• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam110
Toplam Ziyaret723178
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.38257.4121
Euro8.95728.9931
Semerkew

ANASAYFA

BİLLUR AKTÜRK - Çerkes camiasında adından sıkça söz ettiren, çeşitli Çerkes dernek ve kurumlarında yöneticilik yapan, özgür Çerkes web sitesinde hala yazıları süren, bir sivil toplum kuruluşu olan Çerkes hakları inisiyatifi’n de sözcü, ilk Çerkes çalıştayının düzenleyicilerinden, Çerkeslerin oluşturdukları Çoğulcu Demokrasi Partisi kurucularından Murat Özden müziğe de el attı. Hadi gelin onun bu sonsuz enerjisine birlikte kulak verelim…
01.07.2015
ULAŞ SUNATA-Rus İmparatorluğu’nun 1817-1864 yılları arasında Kafkasya’yı istilası olarak okuyabileceğimiz Kafkasya Savaşı; Rusların Kuzey Kafkasya’yı topraklarına katması ve o coğrafyanın yerli halklarının, Çerkeslerin etnik temizliği ile sonuçlandı. 21 Mayıs 1864 günü Rus Çarı II. Alexander savaş durumunun sona erdiğini duyurmuştu. Hâlbuki bugün Kafkasya’nın yerli halkları tarihinde kara bir sayfadır. Savaş boyunca küçük gruplar hâlinde başlayan anavatandan ayrılışlar bugünden itibaren 19. yüzyılın sonuna kadar kitlesel göç şeklinde oldu. Bu dönemde Rus askerlerinin Kafkasya’daki köyleri sistematik olarak boşaltması ve Rusların Kafkasya topraklarını sömürgeleştirmesi dikkate alındığında bu durumun etnik bir temizlik amacıyla yapıldığı ve adına “Çerkes soykırımı” denmesi gerektiği son yıllarda daha fazla dile getiriliyor.
12.06.2015
NURİYE ÇAKMAK'IN RÖPORTAJI - 151. yılına giren Büyük Çerkes Sürgünü sırasında milyonlarca insan sürüldü ve yüz binlercesi bu yolculuk sırasında öldü. Çerkesler, başta Rusya olmak üzere dünyanın Çerkes Soykırımını tanımasını talep ediyor. Akademik çalışmalarını Çerkes Soykırımı üzerine yoğunlaştıran ve Rus arşivlerinde araştırmalar yapan Alman Araştırmacı Irma Kreiten, Rusya'nın sömürgeci Avrupa'ya gövde gösterisi yaparcasına Çerkeslere soykırım uyguladığını ancak bunu itiraf etmesinin uzak olduğunu söylüyor.
22.05.2015
BUKET BERKOK - İlber Ortaylı, yazdıklar ve söylemleriyle her zaman gündeme oturan bir tarihçimiz. Kendisini beğenerek yakinen takip ederim… Birçok konuda hem fikirimdir… Henüz “Türklerin Tarihi” kitabını okumadım ama okuyanların anlattıklarıyla, çok az da olsa içeriği hakkında bilgi sahibiyim! …Gerçi kitabı kendisinin yazmadığını, uzun bir sohbet esnasında söylediklerini Engin Atatimur’un banda kaydederek, kitaplaştırdığını söylüyor.
22.04.2015
FUAT UĞUR - İdris Bal, yemin billah ederek son zamanlarda ortaya çıkan siyasal partilerin İktidar tarafından kurdurulduğunu söylemiş. Yemin ettiğine göre kendisine inanmamız gerektiğine hükmetmiş. Partisine de bağlılık yemini etmişti. O vakitler tuzluk olduğundan habersizdik. Demek ki tek ayağını kaldırdı o sırada! Çünkü asıl yemin ettiği yer Pensilvanya’ydı. Zaten Meclis kürsüsünden de ant içmişti. İdris bey, particik diyor bunlara. Kurduğu tuzluk partisi ile adaşı öteki İdris’in partisini nereye koyuyor burada bilemiyoruz.
22.02.2015
YAVUZ BAHADIROĞLU - Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç, bir süre önce, Çerkez Edhem Bey için “Hain değildir” deyince, öteden beri Atatürk’ün her sözünü “senet” sayan camiada bir feryad-u figândır başladı: “Vay! Bunu nasıl söyler?” Bal gibi de söyler, çünkü doğrudur. Bir zamanlar, başta Sultan Vahideddin olmak üzere, Ankara heyetinin aşmakta zorlanacağı pek çok isme “hain” damgası vurulmuş, biraz mırın-kırın edenler susturulmuş, hatta “kafaları koparılmak”la tehdit edilmiş, “…hakikat usulü dairesinde ifade olunacaktır, fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir” sözü, Saltanatın kaldırılmasına muhalif kalan milletvekillerine gözdağı babında, Meclis çatısı altında söylenmiştir.
24.11.2014
İBRAHİM GENÇ - Dilbilimci C. OUCHINSKI 19. yüzyılın ortalarında yazdığı Anadilinde Düşünmek adlı makalesinde "Halkın dili kaybolunca, halkın kendisi de artık yoktur. Bu nedenle, örneğin, yabancı işgalcilerin bütün şiddet ve zulümlerine maruz kalan batı Slavlar ancak, dillerine saldırı yapıldığını anlayınca, halklarının hayatının tehlikede olduğunu anladılar.” der. Çünkü bir halk anadilini yitirdikten sonra kendisini diğer ulustan ayıracak hiçbir nitelik kalmaz geride. Burada anadilin kültür ve düşüncenin yaratıcısı olduğu ve aynı zamanda bunları yeni nesillere taşıdığı gerçeği var. Anadili aynı zamanda bir duygudur, halkın kalbidir. Öyle ki anadilini yitiren biri daha sonra anadilini öğrense bile anadilinde şiir yazamayabilir. Dolayısıyla anadili; her halk için duyuşsal ve bilişsel anlamda belirleyici olan varoluşsal bir iletişim aracıdır.
26.09.2014
TİMUR ALOEV (Tarih Bilimleri Doktoru/Nalçik) - Bilindiği üzere, geçtiğimiz ayın 12’sinde Kabardey-Balkar Cumhuriyeti Başkanvekili Y. A. Kokov “Adıge (Çerkes) Günü” bayramının ihdas edilmesine ilişkin kararnameyi imzaladı. Açıklandığına göre, söz konusu karar, “Çerkes sivil toplum örgütleri ve Kabardey-Balkar Cumhuriyeti vatandaşlarından gelen sayısız başvuru üzerine” alındı. Ertesi gün medyada, başta “Vestnik Kavkaza” isimli web sitesi olmak üzere Mecit Çaçukh ve Barasbi Karamurzov’un yeni uygulamayı desteklediğine dair “Çerkesler bayramına kavuştu” başlıklı bir yazısı yayınlandı. 16 Ağustos tarihinde de Natpress sitesinde konuyla ilgili A. Beshto’nun ayrıntılı görüşlerine yer verildi.
19.09.2014
 4  ...
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi