• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi9
Bugün Toplam13
Toplam Ziyaret1313361
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar43.951844.1280
Euro51.181551.3866
Semerkew
Mustafa Saadet
mustafa.saadet@yahoo.com
DEVLETLER ARASI ANTLAŞMALAR (Paktlar), SAVAŞ RİSKİ SİGORTASI OLMA ÖZELLİĞİNİ KAYBETMİŞTİR
10/03/2026

Bu konuda iki antlaşmanın son durumları belirlenerek meselenin daha net biçimde algılanması tercih edilmiştir.

1- CENTO (BAĞDAT  PAKT)

Türkiye ile Irak arasında 1955 yılında kurulmuştur. Kuruluş sebebi , Sovyetler Birliğinin 1948 yılında Kars ve Ardahan’ı istemesidir. İttifak kurularak Sovyetler Birliği isteklerinin reddedilmesi sağlanmıştır

Daha sonraki tarihlerde  Pakistan, İngiltere ve İran‘ın  katılması ile ittifak genişlemiş ve  CENTO (Central  Treaty Organizasyon) adını almıştır. İttifakın kuruluşundan sonra Sovyetler Birliğinin CENTO ülkelerinden hiçbir toprak talebi  olmamıştır.

Fakat ,1958 yılında General Kasım’ın ihtilal ile Irakta yönetimi devirmesi üzerine Irak ittifaktan ayrılınca 1979 yılında Pakistan’ın da ayrılması üzerine Cento dağılmıştır.

CENTO dağılmamış olsaydı, sonradan nükleer silahlara sahip olan Pakistan’ın nükleer gücünün etkisi ile ABD Irak’a saldıramaz ve bu günkü İran ABD savaşı da olmazdı.

2- NATO : (Nord  Atlantic Treaty Organizasyon )

Sovyetlerin genişleyerek orta Avrupa’ya kadar demir perdeyi indirmesi üzerine 1949 yılında kurulmuştur. 1952 yılında Sovyetlerin tehditlerine karşı korunmak için Türkiye Kore’ye asker göndermek suretiyle ittifaka üye olabilmiştir. NATO’nun halen üye sayısı 32 dir.

İttifakın 5. Maddesi gereğince, üyelerden birinin saldırıya uğraması durumunda diğer üyeler yardım etmek zorundadırlar

Halen varlığın sürdüren ve NATO ve mülga CENTO üyeliği, ittifak harici ülkenin, üye devlete yapılacak bir saldırıya karşı sigorta mahiyetinde idi. Ancak, günümüzde bu sigorta teminatı denilebilecek sistem fiilen ortadan kalkmıştır. Fransa C.Başkanı E. Makron’a göre NATO’nun beyin ölümü gerçekleşmiştir.

Üyeler, üye olmayan ülkelerin haricinde, üye olan ülkeler tarafından da saldırıya uğramaktadır. Nitekim, ABD NATO üyesi Danimarka’yı Grönland adasını işgal ile tehdit ederek ilhaka yönelerek  satılmasını talep etmiştir.

Yine NATO üyesi Kanada’nın 51. eyalet olarak ABD’ye dahil olması için tehditte bulunmuştur.

Balkan Antantı :

1934 yılında Almanya’nın Balkanlardaki yayılmacı politikalarına karşı, Türkiye, Yugoslavya, Yunanistan ve Romanya tarafından kurulmuş, Yugoslavya ve Yunanistan’ın mihver devletlerine katılması üzerine dağılmıştır

Balkan Paktı :

1953 yılında Sovyetler Birliğinin  baskıları üzerine Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya  tarafından kurulmuştur. 1954 yılında askeri  ittifaka dönüşmüş ve 1960  yılında Türk-Yunan anlaşmazlığı sonucu sona ermiştir.

Günümüzde, teknolojinin gerektirdiği (petrol, gaz ve nadir elementlerin  tedarik edilmesi)  konularında, tatlı su kaynaklarının temininde rekabet yoğunlaşmış ve bunların sağlanması için güç kullanılır hale gelmiştir. Roma İmparatorluğundan sonra dünyanın en önemli askeri gücüne erişen ABD bu güce istinaden belirtilen kaynakların temini için stratejik ortaklarına dahi saldırmaktadır. Bu konudaki emellerine erişmek için çeşitli planlamalar yapmış ve Büyük Orta Doğu Projesini (BOP) gerçekleştirmeye başlamıştır. Bu projenin gereği Ortadoğu bölgesinde 22 ülkenin sınırlarının değişmesinin  gerektiği Dışişleri Bakanı Condalissa Raice tarafından açıklanmıştır. İlk uygulama olarak kimyasal silahlara sahip olduğu yalanı ile Irak’ saldırılarak Saddam öldürülmüş ve ülkenin petrol ve gaz rezervlerine el konulmuştur. Müteakiben Libya’daki ABD elçisinin öldürülmesi bahane edilerek bu ülkenin lideri Kaddafi katlesilerek dünyanın en yüksek gravitesine sahip petrollerine el konulmuştur. Müteakibin de Venezüella lideri kaçırılarak enerji kaynakların el konmuş ve en son da İsrail bahanesi ile İran savaşı başlatılmış olup, diğer petrol ve gaz zengini küçük devletlerin de yapılan anlaşmalar ile enerji kaynaklarına sahip olunmuştur.

Pakistan’dan Fas’a ,Azerbaycan’dan Sudan’a kadar bütün petrol ve gaz üretim ve ticareti ABD’nin kontrolündedir. Orta doğu ülkeleri, ülkelerinde demokratik yönetimin olmaması krallık ve sık sık  yapılan ihtilaller  ile  iktidara gelen askeri yönetimlerinde ABD  tarafından  yönetilmesi işi kolaylaştırmaktadır. Neticede bölgede ABD kontrolü sağlanmış durumdadır.

Bütün bu kargaşanın ve savaşların giderilmesi  şimdilik mümkün görülmemektedir. Bu konuda, makes bulacağını zannetmemekle birlikte naçizane görüşümü  ve düşüncemi aşağıda arz ediyorum

Petrol, gaz, metal, tatlı su,… gibi insan zeka ve gücü ile oluşmayan, tanrı vergisi yeraltı kaynaklarının, dünya mirası veya dünya malı kabul edilerek, bütün dünyaya adil biçimde dağıtılmasının savaşları önleyeceğini zannediyorum. 

Dağıtım da, toprak sahibi devlete, yer altı kaynağı bulan  devlet, firma veya şahıslara harcama ve kar paylarının verilmesi; kalan miktarın dünya insanlarına eşit biçimde dağıtılması şeklinde olmalıdır. Üzerinde düşünülmesini arzu ettiğim pirimitif görüştür. Adil bir dağıtım konusunda fikir ürütecek kimselere teşekkürlerimle.


72 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

18 ŞUBAT DÜNYA DİL GÜNÜ ÜZERİNE… - 21/02/2026
Unesco Dünya dil günü dolayısıyla Kafkas Vakfı tarafından düzenlenen “Kafkas dilleri aynı sahnede buluşuyor “ konulu etkinliğe katıldım . Beklentim kaybolan dillerin uğradığı süreç hakkında görüşlerin dile getirilmesi idi.
DONDURULAN RUS VARLIKLARI NASIL PAYLAŞILMALI? - 20/12/2025
R.F.nin bloke ettiğiniz bu 210 milyar doları soykırıma uğratılan milletlere adaletli bir biçimde dağıtın. Böyle davranırsanız sizi hiçbir devlet gaspçılıkla suçlamaz.
KARDEŞ KAVGALARI VE KARDEŞ ÜLKE (İKİ ÜLKE, BİR MİLLET) SAVAŞLARI - 20/11/2025
Kardeşler ve aileler arasındaki kavgalar insanlık tarihi kadar eskidir. Bu tür kavgaların en önemli sebebi miras ve taht kavgaları idi.
THİNK TANK KURULUŞLARI - 11/11/2025
Düşünce kuruluşu, ülkelerin politik karar alma süreçlerinde yöneticilere doğru ve gerçekçi politikalar belirleyebilmeleri amacıyla çeşitli tavsiyelerde bulunan, raporlar yayınlayan araştırma merkezleridir.
BRETTON WOODS ANLAŞMASI’NDAN BAŞKAN TRUMPH’A… - 31/10/2025
B.W. anlaşması Temmuz 1946 tarihinde A.B.D’nin Bretton Woods kasabasında imzalanmıştır. Resmi adı “Uluslararası Para Anlaşmasıdır”.
KÜLTÜR DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM - 23/03/2024
Radyu Sputnik'de Bulgaristan’ın Dobruca bölgesinin müziği olarak tanıtılan ve Galina Dubreşiska tarafından icra edilen müzik, Bulgaristan Müziği değil, asırlardır Çerkesler tarafından Kafkasya'da söylenen bir ağıt idi.
DİJİTAL PARANIN / PARALARIN GELECEĞİ - 30/01/2024
kağıt para sistemindeki olumsuzluk gibi sebepler de, yeni para sistemi arayışlarını artırmış ve 2011 yılında Japon asıllı Avusturalya vatandaşı S. Nakamoto tarafından geliştirilen dijital para dünya gündeminde yerini almıştır.
SON GELİŞMELERE AMATÖR YORUMU - 20/10/2023
Şimdiki durumda Türkiye devletini tehdit edecek güçte bir komşusunun olmadığı kanaatindeyim. Olsa olsa bu tehdit, güçlü deniz kuvvetlerine sahip olan ve gemilerini Doğu Akdeniz'e konuşlandıran ABD ve GB olabilir.
UKRAYNA VE ÇERKES SOYKIRIMI - 04/06/2023
Gürcüler, Ermeniler, Azeriler, Rusya ile anlaşma yolunu seçtikleri için soykırım yaşamadılar, nüfuslarını korudular ve şimdi de bağımsız ülkeleri var.
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi