• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam33
Toplam Ziyaret724682
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.43157.4613
Euro9.01689.0530
Semerkew

ANASAYFA

AYŞE HÜR - 24 Mayıs'ta Kartal'daki Sürgün Anıtı'nda 'Çerkes Soykırımı'nın 150. Yılı' vesilesiyle bir anma töreni gerçekleştirilecek. Ben de bu haftaki yazımı Milli Mücadele ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında Kemalistlerle Çerkeslerin ilişkilerine ayırdım. Gerçi tarihte ‘duygusal açıdan’ yorucu olmayan bir konu bulmak da kolay değil. Nitekim bu yazım da hüzünlü bir geçmişe dair. Geçen yıl bu günlerde, ‘21 Mayıs 1864: Çerkeslerin kara günü’ başlıklı yazımda bu acı sürecin, Osmanlı dönemindeki tarihçesinin bir özetini yapmıştım. Yazımı şöyle bitirmiştim: “Önümüzdeki yıl ‘Çerkes Soykırımı’nın 150. Yılı’ dolayısıyla Rusya Federasyonu, iki yıl sonra da ‘Ermeni Soykırımı’nın 100. Yılı’ dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti epey sıkıntılı günler yaşayacak.”
28.05.2014
ÜMİT KARDAŞ - Çerkeslerin eski geleneksel tarihleri her etnik kimlikte olduğu gibi folklorunda, mitolojik öykülerde ve Nart Destanı’nda saklıdır. 26 bölüm ve 700 metinden oluşan ve sembolizm ağı ile örülmüş bu destan Bakır-Tunç Devri’nden önce panteonun yaşlı üyelerinin tarih sahnesine adım atışını anlatır. Bu destanın ahlak ve davranış biçimleri Çerkeslerin yetişmesinde ideal kurallar oluşturdu ve daha sonraları Adığe Habze’yi(Çerkes geleneklerini) meydana getirdi. Destanın dili Adığebze (Çerkesçe) tarih sahnesine çıkan değişik kabileleri birleştiren unsur oldu. Çerkes gelenekleri bu dille yaşatıldı.
24.05.2014
FEHİM TAŞTEKİN - Çarlık Rusya’nın Osmanlı topraklarına sürdüğü Çerkesler, 1.5-2.2 milyon arasında insanı yerinden yurdundan eden büyük trajedinin 150. yılını hiç olmadığı kadar dikkat çekici bir şekilde anıyor. Çerkesler İstanbul’a 168 km mesafede sürülen insanların ilk çıktığı yerlerden biri olan Kefken sahilinde atalarının sığındığı mağaranın yanı başında Karadeniz’e siyah karanfil bırakarak başlattıkları anma etkinliklerini, son yıllarda büyük şehirlere ve meydanlara taşıdı. Rusya da bundan rahatsız.
23.05.2014
HASAN CEMAL - Büyük Çerkes Sürgünü ya da Çerkes Soykırımı… Dün 150. yıl dönümüydü. Çarlık Rusya’sı yönetimi altında Kuzey Kafkasya’da yaşayan Çerkesler, 21 Mayıs 1864’de kendi anayurtlarından, kendi topraklarından zorla koparılmış, Anadolu’ya doğru büyük acılarla geçen bir göçe zorlanmışlardı. Benim de ailemin bir tarafı Çerkes’tir. Büyük sürgünün 150. yılında, yıllar önce bana “Kökler kaybolmaz oğlum!” diyen dayımı anımsadım.
23.05.2014
FUAT UĞUR- Kbaada vadisinin yamaçları. Rus ordusu, göç etmek zorunda bırakılan Çerkesleri, bir ferdi bile hayatta kalmasın diye katlediyor. Kadınların ve çocukların çığlıkları Kelime-i şahadetlere karışıp gökyüzüne yükselirken Rus askerleri Çarlarından aldıkları emri yerine getiriyorlar: “Tek bir canlı Çerkes bırakmayın, kellelerini kazığa geçirin!” Gelinen nokta, neredeyse 100 yıldır süren bir savaşın ve direniş öyküsünün sonucuydu.
15.05.2014
YASİR KADIOĞLU - Paralel yapılanma, bütün Çeçen cinayetlerini neden zayıf delillerle sadece bir ismin üzerine yıkmaya çalışıyor? Rus istihbaratı neden açıkça korunuyor ve katillerin Cinayet Masası’ndaki iki polis tarafından tespit edilen bağlantıları neden mahkemeden gizleniyor? Asıl mesele okullar mı? Yoksa çok daha derin bazı bağlantılar mı söz konusu? Zona’nın açıkça hedef seçilmesinin ve medya araçları kullanılarak itibarsızlaştırılmasının sebebi nedir? 3 Çeçen komutanın kim tarafından öldürüldüğünü çok iyi bilen ve Zona’nın o tarihte Gürcistan’da olduğundan da haberdar olan bazı İslamcı organizasyonlar neden Zona ismi üzerinde ısrarla duruyorlar?
09.04.2014
CANDAŞ TOLGA IŞIK - Rusya’nın Soçi kentinin ev sahipliği yaptığı 2014 Kış Olimpiyatları devam ediyor… “Rusya’nın...” diyorum ama Soçi aslında Rusların değil... Kimin? Çerkezlerin. Türkleri, ‘1915’te Ermeni soykırımı yapmakla...’ suçlayan Ruslar, 1864’te Soçi’de binlerce Çerkez’i öldürüp bir o kadarını da sürgüne yollayarak yüzyılın en kanlı soykırımlarından birine imza atmıştı. Soykırım sırasında 20 kişilik küçükbir mescit dışındaki şehirdeki bütün camiler yıkıldı. İbadet yasaklandı. Kadın çocuk demeden zindanlara atıldı.
17.02.2014
LEVENT KAZAK - Kırım Savaşı sonrasında Kuzey Kafkasya topraklarının kontrolünü devralan Rusya, o bölgede binlerce yıldır yaşayan Çerkes halkını, Osmanlı’ya yakın, sürekli sorun çıkartan asiler olarak görüyordu. 1859’da Ruslar, bölge nüfusunu kıyı bölgelerine sürmek amacıyla dağ köylerini boşaltmak ve direnenleri katletmeye yönelik bir askeri seferberlik başlattı. 1860’ta Çar II. Aleksander tarafından Çerkeslere iki seçenek sunuldu: Ya bataklık olan Don bölgesine yerleşecekler ya da Osmanlı’ya sürgün gideceklerdi. Çerkesler cevap olarak bağımsızlıklarını ilan etti. Katliamlar devam etti. Rusların kendi rakamlarına göre üç yıl içinde 450 binin üzerinde Çerkes öldürülmüştü.
17.02.2014
 5  ...
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi