• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam74
Toplam Ziyaret695718
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.52927.5593
Euro8.92328.9590
Semerkew
Mustafa Saadet
mustafa.saadet@yahoo.com
Şark-ı Karip Çerkesleri Temin-i Hukuk Cemiyeti’nin Bildirgesinin 97 Yıl Sonra Yorumu
12/07/2018

İsminden de anlaşılacağı gibi, bugünkü Türkçe ile yazarsak “Yakın Doğu Çerkeslerinin Haklarını Sağlama Derneği” adını taşıyan yapılanma tarafından 97 yıl önce yayımlanan bildirge, temeli, “mevcut hukuki sistem dahilinde ve insan hakları çerçevesinde” itilaf devletlerinden, Yunan devletinden, insanlık ve medeniyet aleminden; “siyasi ve sosyal teşkilatı, gelenekleri, milli, dini ve medeni ihtiyaçların sağlanmasını talep eden” bir beyannamedir.

Cemiyet, Anadolu’da kaos ortamının zirveye ulaştığı, kimsenin olacakları tahmin edemediği bir tarihte, Çerkeslerin kendilerini tedirgin hissetmeleri nedeniyle çaresizliğe çözüm olunabilir düşüncesi ile kurulmuş ve ilk toplantısını 24 Ekim 1921 tarihinde İzmir’de yaparak Çerkeslerin izleyecekleri politikayı belirleyen bir beyanname kabul ederek yayımlamıştır.

Cemiyeti ilk tanıyan Yunanistan devleti olmuştur. Anadolu hareketinin Kemalistler tarafından başarıya ulaştırılması üzerine, bu tanıma bahane edilerek cemiyetin bütün kurucuları ve beyannameyi imzalayanlar 150’likler listesine dahil edilerek sürülmüşlerdir.

Oysa beyannamede, Çerkeslerin istiklali, silahlı mücadele gibi kavramlara yer verilmemiştir.

Cemiyetin kurucuları ve beyannameyi imzalayan 15 kişi, Eskişehir, Balıkesir, Aydın üçgeninde yaşayan Çerkesler olup, sadece Adığa gurubuna mensup Çerkesler değildir. İçlerinde Abaza ve diğer guruplara mensup Çerkesler de bulunmaktaydı.

Akla şöyle bir soru gelebilir. Peki Anadolu’da sadece bu yörelerde mi Çerkes  vardı?

Muhakkak ki hayır. Bu bölgeler işgal altında olduğundan ve otorite boşluğu nedeniyle çok mağduriyet yaşadıklarından acilen bir araya gelme ihtiyacı duymuşlardır. İletişim imkanları ve zamanlama, Doğu bölgelerinde ikamet eden Çerkeslerle irtibat kurmalarına imkan vermemiştir. Zaten en büyük eleştiri, cemiyetin az sayıda ve belirli ailelerin ileri gelenleri tarafından kurulması ve beyannamenin sadece 15 ileri gelen tarafından imzalanmış olması yönündeydi.

Bir asır sonra bir bakıma tarih tekerrür ediyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin sadık vatandaşı olarak, vergisini ödeyen, gerektiğinde canını seve seve veren Çerkesler, politik arenada mevcut anayasa ve hukuk sistemi içinde yer almak ve diğer etnik gurupları da kapsayan bir parti kurma düşüncesi ile yurt genelinde istişareler yaparak Çoğulcu Demokrasi Partisi’ni kurmuşlardır.

Ancak, 100 yıl önceki bencillik hortlamış ve karşıt görüşlü manifestolar, beyannameler yayımlanmıştır.

ÇDP’nin 7 Haziran 2015 seçimlerine yasaların öngördüğü şekilde teşkilatlanıp girmesi hukuki ve maddi olarak imkansız olduğundan, sadece sesini duyurabilmesi için 9 üye, partiden ayrılarak büyük fedakarlıkla bağımsız aday olarak seçimlere girmiş, fakat bağımsız aday seçilmenin seçim sisteminde hemen hemen imkansız olması nedeniyle seçilememişlerdir. Ve ÇDP müteakip seçimlere katılmamıştır.

Bugüne geldiğimizde, 24 Haziran 2018 genel seçimleri neticesinde TBMM’de Çerkes etnisitesinden bahsedecek temsilcimiz yoktur. Netice itibariyle ismimizi zikredecek siyasetçimiz olmadığı için fiilen siyaset arenasında da olamayacağız.

Diğer partilerden seçilen Çerkes kökenli vekillerin durumu malumdur. Romanların, Ermenilerin, Yezidilerin temsilcileri diğer partilerden seçilmekte ve Özcan Purçun anadili ile meclise hitap etme vefakarlılığını göstererek vicdani borcunu ödemektedir. Sadece 60.000 nüfusa sahip Ermenilerin mecliste vekilleri vardır, çünkü onlar oylarının 60.000 olduğunu kanıtlamışlardır.

Mevcut yasalar ve seçim barajı dolayısıyla ÇDP’nin seçime katılıp milletvekili çıkarması mümkün gözükmemektedir. Ancak, İttifak yapabilme imkanları getirildiğinden ve de 50.000 oyu olan partilerin peşinde koşulduğu ve yerel seçimlerde bir oyun dahi önemli olduğu gerçeği karşında, politikada birlikte hareket etme konusunda herkesin düşünmesi gerektiğini hatırlaması dileklerimle.


760 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SAFLARI SIKLAŞTIRALIM MI? - 16/09/2020
Kanaatimce, bu ayrışmaların giderilmesi için bütün İslam ülkelerinin gerçek din bilginlerinden oluşturulacak bir kurul tarafından doğru İslamiyet esaslarının belirlenmesi yerinde olacaktır.
YENİ PARTİ KURMALAR VE BEKLENTİLER - 12/09/2020
Gösterilen bu bireysellik ve egoizim yapılmamış olmasaydı alınan 17 bin oyun kat kat fazlası alınır, Türkiye’nin siyasi arenasında yerini alır ve partiler içinde ittifak yapılması gerekli parti konumunda olurdu.
ENERJİMİZİN VE POTANSİYELİMİZİN BİR NOKTAYA YÖNLENDİRİLMESİ GEREKİYOR - 23/05/2020
Bu hususta çok tenkit edilmeme rağmen, “Sürgün Hükümeti” oluşturularak , konunun siyasi karaktere dönüştürülmesi halinde Uluslararası Kuruluşlar nezdinde (Bilhassa Birleşmiş Milletler) makes bulacağı kanaatindeyim.
CORONA VE EĞİTİM - 29/03/2020
Geldiğimiz noktada 65 yaş üstü oda hapsindedir ve diğer yaştakiler dışarıya mecbur kalmadıkça çıkmamaktadır. Bu durumun, ilgili kardeşlerimizin dilimizi öğrenmesine ve kaybolmamasına katkıda bulunacağı şüphesizdir.
BİR YAZI, BİR ANI - 02/12/2019
Temennim odur ki bu hemşerimizin, sahip olduğu altın damlatan kalemini Musa’nın asası gibi kullanması ve çıkartacağı harika yazılarla bizleri mahcup etmesidir.
OLUMLU GELİŞMELERDEN, SOMUT NETİCELERE VARMAK LÂZIM - 27/05/2019
Farklılıklarımızı bir kenara koyup birlikte hareketle, İstanbul’da 50.000, Türkiye genelinde 500.000 kadar oy potansiyeline ulaştığımızda, milletvekillerimizin mecliste sesi daha gür çıkacaktır.
ÇALIŞTAY (LEJEN XASE) İZLENİMLERİ - 18/03/2019
14-17 Mart 2019 tarihleri arasında Konya/Ilgın İhsaniye köyünde yapılan çalıştay hakkındaki izlenimlerimi aktarmayı görev sayarak bu yazıyı kaleme alıyorum.
Siyaset Bilincimizin 2. Test Tarihi: 31.03.2019 - 05/03/2019
Hangi parti sempatizanı olursak olalım İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Doğan Duman’ı tercih edelim.
Adığe Bze Xase/ABX (Adığe Dil Derneği)’nin Büyüme Hızı - 30/11/2018
Adığe Bze Xase; 1864 yılından beri dumura uğrayan yeni icatları isimlendiremeyen Çerkes Dilinin geliştiricisi ve koruyucusu olmaya devam edecektir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi