Akit tutanağına, şayet delikanlı genç kızı bırakırsa, ne kadar para ödeyeceğini yazılır. Bu mehir miktarı şöyle tespit ediliyordu: Şayet delikanlının ailesi zenginse, akit tutanağına fazla mehir miktarı, delikanlının ailesi fakirse, az mehir miktarı yazıyorlardı. Bu mehir miktarı ortalama 35 liradan 40 liraya kadar oluyordu.

Nişandan sonra delikanlı, genç kızı zaman zaman baba evine götürdüğü zamanlarda, şayet genç kız delikanlının evinde gündelik aile işlerinde gerektiği gibi gelinlik yapmadığı hâllerde babasının evine gönderiliyordu. Kendisine de bir kâğıt veriliyordu. Genç kızın hangi sebeple baba evine gönderdiklerini yazan bu kâğıda “boş olma kâğıdı” deniyordu.

 

Tepsi götürme: Kız tarafından bazıları damadı görmek için damadın evine bir tepsiyle gidiyordu. Geçmiş zamanlarda âdet olduğu üzere nişan merasimi yapılırken, damat nişan merasimine katılmıyordu. Nişan merasimini kız evinde yapıyorlardı. Kız tarafından bazılarının damadı görmeye gitmesine “tepsi götürme” diyorlardı. Bu tepsiyle damat evine börek, baklava ve şekerleme götürüyorlardı. Böylece de damadı görüyorlardı. Şayet damat uzak bir köydense, gitmek oldukça zor oluyordu. O zamanlar ne araba vardı ne de otomobil, hep yürüyerek gidiyorlardı.

 

Kına gecesi: Düğüne bir gün kaldığında o gece bekâr kızlar ile kadınlar, evlenecek kızın evinde aralarında toplanıyorlardı. Genç kız için bekârlığının sonu merasimi yapıyorlardı: Bu toplantıya kına gecesi diyorlar.

Erkekler bu merasime katılamıyordu. Gelin kıza güzel elbiseler giydiriyorlardı, süslüyorlardı. Yüzüne de yazma örtüyorlardı. Bu yazma illaki kırmızı oluyordu. Âdete göre de gelin kızın suratı görülmeyecekti.

Gelin kızı, önce odanın ortasındaki bir sandalyeye oturtuyorlardı. Avucunun içine kına koyuyorlardı. Parmaklarını teker teker kapattırıyorlardı. Bütün parmaklarını kapattıktan sonra da ellerini birer bez parçasıyla bağlıyorlardı. Bu işlem sırasında istedikleri konularda genç kızı konuşturuyorlardı. Bekâr diğer genç kızlar da gelin kızın etrafında toplanıp geçmişe ait yaşananları hatırlatıyorlar. Böylece de hoş zaman geçiriyorlardı.

Gelin kızı illaki ağlatıyorlardı. Âdet öyleydi. Daha sonra da şarkılar söylüyor, horon oynuyorlardı. Tatlı bir şeyler yiyorlardı. Kına gecesinde gelinlik kızı arkadaşları sabaha kadar uyutmuyor, hep beraber eğleniyorlardı. Kına gecesi âdeti günümüzde de yaşıyor.

****** 

Boşi kart̆ali: K̆ulani do biç̆is ortas qoropa na uğut̆an, biç̆ik nana- babas k̆oçi nuçkomers do numçinaps- ki: Asterişi k̆ulani momǯons do elçi nuçkvitya.

Nana- babakti elçepe noçkumernan. Elçepe k̆ulaniş oxoişa olumcaas nulvan. Elçepek k̆ulaniş nana- babas uǯumernan ki, asteriş biç̆is k̆ulani- tkvanişi oguru unon do tkvan mu zop̆ontya.

Eger k̆ulaniş nana- baba razis diqves- na, ikipan nişani. Nişanişi vakitis xocak ç̆arups axti. Axtis vakitis ʒxunupan jur k̆oçi: Ar tane k̆ulaniş semtişen (k̆ulaniş babaluği), majura – biç̆is semtişen (biç̆is babaluği). Entpek axtis doloxe ç̆arupan ki, eger biç̆ik k̆ulani met̆k̆oçu- na, muk̆o lira meçasion. Liraş meçamuti aşoten k̆arali ikip̆t̆es: Eger biç̆iş oxoi zengini ren- na, dido lira nuç̆arup̆t̆es, fuk̆ara ren- na – ç̆it̆a. Orta k̆arali liraşi eçdovit̆oxutişen (35) jureneç (40) taneşa iqvet̆u. Nişanişk̆ule biç̆ik k̆ulani na iqonat̆u, eger k̆i nisaloba va qu- na, ar havtaşi babamuşis oxoişa na muit̆uk̆on, meç̆apt̆u kart̆ali ç̆areli, emus uǯumelan “boşi kart̆ali”. Namutxanis ç̆arut̆u, mu mizeziten naşkumert̆es k̆ulani- mutepeşi. 

T̆epsis omalu: Sicaş ožiramuşeni k̆ulaniş semtişen nit̆es sicaş oxorişa do nimert̆es t̆epsi. Ǯoxle nişani na qvat̆es, nişanişa sica va it̆u. Nişani k̆ulaniş oxois ikipan. K̆ulaniş semtişen sicaş ožiruşa nulvan, amus uǯumernan “t̆epsis omalu”. T̆epsis omaluş vakitis nimert̆es t̆epsiten bureği, bak̆lava do şekerleme biç̆iş oxorişa do aşoten sica žiropt̆es. Eger sica mendrani kyois t̆ukonşi, dido çetini t̆u oxtimu, ne araba t̆u, neti maşina- k̆uçxeten nit̆es. 

K̆inagece: Dugunişa ar ndğa na doskidat̆u seis, k̆ulanişi oxois kuk̆uibğet̆es okimocuşi k̆ulanepe, oxorcalepe, edo noğamisas k̆ulanobaşi soni sei uxvenupt̆es, amus uǯumelan k̆inagece.

K̆oçepeşi ek amaxtimu va iqvet̆u. K̆ulanis mskva porça dolokunap̆t̆es, moǯipxup̆t̆es, nunk̆us yazma motumert̆es, illa mç̆ita yazma, nunk̆u va ižiasunt̆u.

Odaş ortas tronis kodoxunap̆t̆es. Xes guis k̆ina, k̆eina dolodumert̆es, ar- ar tane k̆itepe mondrik̆apapt̆es, edo mu na unt̆es, emus dolotkvapapt̆es.

Mteli k̆iti na komondrik̆apapt̆es, ek̆ule xeepe duk̆yupt̆es. Mi na t̆es ok̆imoconi k̆ulanepe, noğamisas gvansvaet̆es do goşinapapt̆es, mu na qveet̆u şeepe.

Noğamisa illa omgainasinonan. Ek̆ule ibirnan, xoronapan loqape imxornan. Ç̆umanişa var onciapan noğamisa. Andğanei dğasti ikipan aya.

------------------------------- 

[Kaynak kişi: “Boşi kart̆ali” ve “T̆epsis omalu”: Nak̆ie K̆ak̆abže, 1912 doğumlu, Sarpi Köyü; “K̆inagece”: Asmat Avtandilis Asuli Abulaže, 1964 doğumlu, Sarpi köyü, (Kaynak kitap: Tea Ǩalandia, “Lazuri T‌̌ekst‌̌ebi”, Gamomʒemloba Art‌̌anuci”, Tbilisi, 2008), (Tablo: Hasan Helimişi), (Gürcü Alfabesinden Latin Alfabesine çevriyazı, düzenleme ve Lazcadan Türkçeye çeviri: Ali İhsan Aksamaz, İstanbul, 2017)]

aksamaz@gmail.com



57 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar- 6]: “Evlilik âdetleri ve düğün-3” - 28/06/2026
O zamanlar bana şöyle demiştiler: --Etrafına sakın bakınma, bereketsizliğe sebep olur da çocuk sahibi olmazsın. Bana böyle dedikleri için etrafa dahi bakmıyordum. Gece karanlığında o patika yolda iptidai fenerlerin ışığında yürüyorduk.
[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar- 5]: “Evlilik âdetleri ve düğün-2” - 13/06/2026
Şimdi sizlere eski ve yeni düğünlerin hikâyelerini anlatmak istiyorum. Eski düğünler şöyleydi: Oğlan, kızı beğendiği zaman, kızın anne ve babası eğer bu evliliğe rıza göstermiyorsa, bu iş olmaz diye oğlanın ailesine haber gönderiyordu.
[Lazca- Türkçe Anılar / Anlatımlar- 4]: “Evlilik âdetleri ve düğün-1” - 31/05/2026
Evlilik çağına gelmiş genç kızın ninesine veya halasına, sözü geçen kimi varsa yaşını başını almış bir kadınımızı göndeririz.O da “bu iş şöyle şöyle olsaydı, iyi olmaz mıydı?” gibilerinden evlilik çağına gelmiş genç kızın o aile büyüğüne konuyu açar.
[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar- 3]: "Erkek Çocuğun Evlendirilmesi" - 16/05/2026
Erkek çocuğunu evlendirmek isteyen anne, âdet olduğu üzere elbise veya hırkasını ters giyip gelin namzeti kızın evine gider.
[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar-2]: “Dedeme yüz bir yıl hapis cezası vermişler” - 02/05/2026
Dedem, yani annemin babası, çok aksi bir adammış. Bir gün Hemşinli bir çoban, koyunlarını ormandaki otlağa salmış otlatıyormuş. Dedem, Hemşinli çobana tembih etmiş: --Artık burada koyunlarını otlatma!
[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar-1]: “Nodar Dumbadze Sarpi Köyünde” - 16/04/2026
Hangi yıl olduğunu hatırlamıyorum. Ünlü yazar Nodar Dumbadze [1928-1984], yöredeki Sovyet askerlerinin günlük hayatlarını kayıt altına almak için Sarpi köyüne geldi.
[Lazca-Türkçe Masallar-20]: “Genç kız ile delikanlı” - 30/03/2026
Zengin bir adam bir gün vefat etmiş. Bütün malı mülkü tek çocuğuna kalmış. Babası öldüğünde çocuk çok küçük yaştaymış. Delikanlı olunca amcalarına şöyle demiş: -Beni evlendirin!
[Lazca-Türkçe Masallar-19]: “Padişahın oğlu” - 19/03/2026
Eski zamanlarda padişahlar, çocuklarını kendileri büyütmüyor, başkalarına büyüttürüyormuş. Bir gün bir padişahın çocuğu doğmuş. Büyütmesi için çocuğu bir kadına vermiş. O kadın, o çocuğu on, on iki yaşına kadar büyütmüş.
[Lazca- Türkçe Masallar-18]: “Üç erkek kardeş” - 09/03/2026
Bir zamanlar bir köyde üç erkek kardeş yaşıyormuş. O kadar fakirlermiş ki temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyorlarmış. Bir gün bu kardeşler şöyle demiş: --En iyisi biz para kazanmak için gurbete gidelim! Köylerinden ayrılmışlar.
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi