• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam57
Toplam Ziyaret697929
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.74687.7778
Euro9.07719.1135
Semerkew
Mustafa Saadet
mustafa.saadet@yahoo.com
Dağa, Taşa, Denize Haykırmak mı; Muhatabın Karşısında Dimdik Durmak mı?
30/05/2016

Türkiye’de yaşayan Çerkesler, yas günü olarak belirlenen 21 Mayıs gününü bu yıl da çeşitli programlarla yâd ettiler. Bugüne yapılan atıflar arasında en çok kabul göreni, 21 Mayıs’ın bir soykırım ve sürgün günü olduğu idi.

Yıllar önce, Üsküdar’da Kız Kulesi’nin karşında denize bırakılan karanfillerle başlatılan anma etkinlikleri zamanla STK’larımız tarafından benimsenmiş ve gittikçe artan katılımlarla çeşitli yerlerde daha ses getirici biçimlerde icra edilir olmuştur.

Bu yılki anma etkinliklerinin daha katılımcı, ses getirici ve dünyaya daha etkili duyurulması için Çerkes Dernekleri Federasyonu’nca bütün STK’larımıza yapılan birlikte hareket etme teklif yeterince karşılık görmemiş ve bu yıl da bir birliktelik sağlanamamıştır.

Bazı kuruluşlarımız 21 Mayıs’ta, bazıları 14 Mayıs’ta Kefken’de anma etkinliklerinde bulunmuşlardır. İstanbul’da da bir informel grup 21 Mayıs saat 14.00 itibariyle RF Konsolosluğu önünde toplanmış fakat katılım arzu edilen miktarda olmadığı için bir ses getirememiştir.

14 Mayıs Kefken etkinliğine “20 bin” civarında bir katılım olduğu iddia edilmiştir. Fakat, hangi sloganlar öne çıkarılmış, bu sloganları, konuşmaları muhatap duymuş mudur, görmüş müdür, kaydetmiş midir; basında ve görsel medyada yeterince yer almış mıdır, bilemiyoruz.

Çerkes Fed’in ortak hareket çağrısına müspet cevap veren kuruluşlarımız, hazırladıkları etkileyici pankartlarla, sloganlarla, milli kıyafetlerle çevrede olumlu bir etki oluşturmuşlardır. İki-üç bin katılımcı, muhatap RF karşısında yağmura rağmen dimdik durarak soykırımı unutmadıklarını ve acılarının 152 yıl geçmesine rağmen taptaze olduğunu haykırmışlardır. Anma etkinliği basında ve görsel medyada geniş yer bulmuştur. Bunun da ötesinde, İstanbul’un en yoğun bulvarında sürekli hareket halinde olan 10 binlerce kişinin merakına mucip olunarak konunun bilinirliğinin artmasına vesile olunmuş, yer yer alkışlarla samimi destek alınmıştır.

Sloganlar içinde üzerinde durulması ve şiar edinilmesi gerekeni “Muhatabın karşısındayız” ifadesidir. Yapılan işte başarı elde edilmesinin en önemli faktörü, muhatabı belirlemek ve çekinmeden istekleri yüzüne vurmaktır.

Dağa, taşa, denize yapılan haykırışlar acaba kimlerce duyuldu?

Gelecek yıllarda hep beraber hareket etme bilincine ulaşılması ümidiyle…


871 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SAFLARI SIKLAŞTIRALIM MI? - 16/09/2020
Kanaatimce, bu ayrışmaların giderilmesi için bütün İslam ülkelerinin gerçek din bilginlerinden oluşturulacak bir kurul tarafından doğru İslamiyet esaslarının belirlenmesi yerinde olacaktır.
YENİ PARTİ KURMALAR VE BEKLENTİLER - 12/09/2020
Gösterilen bu bireysellik ve egoizim yapılmamış olmasaydı alınan 17 bin oyun kat kat fazlası alınır, Türkiye’nin siyasi arenasında yerini alır ve partiler içinde ittifak yapılması gerekli parti konumunda olurdu.
ENERJİMİZİN VE POTANSİYELİMİZİN BİR NOKTAYA YÖNLENDİRİLMESİ GEREKİYOR - 23/05/2020
Bu hususta çok tenkit edilmeme rağmen, “Sürgün Hükümeti” oluşturularak , konunun siyasi karaktere dönüştürülmesi halinde Uluslararası Kuruluşlar nezdinde (Bilhassa Birleşmiş Milletler) makes bulacağı kanaatindeyim.
CORONA VE EĞİTİM - 29/03/2020
Geldiğimiz noktada 65 yaş üstü oda hapsindedir ve diğer yaştakiler dışarıya mecbur kalmadıkça çıkmamaktadır. Bu durumun, ilgili kardeşlerimizin dilimizi öğrenmesine ve kaybolmamasına katkıda bulunacağı şüphesizdir.
BİR YAZI, BİR ANI - 02/12/2019
Temennim odur ki bu hemşerimizin, sahip olduğu altın damlatan kalemini Musa’nın asası gibi kullanması ve çıkartacağı harika yazılarla bizleri mahcup etmesidir.
OLUMLU GELİŞMELERDEN, SOMUT NETİCELERE VARMAK LÂZIM - 27/05/2019
Farklılıklarımızı bir kenara koyup birlikte hareketle, İstanbul’da 50.000, Türkiye genelinde 500.000 kadar oy potansiyeline ulaştığımızda, milletvekillerimizin mecliste sesi daha gür çıkacaktır.
ÇALIŞTAY (LEJEN XASE) İZLENİMLERİ - 18/03/2019
14-17 Mart 2019 tarihleri arasında Konya/Ilgın İhsaniye köyünde yapılan çalıştay hakkındaki izlenimlerimi aktarmayı görev sayarak bu yazıyı kaleme alıyorum.
Siyaset Bilincimizin 2. Test Tarihi: 31.03.2019 - 05/03/2019
Hangi parti sempatizanı olursak olalım İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Doğan Duman’ı tercih edelim.
Adığe Bze Xase/ABX (Adığe Dil Derneği)’nin Büyüme Hızı - 30/11/2018
Adığe Bze Xase; 1864 yılından beri dumura uğrayan yeni icatları isimlendiremeyen Çerkes Dilinin geliştiricisi ve koruyucusu olmaya devam edecektir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi