• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam66
Toplam Ziyaret560293
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956
Semerkew
Kuşha Faruk Özden
farukozden35@hotmail.com
29 Nisan Kayseri Mitingi’nde Halk Vardı!
04/05/2012

Bazılarına göre katılımcı sayısı fazla değildi.

Eh, beklentilerini yüksek tutanlar için öyle olabilir.

Denildiği gibi belki sayıca fazla değildi ama her yaştan ve kuşaktan nitelikli bir katılımcı kitle vardı miting alanında. Bu dikkat çekiciydi, bunu kaydetmek lazım bir kere.

Sonra, eğer ki binlerle ifade edilen bir miting olsa ve buna da sadece 18-25 yaş gurubu gençler katılsaydı aklıma çok daha fazla soru takılırdı inanın. Yanlış anlaşılmasın, toplumun geleceği elbette gençlerdir, buna kimsenin itirazı olmaz; ama her yaştan insanın oluşturduğu bir kitle ise tartışmasız halkın ta kendisidir.

Bir tarafta başörtülü veya başı açık kadınlar kol kola yürürken; yanı başlarında küçük çocuğu kucağında genç bir anne omuz veriyordu onlara.

Beri yanda ise anne, baba ve çocuklardan oluşan bir gurup pankartlarını açmış inançlı şekilde saf tutuyordu kortejde.

Ve hep birlikte haykırıyorlardı sloganlarını:

-          ”YİREPSO ADİĞAĞA”…  

Hepsinin amacı aynı, hepsi samimi ve hepsi aynı hedefe kilitlenmişlerdi: Çerkesliği yaşatmak…

***

Oradaki çocukların gözlerinde anadillerine duydukları sevginin, anadillerine olan özlemin, anadili eğitimi isteğinin parıltılı kıvılcımlarını gördüm.

Uzunyayla ayazının kavurduğu, kasketli, köyden geldiği belli kimselerin yanında, düğüne gider gibi hazırlanmış takım elbiseliler de yerini almıştı miting alanında.

Hayatlarında ilk defa mitinge katılan ama isteklerinin kendileri için, gelecekleri için ne önem taşıdığının bilincinde bir kitle vardı Kayseri Miting alanında.

Bu vatan için ölürken Türkçe bilmeyen Çerkeslerin çocukları ne yazık ki artık Çerkesçeyi öğrenemiyorlardı.  

Ne kadar hazin bir tabloydu bu böyle.

İşte bunu içlerine sindiremeyerek meydanda toplananlar, uğruna kanlarını akıttıkları herşeylerini verdikleri bu ülke yöneticilerinden tek bir şey talep ediyorlardı kendileri için haklı olarak: Çerkes kimliklerini koruyacakları şartların sağlanması.

***

Miting için İzmir’den Kayseri’ye gittiğimde, 80 yaşını çoktan aşmış olan babam Kuşha Fikri sordu:

-          ”Mitingde talebiniz ne olacak?”  

         Cevap verdim:

-          “Anadilde eğitim, gün boyu Çerkesçe yayın yapan radyo ve tv, Çerkesçe aile isimlerimizin verilmesi, Çerkesçe köy isimlerimizin verilmesi ve resmi tarihteki aykırılıkların kaldırılması…”

Babam mukabele etti,

-          “Çok haklı talepleriniz var, sağlığım el verse inan ben de gelirdim.”

***

Kayseri Çerkesleri’nde  miting tecrübesi olmadığı için, televizyonda bazı radikal gurupların toplantılarında  gördükleri kavga dövüşün her mitingde olduğunu zannedenler vardı. Nitekim onlar o gün alana hiç uğramadılar zaten.

Bir de çevrelerine mitinge gitmemeleri için telkinde bulunup, o gün miting mahalline gelen ve katılımcıları karşı kaldırımdan izleyenler vardı ki onlara bir çift sözüm var:

-          ”Ne kazandınız, ne geçti elinize?”

***

Kayseri için de bir ilkti ÇHİ Mitingi.

Kaybolmamış fakat köşelere sinmiş olan Çerkesler’in güzel atlarına binerek ayağa kalkmaya başladığını ortaya koydu ÇHİ Mitingi.  

“Müslihe Nane”nin bütün korteje sahip çıkması, “Ben hepsindenim” demesi katılımcılardaki yüksek bilinci kristalize ediyordu adeta.

İnançlılığın bir göstergesi kabul edilen başörtülü hanımların kortejin ön saflarında yer alması ise eylemi artık her görüşten Çerkes’in benimsediğinin önemli bir işareti oluyordu.

Geçmişte Çerkesler’le ilgili meseleler derneklerde, dört duvar arasında, sesler de fazla yükseltilmeden konuşulurdu. Sesini yükselten birkaç kişi 12 Eylül faşist cenderesinde ceremesini fazlasıyla çekmişti. O gün dile getirilenler, bugünlerde meydanlarda dile getirdiğimiz taleplerimizden fazla bir şey değildi halbuki. Hatta, bu günkü taleplerimiz o günlerden daha fazla. 70’li yıllarda Çerkesçe yayın yapan bir radyo veya tv istemeyi hayal bile edemezdik.

***

Bence 29 Nisan Kayseri Mitingi başarı ile yapılmış ve amacına da ulaşmıştır.

Halkımıza kutlu olsun!

Engellemek için çabalayanlar ise utansın.

***

Yazımı bitirmeden eklemek istiyorum, 21 Mayıs’ta hem Taksim’de, hem Beşiktaş’ta olmak, mazereti olmayan her Çerkes için bir görevdir. Gönül ister ki binlerce kişilik bir katılımla gündüz Taksim de toplananlar, akşam da Beşiktaş’ta olsunlar; hep bir ağızdan ağıtların  söyleneceği anma toplantısı, katılımcıların birlikte yapacağı vuıgla(*) tamamlansın.

_____________________

(*) Vuıg, ilkel çağlarda tanrılar için yapılan dini bir ritüeldir.



Paylaş | | Yorum Yaz
4254 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Kayseri Mitingi Ayıbı Hepimizin - 22/09/2018
Uzunyayla’da doğan ve o ortamdan gelen birisi olarak, yapılacak eylemi yaşlılara götürüp “Nahıj ohu” (yaşlılar işi) olarak meselenin formalitesine uygun yapılmamasını öncelikli hata olarak görüyorum.
Kayseri’de Omuz Omuza Verme Zamanı - 12/09/2018
Anavatanda anadilde eğitimin kısıtlanması nasıl ortak sorunumuzsa, TRT’de sürekli Çerkesçe yayın yapacak bir kanalın kurulması da halkımızın hayati bir ihtiyacıdır. Zaman kaybetmeden bunun sağlanmasını istemek hakkımızdır.
Bir Direniş Sembolü… - 24/10/2017
Bir tarafta Ğuaşo RUSLAN mücadelenin ve direnmenin sembolü olurken, bazıları da Ruslarla birleşmenin 460. yılı kutlamalarına katılır ve kimileri de onların peşinden koşar. Aynen fener alayında geçen askerlerin arkasından koşan çocuklar gibi.
Bütün Dünyada Milliyetçilik Yükselirken !? - 28/09/2017
Bütün dünyada milliyetçilik yükselirken bizim Çerkesler’de gerilemesinin nedenini araştırmak da başlı başına akademik tez konusu olur.
Asalet Kanda Değil, Duruş ve Davranıştadır - 17/08/2017
Siyasi kamplaşmanın en yoğun yaşandığı 80 öncesi dönemde Devrimci Çerkesler, Dindar Çerkesler ve Ülkücü Çerkesler olarak kamplaşmış olsak dahi “Çerkeslik” şemsiyesi altında bir araya gelebiliyorduk.
Türkiye Panoraması ve Biz Çerkesler - 24/07/2017
İttihat ve Terakki’nin günahlarını örtmek için Ermenilere uygulanan mezalimi bugün dahi inkâr etmenin nedenini iyi irdelemek gerekir. Acaba gasp edilen Ermeni malları ile bir alakası var mıdır? Menfaatlenenlerin dolduruşuna geliniyor olmasın?
Çerkesçe Tv İstemiyor muyuz Yoksa? - 20/05/2017
21 Mayıs’ı yılda bir gün hatırlayıp farklı günlerde farklı yerlerde etkinlik, anma veya nasıl yapacağını bilmeden bir güne sıkıştırma yerine “ÇERKES SOYKIRIM VE SÜRGÜNÜ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ” çalışmalarına bir an önce başlanması dileğiyle.
Uzunyayla’da Kar Yolları Kapardı; Ya Şimdi? - 14/03/2017
Duyduk ki DÇB temsilcileri Kaffed ile barış yapmak için Ankara’ya elçiler göndermiş. Kaffed de yelkenler suya inmiş.Bu kadar çabuk pes edecektiniz de kopardığınız yaygara neyin nesiydi?
Kurbanlar ve Kurbanlıklar - 23/09/2016
Bereket ki halkın iradesini kırabilecek bir plan yapmayı becerecek kadar zeki değiller. Hepimize büyük geçmiş olsun.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi