• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam87
Toplam Ziyaret573369
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.52355.5456
Euro6.25866.2837
Semerkew
Vahit Erdo
vahiterdo11@gmail.com
Borç İnsanın Kamçısı mı, Prangası mı?
19/12/2018

Merkezi ülkelerden çevre ülkelere her 10 yılda bir rutin; her 54 yılda bir de devasa -denizdeki gel-gitler gibi- finans  salımı, boşalımı ve vakti gelince de merkeze geri dönüşü  oluyor. Ucuz kredileri alan iktidarlar, Avrupa ülkelerinde yasaklanmış olan yap-işlet-devret göz boyama rant yatırımları ile keyf-i sefa içinde kendilerini övüyorlar. Kredilerin vakti dolup geri merkezi ülkelere kaçınca da çevre ülkelerde sosyal kabarmalar, değişim, dönüşüm, kavga sesleri başlıyor. Durumu kontrol altında tutmaya çalışan iktidarlar devlet şiddetini kullanıyor ve ülkeler kaosa giriyor. Kısaca bu ülkeler dış borç sarmalından kurtulamıyor, dış ticaret açığı nedeni ile iki yakaları bir araya gelemiyor.

***

Bir çevre ülkesi olan Türkiye ve Rusya yüz yıllardır bu hengâme içinde debelenip duruyor ve kendi öz gücü ile bir arpa boyu dahi yol alıp zenginleşemiyor. Eğer bir ülkenin dış ticaretinde sürekli açık varsa, o ülkenin etki alanı kadar çevresindeki coğrafyalarda da sürekli krizler olur.

Türkiye’nin düzeni 1923 öncesi ve Osmanlı’dan şu ana kadar, merkezi ülkelerden alınan kredi+teknoloji ile çalışıyor. Yani yetiştirme sözde sermaye sınıfı, Batı’dan aldığı kredilerle yine Batı’nın teknolojisini ithal ediyor, montajcı, komisyoncu, taklitçi olarak (plansız konut ve oto imalatı gibi) içerde mal  üretiyor, bankalar merkez ülkelerden döviz kredisi alıyor, bu parayı TL’ye çevirip, komprador sermaye sınıfının ürettiği malları alması için topluma kredi kartı dağıtıyor, bu dış paralar -görünüşte zenginleşme-, bu borç sarmalı günü gelince balon gibi patlıyor.

Neden?

Çünkü yerli, milli ve dini teranelerle, ürettiği mallarla toplumu katmerli şekilde kazıklayan TUSİAD-MUSİAD girişimcileri, TCMB garantili dış borçlarını ödemeyince tüm toplumun üstüne yıkıp, geri çekilip paralarını sayıyor. Yani kârı onlara, borçlarını ödemek de tüm topluma kalıyor. Tabii bu dönemde de boş durmuyor, yeni yatırımlarını  planlıyorlar. Geçenlerde CNN Türk’de TUSİAD başkanı Erol Bilecik dedi ki, “Artık  fabrikalarımızdaki üretim makinaları demode oldu. Dış dünya ile rekabet edebilmemiz için dijital makinalarla, yapay zeka ile  üretime geçebilmek için yeni makinaların  ithalatına başlamalıyız.”

Bunun tercümesi: “Yeniden dış  borçlanma gerekiyor”dur.

***

En son  TCMB dövize dayalı devlet  tahvili ihraç etti. Örnek: Euro T.C. vatantaşlarına içerde % 2 faizle, dışa % 5.25 faizle... Ne oldu Londra’daki tefecilere peşkeş alanı açıldı. Yani başta Ülker olmak üzere yüzlerce şirketin Londra’da firmaları var ve onların aldığı döviz tahvilinin faizi, yerli vatandaştan % 3.25 daha fazla. Yani vatandaşın aleyhine, onların da lehine. Oysa her ikisi de T.C vatandaşı ama dışarıda olan kazanıyor.

Bu fasid daireden çıkışın yolu, merkezi ülkelerdeki menşei (orijinal) üretim yapan fabrikaların doğrudan ülkeye yatırım yapmasını özendirip, içerideki bu montajcı, komisyoncu, taklitçi, haybeden toplumu sömürüp ülkenin hiçbir sosyal, ekonomik, politik, demokratik sorununa öncülük yapmayan; yalnızca kârı düşünen bu afirist katmanı kanunlar yolu ile tasfiye etmek; aracıyı-tefeciyi ortadan kaldırarak toplumu doğrudan menşei (orjini) fabrikaların ürettikleri mallarla buluşturacak ortamı sağlamaktır. Evet, toplumun uyandırılarak gerçeği görmesini sağlamak gerekmektedir.

Tarih hafızamızı kısaca yoklarsak görürüz ki, Osmanlı 1853 Kırım Savaşı’ndan başlayarak aldığı borçların içerde yarattığı fırtına ile meşrutiyete ve cumhuriyete evrildi. 1946’ya kadar da Osmanlı’nın borçları ödendi. Yani borç sarmalının başlangıç tarihi çok gerilerde. Kapitalizm  güçlenirken, globalleşme oranı da, çevre ülkelerdeki borçlanma da artıyor.

Çarlık Rusyası’nın işte bu büyük döngüler, yani merkezden çevreye aldığı borçlar ile 1917’de bir yumurtanın fiyatı bin rubleye çıkmıştı ve devrim zuhur etti. Aynı borç dalgası ile 1974’den itibaren SSCB ve COMECON (Doğu Avrupa) ülkeleri Batı’dan devasa borçlar aldı ve bu sefer kriz Polonya’da başladı. Borçları  ödeyemez duruma düşen yönetimdeki Stalinist elitler de Sovyetleri dağıttı.

Kremlin’in hiçbir rakam ve istatistiğine inanamıyorum; söylentiye göre Rusya sahte federasyonunun Batı’ya borcu 900 milyar dolar civarındaymış.

Dün gece arkadaşım Muammer Canıdemir’le telefonda görüştüm. Tuapse’den geliyormuş, “yollar nasıl kalabalık mı?” diye sordum. “Abi tıpkı 1992’deki gibi, yollarda kimseler yok.” dedi. Oysa 3 yıl evveline kadar şehirlerarası yollarda trafik tıkanıyordu. 

Kremlin oligarşisi bu kendi yarattığı krizden (zaten ömür boyunca açlık, kriz Rusya’dakilerin yoldaşı) kendi gücü ile çıkamaz.

Dünya konjonktürü, uygulanan ambargoların yarattığı kriz ve çevirme harekâtı Rusya’ya bütün safralarını attıracak ve sahte federasyon dağılacaktır. Üç vakte kalmaz 100 milyonluk Rusya devleti tarihteki yerini alır.

Türkiye’nin işi Rusya’dan defalarca daha kolay. Yeni bir üretim modeline uygun mülkiyet yapılanmasının oluşturacağı ivmeyle Türkiye, Irak Kürdistanı-Ermenistan-Gürcistan ile birlikte ekonomik-politik bir yapılanma da ortaya çıkarabilir.

***

Ne diyelim; Hak getire, haydi Allah rast getire.

Çok marifet var insanda.

Selamlar. 



Paylaş | | Yorum Yaz
239 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Cari Açık = Dış Borç - 14/03/2019
Günümüzde TUSİAD Başkanı yapay zeka-robotlarla üretime geçmek için yeni makine parkına ihtiyacımız var diyor. Tercümesi: “Daha 447 milyar dolar borçları dururken yeni borçlanma yapacaklar.”
Rus Emperyası - 03/03/2019
Görece ileri bir seviyede olan Türkiye’deki Kafkaslılar'ın kurdukları Çoğulcu Demokrasi Partisi Kafkasya’nın da fikri hayatında önemli bir rol oynamaya namzettir.
Dünyanın Düzeni mi Bozuluyor? - 14/02/2019
Ezilen halkların bu yeni durumda tarihsel sosyal birikimleri ve siyasi becerilerine ve global konjonktürle olan ilişkilerine göre tüm coğrafyalar yeniden yapılanacaktır.
USA Neden Ukrayna Sınırında? - 11/01/2019
Dünya konjonktürü iradi olarak İslam dininde reform yaptırmak için Arap dünyasına müdahale etti. Şimdi daha çok kan akacak, yıkımlar olacak gibi.
Kafkasya Ermeni Toplumu - 31/12/2018
Kısaca, Maykop’da, Türkiye’de sırça köşkleri mesken edinmiş Çerkesya Yurtseverleri, “anavatan topraklarını alalım”, “tek başımıza özgürleşelim” düşleriyle hem kendilerini, hem de bilgisiz insanları avutuyorlar.
Kremlin-Ukrayna,Sarı Ceketliler, Bireksit - 06/12/2018
Kafkaslıların en temel sorunu, bulundukları siyasi partinin veya dinin (Kafkasya’da Ateist-Hıristiyan-Müslümanlar var) anlayışlarına ve siyasi algılara göre Kafkas meselesine yaklaşıyorlar.
Çoğulcu Demokrasi Partisi Ne Yapmalı, Nasıl Yapmalı? - 02/11/2018
En son krize de, TUSİAD ve MUSİAD’çı kapitalistlerin dış finans kurumlarına yaptıkları devasa döviz borçları sebep olmuştur.
İmam Şamil Devrimci miydi? - 19/10/2018
Türkiye’nin Türk-İslam sentezcileri Kafkaslı önderleri tepe tepe kullanıyorlar ama “TRT Çerkes kanalı açılsın” demokratik hak talebine duyunca enselerini kaşıyorlar.
Kafkasya’nın Halleri… - 01/10/2018
Ezilen halklar tercihini esen rüzgardan, tarihsel gidişattan yana yapmak zorundadır. Henüz vakit varken çalışıp uluslararası örgütlenmek, dünya ile entegre olmak elzemdir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi