|

RECEP GÜLER - Taleplerimizi kamuoyuna duyurmanın tam zamanıdır. Çünkü 30-40 yıl tabi olacağımız anayasa bugünlerde yapılan çalışmalarla oluşturuluyor. Bu süreçte dikkate alınmak için varlığımızı hissettirmemiz lazım. Kayseri gibi Çerkeslerin yoğun yaşadığı kentler miting ve etkinliklerimiz için en uygun yerlerdir. Düğün dernek faaliyetlerinin yanı sıra mutlaka insanlarımızı bu konuya yoğunlaştırıp, haklı taleplerimiz için sokaklarda olmalıyız.
Bu anayasal süreç geçirildikten sonra, yeni bir fırsatın ortaya çıkacağı otuz ya da kırk yıl sonra Çerkesçemizin okullarda okutulmasını isteyecek hiç kimseyi bulamayız.
Eğer eğitim kurumları ve medya organlarında kendimize alan açamazsak bu azgın asimilasyon süreci dilimizi de, kültürümüzü de bu topraklardan silecek. | 16.05.2012
| |
ERKAN HAK'AŞE - Üstüne üstlük, bir de karşıma oturup gevrek gevrek gülerek, “Ne soykırımı canım, Fatih’in İstanbul’u fethi neyse, Çarlık Rusyası’nın Çerkesya’yı ele geçirmesi de odur…” benzeri kolonyalizm soslu-kibirli cümleleri sıralayan, aşırı doz votkadan burnu pancara dönmüş mendebur bir Rus bürokratın zırvalarına katlanmak ve cevap veremeden yutkunmak ihtimali varsa…
Bunlara ilaveten, başıma gelirse açıklamakta ve bir yere koymakta zorlanacağım, havaalanından “deport” edilmek gibi can sıkıcı bir muameleye muhatap kalma gibi bir ihtimal de varsa önümde, epeyce strese girerdim herhalde her Rusya seyahati öncesi…
| 06.05.2012
| |
FERHAT KENTEL - Çerkes olarak, dil hakkıyla birlikte kabul edilmek isterlerken, sorguladıkları mesele sadece Çerkesler değildi. Çerkesleri konuşurken, aslında bu toplumun bütün bileşenlerinin nasıl erozyona uğradığını, esir alındığını da sorguluyorlardı. | 15.04.2012
| |
ALİ İHSAN AKSAMAZ - Uluslararası emperyalist-kapitalist sistemin beslemesi “Türk” Burjuvazisinin resmi ideoloji ve resmi tarih tezleri ülkenin tüm kimliklerini öğüttü; öğütmeye devam ediyor. Ancak kaderleri aynı olanlar, birlikte durdukları, doğru mücadele yöntemleriyle hareket ettikleri sürece kimliklerinini geleceğe taşıyabilecek. Bunun bilincinde olamak zorundayız. | 28.03.2012
| |
KUŞHA DOĞANDAN ÇERKES KAMUOYUNA DUYURU ! -
Düşünceleri özgürce ifade edebilmek insanlığın temel hak ve özgürlüklerindendir.
Eleştirmek ve eleştirilere tahammül etmek bir erdemdir.
Farklı düşüncelerin var olması ve bu düşüncelerin demokratik ve özgür platformlarda özgürce mücadelesi demokrasinin vazgeçilmez parçasıdır.
Bütün fikirlerin, hiç kimseye hiçbir kurum ve kuruluşa saygısızlık etmeden, küfretmeden, rencide etmeden ifade edilmesi ise insan olmanın bir gerekliliğidir. | 27.03.2012
| |
|
|
|
|
|
|
| Ziyaret Bilgileri
|
| |
| Aktif Ziyaretçi | 2 |
| Bugün Toplam | 48 |
| Toplam Ziyaret | 36462 |
|
|
|
|
|