• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam145
Toplam Ziyaret682220
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.84766.8751
Euro7.77617.8072
Semerkew
Mustafa Saadet
mustafa.saadet@yahoo.com
İnternet Kalemşörleri
28/04/2012

Kalemşörlük terimi yeni yeni telafuz edilen ve bazı uygulamalardan kaynaklanan, silahşörlük teriminden esinlenilerek kullanılan bir ifadedir.

Dünyanın kuruluşundan beri insanlar birbirlerine üstünlük sağlamak için devamlı bir mücadele içinde bulunmuşlardır (Buna en eski örnek Habil-Kabil olayıdır). Uygarlığın gelişmesi ve bulunan icatlar ile mücadele sahaları gelişmiş ve silahın icadı ile de, iyi silah kullanan ve rakiplerine üstünlük sağlayan kişilere “silahşör” ismi yakıştırılmıştır.

Geldiğimiz zamanda silahla mücadele şekli artık medeni bir mücadele şekli olarak kabul edilmediğinden, mücadele şekli daha ziyade fikri alanda yapılır olmuştur. Ancak, yayın organlarının  fazla gelişmemiş olduğu dönemlerde fikri mücadele daha çok basılı yayıncılık alanında yapılmış, bu alanın geniş halk kitlelerine ulaştırılamaması veya halk kitleleri tarafından takibinin fiziki olarak  imkansızlığı nedeniyle fikir mücadelesi sınırlı kalmıştır.

Bilgisayar teknolojisinin getirdiği sınırsız ulaşım imkanları ile her isteyenin web sitesi oluşturarak bu siteden fikirlerini ifşa veya karşı fikirlere sataşma imkanı doğmuştur. İnternet sitelerinde bu tür yazıların kısıtlamaya tabi olmaması ve yazarlarının kendi fikirlerinin çok önemli olduğu şeklindeki yaklaşımları “İnternet Kalemşörü” diye tanımlanabilecek bir zümre yaratmıştır. Bu zümre, daha çok  yazacağı yazı hakkında bilinen, meşhur bir yazarın veya düşünürün veciz sözünü örnek olarak yazıya başlamakta veya bir şiirin dayandığı temayı şiar edinerek yazısını sürdürmektedir. Neticede kendisinin bir katkısı olmadan başkalarının fikirlerini tekrarlayarak büyük bir fikir veya öngörü geliştirdiğini zannederek, mesajlar vermeye çalışmaktadır. Bu yazılar çoğunlukla çalakalem yazılmış yazılar olup, yazı içinde bir fikir teselsülü de olmadığı gibi sıkıcı bir ifade kullanılarak lüzumsuz şekilde sayfalarca uzatılmaktadır.

İnternet kalemşörlerinin bir diğer özelliği de, fikir üretmek, yol göstermek değil, başkalarının fikirlerine karşı çıkarak aksi fikirler söylemek, yerli yersiz karalamalarda bulunmak ve neticede konuyla ilgili olduğunu ve kendisinin bu konularda bilgili ve yetenekli olduğunu ispatlamaya çalışmaktır. Neticede yazı içeriği itibariyle bir dedikodu şekline dönüştürülerek, gereksiz ve anlamsız bir ortam yaratılmaktadır.

İnternet kalemşörlerinin çoğunluğu  amatör olduklarından ve  hukuki sınırlamalar hakkında bilgileri de olmadığından, zaman zaman başları belaya girebilmekte ve hukuki sorunlarla  karşılaşabilmektedirler.

İnternet kanalları üzerinden çok yoğun  yazı yazıldığından, bütün yazıları takip etmek ve cevap vermek hemen hemen imkansız bir hal almıştır. Cevap verildiğinde de kendilerine paye verildiği ve yazılarının haklılığı konusunda kendilerine pay çıkarttıklarından çoğunlukla yazıları cevap vermeye dahi değer bulunmamaktadır. Bu durumu fırsat bilen kalemşörler herkese veryansın etmekte ve kendilerini büyük bir görevi yerine getirmiş gibi addetmektedirler.

Herkesin fikrini beyan etme hakkı tabiî ki vardır.  Ancak bu fikirlerin yapıcı, topluma yön gösterici olması halinde takdir edileceği ve fikir sahibinin toplumda saygı göreceği de muhakkaktır.

Son birkaç yıldır toplumuzda, birbirini karalayıcı, incitici,  hakarete varan yazıların yazıldığıve gereksiz kırgınlıkların yaratıldığı malumdur. Bu tür kişisel yazılarla bir yere varılamayacağıherkesin kendisini otorite olarak kabul etmek suretiyle bu tür sataşmalardan topluma bir yön verilemeyeceği gerçeğini görmenin zamanı gelmiştir.

Bazı yazılarda maksadı aşan ifadeler kullanılmış olabilir. Bu tür yazılardan dolayı yazarının münasip lisanla uyarılması ve yazarın da bu konuda telafi edici bir üslup kullanması arzu edilen temennimizdir.

Bu duygu ve düşüncelerle, yazarlarımızın hoşgörülü olmaları dileğiyle yazın hayatında olumlu, pozitif yönde ses getirici yazılar yazmalarını en içten duygularımla arzu ediyorum.

Daxer şütxınım sömızeş (güzeli yazmaktan bıkmayın).



2792 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ENERJİMİZİN VE POTANSİYELİMİZİN BİR NOKTAYA YÖNLENDİRİLMESİ GEREKİYOR - 23/05/2020
Bu hususta çok tenkit edilmeme rağmen, “Sürgün Hükümeti” oluşturularak , konunun siyasi karaktere dönüştürülmesi halinde Uluslararası Kuruluşlar nezdinde (Bilhassa Birleşmiş Milletler) makes bulacağı kanaatindeyim.
CORONA VE EĞİTİM - 29/03/2020
Geldiğimiz noktada 65 yaş üstü oda hapsindedir ve diğer yaştakiler dışarıya mecbur kalmadıkça çıkmamaktadır. Bu durumun, ilgili kardeşlerimizin dilimizi öğrenmesine ve kaybolmamasına katkıda bulunacağı şüphesizdir.
BİR YAZI, BİR ANI - 02/12/2019
Temennim odur ki bu hemşerimizin, sahip olduğu altın damlatan kalemini Musa’nın asası gibi kullanması ve çıkartacağı harika yazılarla bizleri mahcup etmesidir.
OLUMLU GELİŞMELERDEN, SOMUT NETİCELERE VARMAK LÂZIM - 27/05/2019
Farklılıklarımızı bir kenara koyup birlikte hareketle, İstanbul’da 50.000, Türkiye genelinde 500.000 kadar oy potansiyeline ulaştığımızda, milletvekillerimizin mecliste sesi daha gür çıkacaktır.
ÇALIŞTAY (LEJEN XASE) İZLENİMLERİ - 18/03/2019
14-17 Mart 2019 tarihleri arasında Konya/Ilgın İhsaniye köyünde yapılan çalıştay hakkındaki izlenimlerimi aktarmayı görev sayarak bu yazıyı kaleme alıyorum.
Siyaset Bilincimizin 2. Test Tarihi: 31.03.2019 - 05/03/2019
Hangi parti sempatizanı olursak olalım İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Doğan Duman’ı tercih edelim.
Adığe Bze Xase/ABX (Adığe Dil Derneği)’nin Büyüme Hızı - 30/11/2018
Adığe Bze Xase; 1864 yılından beri dumura uğrayan yeni icatları isimlendiremeyen Çerkes Dilinin geliştiricisi ve koruyucusu olmaya devam edecektir.
Hilafet Makamının Fiili, Şer-i ve Hukuki Durumu - 27/08/2018
Günümüzde hilafetin bir Müslüman ülke başkanının veya kralının uhdesinde bulundurulması imkansızdır. Zira, diğer iki semavi din, Musevilik ve Hıristiyanlığın yoğun çabaları ile Müslüman ulusların milliyetçilik duyguları ön plana çıkmıştır.
Hudeybiye Anlaşması ve Bir Hadis Hükmünün Yorumu - 19/08/2018
O kadar ki, Hz. Muhammed, Allah’ın resulü olduğunu belirten ibarenin anlaşma metninden çıkarılması isteğine dahi rıza göstermiştir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi