• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam216
Toplam Ziyaret601109
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.70065.7234
Euro6.31536.3406
Semerkew

ANASAYFA

YAVUZ BAHADIROĞLU - Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç, bir süre önce, Çerkez Edhem Bey için “Hain değildir” deyince, öteden beri Atatürk’ün her sözünü “senet” sayan camiada bir feryad-u figândır başladı: “Vay! Bunu nasıl söyler?” Bal gibi de söyler, çünkü doğrudur. Bir zamanlar, başta Sultan Vahideddin olmak üzere, Ankara heyetinin aşmakta zorlanacağı pek çok isme “hain” damgası vurulmuş, biraz mırın-kırın edenler susturulmuş, hatta “kafaları koparılmak”la tehdit edilmiş, “…hakikat usulü dairesinde ifade olunacaktır, fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir” sözü, Saltanatın kaldırılmasına muhalif kalan milletvekillerine gözdağı babında, Meclis çatısı altında söylenmiştir.
24.11.2014
İBRAHİM GENÇ - Dilbilimci C. OUCHINSKI 19. yüzyılın ortalarında yazdığı Anadilinde Düşünmek adlı makalesinde "Halkın dili kaybolunca, halkın kendisi de artık yoktur. Bu nedenle, örneğin, yabancı işgalcilerin bütün şiddet ve zulümlerine maruz kalan batı Slavlar ancak, dillerine saldırı yapıldığını anlayınca, halklarının hayatının tehlikede olduğunu anladılar.” der. Çünkü bir halk anadilini yitirdikten sonra kendisini diğer ulustan ayıracak hiçbir nitelik kalmaz geride. Burada anadilin kültür ve düşüncenin yaratıcısı olduğu ve aynı zamanda bunları yeni nesillere taşıdığı gerçeği var. Anadili aynı zamanda bir duygudur, halkın kalbidir. Öyle ki anadilini yitiren biri daha sonra anadilini öğrense bile anadilinde şiir yazamayabilir. Dolayısıyla anadili; her halk için duyuşsal ve bilişsel anlamda belirleyici olan varoluşsal bir iletişim aracıdır.
26.09.2014
TİMUR ALOEV (Tarih Bilimleri Doktoru/Nalçik) - Bilindiği üzere, geçtiğimiz ayın 12’sinde Kabardey-Balkar Cumhuriyeti Başkanvekili Y. A. Kokov “Adıge (Çerkes) Günü” bayramının ihdas edilmesine ilişkin kararnameyi imzaladı. Açıklandığına göre, söz konusu karar, “Çerkes sivil toplum örgütleri ve Kabardey-Balkar Cumhuriyeti vatandaşlarından gelen sayısız başvuru üzerine” alındı. Ertesi gün medyada, başta “Vestnik Kavkaza” isimli web sitesi olmak üzere Mecit Çaçukh ve Barasbi Karamurzov’un yeni uygulamayı desteklediğine dair “Çerkesler bayramına kavuştu” başlıklı bir yazısı yayınlandı. 16 Ağustos tarihinde de Natpress sitesinde konuyla ilgili A. Beshto’nun ayrıntılı görüşlerine yer verildi.
19.09.2014
AYŞE HÜR - 24 Mayıs'ta Kartal'daki Sürgün Anıtı'nda 'Çerkes Soykırımı'nın 150. Yılı' vesilesiyle bir anma töreni gerçekleştirilecek. Ben de bu haftaki yazımı Milli Mücadele ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında Kemalistlerle Çerkeslerin ilişkilerine ayırdım. Gerçi tarihte ‘duygusal açıdan’ yorucu olmayan bir konu bulmak da kolay değil. Nitekim bu yazım da hüzünlü bir geçmişe dair. Geçen yıl bu günlerde, ‘21 Mayıs 1864: Çerkeslerin kara günü’ başlıklı yazımda bu acı sürecin, Osmanlı dönemindeki tarihçesinin bir özetini yapmıştım. Yazımı şöyle bitirmiştim: “Önümüzdeki yıl ‘Çerkes Soykırımı’nın 150. Yılı’ dolayısıyla Rusya Federasyonu, iki yıl sonra da ‘Ermeni Soykırımı’nın 100. Yılı’ dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti epey sıkıntılı günler yaşayacak.”
28.05.2014
ÜMİT KARDAŞ - Çerkeslerin eski geleneksel tarihleri her etnik kimlikte olduğu gibi folklorunda, mitolojik öykülerde ve Nart Destanı’nda saklıdır. 26 bölüm ve 700 metinden oluşan ve sembolizm ağı ile örülmüş bu destan Bakır-Tunç Devri’nden önce panteonun yaşlı üyelerinin tarih sahnesine adım atışını anlatır. Bu destanın ahlak ve davranış biçimleri Çerkeslerin yetişmesinde ideal kurallar oluşturdu ve daha sonraları Adığe Habze’yi(Çerkes geleneklerini) meydana getirdi. Destanın dili Adığebze (Çerkesçe) tarih sahnesine çıkan değişik kabileleri birleştiren unsur oldu. Çerkes gelenekleri bu dille yaşatıldı.
24.05.2014
FEHİM TAŞTEKİN - Çarlık Rusya’nın Osmanlı topraklarına sürdüğü Çerkesler, 1.5-2.2 milyon arasında insanı yerinden yurdundan eden büyük trajedinin 150. yılını hiç olmadığı kadar dikkat çekici bir şekilde anıyor. Çerkesler İstanbul’a 168 km mesafede sürülen insanların ilk çıktığı yerlerden biri olan Kefken sahilinde atalarının sığındığı mağaranın yanı başında Karadeniz’e siyah karanfil bırakarak başlattıkları anma etkinliklerini, son yıllarda büyük şehirlere ve meydanlara taşıdı. Rusya da bundan rahatsız.
23.05.2014
HASAN CEMAL - Büyük Çerkes Sürgünü ya da Çerkes Soykırımı… Dün 150. yıl dönümüydü. Çarlık Rusya’sı yönetimi altında Kuzey Kafkasya’da yaşayan Çerkesler, 21 Mayıs 1864’de kendi anayurtlarından, kendi topraklarından zorla koparılmış, Anadolu’ya doğru büyük acılarla geçen bir göçe zorlanmışlardı. Benim de ailemin bir tarafı Çerkes’tir. Büyük sürgünün 150. yılında, yıllar önce bana “Kökler kaybolmaz oğlum!” diyen dayımı anımsadım.
23.05.2014
FUAT UĞUR- Kbaada vadisinin yamaçları. Rus ordusu, göç etmek zorunda bırakılan Çerkesleri, bir ferdi bile hayatta kalmasın diye katlediyor. Kadınların ve çocukların çığlıkları Kelime-i şahadetlere karışıp gökyüzüne yükselirken Rus askerleri Çarlarından aldıkları emri yerine getiriyorlar: “Tek bir canlı Çerkes bırakmayın, kellelerini kazığa geçirin!” Gelinen nokta, neredeyse 100 yıldır süren bir savaşın ve direniş öyküsünün sonucuydu.
15.05.2014
 4  ...
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi