• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi8
Bugün Toplam111
Toplam Ziyaret679953
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.83746.8648
Euro7.68057.7113
Semerkew
Erol Karayel
erolkarayel26@gmail.com
Soçi’den Sonra…
07/02/2014

Soçi Kış Olimpiyatları başladı.

Ortaya koyduğumuz muhalefet olimpiyatların iptalini sağlayamadı.

Bu sonucu öngörüyor muyduk?

Elbette öngörüyorduk; hatta sadece bu sonucu öngörüyorduk.

Peki öyleyse neyin mücadelesini verdik?

Biz, atalarımıza, hakka ve adalete olan saygı veinancımızın, zulme ve zalime karşı olmanın getirdiği sorumluluğun mücadelesini verdik ve bundan sonra da vermeye devam edeceğiz.

Bu süreçte verdiğimiz emek zayi olmadı. Olimpiyatların Soçi’de yapılacağının ilan edilmesinden bugüne kadar yapılan eylemler ve bunların medyada haberleştirilmesi sonucudur ki bugün daha çok insan halklarımıza yapılan soykırım ve sürgünden haberdar, daha çok insan mağduriyetimizin farkında.

Ve bu davamız için önemli bir kazanım.

***

İkincisi, ciddi bir asimilasyon tehdidi altındayız. Çerkeslerin, karakterleri icabı hep merkezi gücün yanında yer almaları ve merkezin milli değerlerini kendi milli değerleri kılma temayülleri ulusal reflekslerini köreltmiş, onları yarı asimile bir toplum haline getirmiştir. Kendini derneklere atmış küçük bir kesimin dışında bu kimlik aşınmasını dert eden pek kimse de yok maalesef.  Ancak, son yıllarda ortaya çıkan Soçi protestoları ve miting gibi eylemlilikler, asimilasyonun etkisiyle narkozlanmış kesimden küçük bir kısmının uyanıp kendini sorgulaması sonucunu doğurdu. Pek çoğu milli bir meselesinin olduğunu bu vesileyle hatırladı.

Soçi protestolarının bu manada da pozitif bir etkisi olmuştur.

***

Öte yandan Rusya bu muhalefetten ciddi şekilde rahatsız olmuş ve diaspora üzerindeki dikkatini yoğunlaştırmıştır. Rusya’nın rahatsızlığının sebebi bizim bu süreçte ortaya koyduğumuz performans değil; ileride kendisine ciddi rahatsızlık verme potansiyelimizin ortaya çıkmasıdır.

Rusya bu süreçte, şimdiye kadar görmezden geldiği;

Rodinalar, UÇD’ler, etki ajanları vasıtasıyla narkozladığı diasporanın uyanarak “Çerkes meselesini” uluslararası kamuoyuna mal etmesinin başına ne işler açabileceğinin farkına vardı.

Hiç şüphe edilmesin ki buna karşı kendince tedbirler geliştirecektir. Öncelikle de her zamanki taktiğiyle aramızdaki işbirlikçileri başımıza musallat edecektir. Bu işbirlikçiler geliştirdikleri bir takım tezlerle muhalefetimizi zayıflatmaya, söylemlerimizi törpüleyerek etkisizleştirmeye çalışacaklardır. Öncelikle de soykırım ve sürgün söylemlerimizin içini boşaltmaya girişeceklerdir. İçimizde bu işbirliğine teşne epeyce insan var çünkü. Bunlara özellikle dikkat etmemiz gerekecek. (Hatta şimdiden icrayı faaliyetlerine başladılar bile. Buldukları bir takım tekil örnekler ve bir takım subjektif verilerden hareketle “soykırım ve sürgünün olmadığı” ya da “kısmi olduğu” yorumları yaparak kafaları bulandırmaya çalışıyorlar. Bunlara hiç fırsat vermemek gerekir.)

***

Bu işbirlikçilerin etkisinde kalıp “Soykırım ve sürgün tarihte kalmış bir konu, ne diye kurcalayıp duruyorsunuz?” diyen ve diyecek olanlara ise cevabımızı peşinen verelim:

Hayır efendim, soykırım ve sürgün tarihsel değil, aktüel bir konudur; çünkü olumsuz sonuçları bütün canlılığı ile etkisini devam ettiriyor.

Bu tablonun hazırlayıcısından verdiği tüm mağduriyetleri gidermesini istemek hakkımızdır.

Rusya 50 milyar doları olimpiyat tesisleri yapmaya harcamak yerine,  günahlarından arınmaya niyet edip, sürgündeki Çerkesleri tekrar anavatanında toplamak için harcamalıydı.

Mücadelemiz bunu sağlayıncaya kadar devam edecek.



2199 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

PUTİN’İN YENİ ANAYASASI “RUSLAR EFENDİ, DİĞERLERİ KÖLE” DİYOR - 26/04/2020
Putin son derece sinsi bir politika uyguluyor. Gerçek amacını gizliyor ve günü geldiğinde hızla icra ediyor.
ETNİSİTE, SİYASET, ÇDP, V.S. - 19/07/2019
ÇDP’ye “etnik parti olmaz” argümanıyla karşı çıkanların “etnik derneklerde” icra-i faaliyette bulunuyor olması da tam bir kara mizah örneğidir.
KARADAN GEMİ İDARE EDİLMEZ; ÖYLEYSE HAYDİ SİYASETE! - 27/06/2019
Kırmızı kitapta bir rezerv olsun olmasın, taleplerimizin hayata geçmesi için mutlaka Çerkes sorununun çözümünü misyon edinmiş şahısların mecliste ve yürütme kadrolarında bulunması, yani siyasete girmesi gerekiyor.
SİVİL TOPLUMDAN, SİYASAL TOPLUMA... - 13/06/2019
2001 yılında işbaşına gelen AK Parti yönetimi AB kriterlerinin öngördüğü açılım programıyla devletin kimlikler üzerindeki inkar politikalarına son vererek önemli bir adım attı.
HAKİKATİN GÜR SESİ: KADİR MISIROĞLU - 06/05/2019
Araştırmacı karakteri, Osmanlıca’ya ve birkaç batı diline vukufiyeti, güçlü hafızası, keskin zekasıyla resmi tarihin yalanlarını bir bir ifşa etti. Epeyce bir insanı da “sistemin narkozundan” çıkartmayı başardı.
20 Senedir Nasıl Adam Olunacağını Öğrenemeyen Zavallı! - 07/12/2018
“En eksik tarafını” tamamlamak için 20 senedir didiniyor, hergün “Ne zaman adam oluruz?” diye soruyorsun tuttuğun köşede. Baştan belirtelim, sen artık umutsuz bir vakasın, hiçbir zaman adam olamayacaksın.
RF Eğitim Yasası, ‘Yeni Rus Ulusu’nun Eritme Kazanı Olacak - 29/06/2018
Kremlin'in yüzyıllardır değişmeyen hedefi, işgal ettiği toprakları yerli nüfusundan arındırmak, "Rus kültürü içinde eritip, yok etmektir."
Asimilasyon Asalet Dinlemiyor - 07/08/2017
Ana sorunumuz Asimilasyondur. Artık her şeyi bir kenara bırakıp, bütün imkanlarımızı, bütün beyin gücümüzü bu sorunun çözümüne odaklamamız lazım.
Şehid Erol Olçok - 24/07/2016
Ama hep dillendirdiği bir sıkıntısı vardı; ona göre Çerkeslerin yetkin, kendini davaya adamış, sonuna kadar fedakar kadroları yoktu ve bu büyük eksiklikti. “Büyük işleri güvenerek teslim edebileceğimiz kimse yok ortada” diyordu kendi zaviyesinden.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi