• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam30
Toplam Ziyaret687324
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.28147.3105
Euro8.55998.5942
Semerkew

ANASAYFA

BURAK ÇALIŞKAN - Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin’in talimatıyla hazırlanan yeni anayasa taslağı, 22 Nisan 2020’de referanduma sunulacak. Anayasa değişikliklerinin kabul edilmesi halinde, dünya kamuoyunun da üzerinde durduğu gibi, Putin’in 2036’ya kadar devlet başkanı olarak görev yapmasının önü açılacak. 2000 yılında göreve gelen Rus lider, anayasada yer alan “İki defa üst üste görev yapan devlet başkanı üçüncü defa aday olamaz” maddesi nedeniyle, 2008-2012 yılları arasında başbakan olarak görev yapmıştı. Putin anayasadaki bu değişimle birlikte, iktidarı elinde tutmak amacıyla önceki dönemde gerçekleştirdiği göstermelik görev değişikliğine de gerek duymayacak.
06.04.2020
FEHİM TAŞTEKİN - Çerkes diasporasının da ilgi gösterdiği seçimler, Abhazya'nın ne iç düzeninde ne de dış ilişkilerinde bir değişim potansiyeli taşımıyor. Değişim beklentisi sürse de savaş atlatmış coğrafyanın en büyük tesellisi hala istikrar. Rusya'nın istediği de bundan fazlası değil.
24.08.2019
MEHMET SOYSAL - 21 Mayıs 1864... Ve bahar aylarından bir gün... Doğup büyüdüğü yerlerden sürülen bir halkın dağlara, sulara gömüldüğü o günlerde “toprakta dağılmak” sözünün anlamını bugün daha iyi anlıyoruz... “Yurdunu Kaybeden Adam” tarihi asırlar öncesine dayanıyor... Ve tarihin en büyük sürgününde büyük bir soykırıma uğrayan Kafkasyalılar, yani Çerkezlerin yaşadıklarını ünlü Rus yazar Puşkin şöyle tarif ediyor: Savaş artığı ‘yüzen mezarlar’ olan gemilerden kaç tanesinin battığı bilinmiyor... Sadece Trabzon sahillerinde 53 bin Çerkez öldü! *** Ve şairin... “Kafkas dağlarıdır barut kokar vakitler. Vakitler ki bir güle hasret vaktin türküsüdür. Bir sürgünün içinden, bir dağ, bir deniz geçer. Ve bu sis, bu duman kurda yarar gülüm!” dediği o sancılı günler, bir sürgün filminin karesi gibi kirpiklerimizin arasından geçip gidiyor.
03.08.2019
UĞUR DÜNDAR - 23 Şubat 1944, “Kızıl Ordu Günü” olarak bilinir…. Oysa bu tarih, Çerkes Halkları için kapkara, korkunç bir gündür. Çünkü o gün, SSCB (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) diktatörü Stalin, “yıldırım” hızıyla aldığı bir kararla, Çerkes Halkları'nı Orta Asya bozkırlarına sürgün etmeye başlamıştı. Gerekçe olarak da onların Moskova'ya boyun eğmemelerini ve Almanlar'la iş birliği yaparak, vatana ihanet etmelerini göstermişti!..
24.02.2019
OLEG KRASNOV - Rusya Bilimler Akademisi Coğrafya Enstitüsü Kıdemli Öğretim Görevlisi Coğrafya Bilimleri Doktoru Aleksey Gunya’ya göre, Çeçenistan ile Stavropol arasındaki devlet idarî sınırı net olarak belirlenmiş olup, büyük ölçüde bozkır ve ıssız bölgelerden geçiyor.
12.02.2019
TAMERLAN KAMBOLTİ (VLADİKAVKAZ) - Yerli Dillerin Korunması ve Öğretilmesi Vakfı'nın oluşturulması, bence, Rusya Federasyonu'nun Rus olmayan halklarıyla şovence alay edilmesidir. Ulusal ve kültürel gelişimlerinin hayati sorunlarını çözmeye çalışmayan, halkların kültürel ve siyasal gelişimlerini, hayati sorunlarını çözmede yer almalarını engelleyen açık bir tavırdır. Bu arada, Fonun 2019 finansmanının yaklaşık 80-90 milyon ruble olduğunu açıklayalım. Anlaşılan, devlet tasarrufta... Sonra da Rus Dili Programının 2016-2020 faaliyetlerine yönelik fon miktarını hatırlatmama izin verin lütfen: 6 milyar 148 milyon ruble; yani yılda bir buçuk milyar (!!!) ruble. Modern Rus ulusal-kültürel politikasının ideologları, federalizmin ilkelerinden tamamen ayrılmış ve aslında ülke halklarının ulusal-kültürel gelişimini durdurmuştur. Doktrininin uygulanmasının kültürel ve eğitsel sonuçları, bence devletin çökmesine yol açacak ve tüm olumsuz sosyo-politik sorunların sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalacaklar.
29.01.2019
MADİNA HAKUAŞEVA - Kendi zamanında eşsiz bir fenomen olmuş Adıge kültürü politik sebeplerle uzun süre tecrid edildi. Çarlık hükümeti, sömürgeci askeri yayılmanın gerçeklerini gizlemeye çalışarak, Kafkasya’nın ruhunu oluşturan kültürünü, kendi siyasi suçuyla beraber sildi. Bu hususta 150 yılda hiçbir şey değişmedi. Bugün de tıpkı Sovyet zamanında, eski çarlık zamanında olduğu gibi, tek bir kadim Çerkes kültürünün var olduğu gerçeği, resmi historiyografide hiçbir yerde açıkça belirtilmemektedir. Yeniden yapılanmadan sonra dahi görülmemiştir. Adıgelerin kültürü böylece yanlış bir politikaya rehin olmuş ve olmaya devam etmektedir.
25.01.2019
NAİL SÖNMEZ Değerli(!) bir büyüğümüz ve bilimsel tarihçimiz, yine zorlama cümlelerle Kabardeylerin aslında sürgüne maruz kalmadıklarını, kendi rızaları ile “göç” ettiklerini bastıra bastıra anlatmaya çalıştığı son yazılarından birinde, kendi rızaları ile göç eden bu kabardeylerin “göç” yolculuklarını da 1860 yılında “tren” yolu ile gerçekleştirdiklerini beyan ediyor!
05.07.2018
 1  ...
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi