• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam100
Toplam Ziyaret985804
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar32.432432.5624
Euro34.631634.7704
Semerkew
Mustafa Saadet
mustafa.saadet@yahoo.com
Hudeybiye Anlaşması ve Bir Hadis Hükmünün Yorumu
19/08/2018

Böyle bir yazının bir din alimi tarafından, çok daha geniş biçimde ve bütün gerekçelerinin ortaya konularak ele alınması ve yazılması elbette daha iyi olurdu. Ancak bu güne kadar bu perspektiften bir yazı yazılmadı veya ben görmedim.

Hudeybiye Antlaşması, 628 yılında Peygamber Efendimiz ve Ashabının umre ziyareti için Medine’den Hudeybiye’ye hareket etmelerinin sonucunda,  Müslümanların aleyhine   olmasına rağmen, Peygamberimiz Hazreti Muhammed (S.A.) tarafından
imzalanan bir anlaşmadır.

O kadar ki, Hz. Muhammed, Allah’ın resulü olduğunu belirten ibarenin anlaşma metninden çıkarılması isteğine dahi rıza göstermiştir. Anlaşma imzalanmamış olsaydı silahlı ve güçlü durumda bulunan müşriklerin, silahsız, teçhizatsız Müslümanların hepsini yok etmeleri ve İslamiyetin çok büyük bir darbe yemesi kaçınılmazdı.

Mukaddes peygamberimiz, Medine’ye geri dönmüş fakat, yapılan bu haksız dayatmayı unutmamıştır. Bir yıl içinde gerekli bütün hazırlıkları tamamlayıp Mekke seferine çıkmış ve Mekke’yi fethederek, müşrikleri gerektiği şekilde cezalandırmıştır.

Bundan alınacak ders, orantısız bir güçle, düşmanla karşı karşıya gelindiğinde güçlünün vereceği zararı önlemek için geçici olarak karşı tarafın isteklerini kabul ederek, en kısa zamanda gerekli şekilde mukabelede bulunmaktır.

Hadis-i şerifte, “Sana darılana git, barış! Zulüm yapanı affet. Kötülük yapana iyilik et!” buyuruldu. (İbni Ebiddünya)

Bu konuda çok sayıda hadisi şerif bulunmakta ise de bunların hepsini böyle bir makalede yorumlamak işi uzatmak olacağından ve konunun uzmanı olmadığımdan en kısa ve anlaşılır olanını seçtim.

Bu konudaki hadislere göre Müslümanların 3 günden fazla dargın, küs kalmaları caiz değildir.

Malum olduğu üzere Türkiye ve dünyadaki güncel konu, Türkiye ile ABD arasındaki dargınlık olup, dargınlığın da üzerinde ekonomik savaştır. Her iki ülkenin de zarar görmesi kaçınılmaz olmakla birlikte güç dengesi itibariyle Türkiye’nin daha fazla etkileneceği görülmektedir. Türkiye’de USD  üzerinden yapılmış olan işlemlerin mevcudiyeti ve USD değerinin anormal artışı nedeniyle  kurum ve şahıslar önemli ölçülerde etkilendiğinden, bir dizi önlem alınması gerekmiştir.

3 günden fazla küs kalmanın caiz olmadığı kuralı Müslümanlar için söylenmiş ise de, ehli kitap sahibi din mensuplarının da bu gerekten faydalandırılamayacağına dair bir kural yoktur. Krizin bahanesi yapılan rahibin neticede Allahın varlığına inanan bir din adamı olduğu düşünüldüğünde, İslamın geniş hosgörü anlayışına ve Yüce Allah’ın “Şirk” dışında, sonsuz affedicilik vaadleri kıyas kabul edilerek, rahibin, İslam dininin kabul ettiği iki mübarek bayramdan olan Kurban Bayramı’nın birinci gününde hiçbir karşılık beklemeden serbest bırakılması, son senelerde İslama yöneltilen haksız karalamaları yok edeceği gibi, eşsiz İslam adaleti ve hoşgörüsünün bütün dünya bir kez daha ispatlanacağını ve dini ritüelleri bahane yapıp Türkiye’ye sataşan ve zarar vermeye çalışan kızıl suratlı Trumph’ın yüzünün daha da kızaracağı, haksızlığı hakkında dünyada oluşan kanaatin daha da pekişeceği muhakkaktır.



1478 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KÜLTÜR DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM - 23/03/2024
Radyu Sputnik'de Bulgaristan’ın Dobruca bölgesinin müziği olarak tanıtılan ve Galina Dubreşiska tarafından icra edilen müzik, Bulgaristan Müziği değil, asırlardır Çerkesler tarafından Kafkasya'da söylenen bir ağıt idi.
DİJİTAL PARANIN / PARALARIN GELECEĞİ - 30/01/2024
kağıt para sistemindeki olumsuzluk gibi sebepler de, yeni para sistemi arayışlarını artırmış ve 2011 yılında Japon asıllı Avusturalya vatandaşı S. Nakamoto tarafından geliştirilen dijital para dünya gündeminde yerini almıştır.
SON GELİŞMELERE AMATÖR YORUMU - 20/10/2023
Şimdiki durumda Türkiye devletini tehdit edecek güçte bir komşusunun olmadığı kanaatindeyim. Olsa olsa bu tehdit, güçlü deniz kuvvetlerine sahip olan ve gemilerini Doğu Akdeniz'e konuşlandıran ABD ve GB olabilir.
UKRAYNA VE ÇERKES SOYKIRIMI - 04/06/2023
Gürcüler, Ermeniler, Azeriler, Rusya ile anlaşma yolunu seçtikleri için soykırım yaşamadılar, nüfuslarını korudular ve şimdi de bağımsız ülkeleri var.
GÖNEN-MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜ - 09/05/2023
Temennimiz, yas günü ilan edilen ve her yıl 21 Mayıs’ta anma programları yapılan 1864 soykırımına benzer şekilde, 2 Mayıs 1923’de yas günü ilan edilerek yıldönümlerinde Gönen-Manyas Çerkes Sürgünü olarak anılsın ve mağdurların hatıraları yad edilsin.
14 MAYIS 2023 SEÇİMLERİ, ÇDP VE ÇERKESLER… - 15/04/2023
ÇDP yönetiminin toplumumuzun siyasallaşmasına katkı sağlayacak ve partiyi ileriye götürecek her türlü oluşuma kapısını açık tuttuğunu da belirtelim.
BİR MUSİBET BİN HASİHATTAN EVLADIR - 10/02/2023
STK’larımız büyük bir gayretle topladıkları yardım malzemelerini ihtiyaç sahiplerine ulaştırmakta güçlükle karşılaşmışlardır. Şahsi telefonlarla bilgilendirmeler de kısıtlı kalmıştır.
Temsil Kabiliyetini Yitirmiş, İşlevi Kalmamış İki Sivil Toplum Kuruluşumuz: D.Ç.B. ve KAFFED - 26/10/2022
Geçen 10 sene içinde iletişim, internet ve bilgisayar teknolojisinde yaşanan gelişmeler, artık bir ülkenin izin ve icazet vermesine gerek kalmayacak şekilde yeni imkanlar sunmaktadır.
ATA SÖZLERİNİN YORUMU - 26/01/2022
Atasözünün şimdiki tahrif edilmiş şekliyle söylenmesi mümkün değildir. Çünkü Çerkes’lerin müstakil devleti olmadığı için, sarayları, kralları, hatta iki katlı binaları bile yoktu.
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi