• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam66
Toplam Ziyaret560293
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956
Semerkew
Kuşha Faruk Özden
farukozden35@hotmail.com
“Gezi”den Demokrasi Çıkmaz
28/06/2013

Gezi parkı eylemleri eğer ki demokrasi ve özgürlükler için yapılmış ise neden demokratik talepler dile getirilmiyor?

Veya getirildi de ben mi duymadım?

Öncelikle Barış Süreci’nin daha da hızlandırılması talebi neden gündeme gelmedi?

Aklıma gelen birkaç talep daha var dillendirilmeyen; mesela,

- Daha özgürlükçü siyasi partiler yasası,

- Daha özgürlükçü bir Anayasa veya Anayasa çalışmalarının hızlandırılması,

- Anadilde eğitim,

- Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve özerkleştirilmesi…

Bu örnekleri daha da artırabiliriz.Ama unuttuğum bir şey var “Gezi Parkı eylemcileri“ hiçbir siyasi parti mensubu değillerdi. “3. Boğaz Köprüsünün adı Yavuz Sultan Selim olmasın” demek siyasi bir talep değildir. Aynı şekilde “Atatürk ilkelerine bağlı bir gençlik yetiştirmenin” ideolojik olmadığı gibi...

 “Gezi” eylemcileri ve izleyicileri, Tunalıhilmi ve de Gündoğdu’da eylem yapanlar veya en son moda “duran adam” neden daha çok demokrasi ile onun enstrümanlarından bahsetmiyorlar?

En korktuğum, barış sürecine çomak sokulup ortalığın velveleye verilmesi idi, şükürler olsun bu tehlike bertaraf edildi. Böyle bir provokasyona gelinmedi. Barış sürecinde ikinci aşamaya geçilecekmiş, ki bu aşamada demokratikleşmeye yönelik asıl adımların atılmasından söz ediliyor.

***

Yıllar önce 2009 yılında Diyarbakır Lice kırsalında hayvan otlatırken bir Kürt çocuğu havan mermisi ile parçalanmıştı, adı Ceylan’dı. Evet, Ceylan Önkol daha 12 yaşında iken serseri bir havan mermisi ile paramparça olmuştu. O iri gözlerini hiç unutamam. Olayı sadece Taraf Gazetesi haberleştirmişti. Şimdi hergün sayfalarca “Gezi “ haberleri yapanlar o günlerde bu olaydan hiç de söz etmemişlerdi. Çünkü ölen küçük bir Kürt kızı idi ve askerlerin attığı bir havan mermisi ile parçalanmıştı.

Yine Aralık 2011 de Şırnak Uludere’de öldürülen 34 kişinin ölümüyle ilgili hala bir çok soru işaretleri var.

Roboski de öldürülenler sıradan Kürt Köylüleri idi, sadece kaçakçılık yapıyorlardı.

Gezi olayları sırasında Ankara’da polis tarafından  öldürülen Ethem Sarısülük’ün ölümü ve polisin serbest bırakılmasına karşı toplananlar o zaman neredeydiler?

Ankara’da öldürülen “kutsal Gezi Şehidi”  “Türk devrimcisi” idi. Onlarca Kürt kim vurduya giderken yeterince ses çıkarılmadı ama bir Türk devrimcisinin polis tarafından nasıl hedef gözetilerek kasten öldürüldüğü haber programlarının baş tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Demek istediğim şu ki, kendilerini devrimci olarak niteleyenler ölümde dahi etnik ayrımcılık yapıyorlar. Onlara göre Kürtlerle barış sürecine giren Erdoğan en büyük vatan hainidir. Çünkü bu vatan Türk yurdudur ve başkaları, yani Türk olmayanlar Türklerle eşit olamaz. M. Esat Bozkurt’un dediği gibi Türk olmayanlar ancak Türklere uşaklık yapabilir.

Biz de diyoruz ki, bu topraklarda, Türk, Kürt, Çerkes, Laz, Arap, Boşnak, Rum, Ermeni, Süryani ve diğer bütün etnik toplulukların eşit vatandaş olacağı, kendi anadillerinde eğitim alarak kendi kültürlerini serbesçe geliştireceği, devletin herkese eşit davranacağı bir yapı kurulsun.

________________

NOT: Merzifon Kafkas Kültür Derneği’nin 30 Haziran da Tavşandağı’nda düzenlediği Festival davetleri için teşekkür ederim. İcabet edemediğim için özürümün kabulü ile başarılar dilerim.  Kuşha Faruk Özden



Paylaş | | Yorum Yaz
2199 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Kayseri Mitingi Ayıbı Hepimizin - 22/09/2018
Uzunyayla’da doğan ve o ortamdan gelen birisi olarak, yapılacak eylemi yaşlılara götürüp “Nahıj ohu” (yaşlılar işi) olarak meselenin formalitesine uygun yapılmamasını öncelikli hata olarak görüyorum.
Kayseri’de Omuz Omuza Verme Zamanı - 12/09/2018
Anavatanda anadilde eğitimin kısıtlanması nasıl ortak sorunumuzsa, TRT’de sürekli Çerkesçe yayın yapacak bir kanalın kurulması da halkımızın hayati bir ihtiyacıdır. Zaman kaybetmeden bunun sağlanmasını istemek hakkımızdır.
Bir Direniş Sembolü… - 24/10/2017
Bir tarafta Ğuaşo RUSLAN mücadelenin ve direnmenin sembolü olurken, bazıları da Ruslarla birleşmenin 460. yılı kutlamalarına katılır ve kimileri de onların peşinden koşar. Aynen fener alayında geçen askerlerin arkasından koşan çocuklar gibi.
Bütün Dünyada Milliyetçilik Yükselirken !? - 28/09/2017
Bütün dünyada milliyetçilik yükselirken bizim Çerkesler’de gerilemesinin nedenini araştırmak da başlı başına akademik tez konusu olur.
Asalet Kanda Değil, Duruş ve Davranıştadır - 17/08/2017
Siyasi kamplaşmanın en yoğun yaşandığı 80 öncesi dönemde Devrimci Çerkesler, Dindar Çerkesler ve Ülkücü Çerkesler olarak kamplaşmış olsak dahi “Çerkeslik” şemsiyesi altında bir araya gelebiliyorduk.
Türkiye Panoraması ve Biz Çerkesler - 24/07/2017
İttihat ve Terakki’nin günahlarını örtmek için Ermenilere uygulanan mezalimi bugün dahi inkâr etmenin nedenini iyi irdelemek gerekir. Acaba gasp edilen Ermeni malları ile bir alakası var mıdır? Menfaatlenenlerin dolduruşuna geliniyor olmasın?
Çerkesçe Tv İstemiyor muyuz Yoksa? - 20/05/2017
21 Mayıs’ı yılda bir gün hatırlayıp farklı günlerde farklı yerlerde etkinlik, anma veya nasıl yapacağını bilmeden bir güne sıkıştırma yerine “ÇERKES SOYKIRIM VE SÜRGÜNÜ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ” çalışmalarına bir an önce başlanması dileğiyle.
Uzunyayla’da Kar Yolları Kapardı; Ya Şimdi? - 14/03/2017
Duyduk ki DÇB temsilcileri Kaffed ile barış yapmak için Ankara’ya elçiler göndermiş. Kaffed de yelkenler suya inmiş.Bu kadar çabuk pes edecektiniz de kopardığınız yaygara neyin nesiydi?
Kurbanlar ve Kurbanlıklar - 23/09/2016
Bereket ki halkın iradesini kırabilecek bir plan yapmayı becerecek kadar zeki değiller. Hepimize büyük geçmiş olsun.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi