• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam41
Toplam Ziyaret559634
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.32205.3433
Euro6.05296.0772
Semerkew
Erol Karayel
erolkarayel26@gmail.com
Kurumsallaşmanın Önemi
18/12/2015
Kafkas halklarının tarih boyunca çektikleri sıkıntıların temel sebebi “kurumsallaşmaya” ehemmiyet vermemiş olmalarıdır.
Öyle ki, geçmişte esnaf, tüccar, atölye gibi temel iktisadi kurumlardan oluşan bir çarşı; bunun etrafında toplanmış meskenler ve insanlar, buradan da şehirleşmeye gidecek bir yerleşim düzeni ortaya çıkartamamışlardır.
Eğer zamanında kendi şehir toplumlarını oluşturabilseydiler, daha o aşamada kamu kurumları ile eğitim kurumları da doğacak, topluma yön verecek pek çok vasıflı insan yetiştirmiş olacaklardı. Bütün bunların sonrasında da kaçınılmaz olarak en büyük kurumsal yapı olan devlet örgütlenmesini ortaya çıkartacaklardı.
Bu devlet yapısının, kültürümüz lehinde koyacağı irade ile de erken ya da geç çoktan bir uluslaşma sürecini yaşamış olacak, bugünkü kabile reflekslerimizden eser olmayacağı gibi tarih çok daha farklı seyredecek ve muhtemelen dağılmayarak anayurdunda derli toplu yaşayan halklar olacaktık.
Bütün bu süreçleri yaşayamamış olmamızın temel sebebi geçmişten bugüne hiçbir alanda “kurumsallaşmaya” ehemmiyet vermemiş olmamızdır. 
Nitekim geçmişte kullandığımız özgün bir alfabe ve yazıya, bunların ürünü olarak kitabî bir mirasa sahip olamamamızın da yegane sebebi kurumsallaşmadaki başarısızlığımız ve buradan bizi önce kentlere, sonra da devlete götürecek süreçleri yaşayamamış olmamızdır.
Bunun bir sonucudur ki bugün yeryüzünde darmadağınık ve yok oluş tehdidi altında halklar olarak kaygılı bir yaşam sürmekteyiz.
Ve bu tarihsel ihmallerimiz (ki beceriksizliğimiz de diyebiliriz), şu içinde bulunduğumuz yüzyılda da aynı şekilde sürüp gitmektedir.
 Bugün dahi, anavatanda yaşayan halklarımız, en büyük kurumsal yapı olan egemen devletlerini kuramaz ve bu devlet yapılarının korumasında kendi değerlerini esas alan bir ulusal düzen inşa edemezlerse, gelecekte de var olacaklarını düşünmek fazla iyimserlik olur.
Aynı tehdit diaspora topluluklarımız için de geçerli olup, onlar için durum daha da vahimdir. Diaspora topluluklarımızın “bilinç ve mensubiyet duygusu” düzeyinde bir varoluşu dahi sürdürebilmeleri için hemen bugün çok güçlü diasporik kurumsal yapılar oluşturmaları gerekmektedir. Aksi halde birlikte yaşadıkları toplumların içersinde yok olup gitmek onlar için de kaçınılmaz olacaktır.
 Diasporalar için bugünün dünyasında oluşturulması gereken kurumsal yapıların en başında fonksiyonel temel eğitim kurumları ile toplumu iletişim halinde ve zinde tutacak olan tv, radyo, baskılı veya dijital gazeteler ile bilgi, düşünce ve duygu bazında besleyecek olan kitapları üretecek fonksiyonel kurumsal yapılar gelmektedir. Kurumsallaşılmalı ki sistemli ve düzenli bir eğitim ve üretim faaliyeti yapılabilsin ve istenen olumlu sonuçlar alınabilsin.
 


Paylaş | | Yorum Yaz
1522 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

20 Senedir Nasıl Adam Olunacağını Öğrenemeyen Zavallı! - 07/12/2018
“En eksik tarafını” tamamlamak için 20 senedir didiniyor, hergün “Ne zaman adam oluruz?” diye soruyorsun tuttuğun köşede. Baştan belirtelim, sen artık umutsuz bir vakasın, hiçbir zaman adam olamayacaksın.
RF Eğitim Yasası, ‘Yeni Rus Ulusu’nun Eritme Kazanı Olacak - 29/06/2018
Kremlin'in yüzyıllardır değişmeyen hedefi, işgal ettiği toprakları yerli nüfusundan arındırmak, "Rus kültürü içinde eritip, yok etmektir."
Asimilasyon Asalet Dinlemiyor - 07/08/2017
Ana sorunumuz Asimilasyondur. Artık her şeyi bir kenara bırakıp, bütün imkanlarımızı, bütün beyin gücümüzü bu sorunun çözümüne odaklamamız lazım.
Şehid Erol Olçok - 24/07/2016
Ama hep dillendirdiği bir sıkıntısı vardı; ona göre Çerkeslerin yetkin, kendini davaya adamış, sonuna kadar fedakar kadroları yoktu ve bu büyük eksiklikti. “Büyük işleri güvenerek teslim edebileceğimiz kimse yok ortada” diyordu kendi zaviyesinden.
'Ermeni Soykırımı' ve Çerkesler - 14/06/2016
onrad Adenouer uzmanları tarafından hazırlanacak “Çerkesleri Ermeni soykırımı yapmakla itham eden” belgeli bir dosyayı kitaplaştırıp burnumuza dayayacakları günün çok uzak olmadığından hiç şüpheniz olmasın.
Ali İhsan - 04/04/2016
Ali İhsan Aksamaz’ı tanır mısınız? Tanımayanlara kısaca “kararlı, çalışkan ve samimiyet abidesi” olarak tanıtabilirim.
Bir Seçim Değerlendirmesi veya Merkezden Çevreye Akış - 21/07/2015
ÇDP bu çıkışıyla ve siyaset için verdiği yeni adresle merkezdekileri (özellikle Çerkes kökenlileri) ciddi şekilde rahatsız etti ve diyebiliriz ki sarstı. Ama bu kısa sürede yanına çekemedi. Bunun için epeyce bir zaman lazım.
Nalçık Cezaevi’nde Yalnız Bir Adam… - 26/12/2014
Bir zamanlar Kabardey-Balkar’a dönenler içinde isminden en çok bahsedilen, çevresi en kalabalık olan, Çerkeslerin(!) uluslararası örgütü olan DÇB’ye en önemli desteği veren Sabancıoğlu o kalabalıklar içinde meğer ne kadar yalnızmış.
MEB’in Seçmeli Ders Tiyatrosu - 08/10/2014
Anadilin pazarlığı mı olur ki de, “sekiz-on kişi bir araya gelsin ancak öyle…” diyerek şarta bağlanıyor?
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi