• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam190
Toplam Ziyaret680032
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.83746.8648
Euro7.68057.7113
Semerkew
Mustafa Saadet
mustafa.saadet@yahoo.com
Üst Akılcılar
12/03/2015

Birkaç yıl önce yönetim tarafından “Akil İnsanlar “ adı verilen bir oluşum kurularak sanat, bilim, yazım… gibi konularda akil olduklarına inanılan insanların görüşlerine başvurulmuş, bu şekilde doğru neticelere ulaşılacağı zannedilmiş ise de sonuç pek istendiği gibi olmamıştır.

Çerkeslerin bazıları da  bu  uygulamanın “çakma” versiyonunu sürüme sokarak, Xabze, Xase, Thamate gibi günümüzün modern hayatına adapte edilememiş, içi boşalmış ve uygulanabilirliği kalmamış kavramların arkasına saklanarak “ Üst Akıl” gurupları oluşturmak suretiyle, her şeyin kendileri ile istişare edildikten sonra uygulanması gerektiği görüşünü yaymaya başlamışlardır. Kendileri dışında hiçbir kuruluş ve hiçbir icraata olumlu bakmayan, sonuç odaklı hiç bir pruje ortaya koyamayan kerameti kendinden menkul bu zevatın yaptığı tek şey kaba muhalefet ve karalamadır.

Akil insanlar içinde hiçbir Çerkesin bulunmayışı, toplumumuzda “ üst akıl” sahibi insanımızın olmadığı düşüncesini akla getirmekte, en azından devlet yönetiminin kanaatinin bu doğrultuda olduğunu düşündürmektedir.

En başat tezlerini thamatelik üzerine odaklamışlar. Oysa thametelik kavramının içi bugün tamamen boş olduğu gibi eskiden de çok dolu değildi. Eski zamanlarda okur-yazar olmayan Çerkesler bilgi birikimlerini yazıya dökerek gelecek nesillere aktarmadıkları için, yaşlıların görüp geçirdikleri tecrübelerden istifade etmek maksadıyla kendilerine danışılır ve saygı gösterilirdi. Ancak bu yaşlılar yaşadıkları tecrübe ve fikirleri çok dar bir alanda (köy veya köyler sınırında) istihsal ettikleri için dünyanın gidişatı ve literatür hakkında hiçbir bilgiye sahip olmazlardı. Bu nedenle topluma faydalı olamamış, bu yüzden Çerkesler çokça şikayet ettiğimiz bugünkü duruma düşmüşlerdir.

Yaşlılara saygı ve saygıda kusur etmemek elbette bir insanlık görevidir. Fakat,  Thamatelik yaşla izah edilebilecek bir kavram olmaktan çok seneler önce çıkmıştır. Thamate, dünyadaki gelişmeleri takip eden ve bunların olumlu olanlarını ileriye gitmesi için mensup olduğu topluma adapta eden ve kendi toplumunu ileri toplumların ulaştığı seviyenin üzerine çıkarmaya çalışan kişi veya kişilerdir. Türkçedeki  “Akıl yaşta değil baştadır” sözü bu hususu çok kısa ve veciz şekilde ifade etmektedir.

Ayrıca hiç kimse yeri doldurulamaz değildir.

İstişare etmek tabii ki faydalıdır. Kurumlar, aynı görüş ve becerideki kimselerin istişareleri ile kurulmaktadır. Kuruluşların yönetimlerinin, yönetim haklarını başkaları ile paylaşmaları hayatın gerçekleri ile uyuşmadığı gibi, yasal da değildir.

Son günlerde “bize sorulmadı”, “xaselere sorulmadı” şeklindeki hayıflanma ve suçlayıcı söylemler gülünç olmaktan öte gitmemektedir.

Sürekli muhalefet etmek yerine olumlu ve yararlı bilgileri ile topluma faydalı olabilecek hemşerilerimizin az olmadığı düşüncesi ile iyi günler diliyorum.



1223 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ENERJİMİZİN VE POTANSİYELİMİZİN BİR NOKTAYA YÖNLENDİRİLMESİ GEREKİYOR - 23/05/2020
Bu hususta çok tenkit edilmeme rağmen, “Sürgün Hükümeti” oluşturularak , konunun siyasi karaktere dönüştürülmesi halinde Uluslararası Kuruluşlar nezdinde (Bilhassa Birleşmiş Milletler) makes bulacağı kanaatindeyim.
CORONA VE EĞİTİM - 29/03/2020
Geldiğimiz noktada 65 yaş üstü oda hapsindedir ve diğer yaştakiler dışarıya mecbur kalmadıkça çıkmamaktadır. Bu durumun, ilgili kardeşlerimizin dilimizi öğrenmesine ve kaybolmamasına katkıda bulunacağı şüphesizdir.
BİR YAZI, BİR ANI - 02/12/2019
Temennim odur ki bu hemşerimizin, sahip olduğu altın damlatan kalemini Musa’nın asası gibi kullanması ve çıkartacağı harika yazılarla bizleri mahcup etmesidir.
OLUMLU GELİŞMELERDEN, SOMUT NETİCELERE VARMAK LÂZIM - 27/05/2019
Farklılıklarımızı bir kenara koyup birlikte hareketle, İstanbul’da 50.000, Türkiye genelinde 500.000 kadar oy potansiyeline ulaştığımızda, milletvekillerimizin mecliste sesi daha gür çıkacaktır.
ÇALIŞTAY (LEJEN XASE) İZLENİMLERİ - 18/03/2019
14-17 Mart 2019 tarihleri arasında Konya/Ilgın İhsaniye köyünde yapılan çalıştay hakkındaki izlenimlerimi aktarmayı görev sayarak bu yazıyı kaleme alıyorum.
Siyaset Bilincimizin 2. Test Tarihi: 31.03.2019 - 05/03/2019
Hangi parti sempatizanı olursak olalım İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Doğan Duman’ı tercih edelim.
Adığe Bze Xase/ABX (Adığe Dil Derneği)’nin Büyüme Hızı - 30/11/2018
Adığe Bze Xase; 1864 yılından beri dumura uğrayan yeni icatları isimlendiremeyen Çerkes Dilinin geliştiricisi ve koruyucusu olmaya devam edecektir.
Hilafet Makamının Fiili, Şer-i ve Hukuki Durumu - 27/08/2018
Günümüzde hilafetin bir Müslüman ülke başkanının veya kralının uhdesinde bulundurulması imkansızdır. Zira, diğer iki semavi din, Musevilik ve Hıristiyanlığın yoğun çabaları ile Müslüman ulusların milliyetçilik duyguları ön plana çıkmıştır.
Hudeybiye Anlaşması ve Bir Hadis Hükmünün Yorumu - 19/08/2018
O kadar ki, Hz. Muhammed, Allah’ın resulü olduğunu belirten ibarenin anlaşma metninden çıkarılması isteğine dahi rıza göstermiştir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi