• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam71
Toplam Ziyaret723912
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.38257.4121
Euro8.95728.9931
Semerkew
Mustafa Saadet
mustafa.saadet@yahoo.com
Değişik Bir İftar
19/06/2016

18.06.2016 Cumartesi akşamı, İstanbul Anadolu Yakası Bosna Sancak Yardımlaşma ve Kültür Derneği’nin iftar davetine Maltepe Çerkes Derneği Yönetim Kurulu Üyeleri olarak, Murat Özden ve Mazhar İyigün ile birlikte katıldık.

Bütün toplantıların bir nedeni olduğu (Düğün, nişan, protesto, parti propogandası v.s. gibi) malum.

4 katlı güzel bir dernek lokalleri olduğunu bildiğimiz için, dernek lokalinde mahdut sayıda katılımcı ile bir iftar yemeği yenileceğini zannederek tam iftar zamanı intikal ettik.

Karşılaştığımız manzara tahminimizden çok farklı çıktı. Dernek binasına çok yakın bir caddede 2 sıra halinde dizilmiş masalarda oturan en az 2.400 kişilik ( iftarı düzenleyenlerin tespiti) bir insan topluluğu vardı. Bizi davet edenlerin ifadesine göre bize ayrılan yerleri uzun müddet muhafaza ettiklerini, ancak izdiham nedeniyle başkalarının oturmasına engel olamadıklarını söylediler. Özür beyan ederek -gençleri kaldırmak suretiyle- bizi ayrı ayrı yerlere oturttular.

Protokol masasında Kaymakam, Belediye Başkanı, civar belediyelerin başkan yardımcıları ve milletvekilleri vardı.

Protokoldeki kişiler takdim edilerek kısa kısa konuşmaları sağlandı. İsmini hatırlayamadığım CHP Başkan Yardımcısı milletvekili, Kemal Kılıçdaroğlu’nun arzu etmesine rağmen katılamadığından dem vurarak, çok fazla uzatmadan az da olsa politik bir nutuk atmayı ihmal etmedi. Seçim zamanlarında politikacıların bu caddede nutuk atmak için sıraya gireceklerini şimdiden tahmin etmek zor değil.

Dikkatimi çeken husus, bütün konuşmalarda T.C.ye, şehitlere ve Atatürk’e methiyelerde bulunulmasına özen gösterilmesine rağmen Boşnak milletine bağımsız bir ülke kazandıran halk kahramanı Aliya İzzet Begoviç’in adının hiç telaffuz edilmemesi oldu.  “Acaba, Türkiye’deki Boşnaklarla Bosna Hersek’teki Boşnaklar arasında bir anlaşmazlık mı var” diye düşünmeden edemedim.

Toplu yemeklerin böyle sokak ortasında yapıldığına pek rastlanmıyor. Bu belki de, bazı kişilerin veya etnik gurupların asaletlerini sokaklara düşürmemek düşüncesinden kaynaklanıyor. Ama bir gerçek var ki, dernek lokallerinde veya lüks otellerde yapılan iftarlar veya yemekli toplantılar dört duvar arasında kalmakta, kimse tarafından duyulmamaktadır. Fakat Boşnakların bu organizasyonu uzun süre hafızalarda kalacak belki de örnek alınacaktır.

Neticede Türkiye’deki Boşnaklar iftar vesilesi ile var olduklarını, dillerini muhafaza ettiklerini, birlik ve beraberlik içinde olduklarını, gerektiğinde binlercesinin bir araya gelebildiğini, en azından katılanlara ispat etmişlerdir.

Netice olarak,  iftar bahane, gösterilen birlik beraberlik ve dayanışma  şahane idi.



1331 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

UNUTMAYALIM, UNUTTURMAYALIM. - 27/12/2020
Onlar, her türlü kısıtlayıcı önlemlerin yapıldığı, yasakların konduğu zamanlarda fedakarca kültürümüzü bizlere ulaştırmaya çalıştılar. Bizlere ulaştırılan öz kültürümüzü hiç olmazsa onların anısına hürmeten koruyalım.
YARGI KARARININ ÖNEMİ - 15/11/2020
Ethem hakında kitap yazacağını ifade eden, tarafsız yazar Habraçü Murat‘ın bilhassa bu Düzce katliamını sarahate kavuşturmasını ve tarihin bir karanlık sayfasının daha aydınlatılmasını, kurbanların isimlerini tek tek tespit etmesini beklemekteyim.
TARİHİN KARANLIK BİR SAYFASINI AYDINLATAN KİTAP: GÖNEN-MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜ - 18/10/2020
Kendi soyunun liderlerini acımasızca yok eden, halkının sürülerek felaketine sebep olan Ethem’i kahraman ilan edenlerin Gönen-Manyas Çerkes Sürgünü kitabını okumalarını tavsiye ederim.
SAFLARI SIKLAŞTIRALIM MI? - 16/09/2020
Kanaatimce, bu ayrışmaların giderilmesi için bütün İslam ülkelerinin gerçek din bilginlerinden oluşturulacak bir kurul tarafından doğru İslamiyet esaslarının belirlenmesi yerinde olacaktır.
YENİ PARTİ KURMALAR VE BEKLENTİLER - 12/09/2020
Gösterilen bu bireysellik ve egoizim yapılmamış olmasaydı alınan 17 bin oyun kat kat fazlası alınır, Türkiye’nin siyasi arenasında yerini alır ve partiler içinde ittifak yapılması gerekli parti konumunda olurdu.
ENERJİMİZİN VE POTANSİYELİMİZİN BİR NOKTAYA YÖNLENDİRİLMESİ GEREKİYOR - 23/05/2020
Bu hususta çok tenkit edilmeme rağmen, “Sürgün Hükümeti” oluşturularak , konunun siyasi karaktere dönüştürülmesi halinde Uluslararası Kuruluşlar nezdinde (Bilhassa Birleşmiş Milletler) makes bulacağı kanaatindeyim.
CORONA VE EĞİTİM - 29/03/2020
Geldiğimiz noktada 65 yaş üstü oda hapsindedir ve diğer yaştakiler dışarıya mecbur kalmadıkça çıkmamaktadır. Bu durumun, ilgili kardeşlerimizin dilimizi öğrenmesine ve kaybolmamasına katkıda bulunacağı şüphesizdir.
BİR YAZI, BİR ANI - 02/12/2019
Temennim odur ki bu hemşerimizin, sahip olduğu altın damlatan kalemini Musa’nın asası gibi kullanması ve çıkartacağı harika yazılarla bizleri mahcup etmesidir.
OLUMLU GELİŞMELERDEN, SOMUT NETİCELERE VARMAK LÂZIM - 27/05/2019
Farklılıklarımızı bir kenara koyup birlikte hareketle, İstanbul’da 50.000, Türkiye genelinde 500.000 kadar oy potansiyeline ulaştığımızda, milletvekillerimizin mecliste sesi daha gür çıkacaktır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi