• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam24
Toplam Ziyaret755795
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.34888.3823
Euro10.154410.1951
Semerkew

ANASAYFA

Laz araştırmacı-yazar Ali İhsan Aksamaz, başta Lazlar olmak üzere gerek Kafkasya bölgesinde, gerekse diasporada yaşayan aydınlarla seri röportajlar yapıyor. Son röportajını aynı zamanda web sayfamızın da yazarlarından olan Abhaz halkının ve kültürünün samimi emekçisi Erol Kılıç Kutelya ile yaptı. Röportajı yazarının sunumuyla birlikte aşağıda aynen yayınlıyoruz.
10.03.2021
MEHMET MAZLUM ÇELİK- 18 Ekim 1935 tarihinde gazetelerin manşeti dehşet vericiydi. Tüm Ankara'yı harekete geçiren ihbara göre; genç Cumhuriyet'in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e suikast tertip etmek üzere bir grup tetikçi Suriye üzerinden Türkiye'ye giriş yapmıştı. Dünyanın ekonomik ve siyasi olarak büyük bir krizin arifesinde olduğu yıllarda haberi bu denli önemli kılansa ihbarı bizzat Birleşik Krallık'ın Ankara Büyükelçisi Sir Percy Loren'in yapmış olmasıydı. Neyse ki güvenlik güçleri böylesi elim bir hadise henüz vuku bulmadan harekete geçmiş ve olası şüphelileri kıskıvrak yakalamıştı.
25.02.2021
M. LATİF SALİHOĞLU - Meclis Başkanı Mustafa Kemal, 1920 yılının tam da son gününde Seyyar Kuvvetler Kumandanı Çerkes Ethem Bey’in üzerine gidilmesi ve kuvvetlerinin dağıtılması talimatını verdi. Talimatı alan Batı Cephesi Komutanı Miralay İsmet Bey (Paşa), düşmanla mücadele işini bırakarak Çerkes Ethem'i takibe başladı. Bu sırada, Yunan kuvvetleri Bilecik ve Bozöyük'ü işgal etmiş, Eskişehir’e bağlı İnönü kasabası sınırına kadar gelip dayanmış durumdaydı. Düşmanın istilâ hareketi Anadolu'nun içlerine doğru hızla yol alırken, Albay İsmet Bey de Kütahya (Gediz) taraflarında Ethem Beyi kovalamakla meşgul olmaktaydı. Bu amansız takip ve kovalama hareketi, yaklaşık 20 gün kadar devam etti. Ethem Bey, nihayet 22 Ocak (1921) günü, emrindeki Seyyar Kuvvetlere bağlı gözü pek askerlere "Kuva-yı Milliye" birliklerine katılma yönünde teşvik ve tavsiyelerde bulunarak, o çok sevdiği Anadolu topraklarından ayrılmaya, tabir-i diğerle “terk-i diyâr” etmeye kendini mecbur hissetti.
01.01.2021
DOĞU PERİNÇEK - Abhazya ziyaretinden Sayın Cumhurbaşkanımızın Kafkasya Danışmanı ile görüşerek, O'na da birlikte gitmek için öneride bulundum. Karadeniz-Akdeniz Dostluk ve Barış Planımızın metnini de verdim. Sayın Danışman, bana “Güncistan'dan vazgeçemeyiz” dedi. Ben de kendisine “Gürcistan'ın Akdeniz'de kaç tane zırhlısı, kaç tane fırkateyni ve kaç tane denizaltısı var” diye sordum. Karadeniz'den Akdeniz'e ve hatta Umman Denizi'ne uzanan bir bütünsel strateji kurmanın gereğini hatırlatmak istedim.
19.12.2020
CANER YELBAŞI - 1860’lı yıllardan itibaren hayatta kalan Çerkesler Anadolu’ya girerek Osmanlı yönetiminin belli bir plan dahilinde olmayan, daha çok süreç içerisinde şekilleneN iskân politikası neticesinde Anadolu’da, Irak, Suriye, Filistin bölgesindeki farklı yerlere ve az da olsa Balkanlara yerleştirildiler.
07.11.2020
BURAK ÇALIŞKAN - Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin’in talimatıyla hazırlanan yeni anayasa taslağı, 22 Nisan 2020’de referanduma sunulacak. Anayasa değişikliklerinin kabul edilmesi halinde, dünya kamuoyunun da üzerinde durduğu gibi, Putin’in 2036’ya kadar devlet başkanı olarak görev yapmasının önü açılacak. 2000 yılında göreve gelen Rus lider, anayasada yer alan “İki defa üst üste görev yapan devlet başkanı üçüncü defa aday olamaz” maddesi nedeniyle, 2008-2012 yılları arasında başbakan olarak görev yapmıştı. Putin anayasadaki bu değişimle birlikte, iktidarı elinde tutmak amacıyla önceki dönemde gerçekleştirdiği göstermelik görev değişikliğine de gerek duymayacak.
06.04.2020
FEHİM TAŞTEKİN - Çerkes diasporasının da ilgi gösterdiği seçimler, Abhazya'nın ne iç düzeninde ne de dış ilişkilerinde bir değişim potansiyeli taşımıyor. Değişim beklentisi sürse de savaş atlatmış coğrafyanın en büyük tesellisi hala istikrar. Rusya'nın istediği de bundan fazlası değil.
24.08.2019
MEHMET SOYSAL - 21 Mayıs 1864... Ve bahar aylarından bir gün... Doğup büyüdüğü yerlerden sürülen bir halkın dağlara, sulara gömüldüğü o günlerde “toprakta dağılmak” sözünün anlamını bugün daha iyi anlıyoruz... “Yurdunu Kaybeden Adam” tarihi asırlar öncesine dayanıyor... Ve tarihin en büyük sürgününde büyük bir soykırıma uğrayan Kafkasyalılar, yani Çerkezlerin yaşadıklarını ünlü Rus yazar Puşkin şöyle tarif ediyor: Savaş artığı ‘yüzen mezarlar’ olan gemilerden kaç tanesinin battığı bilinmiyor... Sadece Trabzon sahillerinde 53 bin Çerkez öldü! *** Ve şairin... “Kafkas dağlarıdır barut kokar vakitler. Vakitler ki bir güle hasret vaktin türküsüdür. Bir sürgünün içinden, bir dağ, bir deniz geçer. Ve bu sis, bu duman kurda yarar gülüm!” dediği o sancılı günler, bir sürgün filminin karesi gibi kirpiklerimizin arasından geçip gidiyor.
03.08.2019
 1  ...
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi