• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam42
Toplam Ziyaret559635
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.32205.3433
Euro6.05296.0772
Semerkew
Erol Karayel
erolkarayel26@gmail.com
Soçi’den Sonra…
07/02/2014

Soçi Kış Olimpiyatları başladı.

Ortaya koyduğumuz muhalefet olimpiyatların iptalini sağlayamadı.

Bu sonucu öngörüyor muyduk?

Elbette öngörüyorduk; hatta sadece bu sonucu öngörüyorduk.

Peki öyleyse neyin mücadelesini verdik?

Biz, atalarımıza, hakka ve adalete olan saygı veinancımızın, zulme ve zalime karşı olmanın getirdiği sorumluluğun mücadelesini verdik ve bundan sonra da vermeye devam edeceğiz.

Bu süreçte verdiğimiz emek zayi olmadı. Olimpiyatların Soçi’de yapılacağının ilan edilmesinden bugüne kadar yapılan eylemler ve bunların medyada haberleştirilmesi sonucudur ki bugün daha çok insan halklarımıza yapılan soykırım ve sürgünden haberdar, daha çok insan mağduriyetimizin farkında.

Ve bu davamız için önemli bir kazanım.

***

İkincisi, ciddi bir asimilasyon tehdidi altındayız. Çerkeslerin, karakterleri icabı hep merkezi gücün yanında yer almaları ve merkezin milli değerlerini kendi milli değerleri kılma temayülleri ulusal reflekslerini köreltmiş, onları yarı asimile bir toplum haline getirmiştir. Kendini derneklere atmış küçük bir kesimin dışında bu kimlik aşınmasını dert eden pek kimse de yok maalesef.  Ancak, son yıllarda ortaya çıkan Soçi protestoları ve miting gibi eylemlilikler, asimilasyonun etkisiyle narkozlanmış kesimden küçük bir kısmının uyanıp kendini sorgulaması sonucunu doğurdu. Pek çoğu milli bir meselesinin olduğunu bu vesileyle hatırladı.

Soçi protestolarının bu manada da pozitif bir etkisi olmuştur.

***

Öte yandan Rusya bu muhalefetten ciddi şekilde rahatsız olmuş ve diaspora üzerindeki dikkatini yoğunlaştırmıştır. Rusya’nın rahatsızlığının sebebi bizim bu süreçte ortaya koyduğumuz performans değil; ileride kendisine ciddi rahatsızlık verme potansiyelimizin ortaya çıkmasıdır.

Rusya bu süreçte, şimdiye kadar görmezden geldiği;

Rodinalar, UÇD’ler, etki ajanları vasıtasıyla narkozladığı diasporanın uyanarak “Çerkes meselesini” uluslararası kamuoyuna mal etmesinin başına ne işler açabileceğinin farkına vardı.

Hiç şüphe edilmesin ki buna karşı kendince tedbirler geliştirecektir. Öncelikle de her zamanki taktiğiyle aramızdaki işbirlikçileri başımıza musallat edecektir. Bu işbirlikçiler geliştirdikleri bir takım tezlerle muhalefetimizi zayıflatmaya, söylemlerimizi törpüleyerek etkisizleştirmeye çalışacaklardır. Öncelikle de soykırım ve sürgün söylemlerimizin içini boşaltmaya girişeceklerdir. İçimizde bu işbirliğine teşne epeyce insan var çünkü. Bunlara özellikle dikkat etmemiz gerekecek. (Hatta şimdiden icrayı faaliyetlerine başladılar bile. Buldukları bir takım tekil örnekler ve bir takım subjektif verilerden hareketle “soykırım ve sürgünün olmadığı” ya da “kısmi olduğu” yorumları yaparak kafaları bulandırmaya çalışıyorlar. Bunlara hiç fırsat vermemek gerekir.)

***

Bu işbirlikçilerin etkisinde kalıp “Soykırım ve sürgün tarihte kalmış bir konu, ne diye kurcalayıp duruyorsunuz?” diyen ve diyecek olanlara ise cevabımızı peşinen verelim:

Hayır efendim, soykırım ve sürgün tarihsel değil, aktüel bir konudur; çünkü olumsuz sonuçları bütün canlılığı ile etkisini devam ettiriyor.

Bu tablonun hazırlayıcısından verdiği tüm mağduriyetleri gidermesini istemek hakkımızdır.

Rusya 50 milyar doları olimpiyat tesisleri yapmaya harcamak yerine,  günahlarından arınmaya niyet edip, sürgündeki Çerkesleri tekrar anavatanında toplamak için harcamalıydı.

Mücadelemiz bunu sağlayıncaya kadar devam edecek.



Paylaş | | Yorum Yaz
2051 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

20 Senedir Nasıl Adam Olunacağını Öğrenemeyen Zavallı! - 07/12/2018
“En eksik tarafını” tamamlamak için 20 senedir didiniyor, hergün “Ne zaman adam oluruz?” diye soruyorsun tuttuğun köşede. Baştan belirtelim, sen artık umutsuz bir vakasın, hiçbir zaman adam olamayacaksın.
RF Eğitim Yasası, ‘Yeni Rus Ulusu’nun Eritme Kazanı Olacak - 29/06/2018
Kremlin'in yüzyıllardır değişmeyen hedefi, işgal ettiği toprakları yerli nüfusundan arındırmak, "Rus kültürü içinde eritip, yok etmektir."
Asimilasyon Asalet Dinlemiyor - 07/08/2017
Ana sorunumuz Asimilasyondur. Artık her şeyi bir kenara bırakıp, bütün imkanlarımızı, bütün beyin gücümüzü bu sorunun çözümüne odaklamamız lazım.
Şehid Erol Olçok - 24/07/2016
Ama hep dillendirdiği bir sıkıntısı vardı; ona göre Çerkeslerin yetkin, kendini davaya adamış, sonuna kadar fedakar kadroları yoktu ve bu büyük eksiklikti. “Büyük işleri güvenerek teslim edebileceğimiz kimse yok ortada” diyordu kendi zaviyesinden.
'Ermeni Soykırımı' ve Çerkesler - 14/06/2016
onrad Adenouer uzmanları tarafından hazırlanacak “Çerkesleri Ermeni soykırımı yapmakla itham eden” belgeli bir dosyayı kitaplaştırıp burnumuza dayayacakları günün çok uzak olmadığından hiç şüpheniz olmasın.
Ali İhsan - 04/04/2016
Ali İhsan Aksamaz’ı tanır mısınız? Tanımayanlara kısaca “kararlı, çalışkan ve samimiyet abidesi” olarak tanıtabilirim.
Kurumsallaşmanın Önemi - 18/12/2015
Diaspora topluluklarımızın “bilinç ve mensubiyet duygusu” düzeyinde bir varoluşu dahi sürdürebilmeleri için hemen bugün çok güçlü diasporik kurumsal yapılar oluşturmaları gerekmektedir.
Bir Seçim Değerlendirmesi veya Merkezden Çevreye Akış - 21/07/2015
ÇDP bu çıkışıyla ve siyaset için verdiği yeni adresle merkezdekileri (özellikle Çerkes kökenlileri) ciddi şekilde rahatsız etti ve diyebiliriz ki sarstı. Ama bu kısa sürede yanına çekemedi. Bunun için epeyce bir zaman lazım.
Nalçık Cezaevi’nde Yalnız Bir Adam… - 26/12/2014
Bir zamanlar Kabardey-Balkar’a dönenler içinde isminden en çok bahsedilen, çevresi en kalabalık olan, Çerkeslerin(!) uluslararası örgütü olan DÇB’ye en önemli desteği veren Sabancıoğlu o kalabalıklar içinde meğer ne kadar yalnızmış.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi