• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam91
Toplam Ziyaret680911
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.84756.8750
Euro7.72547.7563
Semerkew
Mustafa Saadet
mustafa.saadet@yahoo.com
Bilişim Çağını da Iskalamayalım
29/12/2012

150 sene önce sanayi çağını ıskaladık. Dünyadaki  gelişmeleri takip etmediğimiz için, diğer ulusların ulaştığı bilim, teknolojik ve kültürel seviyeleri göremediğimizden, sonucu önceden belli olan bir harbin içine girdik ve sonuç malum. Kaybedilen harbin tahribatını hala telafi edebilmiş değiliz. Yeryüzünde büyük çoğunluğu sürgünde, anavatanının dışında yaşayan bir millet olma durumumuz devam etmektedir.

      Bu gerçek ortada iken, bir ulusun, ulus olarak mevcudiyetini devam ettirmesinin en önemli şartlarından biri olan anadilin muhafazası ve hatta geliştirilmesi için çalışmaların yapılmasının elzem olduğu inkar edilemez.

 

     UNESCO’nun kaybolmakta olan diller  gurubunda saydığı Çerkesçenin kaybolmasını önlemek için münferit çalışmaların yapıldığı, alfabelerin tespit edildiği bilinmektedir. Ancak, alfabe konusunda ittifak sağlanamadığından bugüne kadar olumlu bir aktivite ortaya çıkarılamamıştır.

     İlk defa kurumsal bir çalışma yapmak için kurulan Adige Dil Derneği (Adığe Bze Xase) büyük bir fedakarlık örneği göstererek Latin harfleri ile yazılıp okunabilecek bir alfabe geliştirmiş, bu alfabenin toplum tarafından benimsenmesini teminen, eksikliklerinin olabileceğini de ifade etmek suretiyle bu konuda ilgi duyanların katkılarını sağlamak üzere danışma mahiyetinde 2 günlük bir istişare toplantısı düzenlemiştir.

     Toplantıya başka ülkelerden de bu konuda çalışmaları bilinen kişiler davet edilmiştir. Toplantıda tenkit konusu yapılanların başında, akademisyenlerin ve dil bilimcilerin neden toplantıda bulunmadığıydı. Dernek, katkıda bulunabilecek akademisyen ve dil bilimcileri davet etmiş fakat onlar davete icabet etmemişlerdir. Latin alfabesine karşı olabilirlerdi, fakat katılıp görüşlerini bildirselerdi olumlu bir katkıda bulunmuş olurlardı.

      1970’li yıllara kadar Fransızca dünyada popüler bir dil halindeydi. Önemli bir edebiyat lisanıydı, gelişmiş bir dil olduğundan bütün uluslararası anlaşmalar Fransız lisanı ile yazılırdı. Bu tarihe kadar bu dil müzik dünyasında da sesini duyuruyordu. Ne oldu da birden bire İngilizce karşısında gerileyip duyulmaz oldu. Hatta öyle bir hale geldi ki, Fransa’da bile İngilizce konuşmanın tercih edilir hal alması üzerine devlet bir takım tedbirler almayı düşünür hale gelmiştir.

     İngilizcenin bu tahakkümü, teknolojik bilişim ve iletişim dili olarak temayüz etmesi, yeni buluşların İngilizce isimlendirilmesi ve en önemlisi uluslararası ticari ilişki ve yazışmaların bu lisanla yapılamaya başlanmasıdır. Diğer bir deyişle bu dilin bilgisayar dili olarak benimsenmesidir.

     Dünyada en çok kişinin konuşulduğu diller arasında Çince ve Hintçe’de ilk sıralardadır. Bugün bu dillerin uluslararası ilişkilerde kullanıldığını gören var mıdır?

     Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin latin harfleri ile yazıp okuduğu ve okur yazarların tam anlamı ile olmasa da Çerkesceyi Latin harfleri ile yazıp okumaya çalıştıkları da  bilinmektedir. Bugüne kadar derneklerde açılan kurslarda Kiril harfleri ile yazıp okuyan insan sayısının çok az olduğu bilinen bir gerçek olduğuna göre, Kiril harflerinde ısrar edilmesini anlamak zordur.

     SSCB’nin dağılmasından sonra bağımsızlıklarını elde eden ülkelerin Kiril harflerini terk edip Latin harflerini kabul etmelerinin örnek alınması gerekmez mi? Bu ülkeler yıllarca kullandıkları ve çok iyi okuyup yazdıkları bu alfabeyi acaba neden bırakıyorlar? Bağımsız ülke olmamasına ve R.F. Anayasa Mahkemesi tarafından reddedilmesine rağmen Tataristan Özerk Cumhuriyeti’nin 28.12.2012 tarihi itibariyle Latin harflerini neden kabul ettiğini düşünüp değerlendirelim.

     Diyeceksiniz ki bütün bu lafların bilişim teknolojisini ıskalamayla ne alakası var? Var çünkü Danef’in geliştirdiği sözlük 108.000 kelimeye ulaşmış ve 4 dildedir. İncelendiğinde bu güne kadar duymadığımız kelimelerin bilgisayar ortamında nasıl keşfedildiği  hayretle görülecektir. Bugüne kadar manuel sistemle hazırlanan sözlüklerdeki kelime adedi 30.000’ni geçmemiştir. Çerkescede 112 zaman kipi olduğunu bugüne kadar hangimiz biliyordu? Usuldendir, dünyanın her yerinde yeni bir şey bulunduğu zaman önce menfi görüşlerle yaklaşım sergilenir yenilik baltalanmaya çalışılır. Elbette her buluş kusursuz değildir. Zamanla eksiklikler giderilir ve yararlı bir hale gelir.

      Bilişim teknolojisinin getirdiği imkanlarla dilimizin kaybolmasını önlemeye yönelik çalışmalara bir kelime ile de olsa katılalım. Muhalefet pankartlarını devamlı açık tutmak, bu konularda eser ortaya koyanların çalışma azmini kırmakta ve morallerini yok etmektedir.

     Son düşünce olarak şunu ifade etmek isterim. Çerkesce okuyup yazında, isterseniz en iptidai  ve en eski yazı alfabesi olan Çivi Yazısı ile okuyup yazın.



2321 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ENERJİMİZİN VE POTANSİYELİMİZİN BİR NOKTAYA YÖNLENDİRİLMESİ GEREKİYOR - 23/05/2020
Bu hususta çok tenkit edilmeme rağmen, “Sürgün Hükümeti” oluşturularak , konunun siyasi karaktere dönüştürülmesi halinde Uluslararası Kuruluşlar nezdinde (Bilhassa Birleşmiş Milletler) makes bulacağı kanaatindeyim.
CORONA VE EĞİTİM - 29/03/2020
Geldiğimiz noktada 65 yaş üstü oda hapsindedir ve diğer yaştakiler dışarıya mecbur kalmadıkça çıkmamaktadır. Bu durumun, ilgili kardeşlerimizin dilimizi öğrenmesine ve kaybolmamasına katkıda bulunacağı şüphesizdir.
BİR YAZI, BİR ANI - 02/12/2019
Temennim odur ki bu hemşerimizin, sahip olduğu altın damlatan kalemini Musa’nın asası gibi kullanması ve çıkartacağı harika yazılarla bizleri mahcup etmesidir.
OLUMLU GELİŞMELERDEN, SOMUT NETİCELERE VARMAK LÂZIM - 27/05/2019
Farklılıklarımızı bir kenara koyup birlikte hareketle, İstanbul’da 50.000, Türkiye genelinde 500.000 kadar oy potansiyeline ulaştığımızda, milletvekillerimizin mecliste sesi daha gür çıkacaktır.
ÇALIŞTAY (LEJEN XASE) İZLENİMLERİ - 18/03/2019
14-17 Mart 2019 tarihleri arasında Konya/Ilgın İhsaniye köyünde yapılan çalıştay hakkındaki izlenimlerimi aktarmayı görev sayarak bu yazıyı kaleme alıyorum.
Siyaset Bilincimizin 2. Test Tarihi: 31.03.2019 - 05/03/2019
Hangi parti sempatizanı olursak olalım İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Doğan Duman’ı tercih edelim.
Adığe Bze Xase/ABX (Adığe Dil Derneği)’nin Büyüme Hızı - 30/11/2018
Adığe Bze Xase; 1864 yılından beri dumura uğrayan yeni icatları isimlendiremeyen Çerkes Dilinin geliştiricisi ve koruyucusu olmaya devam edecektir.
Hilafet Makamının Fiili, Şer-i ve Hukuki Durumu - 27/08/2018
Günümüzde hilafetin bir Müslüman ülke başkanının veya kralının uhdesinde bulundurulması imkansızdır. Zira, diğer iki semavi din, Musevilik ve Hıristiyanlığın yoğun çabaları ile Müslüman ulusların milliyetçilik duyguları ön plana çıkmıştır.
Hudeybiye Anlaşması ve Bir Hadis Hükmünün Yorumu - 19/08/2018
O kadar ki, Hz. Muhammed, Allah’ın resulü olduğunu belirten ibarenin anlaşma metninden çıkarılması isteğine dahi rıza göstermiştir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi