• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam145
Toplam Ziyaret686101
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.98237.0103
Euro8.26608.2991
Semerkew
Vahit Erdo
vahiterdo11@gmail.com
ÇİN - UYGUR
30/12/2019

Anti globalist ulus devletçi Trump seçilince, Obama dönemindeki bölgesel ticaret ve siyasi anlaşmaları iptal etti veya işlevsiz hale getirdi. Tüm dünyada  milliyetçilik yeli estirmeye başladı, ancak globalizmin alt yapıdaki finans – meta - ideoloji akımı işlevi tüm dünyada  hız kesmeden sürüyor. Çin’le yapılan tüm ticaret anlaşmalarını askıya aldı ve ürünlerine yüksek gümrük uygulamaya başladı. Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde  uzun zamandır devam eden dini-milli sentezli çıkışlı kalkışmaları kaşımaya başladı.  Yakın tarihte de gördüğümüz gibi dini-milli sentezli özgürlük çıkışlarının pek de şansı yok. Demokratik insani haklar temelindeki kalkışmalar tüm dünyada dönemin ruhuna uygun ve sempatik karşılanıyor, taraftar da  buluyor. Uygurların  kalkışmalarını kendi ulusal çıkarı için kaşıyan Trump yönetiminin  desteği  Uygurlara geçici  moral başarılar sağlatabilir ancak, temel demokratik haklar yerine dini-milli sentezle kalkışma yapan Uygur dini-milli hareketi  Çin denizinde boğulabilir.

Dünyada dini-milli özgürlük isyanı ile ortaya çıkan toplumların çoğunluğu Rusya sahte federasyonu ve İslam coğrafyasındadır. Bu bir  tesadüf değildir. Çünkü bu coğrafyalardaki yönetimler mutlakiyetçi rejimlerdir. Özgürlük isyanları tarih boyunca ve bugün de bu coğrafyalarda kanla batırılmıştır.  Kafkasya da İmam Şamil ve Cahar Dudayev önderliğindeki  işgale karşı özgürlük savaşımlarının hüsranla sonuçlanmasının sebebi, tarihsel iç ve dış konjonktür ve mücadeleyi İslam-Hıristiyan karşıtlığına indirgemeleridir. Oysa günümüzde insan hakları demokratik değerler üzerinden halkların mücadelesinin başarı şansının önü  globalizmle açılmıştır. Putin rejimi muhaliflerinin Prag şehrinden yayın yaptıkları tv. Kanalında (nastayaşi vereme) söyleşi yapılan  öğrenci önderlerinden 3 yıllık hapis cezası şarta bağlı ertelenen Yigor Jıvkof, dün akşam Kafkasya  konusundaki söyleşisinde, “1991’de Çeçenistan’ın ve tüm Kafkasya’nın özgürlüğünün tanınması gerekirdi ama Boris Yeltsin savaşı tercih etti ve halkları birbirine düşman etti ancak henüz vakit geç sayılmaz Kafkasya da barışın kurulması özgürlüklerin tanınması gerekir” dedi. Ayrıca Novaya gazetesi yazarı Mihail Veleler de aynı doğrultuda konuşarak, “Kafkasya’da barışın sürekli ertelenmesi can  kayıplarını da artıracaktır” açıklamasında bulundu. Kafkasya’daki mücadelenin temeli, demokrasi ve insan hakları ve ulusların kendi kaderini tayin hakları temelinde geliştirilirse, dünya genel politikasında güçlü devletlerin anlık taktik  politik çıkarlarına malzeme olunmaz, dolayısıyla  iç ve dış global konjoktür de olgunlaştığından ötürü  başarılı olunabilir.

Çok marifet var insanda; selamlar.



365 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

4. SANAYİ DEVRİMİ ve VİRÜS - 21/04/2020
Enerjinin maliyeti sıfırlanınca toplumsal ilerleme ivme kazanacak, sınıflar sınırlar ortadan kalkacak, belki de her gün bayram olacak.
ANAYASA ve KAFKASYA - 29/03/2020
Türkiye’deki bir avuç Çerekes aydının kurduğu ÇDP dünyadaki tüm Kafkaslıların biricik partisidir. Onun da temel işlevi ortak bir tarih bilincinin oluşmasını sağlamaktır. Değilse bir adım dahi atılamaz.
RUS ELÇİSİNDEN TARİH DERSLERİ - 16/02/2020
Suriye’deki teröristlerin Türkiye sınırlarını geçip eylem yapmalarına Türkiye’nin cevabını haklı bulan Büyükelçi, Çarlık zamanında Çerkeslerin de Rusya sınırını geçerek terör estirdiklerini, Çarın da Kafkasya'ya müdahale ettiğini söylüyor.
NEREDE KALMIŞTIK, NE DEMİŞTİK? - 16/12/2019
Devletlerin resmi ideolojisine uygun ısmarlama tarih kitapları gerçek üstü palavralarla dolu oluyor. Nitekim Osmanlı ve Türkiye tarihlerinin de hem ısmarlama olanı, hem de gerçek olanı vardır.
GLOBALİZM ve KAFKASLILAR - 04/09/2019
Kafkas önderleri ve aydınları her dönemde olduğu gibi 1917’de ve 1991’de pazar dağılırken tezgah açtıkları için tarihte yaşandığı gibi her seferinde elleri böğürlerinde kaldı.
İ.T.C. + CHP= KEMALİZM - 16/08/2019
Siyasi İslam ve Kemalistler’in miadı dolmuştur. Evrensel normları temel alan, samimi, çoğulcu demokrasiyi savunan, en geniş insan haklarını savunan ve tüm toplumu eşitlik temelinde birleştirici bir harekete ihtiyaç vardır.
BİZ BU FİLMİ İKİ DEFA İZLEMİŞTİK - 08/07/2019
Trabzon’daki konuşmasında “Mustafa Kemal’in izindeyim, Topal Osman’a bağlıyım” diyen Ekrem İmamoğlu, milletin istediği gibi değil de asıl bağlı olduğu önderleri gibi hareket etmeye başlayabilir.
NE OLACAK DA HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK? - 17/06/2019
Viyana bozgunundan sonra Doğu ile Batı arasında ortada sıçan politikasını uygulayan Osmanlı elitleri tüm savaşları kayıp ettiler ve Osmanlı dağıldı. AKP hala aynı geleneksel orta da sıçanı oynuyor.
KAFKASYA’DAKİ PONTUS RUMLARI - 09/06/2019
Novorosisk Türkiye konsolosluğundan eşim ve kızımla Lazerevski’ye dönerken yolda bir yerleşim yerinin levhası ilişti gözüme: “Kabardinka” yazıyordu. Hemen direksiyonu sağa kırıp köye girdim...
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi