• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi7
Bugün Toplam166
Toplam Ziyaret1434409
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar47.312147.5017
Euro54.446054.6641
Semerkew
Mustafa Saadet
mustafa.saadet@yahoo.com
BOZÜYÜK ÇERKESLERİ
02/08/2026

Son günlerde görsel medyada gördüğümüz “ Amerikam yis adığexer”, “Sinop yis adığexer“, “Samsunu yiadığexer”…gibi başlıklarla yer alan karikatürler, şiirler ve yazılara sıkça rastlanmaktadır. ABX’in hazırladığı Latin esaslı harflerle yayınlanan bu yayınlar beğenilmekte, dilimizin kaybolmamasına ve tekamül etmesine katkıda bulunduğundan çok faydalıdır. Bu olumlu yayıncılığın yaygınlaştırılması için diğer bölgelerde yaşayan hemşerilerimizin de katkı bulunmaları çok faydalı olacaktır. Malum olduğu üzere Türkiye’de Çerkeslerin kalabalık yaşadığı Kayseri, Samsun, Balıkesir gibi yerlerin dışında küçük topluluklar halinde Çerkesler yaşamaktadır, Bu yazımızda bu guruplardan olan ve sayıları 6 adet köyden oluşan Bozüyük Çerkeslerini tanıtmaya çalışacağım.

Bu 6 köy, idari yapı itibariyle Bilecik ilinin Bozüyük ilçesine bağlı olmakla birlikte ticari ilişkilerini Eskişehir’den sürdürmektedir. Son idari yapılanma ile hepsi Bozüyük’ün mahallesi haline getirilmiş, ilk okullar kapatılarak taşımalı sisteme geçilmiştir.

 

KÖYLER

Akçapınar  (Gukaye cıj) Abcax

Akpınar (Ademıye) Cemguy

Alibeydüzü (Gukoay) Abcax

Çepne  (Çepın) Cemguy

Karaağaç (Karğaç) Şapsığ

Poyra ( Hatikuay hable) (hatikuay)

 

TARİH

6 köyün nüfusu, 1856 Kırım harbine katılan ve gösterdikleri üstün savaş yetenekleri nedeni ile balkanlardaki  isyanların bastırılması için 1859 ve 1860 yıllarında gönüllü olarak çoğunlukla  Şumnu ve etrafında konuşlandırılan, kendilerine   geçinecekleri kadar tarım  arazisi ve koşum hayvanı verilen Çerkeslerin torunlarıdır. 1877 (93 harbi) Osmanlı – Rus harbinde Osmanlı devleti tarafında gönüllü olarak harbe katılan Çerkesler, Savaş sonrası imzalanan Ayestefanos ve Berlin anlaşmaları ile bu bölgeden sürülmüşlerdir. İnegöl ve Domaniç yörelerinde 3 – 4 yıl göçebe hayatını müteakiben, verilen verimsiz topraklarda iskan edilerek adı geçen köyleri kurmuşlardır.

 

ETNİK YAPI VE BU GÜNKÜ DURUM

Bozüyük Çerkesleri, Osmanlının Muhacirin-i Çerakise diye adlandırdığı Türkiye Çerkeslerinin küçük  bir kısmıdır. 6 köyün göçerleri Çerkesce konuşmakla birlikte Çerkescenin ayrı şivelerini konuştuklarından köyler şiveler itibariyle ayrı ayrı kurulmuştur. Bu köylerin ahalisi şive farkından olacak, birbirleri ile geçinemezlerdi. Fakat adetler gereği aralarında evlenmeler çok olduğundan köyler arasında sıhri akrabalıklar çoğaldığından düğünlere ve cenazelere davete gerek kalmadan herkes katılmaktadır.

Bu 6 köyün dışında yöreye kuzey Kafkasya’dan gelen Abhaz (Abaza) asıllı Çerkesler de gelerek bilhassa ormanlık yerlere yerleşmişlerdir. Adetlerinin benzemesi sebebiyle bunlarla da evlenmeler olmuş ve akrabalıklar oluşmuştur. Yerleşik Çerkeslerle Abazaların adetlerinin benzemesi ile artan evlilikler üzerine evlerde ortak dil olan Türkçenin konuşulması her iki dilin de unutulmasını kolaylaştırmıştır.

1912 Balkan harpleri ve 2. Cihan savaşından sonra balkanlardan gelen göçmenlerin bu köylere de yerleştirilmesi ve verimsiz arazilerin geçinmeye elvermemesi sonucu şehirlere göç nedeniyle ana dillerini unutan köylerde artık Çerkesce bilen kalmamıştır. Birkaç sene önce Poyra köyünde gençlerin gayreti ile köyde eskiye ait ve toplanabilen eşyalarla  müze açılmış ise de, önemli bir obje yoktur.    

Yörenin tarihçi ve yazarı Kubilay Yılmaz’ın vefatı ile de düşünür ve yazar kalmadığından ve açılan Çerkes derneğinin  Eskişehir derneğinin güdümünde olması sebebiyle de yöre halkının unutulduğu yadsınamaz bir gerçektir. Bütün bu olumsuzlar nedeniyle de Bozüyük Çerkeslerinin medya sesi yoktur.



51 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NIDELFIBZE ÜZERİNE - 30/06/2026
Nıdelfıbze'yi hecelere ayırarak Türkçeye çevirirsek; NI (anne), DELFI (beraber doğurulan), BZE (dil) anlamında olup, kelimenin kelimenin karşılığı “bebekle birlikte dünyaya gelen dil” şeklinde ifade edilebilir.
MECELLE YORUMU - 18/05/2026
Tartışma konusu yapılabilecek husus, T.C.nin Mecelle’yi 1926 yılında kaldırmasına rağmen İsrail acaba 1984 yılına kadar neden yürürlükten kaldırmamıştır?
MEMURİN MUHAKEMET KANUNU (Mülga) ve 4483 SAYILI YASA - 20/04/2026
argının tecrübesi ve tarafsızlığı ile adaletin sağlanabileceği kanaatindeyim. İzinli sistemde, izin makamının çalışma arkadaşlarını koruması her zaman gündemde olacaktır.
DEVLETLER ARASI ANTLAŞMALAR (Paktlar), SAVAŞ RİSKİ SİGORTASI OLMA ÖZELLİĞİNİ KAYBETMİŞTİR - 10/03/2026
Petrol, gaz, metal, tatlı su,… gibi insan zeka ve gücü ile oluşmayan, tanrı vergisi yeraltı kaynaklarının, dünya mirası veya dünya malı kabul edilerek, bütün dünyaya adil biçimde dağıtılmasının savaşları önleyeceğini zannediyorum.
18 ŞUBAT DÜNYA DİL GÜNÜ ÜZERİNE… - 21/02/2026
Unesco Dünya dil günü dolayısıyla Kafkas Vakfı tarafından düzenlenen “Kafkas dilleri aynı sahnede buluşuyor “ konulu etkinliğe katıldım . Beklentim kaybolan dillerin uğradığı süreç hakkında görüşlerin dile getirilmesi idi.
DONDURULAN RUS VARLIKLARI NASIL PAYLAŞILMALI? - 20/12/2025
R.F.nin bloke ettiğiniz bu 210 milyar doları soykırıma uğratılan milletlere adaletli bir biçimde dağıtın. Böyle davranırsanız sizi hiçbir devlet gaspçılıkla suçlamaz.
KARDEŞ KAVGALARI VE KARDEŞ ÜLKE (İKİ ÜLKE, BİR MİLLET) SAVAŞLARI - 20/11/2025
Kardeşler ve aileler arasındaki kavgalar insanlık tarihi kadar eskidir. Bu tür kavgaların en önemli sebebi miras ve taht kavgaları idi.
THİNK TANK KURULUŞLARI - 11/11/2025
Düşünce kuruluşu, ülkelerin politik karar alma süreçlerinde yöneticilere doğru ve gerçekçi politikalar belirleyebilmeleri amacıyla çeşitli tavsiyelerde bulunan, raporlar yayınlayan araştırma merkezleridir.
BRETTON WOODS ANLAŞMASI’NDAN BAŞKAN TRUMPH’A… - 31/10/2025
B.W. anlaşması Temmuz 1946 tarihinde A.B.D’nin Bretton Woods kasabasında imzalanmıştır. Resmi adı “Uluslararası Para Anlaşmasıdır”.
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi