• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam69
Toplam Ziyaret560296
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956
Semerkew
Mustafa Saadet
mustafa.saadet@yahoo.com
Taş Yerinde Ağırdır
09/04/2013

Suriye’deki iç savaş nedeniyle insanların yaşadığı dram içler acısıdır. Zor durumda kalan ve Suriye’yi terk edip komşu ülkelere sığınanların sayısı her geçen gün artmakta, bu üzücü durumda olan insanların içinde maalesef Çerkes soydaşlarımız da bulunmaktadır.

Zorda kalan insanlara yardım etmek şüphesiz çok ulvi bir insanlık görevidir. Bu görevi yerine getirmeye çalışan kuruluşlarımız ve insanlarımız ellerinden gelen gayreti esirgememektedir. En geniş kapsamlı yardımı, olayların başlaması üzerine yardımsever hemşerilerimizin oluşturduğu Dünya Çerkesleri Dayanışma Komitesi (D.Ç.D.K.) yapmıştır. Öyle ki DÇDK bünyesinde çalışan arkadaşlarımızın sağlıkları yoğun çalışmaya dayanamamış ve sağlıkları ciddi derecelerde bozulmuştur. Bu gönüllü kuruluşumuz, gece gündüz demeden çalışmış, birçok kişinin Suriye’den çıkmasına yardımcı olmuş ve en son 200’e yakın hemşerimizin Türkiye‘ye gelmesini sağlamıştır. Diğer kuruluşlar da ellerinden geldiği kadar sürece katkıda bulunmuşlardır.

Ancak, toplu göçler hem gidilen ülke için ve göç edenler için çeşitli problemler getirmektedir. En önemli sorun ekonomik sorundur. Sorunun gönüllü yardımlarıyla çözülmesi mümkün olamamaktadır. Türkiye’deki Çerkeslerin maddi durumları ise malumdur. Bırakın gönüllülük esası ile bu işin çözülmesini, göç kabul eden ülkelerin dahi ekonomileri etkilenmektedir. 200 bin göçmenin Türkiye’ye faturası 1 milyar Dolara yaklaşmış olup, artık dünyadaki yardım kuruluşlarının katkısı talep edilir hale gelinmiştir. Türkiyede bu gelenlerin istihdamını sağlayacak kapasite yoktur. Bir kere kendisinin 3 milyona yakın işsiz vatandaşı vardır.

Nitekim KAFFED pes ederek, ev temini konusunda yardım edemeyeceğini açıklamıştır.

Olayın başka boyutları da vardır. Bir yeri terk ettiğin zaman lehte bazı tesadüfi gelişmeler olmadığı sürece geri dönmek mümkün değildir. Tarihte bunun örnekleri vardır. Biz 150 senedir dönemiyoruz. Ama yakın zaman önce Bulgaristan’dan Todor Jivkov yönetiminden kaçan 500.000 civarındaki Türk göçmen, Bulgaristan’daki rejimin değişmesi ve ülkedeki tarım sektörünün çökmesi sonucunda geriye çağrılmışlardır. Bulgaristan’ın Avrupa Birliğine girmesi ile de gönüllü geri dönüş başlamıştır.

Aynı şekilde, Irak’tan Saddam’ın saldırılarından kaçıp Türkiye’ye sığınan 400 bin civarındaki Kürt göçmen, 38. paralelin kuzeyine Irak güçlerinin geçişinin yasaklanması ve Kuzey Irak Kürt yönetiminin isteği ile geriye dönebilmişlerdir.

Yani, geriye dönüşler tamamen tesadüflere ve karşı tarafın insafına kalmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti bu tecrübeleri yaşamıştır. Nitekim Bosna-Hersek iç savaşında Boşnak Lider Aliya İzzet Begoviç, Başbakan Demirel’den Boşnak’ların Türkiye’ye göç ettirilmesini talep ettiğinde, tecrübeli Başbakan, Topraklarınızı terk ederseniz sonra bir hak iddiasında bulunamazsınız” diyerek Begoviç’i yönlendirmiş, neticede Boşnaklar zayiat vermiş fakat topraklarını terk etmemiştir. Bugün ise yönetimde pay sahibidirler.

Aynı yöntemi bugün Suriyeli Türkmenler uygulamakta ve topraklarını terk etmemektedir.

Çerkesler ise bu tarihi olaylardan ders çıkartmamaktadır. Rüzgarda savrulan kuru yaprak gibi oradan oraya savrulup duruyoruz. Eski Kafkas, Balkan göçlerini bir tarafa bırakalım; Manyas ve civarındaki 13 köyün göç ettirilmesine dahi bir yazarımız dışında kimse ses çıkartmamıştı.

Suriyeli Çerkesler uzun müddet Kuneytra’da ve Halep’in kuzeyinde toplu bir halde yaşamışlardır. Birliktelik sağlayıp siyasette çok etkin olamasalar da Suriye’de bir Çerkes toplumunun yaşadığını dünyaya duyuracak bir güce sahip olabilirlerdi. Demek ki onlar da bizim gibi 100 yılı geçkin bir süre şahıs ve köy ayrımcılığı yapmış, bol bol çalıp oynamışlar.

Yaşanan trajediye üzülmemek mümkün değildir. Elden gelen yardımın yapılacağı hususunda tereddüt yoktur. Ancak, böyle bir felaket karşısında valizini kapıp münferiden bulunduğu yeri terk etmek de çare değildir. Lafa gelince şu atasözümüzle gurur duyup övünüyoruz : “YE WIL’IN, YE WIL’EN “

Ben çok iyi hatırlıyorum; çocukluğumun geçtiği bölgede, köylerimizin bir araya gelip kaynaşma için çaba harcanmadığı gibi, her köy diğerlerini rakip görür, her düğünün sonunda sen/ben kavgası yapılıp dağılınırdı.

Taş yerinde ağırdır. Sığındığın hiçbir yerde 1. sınıf vatandaş muamelesi göremezsin

Tarihi olaylardan bugüne kadar ders almadık.

Siyaset sahnesinde yer almadık. Akil İnsanlar seçiminde bir tek Çerkes’in bulunmaması ibret verici değil mi?

Alevi Başkan İzzettin Doğan listede yer alırken, seçilmiş ve tescilli en üst kuruluşumuz KAFFED başkanının Akil İnsanlar listesinde 5-6 milyonluk bir toplumu temsilen yer alması gerekmez miydi?

İstanbulda ÇER-FED adı altında yeni bir federasyon kurulacağı duyumları üzerine alelacele ismini Çerkes Dernekleri Federasyonu olarak değiştirmek için olağanüstü genel kurula soyunarak rol çalan KAFFED, başkanının Akil İnsanlar listesinde yer alması için çaba harcasaydı hepimiz daha çok alkışlamaz mıydık?



Paylaş | | Yorum Yaz
2113 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Adığe Bze Xase/ABX (Adığe Dil Derneği)’nin Büyüme Hızı - 30/11/2018
Adığe Bze Xase; 1864 yılından beri dumura uğrayan yeni icatları isimlendiremeyen Çerkes Dilinin geliştiricisi ve koruyucusu olmaya devam edecektir.
Hilafet Makamının Fiili, Şer-i ve Hukuki Durumu - 27/08/2018
Günümüzde hilafetin bir Müslüman ülke başkanının veya kralının uhdesinde bulundurulması imkansızdır. Zira, diğer iki semavi din, Musevilik ve Hıristiyanlığın yoğun çabaları ile Müslüman ulusların milliyetçilik duyguları ön plana çıkmıştır.
Hudeybiye Anlaşması ve Bir Hadis Hükmünün Yorumu - 19/08/2018
O kadar ki, Hz. Muhammed, Allah’ın resulü olduğunu belirten ibarenin anlaşma metninden çıkarılması isteğine dahi rıza göstermiştir.
Şark-ı Karip Çerkesleri Temin-i Hukuk Cemiyeti’nin Bildirgesinin 97 Yıl Sonra Yorumu - 12/07/2018
Bugüne geldiğimizde, 24 Haziran 2018 genel seçimleri neticesinde TBMM’de Çerkes etnisitesinden bahsedecek temsilcimiz yoktur. Netice itibariyle ismimizi zikredecek siyasetçimiz olmadığı için fiilen siyaset arenasında da olamayacağız.
Örneklerden , Düşünceye - 26/06/2018
Bireysel kahramanlarımız çok fedakarlıklarda bulunmuşlar ve çoğu canlarını esirgememiştir. Fakat, etkinlikleri bireysel kaldığından toplumsal bir başarıya ulaşılamamıştır.
Üzüntümüz Katlanıyor - 24/01/2018
Şehitlerimizin ana dilleri ile radyoda, televizyonda baş sağlığı mesajları yayınlamak, o dili bilenlerin daha istekli ve vefakarca vatanlarını savunmalarını özendirmez mi?
Adığe Bze Xase’nin (ABX) Bayrağı Göndere Çekildi - 27/10/2017
Kültür evi inşası Türkiye’deki Çerkes diasporasının 153 senede yaptığı en önemli ve netice alıcı iştir.
Kehanet Dediler Fakat Gerçekleşiyor - 03/10/2017
Ön görüsü kehanetle yaftalanan fakat her geçen gün gerçekleşen söylem, Boutros Ghali’nin “ 100 yıl içerisinde dünyadaki bağımsız devlet sayısı 2.000’e ulaşacak “ sözüdür.
21 Mayıs’tan Sonra da Devam… - 18/05/2017
Dileğimiz, 21 Mayıs’ta RF İstanbul Konsolosluğu önünde yapılacak etkinliklere bütün kuruluşlarımızın katılarak birlikte olduğumuzun kanıtlanmasıdır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi