• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam62
Toplam Ziyaret560289
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956
Semerkew
Kuşha Faruk Özden
farukozden35@hotmail.com
Asalet Kanda Değil, Duruş ve Davranıştadır
17/08/2017

Çerkesler’de bir duruş biçiminden söz edilir: “Geldiğin aile veya adını taşıdığın sülaleye yakışır davranışta bulunmak…”

Tabii ki hepimiz aile ismimizi gururla taşımaya çalışıyoruz. Öyle olmasa aile ismimizi getirip adımızın önüne  koyar mıydık? Onun için, hangi ortamda olursak olalım taşıdığımız aile ismine yakışmayacak bir davranışta bulunmamaya özen göstermemiz gerekiyor. Biz öyle gördük, öğretenler de böyle öğretti. Çerkes örf ve adetlerinin uygulandığı köylerde yetişmenin verdiği sorumluluk belki de bizlerdeki bu hassasiyetin nedeni. Dedelerimizin yanında yetişmemiz ve onların az da olsa eğitiminden geçmemizin etkisi var hala üzerimizde. “Çıktığınız eve, geldiğiniz sülaleye veya Çerkes halkına yakışmayacak davranışlarda bulunmamak” bizlere öğretilen temel felsefe idi.

Yeni nesil için artık güncelliği olmayan eskimiş şeylerle uğraşan bir ihtiyar olarak nitelendirilebilirim bunları söylüyor olmakla. Yalnız bir söz vardır, onu da unutmamak gerekir: “Eskisi olmayanın, yenisi olmaz!”

***

Eskiden Çerkesler ticarette ve siyasette pek başarılı olamazlardı. Nasıl olsunlar, ticarette başarılı olmak için paraya önem vermek gerekir ama Çerkesler'de öyle mi? Paraya önem vermeden de ticarette başarı olunamaz tabii ki.

Çerkes aristokratları gittikleri “zeyk’ue” de ele geçirdikleri atları pazarda adamlarına sattırır, tutar olarak kendilerine her ne verilirse sorgulamadan kabullenirlerdi. Niçin? Hesap sormak, değerine verip vermediğini araştırmak ayıptı; paraya değer veriyor diye düşünülmesinden çekinirlerdi de onun için.

***

Bu kadar bir girizgahtan sonra esas meselemize gelmek istiyorum: Uluslararası Uzunyayla Çerkes Kültür Festivali’ne ve Kaffed’in burada takındığı tavra...

Öncelikle festivalin düzenlenmesinde emeği geçenlere, başta Birleşik Kafkasya Derneği başkanı Sayın İzhan Baykal ve tertip komitesi üyesi sayın Şenel Güngör’e teşekkür etmek isterim.

Bunun hemen peşinden de Kaffed Başkanı Hağundokue Yaşar’ın festivaldeki yakışıksız tavrını teessüfle karşıladığımı belirtmem gerekir.
    Konuyu biliyorsunuz, tekrar etmeme gerek yok.

Tertip Komitesi’nin davetlisi olan Çerkes-Fed Başkanı sayın Nusret Baş ve Kayseri Bağımsız Milletvekili adayı sayın Şogen Emine Aslandok Sezgin’in katılımlarının Kaffed Başkanı Hağundokue Yaşar Aslankaya tarafından engellenmeye çalışılmasının nedeninin kamuoyuna bir açıklama ile duyurulması gerektiği kanısındayım.
     Kaffed Başkanı Hağundokue Yaşar o gün protokol tribününde Çevre ve Şehircilik Bakanı ile birlikte oturduysa, bunun, o engellemeye çalıştığı Şogen Emine sayesinde olduğunun farkında mı acaba?

Meseleyi biraz daha açmak istiyorum. Haziran 2015 Milletvekili seçimlerinde AKP tarafından Kayseri’deki Çerkes seçmenler küçümsenerek Çerkes adaya dokuzuncu sıradan listede yer verildiğinde, bağımsız Çerkes aday Şogen Emine dörtbin oy alınca AKP iki milletvekilliği birden kaybetmişti. Bu gerçeği gören AKP kurmayları akabinde yenilenen seçimde sayın Hülya Nergis’i beşinci sıraya koyarak ancak bir milletvekilliğini kurtarabilmişti. Kaffed eğer ki Şogen Emine’yi kösteklemeyip desteklemiş olsaydı Kayseri’den belki de şimdi iki milletvekilimiz olurdu. Yalnız Kaffed yönetiminde hakim olan ”Bizden olmayan muteber değildir” zihniyeti maalesef bu fırsatın değerlendirilmesine imkan vermedi.

Siyasi kamplaşmanın en yoğun yaşandığı 80 öncesi dönemde Devrimci Çerkesler, Dindar Çerkesler ve Ülkücü Çerkesler olarak kamplaşmış olsak dahi “Çerkeslik” şemsiyesi altında bir araya gelebiliyorduk. Belki de köyde yetişmenin, Çerkes toplumunun o günlere aktarılabilen değerleriyle yetişmiş olma  özelliğiydi ayrı siyasi görüştekileri  bir araya getirebilen. Günümüzde ise ortak payda “Özde Çerkeslik yerine sözde Çerkeslik” olunca ve bütün davranışlar vitrine, yani kendisini önemli göstermeye, fikirleri ile değil başka şeylerle önde görünmeye odaklı olunca sonuçları da böyle oluyor işte.

Eskiler “Thamade” yi tarif ederken ”Konuşmaları ile toplumu yönlendiren, silahı ile savaşta önde olan” şeklinde tanımlarlardı. Türkiye de Çerkes Halkının tabana yaygın STK’sı olduğu iddiasındaki bir örgütün seçilmiş başkanı, yani “Thamadesi” Hağundokue Yaşar Aslankaya bu vasıfları taşıyor mu diye sormaktan kendimi alamıyorum doğrusu. Uluslararası Uzunyayla Çerkes Kültür Festivali tertip komitesince davet edilmiş sayın Nusret Baş ve sayın Şogen Emine Aslandok Sezgin’in protokol tribününde yer almalarını engellemek için şantaja başvurmuş, etkili olmayınca da yaptığından ürküp ve telefonunu kapatıp adeta saklanarak yaptığı densizliği örtmeye çalışmıştır.

Bu ayıp ona yeter; tabii anlayabiliyorsa…



Paylaş | | Yorum Yaz
912 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Kayseri Mitingi Ayıbı Hepimizin - 22/09/2018
Uzunyayla’da doğan ve o ortamdan gelen birisi olarak, yapılacak eylemi yaşlılara götürüp “Nahıj ohu” (yaşlılar işi) olarak meselenin formalitesine uygun yapılmamasını öncelikli hata olarak görüyorum.
Kayseri’de Omuz Omuza Verme Zamanı - 12/09/2018
Anavatanda anadilde eğitimin kısıtlanması nasıl ortak sorunumuzsa, TRT’de sürekli Çerkesçe yayın yapacak bir kanalın kurulması da halkımızın hayati bir ihtiyacıdır. Zaman kaybetmeden bunun sağlanmasını istemek hakkımızdır.
Bir Direniş Sembolü… - 24/10/2017
Bir tarafta Ğuaşo RUSLAN mücadelenin ve direnmenin sembolü olurken, bazıları da Ruslarla birleşmenin 460. yılı kutlamalarına katılır ve kimileri de onların peşinden koşar. Aynen fener alayında geçen askerlerin arkasından koşan çocuklar gibi.
Bütün Dünyada Milliyetçilik Yükselirken !? - 28/09/2017
Bütün dünyada milliyetçilik yükselirken bizim Çerkesler’de gerilemesinin nedenini araştırmak da başlı başına akademik tez konusu olur.
Türkiye Panoraması ve Biz Çerkesler - 24/07/2017
İttihat ve Terakki’nin günahlarını örtmek için Ermenilere uygulanan mezalimi bugün dahi inkâr etmenin nedenini iyi irdelemek gerekir. Acaba gasp edilen Ermeni malları ile bir alakası var mıdır? Menfaatlenenlerin dolduruşuna geliniyor olmasın?
Çerkesçe Tv İstemiyor muyuz Yoksa? - 20/05/2017
21 Mayıs’ı yılda bir gün hatırlayıp farklı günlerde farklı yerlerde etkinlik, anma veya nasıl yapacağını bilmeden bir güne sıkıştırma yerine “ÇERKES SOYKIRIM VE SÜRGÜNÜ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ” çalışmalarına bir an önce başlanması dileğiyle.
Uzunyayla’da Kar Yolları Kapardı; Ya Şimdi? - 14/03/2017
Duyduk ki DÇB temsilcileri Kaffed ile barış yapmak için Ankara’ya elçiler göndermiş. Kaffed de yelkenler suya inmiş.Bu kadar çabuk pes edecektiniz de kopardığınız yaygara neyin nesiydi?
Kurbanlar ve Kurbanlıklar - 23/09/2016
Bereket ki halkın iradesini kırabilecek bir plan yapmayı becerecek kadar zeki değiller. Hepimize büyük geçmiş olsun.
Güzden Kışa Geçerken - 15/12/2015
Rus savaş uçağının sınır ihlalleri yüzünden Türkiye tarafından düşürülmesinden yine en çok bizler yani Çerkesler zarar görecektir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi