• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam159
Toplam Ziyaret568927
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.31315.3343
Euro6.02766.0518
Semerkew
Vahit Erdo
vahiterdo11@gmail.com
Bilinmeyenler
15/08/2018

Bugün içinde yaşanılan globalizmin teknik temelleri 1973’lerde ABD Silikon Vadisi’nde atıldı.

Burjuva global programı Türkiye’de ilk defa 12 Eylül1980 Darbesi ile başlatıldı. Aynı tarihlerde benim gibi birçok andavalın teknik devrim beklediği SSCB ise N. Kondratyef dönüşüne girdi. Sistem, yeni buluşlar ve yapı üretim süreçlerine entegre edilemediğinden devamlı aynı malın üretilmesi sonucu ekonomik durgunluğa girmişti (Uzay ve askeri buluşlar, bürokratik, sınıflar üstü Stalinist yapı gereği toplumdan çekindiği için sivil üretime devredilmedi).

1974’de petrol üreten devletler Viyana’da birleşerek OPEC’i kurdu. Petrol fiyatları katlanarak arttı. Bu yüksek gelir Arap diktatörlerde birikti. İslam kültürü gereği, üretim değil, ticaret geleneği olan liderler Petro-dolarlarını Newyork-Londra bankalarına yatırdılar.

O tarihte sanayi burjuvalarının denetiminden çıkan finans kapital özgürleşmişti. Dünya piyasasında bollaşan parayı en uygun faizle SSCB-COMECON ülkelerine sattılar, Krizde olan bu sahte sosyalist Stalinist rejimler ucuz kredilere balıklama daldılar. Ancak 1979’dan başlayarak mevduata yüksek faiz veren ABD Merkez Bankası geri dönmeyi başlatınca, yeni ucuz krediler bulamayan SSCB-COMECON devletlerinde krizler baş gösterdi. SSCB kendini kurtarmak için COMECON ülkelerini uyardı, “Artık bundan böyle Batı Almanya’ya verdiğim fiyattan gaz-petrol alacaksınız” diye açıklayıp uygulamaya başlayınca en borçlu devlet Polanya’da, Gıdanks şehrinde Lenin tersanesinde Leh Valessa adında bir işçinin önderliğinde ve Polonyalı olan Papa’nın ve ABD’nin  yardımı ile  işçiler ayaklandı. SSCB tam krize girdi kısaca.

1986 SBKP 27 Kongresi’nde SSCB’yi dağıtma kararı aldılar. Stalinist elitler tüm meclislerden hile ile bu kararı geçirdiler, Bu kadar hıza meraklı olmalarının nedeni, genç bir millet olan Ruslar’ın her yeniliğe tarih boyunca atlamış olmalarındandır.

Komünist Parti’nin  ölen baş akademisyeni A. Suslov’un yerine atanan A. Ykovlekof yeni bir öngörü geliştirdi; “Dünya iki kutuplu dehşet dengesinden, çok kutuplu bir rejime evriliyor. Fazla kum torbalarını, yani öbür cumhuriyetleri atarak güçlü bir Rus devleti yükseltelim” dedi.

O tarihlerde 1991’de ben de SOÇİ şehrindeyim.  Türkçe bilen bir Ermeni garsonun çalıştığı lokantada tv izliyoruz, o da bana tercüme ediyordu. B. N. YELTSİN Moskova’dan, “Dünyanın en eğitimli 150 milyonluk halkımızla yeni düzende 5 yıl sonra ABD arkamızdan Nal toplayacak” diyor, bizim S. Demirel gibi kolunu omzundan sallayarak beş parmağını açıp biteviye “Beş yıl sonra 1 numara olacağız” diye tekrarlıyordu. Ben ise kıs kıs gülüyordum. Ermeni BAHŞİ,

- “Ay kişi ne gülersin, ayıptır da. Bu adam prezidenttir yaldatırmı cömatı?”

- “Bahşi, sen başa düşebilmesin, zamanla anlayacaksın.”

1994’e kadar enflasyon 40 bin misli  arttı. Yeltsin tam ayyaş oldu. 25-30 milyon erkek erken öldü. Toplumun ezici çoğunluğu açlık çekti. 1999 yılbaşı gecesi ABD Başkanına TV’de hakaret edince pili bitti ve o gece istifa etti.

Ben de o anda İstanbul’dan Moskova’ya uçuyordum, Aktarmalı Samara şehrindeydim. Büyük Petro geleneğine göre yerine Leningrad şehri  KGB Başkanı V.V. Putin’i tayin etti göstermelik bir seçimle. Putin iktidar oldu. İlk iş olarak İstanbul Rum Fener Papası’na bağlı Moskova Patriği’nin bağımsızlığını ilan etti. Artık İstanbul’u tanımadığını duyurdu. Tüm Slav kiliselerini Moskova patriğine bağladı. Yeni Ortodoks-Rus milliyetçiliği sentezini gerçekleştirdi, tamamladı. Benim yaşadığım Kuzey Batı Kafkasya’da tüm parklara, bazı Çerkes köylerinin girişlerine 3 mt yüksekliğinde haçlar diktirdi. Her köye kasabaya devasa kilise binaları yaptırdı. Geçen yıl Kremlin sarayında akil adamlar toplantısında, “Yanıldık, dünyada tek jandarma düzeni hala devam ediyor” dedi. Putin’den sonra söz alan bir Prof. “Sovyet sistemine geri dönelim, LENİN haklı çıktı” dedi. Hiddetlenen Putin mikrofona geçip, “O Lenin Rusya’nın temeline bomba koydu, cumhuriyetlere böldü anavatanı. Bereket Stalin sonradan bazı olumlu düzeltmeler yaptı” dedi.

***

Bugüne gelirsek...

Global sistem (Türkiye kendi eli ile uçkurunu çözebilecek deneye sahiptir), İran ve Rusya’daki iktidarları yıkamasa da kendileri yıkılır. Tarihin gidişatı gösteriyor ki, devrimci olan  galip gelecek. Küçük, bir SSCB olan sahte Rusya Federasyonu dağıtılacak; Samara, Leningrad, Rostov, Moskova’dan oluşan yüz milyonluk bir Rus devleti olacak. Geri kalanlar ayrılacak. 

İran’da Molla rejimi yıkılacak; oralarda da Azeri ve Kürt özerk devletleri kurulabilir.

Peki Kafkasya ne olacak?

Son iki aylık gelişmelerde milli paralar muhabbeti var. 1974 krizinin dersi ile Brejnev doların etkisini kırmak için mal takası sistemini geliştirdi ama ta o zaman bile derde derman olamadı. Şimdi durum “Gaz-petrolün karşılığında, domates-biber-patlıcan verelim” pozisyonunda; fazla söze gerek var mı?

Ama Putin çılgın projesi, Asya karasından, Japon Denizi üzerinde 19 km mesafedeki Sahalin Adası’na köprü yapmak için yap-işlet-devret modeli ile 26 milyar dolar kredi arıyor.  İki devletin  sözcüleri de Batı’ya tafralarını atıyorlar. Amaçları kendi taraftarlarını gaza getirip tahkim etmek.

***

Tespit ve öngörülerimi 8 yıldır yazıp anlatıyorum. Ancak henüz kendimden başka kimseyi ikna edebilmiş değilim; ki bu da bana ders olsun.

Çok marifet var insanda; selamlar.



Paylaş | | Yorum Yaz
298 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Dünyanın Düzeni mi Bozuluyor? - 14/02/2019
Ezilen halkların bu yeni durumda tarihsel sosyal birikimleri ve siyasi becerilerine ve global konjonktürle olan ilişkilerine göre tüm coğrafyalar yeniden yapılanacaktır.
USA Neden Ukrayna Sınırında? - 11/01/2019
Dünya konjonktürü iradi olarak İslam dininde reform yaptırmak için Arap dünyasına müdahale etti. Şimdi daha çok kan akacak, yıkımlar olacak gibi.
Kafkasya Ermeni Toplumu - 31/12/2018
Kısaca, Maykop’da, Türkiye’de sırça köşkleri mesken edinmiş Çerkesya Yurtseverleri, “anavatan topraklarını alalım”, “tek başımıza özgürleşelim” düşleriyle hem kendilerini, hem de bilgisiz insanları avutuyorlar.
Borç İnsanın Kamçısı mı, Prangası mı? - 19/12/2018
Dünya konjonktürü, uygulanan ambargoların yarattığı kriz ve çevirme harekâtı Rusya’ya bütün safralarını attıracak ve sahte federasyon dağılacaktır. Üç vakte kalmaz 100 milyonluk Rusya devleti tarihteki yerini alır.
Kremlin-Ukrayna,Sarı Ceketliler, Bireksit - 06/12/2018
Kafkaslıların en temel sorunu, bulundukları siyasi partinin veya dinin (Kafkasya’da Ateist-Hıristiyan-Müslümanlar var) anlayışlarına ve siyasi algılara göre Kafkas meselesine yaklaşıyorlar.
Çoğulcu Demokrasi Partisi Ne Yapmalı, Nasıl Yapmalı? - 02/11/2018
En son krize de, TUSİAD ve MUSİAD’çı kapitalistlerin dış finans kurumlarına yaptıkları devasa döviz borçları sebep olmuştur.
İmam Şamil Devrimci miydi? - 19/10/2018
Türkiye’nin Türk-İslam sentezcileri Kafkaslı önderleri tepe tepe kullanıyorlar ama “TRT Çerkes kanalı açılsın” demokratik hak talebine duyunca enselerini kaşıyorlar.
Kafkasya’nın Halleri… - 01/10/2018
Ezilen halklar tercihini esen rüzgardan, tarihsel gidişattan yana yapmak zorundadır. Henüz vakit varken çalışıp uluslararası örgütlenmek, dünya ile entegre olmak elzemdir.
Türkiye Krize Neden Giriyor; Nasıl Çıkar? - 06/09/2018
Kore’de Hyundai ile Koç Holding’in Anadol otomobili 1966’da üretime geçti. Hyundai dünya markası oldu, Anadol ise Koç müzesinde.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi