• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam67
Toplam Ziyaret560294
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956
Semerkew
Kuşha Faruk Özden
farukozden35@hotmail.com
DÇB Prangasında Çatlak
27/10/2015

Kayseri Kafkas Derneği’nin Eylül 2015 tarihli DÇB hakkındaki bildirisi, DÇB politikalarının, yani Putinci zihniyetin sürdürülemeyeceğinin sinyallerini taşıyordu. Hatta Kayseri Kafkas Derneği’nin bu çıkışı sinyalden öte açıkça karşı koyma ve karşı çıkma tavrıdır. Artık sabırlar taşmakta, DÇB’nin isminden başka Çerkeslikle alakasının kalmadığı iyice ortaya çıkmaktadır. DÇB’nin, Rusya Federasyonu merkezi hükümetinin hınk deyicisi olarak davrandığı ve Çerkes Halkının değil de merkezi hükümetin politikalarının uygulayıcısı olduğu kesinlik kazanmaktadır.

Soçi Olimpiyatları’nda Çerkes Halkının en üst düzeyde temsil edildiğini iddia eden DÇB yönetimi, olimpiyatların açılışında tribünde Putin’in arkasında Çerkes Cumhuriyetleri yöneticilerinin oturmasını kast ediyor olmalı. Peki, Putin Olimpiyatların açılışında, tarihi Çerkesya’daki ilk çağ kolonyalistlerinden bahsettiği halde o toprakların gerçek sahiplerinin adını ağzına almamasını nasıl açıklayacaklar?

Veya Kızıl Çayır adının verilmesine neden olan Çerkes kanıyla sulanmış topraklardan bahsetmesi beklenmiyordu herhalde Putin’den.

Geçen yıllarda başta Suriye mültecisi Çerkeslerin anavatana dönüşü olmak üzere Çerkes sorunlarının tartışılacağı bir konferansın İstanbul’da toplanması önerisinde bulunmuştuk. Yineliyorum, 2016 yılının bahar aylarında DÇB’nin de masaya yatırılacağı İstanbul Dünya Çerkes Konferansı için şimdiden harekete geçelim.

Neden İstanbul?

Öncelikle dünya üzerindeki Çerkes nüfusun nerdeyse 2/3 nün yaşadığı Türkiye’nin böyle bir oluşuma ev sahipliği yapmaya hakkı olduğu inancındayım.

İkinci olarak, coğrafi olarak merkezde yer alması ve meselelerin enine boyuna açıklıkla savunulabileceği bir ortamın mevcut olması.

Merakla bekliyorum, Kaffed olağan genel kurulunda DÇB’nin tavırları ve Kayseri Kafkas Derneği’nin çıkışı nasıl değerlendirilecek acaba?

***

Alfabe tartışmaları ve basın bildirileri ile ilgili olarak Çerkesçe seçmeli sınıf oluşturma gayreti gösterenlere takdirlerimi dile getireceğimi söylemiştim.

Bu konuda duyarlı olan ve gayret gösteren Kayseri Kafkas Derneği, Kayseri Birleşik Kafkasya Derneği ve Kayseri Uzunyayla Kültür ve Dayanışma Derneği yöneticileri ile Karakuyu, Kaynar ve Panlı başta olmak üzere Çerkesçe sınıfların oluşması için emeği geçen herkese teşekkürü bir borç bilirim.

Aynı duyarlılığı, objektiflere poz vererek Latin alfabesi aleyhine basın bildirisi okuyan başta K. Maraş, Sinop, Reyhanlı olmak üzere diğer dernek yöneticilerinde de görmek isterdik. Sınıfları oluşturacak öğrencileri bulmak ve aileleri yönlendirmek konusunda bir çabanız olmadıktan sonra alfabe ha Latin olmuş, ha Kiril ne fark eder?

***

Konumuza tekrar dönecek olursak…

DÇB, Çerkes Halkının geleceğini aydınlatıp önünü açmak yerine Anavatanda asimilasyonu hızlandırıp merkeze karşı çıkmayan bir halk yaratmaya odaklanarak toplum mühendisliği yapmaktadır. Biz bunun benzerini daha önce, daha katı ve baskıcı haliyle bu ülkede görmüştük. Kısmen de başarılı olmuş bir politikadır.



Paylaş | | Yorum Yaz
1240 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Kayseri Mitingi Ayıbı Hepimizin - 22/09/2018
Uzunyayla’da doğan ve o ortamdan gelen birisi olarak, yapılacak eylemi yaşlılara götürüp “Nahıj ohu” (yaşlılar işi) olarak meselenin formalitesine uygun yapılmamasını öncelikli hata olarak görüyorum.
Kayseri’de Omuz Omuza Verme Zamanı - 12/09/2018
Anavatanda anadilde eğitimin kısıtlanması nasıl ortak sorunumuzsa, TRT’de sürekli Çerkesçe yayın yapacak bir kanalın kurulması da halkımızın hayati bir ihtiyacıdır. Zaman kaybetmeden bunun sağlanmasını istemek hakkımızdır.
Bir Direniş Sembolü… - 24/10/2017
Bir tarafta Ğuaşo RUSLAN mücadelenin ve direnmenin sembolü olurken, bazıları da Ruslarla birleşmenin 460. yılı kutlamalarına katılır ve kimileri de onların peşinden koşar. Aynen fener alayında geçen askerlerin arkasından koşan çocuklar gibi.
Bütün Dünyada Milliyetçilik Yükselirken !? - 28/09/2017
Bütün dünyada milliyetçilik yükselirken bizim Çerkesler’de gerilemesinin nedenini araştırmak da başlı başına akademik tez konusu olur.
Asalet Kanda Değil, Duruş ve Davranıştadır - 17/08/2017
Siyasi kamplaşmanın en yoğun yaşandığı 80 öncesi dönemde Devrimci Çerkesler, Dindar Çerkesler ve Ülkücü Çerkesler olarak kamplaşmış olsak dahi “Çerkeslik” şemsiyesi altında bir araya gelebiliyorduk.
Türkiye Panoraması ve Biz Çerkesler - 24/07/2017
İttihat ve Terakki’nin günahlarını örtmek için Ermenilere uygulanan mezalimi bugün dahi inkâr etmenin nedenini iyi irdelemek gerekir. Acaba gasp edilen Ermeni malları ile bir alakası var mıdır? Menfaatlenenlerin dolduruşuna geliniyor olmasın?
Çerkesçe Tv İstemiyor muyuz Yoksa? - 20/05/2017
21 Mayıs’ı yılda bir gün hatırlayıp farklı günlerde farklı yerlerde etkinlik, anma veya nasıl yapacağını bilmeden bir güne sıkıştırma yerine “ÇERKES SOYKIRIM VE SÜRGÜNÜ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ” çalışmalarına bir an önce başlanması dileğiyle.
Uzunyayla’da Kar Yolları Kapardı; Ya Şimdi? - 14/03/2017
Duyduk ki DÇB temsilcileri Kaffed ile barış yapmak için Ankara’ya elçiler göndermiş. Kaffed de yelkenler suya inmiş.Bu kadar çabuk pes edecektiniz de kopardığınız yaygara neyin nesiydi?
Kurbanlar ve Kurbanlıklar - 23/09/2016
Bereket ki halkın iradesini kırabilecek bir plan yapmayı becerecek kadar zeki değiller. Hepimize büyük geçmiş olsun.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi