• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam48
Toplam Ziyaret559760
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.27735.2985
Euro6.02466.0488
Semerkew
Balkar Selçuk
selcuk@ozgurcerkes.com
‘KAFFED-DÇB’ Halk ve Tarih Düşmanıdır!
29/07/2014

Çoğu bir birini tanımayan 40 kadar Çerkes sanal dünyada bir araya gelerek bir karar aldı ve geçtiğimiz ay Ukrayna Parlamentosuna bir mektup yazarak Çarlık Rusya’sının Çerkes Halkına soykırım uyguladığını ve ardından soykırımdan geri kalanların da vatanlarından sürüldüğünü ifade ederek Ukrayna parlamentosundan Çerkes Soykırımını tanıması çağrısında bulundu.

Ardından çok geçmeden konu Ukrayna bürokrasisinde yankılandı ve Ukrayna parlamentosunun ilgili birimlerinin internet sitelerinde konuyla ilgili gelişmeler yaşandığı görüldü. Bir süre sonra da Ukrayna devleti Dışişleri aracılığıyla başvuruda bulunanlara umut verici bir geri dönüş yaptı.

İşte ne olduysa bundan sonra oldu. Merkezi NALÇİK’te bulunan DÜNYA ÇERKES BİRLİĞİ adlı doğrudan Rus İstihbaratına bağlı kurum başkanlığınca haftada bir açıklama yapılmaya başlandı.

DÇB’nin hali hazırdaki başkanı SOKORO HAVTİ adlı kişi neredeyse her hafta ve her gün bir açıklama yapmaya ve hem DÜNYA ÇERKESLERİNİ manuple etmeye, hem de diaspora Çerkeslerini Rus Dış politikasına yakın bir çizgide tutmaya çaba sarf etmektedir.

Ne var ki cin şişeden çıkmıştır. Konunun muhatabı Rusya değildir, DÇB hiç değildir. Bu konu Ukrayna Parlamentosu’ndadır. Hani Topraklarının % 30 dan fazlası Rusya tarafından işgal edilen Ukrayna.

Sokoro Havti son açıklamasında kendilerinin tek amacının Rus Devlet politikalarının uygulanabilirliğini sağlamak olduğunu açıkça söylemiş ve Çerkes Soykırımı’ndan hali hazırdaki Rusya’nın sorumlu tutulamayacağını eklemiştir.

DÇB’nin bu açık ve net duruşuna rağmen her zamanki gibi DÇB’nin en büyük destekçisi olan ve kendilerinin de çok sevdiği ifade ile “Türkiye’deki en büyük Kafkas kuruluşu” olan ve 55 üye dernekten oluşan KAFFED’den konuyla ilgili kayda değer hiçbir açıklama yapılmamıştır. Konu sanal dünyada da tam gaz tartışılırken İsrail’in Gazze’ye olan saldırıları nedeniyle hızla gündemden düştü. En son gelen haberlerde eski bir KAFFED başkanının konuyu DÇB ile görüşmek adına Nalçik’e gittiği öğrenildi.

Şimdi bu burada bir dursun.

 ***

Türkiye Çerkesleri DÇB denen baş belasıyla baş edemez iken DÇB’nin tüm dünya Çerkesleri üzerinde kurduğu tekel kırılamamış iken Rusya yeni bir dizi işbirlikçi STK grubu üzerinden bu kez diaspora Çerkes gençlerini hedef almış ve 5. kol faaliyetlerini hızlandırmıştır.

            İnternational Abkhaz-Adıge Young Council   (Uluslararası Abhaz-Adıge Gençlik Konseyi) adı verilen bu 5. Kol örgütü Rusya’nın yumuşak gücünü (soft power) temsil eden ve diaspora Çerkes gençliğini indoktrine edecek ve Soykırım ve Sürgün konularını unutturarak yeniden formatlayacak bir örgüt olarak kurgulanmıştır. Bunun bir ilk adımı olarak geçen hafta diasporadaki Çerkes gençlerinin Moskova’ya yaz kamplarına götürüldüğünü gördük. Bu yapının kurucuları ve akıl babaları, diasporadaki Çerkes gençlerinin eski dönemlerde Kafkasya’da (Nalçik- Maykop ve Abhazya) yaz kamplarına alınmalarından istediklerini sonuçları alamamış olacaklar ki kamp yerini Moskova olarak belirlemişler.

            Öncelikle ne Rusya nede Moskova gidilmeyecek ya da gidilmemesi gereken bir yer değildir. Neden gidilmesin? Ancak diaspora gençleri buralara gidecek ise Türkiye’deki Çerkes dernekleri tur düzenler başlarına yetkilileri verir ve gönderir. kontrol kendilerinde olur.          

            Masraflarını Rus devletinin karşıladığı yaz kamplarına diaspora Çerkeslerini uçağa bindirip göndermenin amacı nedir?

            Bu kamplar Sovyet döneminde de yapılan indoktrinasyon amaçlı kamplardan farklı mıdır? Putin döneminde arttırılan bu kamplarla bizzat Kafkasya’daki gençlik hedef alınırken, şimdi diaspora Çerkes gençliği de mi bu halkaya dahil edilmiştir?

Bu kamplar bir yumuşak güç gösterisi (soft power) değil midir? En sonunda bir dizi propagandif çalışma değil midir. Ayrıca çok değil, bundan 3 yıl önce böylesi bir yaz kampına Stavrapol’a gönderilen Çeçenistan’lı gençler toplu saldırıya uğramış ve linç edilmişlerdi. Bu uç örnek bir yana, Rus devlet aklı iyi analiz edilmeli, ve dikkatli davranılmalıdır.

            Rusya bir yandan DÇB ile dünya Çerkeslerinin elini ayağını bağlarken, şimdi bu yeni kurulan Uluslararası Abhaz-Adıge Gençlik Konseyi gibi işbirlikçi, 5. Kol örgütleriyle de genç nesillere elini atmıştır. Bu çok açıktır.

            Erkenden bu durum fark edilmeli ve önlem alınmalıdır. Bu konuda hassas olunmalıdır. Tersi bir örneği Türkiye Ermeni diasporası üzerinden ya da Filistinliler ve İsrail devleti üzerinden düşünmek mümkün müdür?

            Yani diaspora Ermenileri, kendi gençlerinin  yaz tatillerini masrafları Türk devletince karşılanan yaz kamplarında mesela Ankara Gölbaşı’nda geçirmesine ne der acaba?

Yahut ta vatanından sürülüp çıkarılan Filistin diasporasının kendi gençlerini kendi elleriyle uçaklara bindirip masrafları İsrail devletince ödenen yaz kamplarını Tel-Aviv yakınlarında geçirmesine izin verir mi?

Moskova’ya girmek isteyen uçağa biner gider, gezer gelir de bu “Gençlik Kampı” da neyin nesi?

Kısacası DÇB ‘den sonra şimdide Uluslararası Abhaz-Adıge Gençlik Konseyi (http://ab-ad.org/index.php ) adlı yeni bir işbirlikçi 5. Kol örgütü daha kurulmuştur duyduk duymadık demeyin!

***

Şimdi daha önce bıraktığımız yere geri dönelim.

DÇB Başkanı Havti, son bir ay içerisinde yaptığı açıklamalarla tartışma konusu olmuştu. Bu açıklamalardan ilki DÇB’nin Kafkasya ve diasporadaki Çerkes milliyetçileriyle mücadele etmek ve Rus devlet politikasına uygun olmayan stratejileri olan Çerkesleri her alanda sindirmek için Rus Devletinden para talep ettiğinin ortaya çıkması üzerine yapılmış olanıydı.

Konuyu takip edenler bilecektir, en son olarak Havti kendilerinin ve DÇB’nin var oluş amacının Rus devlet politikalarını Çerkes halkına uygulatmak olduğunu açıkça ifade ederek bir aydır devam eden tartışmalara son noktayı koymuş oldu aslında.

Tüm bu yaşanan gelişmeler karşısında KAFFED’in verdiği tepkiler artık Türkiye Çerkesleri için çekilmez bir hal almıştır. KAFFED’in –“Mektup yazdık cevap bekliyoruz, temsilci gönderdik dönmesini bekliyoruz” yönlü açıklamaları sanal dünyada yayılırken DÇB başkanı Havti açıkça tüm eylemlerimizi karar alarak yapıyoruz ve KAFFED’de tüm bu kararları imzalamıştır diyerek işin içinden çıkıvermiştir.

KAFFED, bildiğiniz gibi Türkiye’nin ve hatta diasporanın en BÜYÜK örgütüdür ve tam olarak 55 üye derneğe sahiptir. Biz bu satırları yazarken üye dernek sayısı 56 olmadıysa bazı konuların bu 55 dernek yönetimince de bilinmesi gerektiği kanaatindeyiz.

Öncelikle:

-KAFFED ve DÇB halk düşmanıdır, Soykırım inkarcısıdır ve Rus Devlet Politikalarını Diaspora Çerkeslerine dayatmaktadırlar. (Aksi belirtilmedikçe DÇB açıklamaları baz alınmıştır!)    

-KAFFED üyesi 55 derneğin tamamı Rus Devlet politikasını diaspora Çerkeslerine yani Türkiye Çerkeslerine dayatmakta, Çerkes halkını manüple etmektedir.

-KAFFED ve DÇB Çerkes halkına ve diasporaya içi boş bir kültürizm dışında hiçbir şey vaat etmemektedir. Bu konuda yapacakları tek yenilik mızıka çalmaktan sıkılan Çerkes  gençlerine Şıkepışıne (Çerkes kemençesi) çalmayı öğretmek olacaktır.

-KAFFED ve DÇB sadece birer başkandan ibaret değildir. Yaşanan bu olaylar karşısında ses çıkarmayan ÜRDÜN, İSRAİL, AVRUPA VE AMERİKA Çerkes  dernekleri de işbirlikçidir. Sorumluluk sadece başkanlara değil, her bir üye derneğe aittir.

Hal böyledir. Bunun aksini söylemek eldeki verilerle imkansızdır. Bu durumdan çıkmak ve iradesini ortaya koymak DÇB’nin Çerkes halkı üzerinde kurduğu bu Rusya’nın işbirlikçileri konumundan çıkmak her bir derneğin ve federasyonun inisiyatifindedir.

Hal böyle iken bu güne kadar KAFFED’den kayda değer bir omurgalı duruş gelmemiştir. Üye dernekler ise bunca hay huyun arasında yaptıkları tek açıklamayla bu durumdan şikayetçi olmadıklarını göstermişlerdir. Kendilerine Doğu Akdeniz Kafkas Dernekleri adını veren bir grup dernek yaptığı bir açıklamayla, aslında Soykırıma uğramanın, sürgüne tabi tutulmanın ya da hala Rus Devlet politikasının uygulayıcısı bir işbirlikçi çatı örgütün (DÇB) üyesi olmanın çok da önemli olmadığını bize ve tüm Çerkes halkına göstermişlerdir.

Ve 2 Ağustos’ta 11. Doğu Akdeniz Çerkes Festivalini Göksun Kahramanmaraş’ta yapacaklarını açıklamışlardır.

Evet, durum ne olursa olsun esas olan eğlenmektir. Tüm Türkiye Çerkesleri iyi bilsinler ki 11. Doğu Akdeniz Kültür Festivali’ne bekleniyorlar. Şıkepışıne’sini alan koşsun!

Varoluş mücadelesi böyle verilir çünkü!!!

Bu arada hazır toplanmışken Kahramanmaraş’ta bir Çerkes Dili Edebiyatı bölümü açılması için de yetkililerden ciddi taleplerde bulunacağınızdan da eminiz!



Paylaş | | Yorum Yaz
1508 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Нарт Лъэпщ и Нэгъуджэр Лъэпщ и Тепщэгъуэмрэ и Гъуэгуанэмрэ - II - 17/12/2016
уэ 1уэхур нахри гъэщ1эгъуэн зыщ1ыр Азтэкхэми Маяхэми ямейуэ, гъэ мин аджэ ипэ ящ1ауэ, ауэ зыщ1ари дымыщ1э мывэ гуэрхэм ящ1ы1уми Кецалкоатл и сурэтыр къагъуэтахэщ, ахэми нэгъуджэ 1улъу ик1ий жьак1э тету. Нэгъуджэр уеблэмэ оптикым и щ1эныгъэр пасэ лъэх
Нарт Лъэпщ и Тепщэгъуэмрэ и Гъуэгуанэмрэ - I - 01/12/2016
Гъэщ1эгъуэнращи нобэ къасыху Кассит-Урарту-Хьаттихэм я Тещупк1э зэджэ тхьэпэлъытэр ди Нарт Сосрыкъуэу щытам зыми гу лъитакъым. Касситхэм Тещуп псалъэм крагъэк1ир Жьыбгъэ Кьезгъэпщэ жи1у аращ.
УСЭНШЭУ ДЫКЪАНЭМЭ! - 09/10/2016
Ди хэку дахэр, си уорейда ПщIэ имыIэу дгъэкIуэдай, ДызгъэкIуэдам, си уорейда КIуэдыкIейри къыхукIуэ.
Bugün Ben Mutlu Bir İnsanım! - 02/06/2015
Keşke Çerkes halkının yoğun olarak yaşadığı diğer illerden de adaylarımız olabilseydi. Ama o da olacak yakında. Buna eminim. Bu adı geçen illerde adaylarımızın Çerkes halkı tarafından benimsendiğini görmek beni herşeyden çok mutlu ediyor.
Heredot Cevdet, Recep Tayip Erdoğan ve Ahmet Duvutoğlu! - 22/05/2015
Cumhurbaşkanımız Putin'in Ermeni Soykırımını resmen tanıyor olmasına, “Putin'e darıldım!” diyerek karşılık vermişti. Demek ki cidden çok darılmış olacak ki daha kendisine gelememiş.
Gerekeni Gerektiği Zaman Yapmak; Ya da Labedeslerin Kaderi! - 12/05/2015
2015 Genel seçimlerine 25 gün falan kaldı. Bahaneler ve gerçekler arasındaki birçok Çerkes bu seçimde ÇDP’nin bağımsız Çerkes adaylarını mı destekleyecek; yoksa en rasyonal bahanenin arkasına mı saklanacak.
Uzunyayla'nın Son Klasik Kuşağı Hareketleniyor - 01/05/2015
Kendi kişisel kurtuluşunu elde etmekle yetinmeyen, halkına geri dönen bir kuşak bu kuşak. Köy köy gezen, kendi insanına şehirlerde kasabalarda ve ilçelerde ulaşmaya çalışan bu insanlar birlikte başarabilmenin imkanlarını arıyorlar.
Kronik bir Aydın Hastalığı Olarak : Sözlük ve Alfabe -I- - 26/04/2015
Sözlük ve alfabe hazırlamak ve bunun üzerinden kendini gerçekleştirmek Tanzimat döneminden kalma bir aydın saplantısıdır
Boyunun Ölçüsünü Vermekten Korkmak! - 20/04/2015
Orta yere çıkmak, boyunun ölçüsünü vermek ve alınan ölçüyü de bilmek zorunda olduğumuz bir yerdeyiz artık. Yani artık eskisi gibi iktidar ya da muhalefet partisinde es kazara bir iki Çerkes milletvekili var diye bu işten sıyrılmak mümkün değil.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi