• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam113
Toplam Ziyaret695757
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.52927.5593
Euro8.92328.9590
Semerkew
Mustafa Saadet
mustafa.saadet@yahoo.com
YENİ PARTİ KURMALAR VE BEKLENTİLER
12/09/2020
Türkiye’de son 5 ayda 10 yeni parti kurulmuş ve mevcut aktif parti adedi 91’e çıkmış durumdadır. Önceden ve yeni kurulan partilerin kurucuları programları ve tüzüklerine bakıldığında, bir kısmının değişik bir programının bulunmadığı, başkanlarını eski politikacılar olduğu, başkanların amaçlarının ise, bir miktar parti üyesine ulaşılabildiği takdirde iktidar şansı olan bir partiye katılarak,  bir bakanlık koltuğu kapma sevdasıdır. Örnekleri çokça vardır. Bir kısmı ise belirli gurupların haklarını koruma gayesinde olduklarını belirtip, parti isimleri bu durumu çağrıştırır şekilde belirlenmektedir. (EYT haklarını, işçi haklarını korumaya soyunan vb...partiler gibi.)
Yeni kurulan partilerden “ Güzel Parti “ diğerlerinden tüzüğü ve hitap ettiği kitle bakımından ayrılmakta olup incelenmesi ve değerlendirilmesi  gerekmektedir.
Siyasi partiler tüzüklerinde Türkiye Cumhuriyetini bölücü, belirli zümre ve cemaatlerin tahakkümünü çağrıştıran  ifadelere yere veremeyeceği gibi, bu tür faaliyette bulunan partiler Anayasa mahkemesi tarafından kapatılmakta olup, sayısız örnekleri vardır. Bu nedenle parti isimleri bölücülük çağrışımı yapmayacak şekilde tespit edilmektedir. Ancak, ayrı ayrı etnik toplulukların bir parti etrafında kümelenip TBMM’ye temsilci gönderdikleri de fiilen mevcuttur. Bunun en somut örneği de HDP’dir.
Güzel Parti,  Roman vatandaşlar tarafından kurulmuş yasal bir partidir. Başkanları Hüseyin Akbulut, kuruluştan önce şehir şehir dolaşarak görüş aldıklarını ve parti kurmanın gerektiği kanaatine vardıklarını beyan etmiştir.
Romanların bir devleti olmamasına ve çeşitli ülkelerde yaşamalarına mukabil Romanya’da bir krallarının olduğu, çeribaşı denilen önderlerinin emirlerine itaat ettikleri yani birlikte hareket ettikleri bilinmektedir. Nitekim Özcan Purçun İzmir’den romanların desteği ile CHP İzmir milletvekili seçilmiştir. Roman olduğunu gizlememekte ve Meclisteki konuşmasının son kelimelerini Romanca yaparak beğeni kazanmıştır. Birlikte hareket etmenin nimetlerinden faydalanan romanlar 30 milyon TL hazine yardımı alarak bu konuda bilinçlenmişlerdir.
Cumhurbaşkanlığı sisteminde de, aynen belediye başkanlığı seçimlerinde olduğu gibi bir oy bile önemlidir. Roman dernekleri önce destek vermekten kaçınmış fakat, sonra hepsi parti kurulmasını desteklemiştir. Türkiye’de 60 dernekleri, 4 federasyonları olan, sayıları 2 milyon civarında olduğu tahmin edilen romanların % 10 Barajını aşıp meclise temsilci göndermeleri imkansız olmakla birlikte, birliktelik sağlamaları halinde ittifaklar sistemi gereği mecliste gurubu bulunan bir parti ile ittifak kurmaları halinde birkaç milletvekili ile mecliste yer almaları ihtimal dahilindedir.
14 Ağustos 2014 yılında kurulan Çoğulcu Demokrasi Partisi, çoğulculuk yanlısı ve bu prensibin herkes için en uygun sistem olduğuna inanan 38 kurucu tarafından kurulmuştur. Kuruluşundan önce ziyaretler yapılmış ve görüşler alınmıştır. Buna rağmen Deklarasyoncular, Beyannameciler; kendilerine danışılmadığı iftiraları ile yayınlar yaparak muhalif olmuşlar ve Haziran 2015 seçimlerinde bağımsız adaylar ile seçime katılan partinin  potansiyel oy oranına ulaşılmasını engellemişlerdir. Şimdiye kadar bu muhalif guruplar alternatif bir parti kurarak seçmen karşısına çıkma cesaretini de gösterememişlerdir.  Gösterilen bu bireysellik ve egoizim yapılmamış olmasaydı alınan 17 bin oyun kat kat fazlası alınır, Türkiye’nin siyasi arenasında yerini alır ve partiler içinde ittifak yapılması gerekli parti konumunda olurdu.
Maalesef, olmayan bireysel asalet ön palana çıkarılarak, toplumun esareti unutulmuş ve çıkarları heba edilmiştir.
Görünen odur ki, yapılacak ilk seçimlerde Güzel Parti,  hatalarımızı gün yüzüne çıkararak ibret vesilesi olacak ve izlenmesi gereken yol haritasını önümüze serecektir. Fakat kaybedilen zaman hiçbir zaman geri gelmeyecektir. 


64 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SAFLARI SIKLAŞTIRALIM MI? - 16/09/2020
Kanaatimce, bu ayrışmaların giderilmesi için bütün İslam ülkelerinin gerçek din bilginlerinden oluşturulacak bir kurul tarafından doğru İslamiyet esaslarının belirlenmesi yerinde olacaktır.
ENERJİMİZİN VE POTANSİYELİMİZİN BİR NOKTAYA YÖNLENDİRİLMESİ GEREKİYOR - 23/05/2020
Bu hususta çok tenkit edilmeme rağmen, “Sürgün Hükümeti” oluşturularak , konunun siyasi karaktere dönüştürülmesi halinde Uluslararası Kuruluşlar nezdinde (Bilhassa Birleşmiş Milletler) makes bulacağı kanaatindeyim.
CORONA VE EĞİTİM - 29/03/2020
Geldiğimiz noktada 65 yaş üstü oda hapsindedir ve diğer yaştakiler dışarıya mecbur kalmadıkça çıkmamaktadır. Bu durumun, ilgili kardeşlerimizin dilimizi öğrenmesine ve kaybolmamasına katkıda bulunacağı şüphesizdir.
BİR YAZI, BİR ANI - 02/12/2019
Temennim odur ki bu hemşerimizin, sahip olduğu altın damlatan kalemini Musa’nın asası gibi kullanması ve çıkartacağı harika yazılarla bizleri mahcup etmesidir.
OLUMLU GELİŞMELERDEN, SOMUT NETİCELERE VARMAK LÂZIM - 27/05/2019
Farklılıklarımızı bir kenara koyup birlikte hareketle, İstanbul’da 50.000, Türkiye genelinde 500.000 kadar oy potansiyeline ulaştığımızda, milletvekillerimizin mecliste sesi daha gür çıkacaktır.
ÇALIŞTAY (LEJEN XASE) İZLENİMLERİ - 18/03/2019
14-17 Mart 2019 tarihleri arasında Konya/Ilgın İhsaniye köyünde yapılan çalıştay hakkındaki izlenimlerimi aktarmayı görev sayarak bu yazıyı kaleme alıyorum.
Siyaset Bilincimizin 2. Test Tarihi: 31.03.2019 - 05/03/2019
Hangi parti sempatizanı olursak olalım İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Doğan Duman’ı tercih edelim.
Adığe Bze Xase/ABX (Adığe Dil Derneği)’nin Büyüme Hızı - 30/11/2018
Adığe Bze Xase; 1864 yılından beri dumura uğrayan yeni icatları isimlendiremeyen Çerkes Dilinin geliştiricisi ve koruyucusu olmaya devam edecektir.
Hilafet Makamının Fiili, Şer-i ve Hukuki Durumu - 27/08/2018
Günümüzde hilafetin bir Müslüman ülke başkanının veya kralının uhdesinde bulundurulması imkansızdır. Zira, diğer iki semavi din, Musevilik ve Hıristiyanlığın yoğun çabaları ile Müslüman ulusların milliyetçilik duyguları ön plana çıkmıştır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi