• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam29
Toplam Ziyaret577836
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.80545.8286
Euro6.53996.5661
Semerkew
Vahit Erdo
vahiterdo11@gmail.com
Rus Emperyası
03/03/2019

Rusya’da  toplumsal  egemen ideoloji, N. Danilevskiy’in görüşü olan “Biz hiçbir komşumuzu  işgal etmedik, hiç bir topluma kötülük yapmadık. Çevremizde yoksul olan, huzur ve güvenliği bulunmayan halklar bizi davet etti, biz de onlara medeniyet götürdük, ekmeğimizi onlarla bölüştük” şeklindedir.

Bunun tercümesi: “Dağlı Kafkaslıların daveti üzerine o topraklarda asırlar boyu medeniyet, huzur ve güvenliği biz tesis ettik.”

Sovyet zamanında da rengi değiştirilmiş olarak askeri bürokratlarda hakim olan ideoloji bu idi.

Evrensel hukukta suçun şahsiliği temel ilkedir ancak Stalinizm’in uygulamalarında görüldüğü gibi toptan cezalandırmalar yapılmıştır; “Almanlarla iş birliği yaptıkları iddiası ile" Çeçenler, İnguşlar, Karaçaylar, Kumuklar, Volga Almanları v.d. halkların toptan Sibirya ya sürülmesi gibi...

Bugün de Kremlin’de hakim olan ideoloji geçmiştekinin aynısıdır. Putin biteviye Kırım ve Ukrayna’ya "davet üzerine gittiklerini" tekrarlıyor. Kafkasya’nın ayrılırsa aç kalacağını (yerli halk da kısmen buna inanıyor), halklar arasında iç kargaşa doğacağını, tekrar davet edileceklerinden dem vuruyor. Rus milletinin bilinç altına sürekli olarak “Kafkasya’nın terörizmin kaynağı olduğu” tezi işleniyor.

28 yıldır tüm tv kanallarında hergün savaş filmleri izledim. Batı ve ABD düşmanlığı her vesile ile toplumun bilinç altına işleniyor.

Devlet kadroları da Türkiye’ye hasmane tutum içerisindeler. “Rus’un Rus’tan başka dostu yoktur “, “Tüm dünyanın zengin topraklarımızda gözü var” söylemleri sürekli tekrarlanıyor. Bunlar Türkiye’den de tanıdığınız, bildiğiniz argümanlar.

“Beka sorunu” gerekçesine istinaden SSCB dağıtıldığından bu yana Kafkasya’da OHAL vardır.  

***

1974’de ABD’de başlayan bilimsel teknik devrimin üretim araçlarına devredilmesi ile meta üretimi devasa miktarlara ulaştı. Halen de katlanarak  devam ediyor. Geçmişte üretim  sınırlı iken, erken kapitalistleşmiş merkezi ülkeler dünyanın geri  alanlarının zenginliklerini, yer altı ve insan kaynaklarını ordularıyla, zor kullanarak sömürüyordu.

SSCB’nin Stalinistler  tarafından kasten dağıtılmasından sonra ulusal kapitalizm global aşamaya evrildi. Günümüzde dünya kapitalist sistemi, öncelikle yarı feodal rejimlere meta, ideoloji ve, finansını salarak onları kârı uğruna kapitalistleştiriyor. Yani klasik emperya eski yöntemlerini terk ederek, günümüzde global kapitalizmle mal ve para ihraç ederek kârlılığını artırıyor. Kapitalizmin tüm dünyayı sarması sancılı, kanlı oluyor. Bu süreç aksamalara rağmen devam etmek zorunda; çünkü kapitalizmin yaşaması için onun her yere  girip kârını alması gerekir.
***

Globalizmden en çok faydalanan başta Çin, Hindistan, Türkiye olmak üzere yoksul ülkelerdir. Tıpkı buharlaşmanın denizlerden, göllerden olması ama yağmurun her tarafa yağması gibi…

Yaşadığımız globalizmde, klâsik emperya modunda kalmayı tercih eden ırkçı-dinci Putin rejimi, ABD ve AB ülkelerine hammadde satarak iktidarını dolar üstünden sürdürüyor. Kafkasya, Tataristan, Sibirya v.d. ülkelerde işgallerini  devam ettirebiliyor. Ukrayna’da Kırım v.d. yerlerde yeni işgaller yapıyor. Arap baharı dalgasının son durağının kendisi olduğunu fark edince, “davet üzerine gittiği” Suriye’de klâsik emperya dönemi refleksleri ile kazanımlar yaptığını sanıyor. 

Rantiyer Putin rejiminin sürdürülebilmesi mümkün değildir. Trump’ın seçimi ile milliyetçi refleksler Putin’i biraz nefeslendirdi ancak yakında  başlayacak çok büyük ambargolara dayanma gücü yoktur (Nitekim bugün ünlü Rus iktisatçı A. Kudrin üretimde Türkiye’nin 40 yıl gerisindeyiz diye açıklamada bulundu). Çöküş, dağılış  İran üzerinden gelecek, Rusya’nın  zayıf halkası Kafkasya’dan başlayacaktır.

Rusya ve Türkiye’nin kerameti kendinden menkul ırkçı-dinci-Stalinist-Kemalist gazeteci ve sözüm ona akademisyenleri, gerici ideolojilerinin zamanımızın  ileri  görüşleri  olduğu izlenimi yaratarak Arap dünyasındaki olayların  petrol savaşı olduğunu biteviye tekrarlıyorlar. Bu ezberlerin asıl  amacı toplumda bu gerici ırkçı-dinci  görüşleri ile hegomanya oluşturmaktır. Medya ortamında başarılı da sayılabilirler, çünkü zıt görüşleri seslendirmek yasaklı.

Merkezi ülkelerin amacı  enerji kaynaklarına zorla  (çok masraflı) hakim olmak değildir. Asıl amaç, başta İslam olmak üzere dinlerde reform yapmak, feodal yönetimleri liberalleştirmek (Türkiye 1808 den beri demokratikleşemedi; hakeza Rusya da), mal ve finansın akışına engel olan gümrük vergilerini, rüşvetleri kaldırmak, mevcut TC yollarını  muhkemleştirmek ve yeni ticaret yolları açmaktır (örneğin Çin’den başlayıp Rusya üzerinden geçen yeni tren yolundan 10 günde Londra’ya varılabiliyor), v.s.

Tarih ilerlerken hiçbir millete, dine, sınıfa öncülük ve önderlik tanımaz. Gidişatı kavrayan, gideni görüp geleni anlayanlar ilerleyişin kulvarına girerlerse yaşamlarını sürdürürler. Fransız ve Sovyet devrimlerinde  ve 2. Dünya Savaşı’ndan  sonra özgürlüğünü kazanamamış  milli  devletlere, katran kazanı içinde henüz  eritilememiş halklara globalizm kendi suretinde özgürleşebilme ortamı yaratıyor. Üç vakte kadar İran rejimi değiştirilecek, Kafkasya’dan Kremline bir yol açılacak, Putin rejimi çökertilecek,  SSCB’nin küçülmüş şekli olan sahte Rusya Federasyonu dağıtılacaktır.
***

Yüz yıllardır baskı, OHAL sansürleri  altında  yaşatılan Kafkasya toplumlarında sosyal ve siyasal ilerlemeler yetersiz ve dünya ortalamasının çok altında kalmıştır. Görece ileri bir seviyede olan Türkiye’deki Kafkaslılar'ın kurdukları Çoğulcu Demokrasi Partisi Kafkasya’nın da fikri hayatında önemli bir rol oynamaya namzettir. Bu Mart ayındaki seçimde ÇDP’nin bağımsız adayı sayın Doğan Duman’a verilecek oylarla oluşturulacak nitelikli temel altyapının, Kafkasya ile Türkiye’deki Kafkaslıların entegrasyonunda ve Kafkasya’nın  demokratik hak ve özgürlüklerini kazanımında baş rol oynayacağı kanısındayım. Değilse globalizm treni de kaçırılabilir ve vuslat kalır bir başka bahara; tabii ki eğer Kafkaslıların asimilasyona direnecek ulusal demokratik bilinci kalırsa.

Çok marifet var insanda; selamlar.



Paylaş | | Yorum Yaz
167 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ÇDP, Doğan Duman ve Seçimler… - 06/04/2019
Çünkü hiçbir parti AKP’nin oluşturduğu yeni orta sınıfa şahsi krizden çıkışlarına yönelik bir proje sunup, onları inandırıp, güven veremedi.
Cari Açık = Dış Borç - 14/03/2019
Günümüzde TUSİAD Başkanı yapay zeka-robotlarla üretime geçmek için yeni makine parkına ihtiyacımız var diyor. Tercümesi: “Daha 447 milyar dolar borçları dururken yeni borçlanma yapacaklar.”
Dünyanın Düzeni mi Bozuluyor? - 14/02/2019
Ezilen halkların bu yeni durumda tarihsel sosyal birikimleri ve siyasi becerilerine ve global konjonktürle olan ilişkilerine göre tüm coğrafyalar yeniden yapılanacaktır.
USA Neden Ukrayna Sınırında? - 11/01/2019
Dünya konjonktürü iradi olarak İslam dininde reform yaptırmak için Arap dünyasına müdahale etti. Şimdi daha çok kan akacak, yıkımlar olacak gibi.
Kafkasya Ermeni Toplumu - 31/12/2018
Kısaca, Maykop’da, Türkiye’de sırça köşkleri mesken edinmiş Çerkesya Yurtseverleri, “anavatan topraklarını alalım”, “tek başımıza özgürleşelim” düşleriyle hem kendilerini, hem de bilgisiz insanları avutuyorlar.
Borç İnsanın Kamçısı mı, Prangası mı? - 19/12/2018
Dünya konjonktürü, uygulanan ambargoların yarattığı kriz ve çevirme harekâtı Rusya’ya bütün safralarını attıracak ve sahte federasyon dağılacaktır. Üç vakte kalmaz 100 milyonluk Rusya devleti tarihteki yerini alır.
Kremlin-Ukrayna,Sarı Ceketliler, Bireksit - 06/12/2018
Kafkaslıların en temel sorunu, bulundukları siyasi partinin veya dinin (Kafkasya’da Ateist-Hıristiyan-Müslümanlar var) anlayışlarına ve siyasi algılara göre Kafkas meselesine yaklaşıyorlar.
Çoğulcu Demokrasi Partisi Ne Yapmalı, Nasıl Yapmalı? - 02/11/2018
En son krize de, TUSİAD ve MUSİAD’çı kapitalistlerin dış finans kurumlarına yaptıkları devasa döviz borçları sebep olmuştur.
İmam Şamil Devrimci miydi? - 19/10/2018
Türkiye’nin Türk-İslam sentezcileri Kafkaslı önderleri tepe tepe kullanıyorlar ama “TRT Çerkes kanalı açılsın” demokratik hak talebine duyunca enselerini kaşıyorlar.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi