• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi10
Bugün Toplam239
Toplam Ziyaret1000986
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar32.108632.2373
Euro34.857634.9973
Semerkew
Mustafa Saadet
mustafa.saadet@yahoo.com
ENERJİMİZİN VE POTANSİYELİMİZİN BİR NOKTAYA YÖNLENDİRİLMESİ GEREKİYOR
23/05/2020

Soykırım sonrası sürgünün 156. yılında yapılan yas ve anma  etkinlikleri diasporanın en yoğun olduğu Türkiye’den başka yerlerde de (Japonya’dan Amerika’ya kadar) dünya çapında yapıldı.

Türkiye’de ÇDP’nin elinde valilikten alınmış izin belgesi olmasına rağmen Emniyet tarafından basın açıklaması engellenmiş olsa da, kısıtlamaların uygulanmadığı yerlerde ve köylerde duygusal pankart ve bildiriler ile anma törenleri yapıldı. Bu sevindirici bir hadisedir. Bu oluşumu ateşleyen mitingler yaparak öncülük yapan Çerkes Hakları İnisiyatifi unutulmamalıdır.

Önemli günlerimizin ve soykırımı sahiplenme ve uygulamalarının köylerimize kadar yayılması çok önemli bir aşamadır. Diğer bir önemli aşama ise, birkaç ırkçı ve sosyalist siyasi lider dışında bütün yerel ve genel politikacıların acımızı paylaşmaları, soykırım ifadesini kullanmasalar da felaket olarak nitelemeleri ve yaşadığımız trajediye ortak olmalarıdır.

25-30 sene önce Türkiye’de Çerkes’lerin adını anmayan ve varlıklarından bihaber olan politikacıların bu davranışları ve hamaset içeren nutukları elbette ki sebepsiz değildir. Yerel seçimlerde ve Başkanlık seçimlerinde bir “oy”un bile önemli olduğunun ortaya çıkması, bu ilgi  ve alakanın temelini oluşturmaktadır.

Çerkes Halkı kimseyle çatışmadan sadece varlıklarını, dil ve adetlerini korumak için bir araya gelmek ve yaşadıkları ülkelerde refahın sağlanmasına katkıda bulunmak niyetinde olduklarını göstermiştir. Parlamentoda temsil edilmeden etkin bir neticeye ulaşılamayacağı gerçeğini gören kurucular, aynı durumdaki diğer etnik gurupların da benzer sorunlarına çare bulunması düşüncesi ile Çoğulcu Demokrasi Partisi’ni (ÇDP) kurmuş, yasalar gereği parti olarak seçime katılamadığından bağımsız adayları ile katıldığı 7 Haziran seçimlerinde 17.000

civarında oy almıştır. Tabii ki bu sayı, parlamenter sistemin geçerli olduğu dönemde önemli bir sayı olarak değer kazanmamıştır.

Görünüşe göre, 2023 yılına kadar seçim söz konusu değildir. Ancak, Siyasi Partiler ve Seçim

Kanunu’nun değiştirilmesinin bu günlerde tartışılır olması, bu sayı politikacıların ilgi alanlarına girmesine vesile olmaktadır. Yapılması gereken, mevcut potansiyelin kullanılması ve ÇDP kayıtlı üye sayısının  çok daha arttırılmasıdır. Fakat, bu güne  kadar bireysel düşünceler ve muhalif olmanın kolaylığı ile bir araya gelme sağlanamamıştır. Bu kısır çekişmelerin bertaraf edilmesi  için öncelikle federasyonlar seviyesinde diyalog başlatılması, karşı beyannameler ve deklarasyonlar ile yaratılan hizipçiliğin giderilerek, bütünleşme sağlanmasının tek çıkar yol olduğu aşikardır. ÇDP yönetiminin ilanihaye parti yönetimini elinde tutmak gibi bir düşüncesi  yoktur. Politika icra ederek faydalı olmak isteyenlere partinin bütün kademelerdeki kapısı her zaman açıktır. Bu güne kadar ayrı bir parti kurulamadığına göre çözüm yolu bellidir.

Diğer taraftan, iletişim imkanlarının çoğalması ve sosyal medya üzerinden orantısız bilgi sahibi kişiler tarafından yapılan ağır suçlama ve sataşmalar birlikteliği  her geçen gün zorlaştırmaktadır.

Bilindiği gibi, Türkiye dışında  çok sayıda  ülkede dağınık vaziyette yaşayan Çerkesler’in de Bir araya gelerek belirli konularda entegrasyon sağlaması çok önemli bir durumdur. Bu konunun hayata geçirilmesi için önümüzde bir fırsat vardır. İlan edildiği gibi, Üçüncü Uluslar Arası Çerkes Konferansı 9-11 Ekim 2020 yılında İstanbul’da yapılacaktır. Konferansın oldukça yoğun bir programı olmakla birlikte, Dünya genelinde soykırımın ve sürgünün dile getirilmesi için bir fırsattır. Bu konuda bireysel, dernekler ve federasyonlar düzeyinde yapılan çabalar sonuç vermemiştir. Kanaatimce  konunun bu konferansta gündeme getirilerek tartışılması ve sonuca bağlanması yerinde olacaktır. Katılımcıların bu konuda bilgilendirilerek görüşlerinin sunumlarının sağlanması faydalı olacaktır. Bu hususta çok tenkit edilmeme rağmen, “Sürgün Hükümeti” oluşturularak , konunun siyasi karaktere dönüştürülmesi halinde Uluslararası Kuruluşlar nezdinde  (Bilhassa Birleşmiş Milletler) makes bulacağı kanaatindeyim. Dünyaya, mağduriyetimizin başka türlü izah edilmesi mümkün değildir. Soykırıma uğradık, tazminat isteriz, TRT Çerkes açılsın gibi, münferit söylem ve arzular bugüne kadar netice vermemiştir.

Böyle bir hareketin, Rusya Federasyonu tarafından anayasa değişikliği ile getirilmek istenen Rus ırkı dışındaki halkları dışlayan, yok sayan uygulamanın önlenmesinde katkıda bulunacağı ve mağdur edilecek halklar tarafından coşku ile destekleneceği muhakkaktır.

 Yeşı Kunaciy 23.05.2020



1106 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KÜLTÜR DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM - 23/03/2024
Radyu Sputnik'de Bulgaristan’ın Dobruca bölgesinin müziği olarak tanıtılan ve Galina Dubreşiska tarafından icra edilen müzik, Bulgaristan Müziği değil, asırlardır Çerkesler tarafından Kafkasya'da söylenen bir ağıt idi.
DİJİTAL PARANIN / PARALARIN GELECEĞİ - 30/01/2024
kağıt para sistemindeki olumsuzluk gibi sebepler de, yeni para sistemi arayışlarını artırmış ve 2011 yılında Japon asıllı Avusturalya vatandaşı S. Nakamoto tarafından geliştirilen dijital para dünya gündeminde yerini almıştır.
SON GELİŞMELERE AMATÖR YORUMU - 20/10/2023
Şimdiki durumda Türkiye devletini tehdit edecek güçte bir komşusunun olmadığı kanaatindeyim. Olsa olsa bu tehdit, güçlü deniz kuvvetlerine sahip olan ve gemilerini Doğu Akdeniz'e konuşlandıran ABD ve GB olabilir.
UKRAYNA VE ÇERKES SOYKIRIMI - 04/06/2023
Gürcüler, Ermeniler, Azeriler, Rusya ile anlaşma yolunu seçtikleri için soykırım yaşamadılar, nüfuslarını korudular ve şimdi de bağımsız ülkeleri var.
GÖNEN-MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜ - 09/05/2023
Temennimiz, yas günü ilan edilen ve her yıl 21 Mayıs’ta anma programları yapılan 1864 soykırımına benzer şekilde, 2 Mayıs 1923’de yas günü ilan edilerek yıldönümlerinde Gönen-Manyas Çerkes Sürgünü olarak anılsın ve mağdurların hatıraları yad edilsin.
14 MAYIS 2023 SEÇİMLERİ, ÇDP VE ÇERKESLER… - 15/04/2023
ÇDP yönetiminin toplumumuzun siyasallaşmasına katkı sağlayacak ve partiyi ileriye götürecek her türlü oluşuma kapısını açık tuttuğunu da belirtelim.
BİR MUSİBET BİN HASİHATTAN EVLADIR - 10/02/2023
STK’larımız büyük bir gayretle topladıkları yardım malzemelerini ihtiyaç sahiplerine ulaştırmakta güçlükle karşılaşmışlardır. Şahsi telefonlarla bilgilendirmeler de kısıtlı kalmıştır.
Temsil Kabiliyetini Yitirmiş, İşlevi Kalmamış İki Sivil Toplum Kuruluşumuz: D.Ç.B. ve KAFFED - 26/10/2022
Geçen 10 sene içinde iletişim, internet ve bilgisayar teknolojisinde yaşanan gelişmeler, artık bir ülkenin izin ve icazet vermesine gerek kalmayacak şekilde yeni imkanlar sunmaktadır.
ATA SÖZLERİNİN YORUMU - 26/01/2022
Atasözünün şimdiki tahrif edilmiş şekliyle söylenmesi mümkün değildir. Çünkü Çerkes’lerin müstakil devleti olmadığı için, sarayları, kralları, hatta iki katlı binaları bile yoktu.
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi